Page 162 - e mushaf TR pdf
P. 162

158
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Araf /68 – “Size                                                                       Araf /73 – Semud
          Rabbimin buyruklarını   7-Araf Süresi             Yaprak 09B  Cüz 08   Süre 07  Sayfa 158  halkına da içlerinden
          tebliğ ediyorum.           Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  biri olan kardeşleri
                                                                                                    Salih’i gönderdik.
             Ben sizin
                                                      ِ
                                                           َ
                                                               و
          iyiliğinize çalışan, sizi        ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿           158             “Ey benim
          uyaran güveneceğiniz                          َ  ع    َ و                               halkım!” dedi, “yalnız
          bir insanım.”                                                                            Allah’a kulluk edin,
                                                                                                    sizin O’ndan başka
             Araf /69 – Sizi                                م                         م               tanrınız yoktur.
                                                  ل
                            ف ل
                                       ل
                                                               ل اةناةو
          başınıza gelebilecek   نا فم تفب جةعةوا﴾٦٨﴿  ني ي ما  حصاةن  فم ك ة ل ل  ييحبةر     تل ة  فم ر   اۛس  ك    ح  ا    غ لةب
          tehlikeler hakkında                                                                             İşte size
          uyarmak için sizden                                                                      Rabbinizden açık bir
          birine Rabbiniz                                                                         delil, bir mûcize geldi.
          tarafından bir tebliğ   م         م                      م           ذ      م
          gelmesine hayret mi   ك          ك                 ن    ك                  ك     ا            İşte Allah’ın
                                                                                         ة
          ediyorsunuz?     ۜ فم        ـ  ي ـ فن ـ  ةر ذ   ل  فم  ــ فـن     ـ  م ل  جةر  ىل   فم ةع ــ      ذ   ك ر    م ـ فن    حبةر  فم  ءاةج  devesi de size bir âyet!
             Hatırlayın ki, O                                                                        Onu kendi haline
          sizi Nuh kavminden                                    م                       م            bırakın, Allah’ın
                                                                              ي
                                                                                  ا
          sonra onların yerine   مفو ــــ ةق  د  ــــ فع ــــ    ةب  ن ـــــ ف   م   ءافـ  ة ا  ـــــ ل ــــ ة   خ   فم ك ة  ةع ــ ل ـ  ـــــــ ةج فذا اور ــــــــ ك  فذ اةو  diyarında otlasın, sakın
          geçirdi ve sizi bedenen                 ة                                                    ona bir fenalık
          güçlü kuvvetli,                                                                               yapmayın.
          gösterişli kıldı.             م
                              ا  ن ة            ة            ف    ف         م                          Yoksa sizi acı
                                    ا
                                               ى ــ  فذا
             O halde Allah’ın   ة    ءل ا  او ر  ك ـــــ  ةف  ۛةطـ  ـ  ــــ ف ص ـــ  ةب  ق  ـــ ةخ ــ ل ــ  لا ي ــ  ف  فم ك   ةد اةز ةو ح و   ن ـــ  veren bir azap

          nimetlerini unutmayıp                                                                    yakalayıverir. [11,64;
          zikredin ki felah                                                                        17,59; 26,155; 54,27-
          bulasınız.”                                                            م                          28]
                                                                                            ن ة
                                                                  ة
             Araf /70 – “Yâ!”                  ـــــ فئ ــــ ةت ــــ  اةن    ل ـــ ةن ــــ فع ــــ  ب ــــ ةد     ج ل ا  ا و ا    ةق ـ ل ا ـ  ﴾٦٩﴿ن و ح  ـــ فف ـ  ل ــ   ت  فم ك ة ح لةع  ل  ــــــ    ح لا  Semud, Âd
          dediler “Sen bize yalnız                                                                   kavminden sonra
          Allah’a ibadet edelim,                                                                  Arabistanda en yaygın
          atalarımızın taptıklarını                                                                  halktır. Eski Arap
          ise bırakalım diye mi             ف                                                      şiirinde olduğu gibi,
                                                                 ة
                                                                           ة
                                                                                            ن
                                                      ةبا   د
                                                      ـ
          geldin?           ا     ةت ام  ب اةن ـ ة ــ  ع ــ ةن د ـ ا  ـ  ت أ ــ  ةف   ا ــ ةنل ؤ ا ا ن  ـ فع ـ  ب ــ    ةي نا  ـ ةك ا ــ  ةم  ةرذ ــ ةن ةو   هد ــ ة  فح ةو ة ح لا  Eski Yunan ve Rum
                                                ۛ
             Eğer doğru                                                                          tarihçi ve coğrafyacıları
                                                                                                   da Semud halkından
          söyleyenlerden isen     م ذ                                                    م        bahsederler. Bu kavim
          haydi, bizi tehdit edip       ة             ة                   ة                 ف ي   Kuzeybatı Arabistanda
          durduğun o felaketi    فم  م ــ فن  كي  ــ ل ــ  ةع ةع ـــ  ةق ــ ل ا   ةق ــ فد   ةقةو   ﴾٧٠﴿ يــ ةن  ـ يق  د اص  لا ــ ح     م ــ  ةن  ك فن ـ   ۛ ت   نا  Hicr denilen bölgede
          başımıza getir de                                                                        otururdu. Başkentleri
          görelim!”                                                                                şimdi, Medayin Salih
                                                                                                  adı ile anılmaktadır. Bu
             Araf /71 – “İşte!   ل ا     ة      ا ل                  ل                                halkın tepelerde

                                                                       ۜ
          dedi, “üzerinize    ـ فم ت  فنا اةه و م تفيحمۛس  ءاةم ف سا يياف ين ـ ي  ةنول داةج ـ  تا    بض ـ ۛ  ةغةو    سفجر فم ك حبةر  oydukları taş evler, bu
                                                                                                   güne bile ulaşmıştır.
          Rabbinizden bir azap
          fırtınası ve bir hışım
          indi.                                                                      م               Kur’ân’ın geldiği
                                                                         ة ن
                                                                                          ا ن
                               ي ا
                              ــ ي  يحنا اورظ  ــ فن ا ــ ةت ـ    ةف   ن ا  ف ة  ـــ ل ــ ط ـ     س ن ــ ف   م  اةه   ب   ـــ      ح لا  ل ةز ـــ ةن اةم كم   ل ؤاةباةو  sırada Mekkeliler
                                                                                   ف
                                                                                                     Şam’a ticaret için
             Siz, sizin ve                     ۜ                           ح
          atalarınızın uydurduğu                                                                       giderken, Hicr
          ve zaten                                                                                kalıntılarının yanından
          tanrılaştırılmalarına                                                        م             geçiyorlardı. Bir
                                                                                                       defasında Hz.
          dair Allah’ın da hiçbir              ة ح         ة  ةف ـ فن ا ـ ةج ـ في ـ  ف  ك        Peygamber (a.s.) ashabı
                                                                      ي
          delil göndermediği   ـ ةم ـ  ة  ة  ـ فحر  ب  هةع ـ ةم ةنيذ ـ ي  لاةو  هاةن  ﴾٧١﴿ ةنير ظ  لا  ـ فن م ـ ةت ـ  فم    م ـ ةن  ةم ـ ةع  ile oradan geçerken:
          birtakım boş isimler                                                                   “Burası Allah’ın gazabı
          hakkında mı benimle                                                                    ile helâk olan bir halkın
          tartışıyorsunuz?       ف                         ف                                         diyarı idi. Siz de
                                                                                                    buradan tiksinerek
                                                                      ة ي ـ   ةن
             Gözleyin öyleyse  او   ـ  ا ك ــ  نا ـــ  ةمةو  ا  ـــــ ةن ـ  ن  ــ ةي ا ـ  ت ا   ب او   ب ذ ــ  ة ح  ك ــ  ـ يذ ة ح لا ر ـــ  ب اةد  اةن  ة  ةق ةو ــ ط ـ فع ــ  ة   م ــــ حن ـ ا  geçin. Burası eğlenecek
          azabın gelişini!                                                                        değil, hüzünlenecek bir
                                                                                                   yerdir” deyip oradan
             Ben de sizinle                                                                      çabuk ayrılmayı tavsiye
                                                                 ل
                                             ة
                                                 ى
          beraber gözlüyorum.”   او د بفعا     مفو  ـ ةق ا ـ  ةي  لاةق  ۢاحـ لاـ  ۛص م  ـ  ها ـ ف ـ  ةخا ةدو م ــ ةث ى لاةو ـ ن ي ﴾٧٢﴿ ةنيين   م ــ  م فؤ ـ  etmiştir.
                                                                                    ۟
             Araf /72 – Biz de
          onu ve beraberinde
          olanları, tarafımızdan           م                                    م
                                                                                            ن
          bir lütuf olarak            ــ  حي ــ ةن ـــ  ة     م ــ فن  ةب  فم ك ــــ فت ءا ا  ةق ـــ فد   ةج ـ     هر  ـــ في ــ  ةغ   ه  ن ي    فم  م ـــ فن   لا ــ  ك  ة  ةم ـ ل ا ــ  ة ح لا
                                                            ۜ
                                                 ة
          kurtardık ve
          âyetlerimizi yalan sayıp
          iman etmeyenlerin ise          م
          kökünü kestik. [69,6-8]          ف                  م                         م
                                                     ة
                                                                     ن ة
                                                          ن
                           ضفرا ل      ف    ـــ  أ ك ـ ل   ياف ــ ي    ةت اةه و ر ذ ـ ةف ىةةيا فم ك    لا  ةن ه ذ  نه ــ ي   ـ ةق ا ـــ   ة ح   ل ــ  ۜ فم ك  حبةر

                                                   م        ف
                                     ل
                                           ة
                                                                                            ن
                                                                                       ة
                           ﴾٧٣﴿ يــ  م  ـ يلا    ب اذ ــــ ةع فم ك  ة  ــ  ذ   خ أ  ــ ةي ــ  ةف   ءو  ا     ــ ةم ـ ح س ـ ةه و ـ  ب ا ـــ  س ــ  ةت لةو      ح لا
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          158
   157   158   159   160   161   162   163   164   165   166   167