Page 159 - e mushaf TR pdf
P. 159
155
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Araf /44- Araf /45 İkincisi: Bunlar
– Cennetlikler 7-Araf Süresi Yaprak 08A Cüz 08 Süre 07 Sayfa 155 peygamberler (a.s.),
cehennemliklere: “Biz, Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 şehitler, hayırlılar, âlimler
gibi yüksek dereceli
Rabbimizin bize vaad zatlardır. Âyetin sonundaki
ettiği şeylerin gerçek lem yedhulûhâ (henüz
ِ
olduğunu gördük; siz 155 ﴾٧﴿ فارع ع لا ةروس ﴾٧﴿ cennete girmemiş olanlar)
de Rabbinizin size vaad ع َ و َ و birinci görüşe göre, A’râf
ehlini tavsif eder: Yani
ettiklerinin َ cennetlikler cennete girmiş,
gerçekleştiğini bunlar girmemişlerdir.
gördünüz mü?” deyince Fakat arzu ve ümid ederler.
onlar: “Evet” diye Onlara özenirler de “Selam
ا
ل ة ف
ف ل ة
ل
ة ـ
cevap verirler. اةند ــ ة ةعةو ا ةم اند ــ ف ةجةو د ةق ـــ ف نا راحنلا ۛ باةح ف صا ةحنةجلا باةح ف صاىند ا ةنةو ـ ve selamet size” derler.
Derken bir görevli İkinciye göre ise, o sırada
aralarında: “Allah’ın cennet ehlinin halidir. Yani
henüz cennete girmemiş ve
lâneti o zalimlere olsun girmek ümidinde bulunmuş
ki onlar insanları Allah م oldukları sıradadır ki A’râf
ى
ى
ف
ح
ۜح
yolundan uzaklaştırır, ــ ـــ ةع ــ فم ةن اول ا ـ ةق اق فم ةح ـــ ك حبةر ـــ د ـــ ة ةعةو اةم م ـ فد ت ـــ ف ةجةو ل ـ ةه ـ ةف اق ةح ـ اةن حبةر ـ ehli, onları selamete
onu eğri büğrü ۛ ereceklerine dair
göstermek isterlerdi ve müjdelerler.
onlar âhireti de inkâr Araf /47 – Gözleri
ederlerdi” diye nida cehennemlikler tarafına
eder. [37,54-59; 52,14-16] ة ح ل ة ح ة ن ة ف ل ة ة ة çevrildiğinde: “Aman
Geçmiş asırlarda ةني ي ذلا ﴾٤٤﴿ مـ ةني لا ـ اظ ل ـ ي ـ فع ـ ةن ـ ة ح لا ةع ــ ىل ل نا م ـ في ـ ةن ـ ه ـ ف ةب ن حذةؤ ــ م ن حذ اةف ya Rabbenâ, aman
cennet ile cehennem ۙ bizleri o zalimlerle
arasında çok uzun mesafe beraber eyleme!” derler.
olması itibariyle sesin nasıl
gideceği sorusu ف Araf /48- Araf /49 –
ة
iletişim keşifleri on binlerce ة ۜنور ك ـ فا ـ ة ـ ةر خلا ـ ب فم ـ هةو ۛاجةو ـ ع اةه ـ ةن و غفبيةو ن ح لا لييبۛس فنةع نوحد ص ةي ـ A’râf ashabı,
ن ف
sorulmuştur. 20. asırdaki
ى
ة
km. ötesi ile konuşmayı simalarından tanıdıkları
çocuklar için bile günlük iş bir kısım kimselere
haline getirmiştir. seslenip:
“Gördünüz ya, ne
ة
ة ف
ة
ى
topladığınız
ة
ي
ب ح ز ۛ فم هي ن ميس ب حل ك نو فرفعةي لاةجر فارفعلا ىلةعةو ۛ باةجح اةم هـةنفيةبةو ﴾٤٥﴿ mallarınızın, ne onca
taraftarlarınızın, ne de
büyüklük
م taslamalarınızın ve o
ف
ف
ل
ه ـ فم ةو اةه ول خد ة فم ل ـ ةي فم ـ ف ـ ك ة ةع ـ ل ـ فـي م ة لۛس نا ة ل ـ ةج ـ حن ـ ة لا ۛ باةح ف صا ةدا ةنةو ـ çalımlarınızın size hiç
و
اف
bir faydası olmadı!”
﴾٤﴿ göstererek “Sahi, şunlar
O cennetlikleri
“Allah, bunları asla
ة
ل ا
ة
ل
ي
اولاةق راحنلا باةح ـ ف صا ءاقل ـ ة ف ت فم ه را ۛ صفبا ف تةفر ص اةذاةو ﴾٤٦﴿ نو ع ـ ف ةي ـ ةمط lütfuna nail etmez” diye
ة
yeminler edip hor
ۙ
gördüğünüz kimseler
değil miydi?
İşte onların ne yüce
Araf /46 – İki ة mevkide olduklarını
ا
ة ة
ح
ة ف
ل
ف
taraf arasında bir perde, فارفعلا باةح ف صا ىندانةو﴾٤٧﴿ ةني ي م ل ـ اظلا مفوق ف لا ـ ة ةعةم اةنلةع فجةت ـ ل اةنحبةر şimdi anladınız değil
ة
ة
A’râf üzerinde de ۟ mi? derler ve sonra o
cennetlik ve cennetliklere dönerek:
cehennemliklerin her “Buyurun girin cennete,
birini simalarından م م derler, size korku ve
ل ا
tanıyacak kimseler فم ك عفمةج فم ك فـنةع ىننفغا اةم اولاةق فم هي ن ميس ب م ه ى لاةجر endişe olmadığı gibi,
vardır ki onlar, henüz ي ةي ـ فع ـ فر ـ ةن و ــ ف siz asla üzüntü de
cennete girmemiş, fakat görmeyeceksiniz.”
girmeyi şiddetle arzular Araf /50 –
olarak cennetliklere ذ م Cehennemlikler
“selamün aleyküm” ة ل ة ح ة ا ا ل ة cennetliklere: “Ne olur,
ـ ف س ـ ةت ـ ك ـ ب ـ
diye seslenirler. [57,13] ـ اةن ل ــ ه ـ م ةي ل مت ـ ۛس ـ فم ـ ف فقا ةنيذ ـ ي لا ءلل ؤ ا نه ـ ﴾٤٨﴿نور ةت فمتفن ك اةمةو lütfen suyunuzdan,
A’râf: Arf’in çoğuludur.
Yüksekçe olan her şeye arf Allah’ın size nasib
denilir. Meşhur görüşe göre ettiği nimetlerden biraz
A’râf, cennet ile cehennem da bize gönderin!” diye
arasındaki sûrun yüksek ة ل ة ا ة ة ف ة ن seslenirler.
ة
ة
tepeleri, demektir. Hasan ﴾٤٩﴿ نو نزفح ةت ـ ـ فم ت فنالةو فم كـي لةع ـ ف ةخ ـ ففو ل ةةحن ـ ةجلا اول خفدا ةةمفحر ب ح لا Onlar da: “Allah
el-Basrî (r.h) demiştir ki: ۜ bunları kâfirlere haram
A’râf, marifet kelimesinden etmiştir, bunlar
olup cennetliklerle
cehennemlikleri kâfirlere yasaktır.” diye
simalarından tanıyan ا ف ة ل ف ل ة ف ل ة ل ا cevap verirler. {KM,
kimseler demektir. ا ء ةملا ةنم اةن ةع ـ فيل ـ اوض ييفا ـ نا ةحنةجلا ۛ باةح ف صا راحنلا باةح ف صاىندا ةنةو ـ Luka 16,19-26}
Hasılı A’râf hakkında iki Araf /51 – O kâfirlere
görüş vardır: Birincisi Ebû ki onlar dinlerini oyun
Huzeyfe ve diğer bazı ve eğlence konusu
zevattan rivâyet edildiği م haline getirmişlerdi;
üzere bunlar, amelde kusur ن ة ح ي ا ة ل
etmiş ve mizanda iyilikleri لا ـ ة ف ةك ـ فا ـ ير ـ ةن ـ ىل ةع ام ح ةح ـ ةم ةر ـ ه ـ ة ة ح لا نا اولا ن ةق ـ م ح لا ك ــ ةق ةز ةر ـاحم م فوا dünya hayatı
ile kötülükleri eşit gelmiş, ي ۙ ۜ kendilerini aldatmıştı.
Allah’ı bir tanıyan
kimselerdir ki cennet ile İşte onlar, kendilerinin
cehennem arasında bir süre en önemli günü olan bu
kalırlar. Sonra Hak Teâla, ة
ح ل
ف
ة
اوفهل
اب عل ةو
haklarında bir hüküm verir. ف ـ ةف اةي ـ لا ـ ةمفوةي فنحدلا ةونيةحلا م هفتةرغةو ى ة ى ة فم هةني د ي اوذةخ ة حتا ـ ةني ي ذلا ﴾٥٠﴿ günkü karşılaşmayı
ۛ ح unuttular ve
âyetlerimizi bilerek
inkâr ettikleri gibi,
ا
ة
ن
Biz de bugün onları
﴾٥١﴿ نو دةحفج ـ ةي اةن تايا ب اوناةك اةمةو ۙ ة ـ اذ نه فمهمفو ةي ـ ءاةق ل اوسةن اةمةك فم هي ن سفنةن unutup kendi hallerine
ة
ة
terkedeceğiz. [20,52;
9,67; 126,45-34]
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
155

