Page 158 - e mushaf TR pdf
P. 158

154
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Araf /38 – Hak                                                                           Araf /43 – Öyle
          Teâla: “Girin bakalım   7-Araf Süresi             Yaprak 07B  Cüz 08   Süre 07  Sayfa 154  bir halde ki içlerinde
          sizden önce gelip geçen    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kin kabilinden ne varsa
          cin ve insan                                                                            hepsini söküp çıkarırız,
          topluluklarıyla beraber                                                                   önlerinden ırmaklar
          ateşe!” buyurur.                            ِ                                                     akar.
                                           ﴾٧﴿       فارع ع لا ةروس        ﴾٧﴿            154
                                                           َ
                                                               و
                                                          ع
             Her ümmet                                  َ       َ و                                  “Hamdolsun bizi
          girdikçe, yoldaşına                                                                       bu cennete eriştiren
          lânet eder.                               م                                                     Allah’a!
                                  ف
                                                                                           ة


                           س   ــ فن لاةو  ن  ف  ةنم   فم     لا ـ  ج ـ ح  ك   م ـ فن   ةق ـ فب ـ  ل  ة  ـ ل ـ   ف ت  ةخفدةق مةما يياف  اول خفدالاةق
             Nihayet hepsi                                                                            Eğer Allah bizi
          birbiri ardından gelip                                                                   muvaffak kılmasaydı
          orada bir araya gelince,                                                               kendiliğimizden biz yol
          sonrakiler öndekileri   ا                                            م                       bulamazdık.
          göstererek:         ي ن                      ة    ة      ة          ة ح    ة
                               اةذ ا ىحت ــ ةح  اةه    فخ ــ ةت ـ  ا  ت  ل   ة ــ ةع ــ ةن ــ ف  ــــ حما  ت  ـــ ل ــ ف  ةخ ةد  ام  ك ـ ل ــ ة     را  لا ـــ حن ـ   ف ــ ي  Rabbimizin

                                      ۜ
             “Ey Rabbimiz,                                                         ۜ                 elçilerinin gerçeği
          derler. İşte şunlar bizi                                                     م           bildirdikleri bir kere
          saptırdılar, onun için                                                                      daha kesinlikle
                              ة
                                                                                            ة
                                    ة

          onlara iki kat ateş azabı   ءلل ؤ ا ا  نه  ـ  اةنحبةر  ــ ي ـ  ه ـ فم     ن    ـ   ف   هي ر ـ فخا ت ة   ۙاعيم اةه  ــ ي ـ ــ  يف او    ك ــ  ةر احدا  anlaşılmıştır” derler.
                                              ل نول م
                                                                     ى ةق ـ لا ـ ف
                                                                           ةج ـ ي
          çektir.”                                      ن
                                                                                                      Kendilerine de:
             O da: “Herbirinize                                                                    “İşte güzel işlerinize
          iki misli azap var, lâkin                                                                 karşılık, karşınızda
                                     ح
                                           ة
                                                                       ة ى
                                                   ة

          siz bunu               ـ فع ـ   ف  ض ل  ـ  ك ـ   ل  ل اةق  ر احن لا  ـ  ى  ــ فع ـ اف   ةن م  ض ا ـ ب اذ  ةع م     ن  ةف ــ  ت ا ــ ه ـ ف ــ  اةن ول ح  ـ ۛض ا ل  duran şu muhteşem


          bilmiyorsunuz”                        ۜ                                                cennete varis kılındınız,
          buyurur. [16,25; 29,25;                                                                  buyurun!” diye nida
          2,166-167; 16,88;                                                                                edilir.
          29,13]             م
                                                                                      ة
                                                                                 ة

                                                                            ة
                                                           ن
                                 ل ناةك ام
                            فم ك ة ة      ةف ـ ة   فم هيرفخل م  ـ  هي ـ   ف  لنوا  ت ة  ةو ةق ـ لا ـ ف  ﴾٣٨﴿ نو ملفع    ةت ـ  ل ن  ن لةو ـ  ك ـ ف  Cennetliklerin bu
                                                ن
             Araf /39 – Bu                                                                        başarıyı kendilerinden
          sefer öndekiler de                                                                        değil, sırf Allah’ın
          sonrakilere derler ki:                   م                                                 lütfundan bilerek
          “Gördünüz ya, sizin           ذ                                                           hamdetmelerinden
                                                              ة

                                                                  ف
                                 ة
          bize karşı bir   ﴾٣٩﴿ ـ ۟نو  س ــ  ب     ك    ك ـ فن ـ  ت ـ فم   ةـت   ب  ـ اةم  ۛ ب اذ  ـ ةع ــ  لا او ـ  قوذ ـ ةف لض ةف ن ـ ف ـ ف   م اةنفي ة لةع ـ  sonra Allah tarafından
          ayrıcalığınız olmadı,                                                                   onların bu başarılarına
          artık kendi                                                                                dünyadaki güzel
          işlediklerinizin cezası                                                ف                 davranışlarının vesile
          olarak tadın azabı!”                                                 ة         ة ة             olduğunun
                                              ة
                                         ة ة
                                 ل

                                                                                         لا نا
                              باةوفبا    حتةفت ل اةه  ـ فن ـ  ةع اور  ـ ةت ـ فك ـ ةب ـ  ف ساةو اةن  ن  ح  ك ـ  بذ ـ  ب او ـ ةيا ـ ا    ت ـ  ـ ي ي ذ ـ ةن  ح ح ي  bildirilmesinde pek latif
                                         ح   فم هل

             Araf /40 –                                                                           bir durum vardır. Hem
          Âyetlerimizi yalan                                                                     kulluk âdabı öğretiliyor,
                                                                                                    hem de Allah’ın, az
          sayanlara ve onları                                                                     ameli büyük bir takdir
          kabule tenezzül                                                                              ve teşekkürle
                                                                                   ة
                             ة ن
                                                        ف

                                                                ن
                                                                                        ا ة
                                                                          ة
                                                                     ة ف
                                          ف
                                                                                       ا
                                                                                       ء
          etmeyenlere gök   ك لذةكةو    طاةيخلا        حمۛس    ييف لةمةجلا    ةج لةي ىحتةح ةةحنةجلا نول خدةي   ف  لةو ةم ح سلا  karşılamasındaki ilahî
          kapıları açılmayacak ve    ۜ
          deve iğne deliğinden                                                                    lütfu tecelli ediyor. Şu
          geçmedikçe onlar da                                                                      halde insan çalışmalı,
          cennete                                                                                      fakat işlerine
                                                      ة
          giremeyeceklerdir.   شاةوةغ فمه قفوةف   فن م ةو  داةه م ةمحن    ةج ـ ةه ـ  ة ل ــ  ه ـ فم   فن م  ﴾٤٠﴿ ةني ي مرفج م  ف    لا ـ  يز  ةن ـ فج ـ  güvenmeyip daima ilahî
                                                                                                   hidâyete sığınmalıdır.
                            ۜ                                                                     Amel cennete girmeye
             İşte mücrimleri                                                                         sebep olur, fakat
          Biz böyle                                                                        ف       Allah’ın yardımı ile!
          cezalandırırız! {KM,                             ة              ة
                                                           ح
                                                                          ح
                                                                                      ة ن

                                    ة

          Markos 10,25; Luka     تاةح ـ  لا ح صلا اولم ـ    ةعةو اونةما ن   ةنيذلا ﴾٤١﴿ ةني ي م ـ  لاظ    لا ـ  يزفجةن   ك لذ  ةو ك
                                                             ةو ي

          18,25}                                                                                       Âyetteki varis
                                                                                                    kılınma kavramını,
                                                                                                  Peygamberimiz (a.s.m)
             Araf /41 – Onlara                                                                    şu hadisle açıklamıştır:
                                                           ا
          cehennem ateşinden bir      ة   ف          ل   ة ن            ة ح ي ى      ح  ف    ة    “Cehenneme girenlerin
                                                                               ةن ـ ف ف
          döşek ve üzerlerinde de  اةهييف  فم ه  ۛ  ـ ةج ـ  ةحن     لا    ب اةح    ف صا ـ   ك ئللوا  اةهةع ف س ولا اسف    ـ  ل ــ  ك  ـن ل  her biri iman etmiş

          yine ateşten örtüler var.                                                              olması halinde, cennette
          İşte zalimleri Biz böyle                                                                   kendisine ayrılan
          cezalandırırız!                                                                           konağı görecek ve
                                                                                     ة
                             مه تفحت    فن م يرفجةت  ح    ل غ  ـ  م م   هرو     ص ـ  د  ـ ا   ييف  ةم اةنفعز ةنةو ـ ﴾٤٢﴿ د ل نو  ةخ ـ ا      diyecek ki: “Keşke
                                 ة
                                                                                                     Allah bizi hidâyet
             Araf /42 – İman             ي                 ف ـ فن          ة
          edip makbul ve güzel                                                                     etseydi!” Böylece bu
          işler yapanlar ise -ki hiç                                                                görmeleri onlar için
          kimseye Biz gücünün   م                                                                pişmanlık olur. Cennete
          yetmeyeceği yük   ة          ة                  ة   ن ح       ف                  ة ف    girenlerden her biri de
          yüklemeyiz- cennetlik   ــ  ا ك ـــ احن  ةم ةو اذ  ـــ نه ــ   ل اةن  ةه  ــ يند ــ   يذ  ــ ةح ـ فم ـــ  د      ح   ل   لا ـ ي  لا  او  ةقةو ــ ا   ل ــ  ۛ  ر اةه ـــ فن لا  iman etmemiş olması
          olup, orada ebedî                                                                        halinde cehennemde
          kalacaklardır. [2,286]                                                                    varacağı yeri görüp
                                                                                                  diyecek ki: “Allah bizi
                                                                                                     hidâyet etmemiş
                                                                              ا
                                                                          ف ل
                            ح قةح ف   ب  ـ لا ـ  اةن حبةر     ــ ل     س ر  ف تءا ا ةج د  ۛ   ح لا     ل ـ ةق ـ ف ـ  ن ة  ي د ـــ ن ــ  اةن  ةه نا ل فو  ة ة  ل ـــ ة ي   ل ـ ةن ـ فه ـ ةت ـ  د    olsaydı halimiz ne
                             ۜ
                                                  ة
                                                                                                     olurdu! İşte bu da
                                                                                                  onların şükürleri olur.”
                                               م                            م
                                ة
                                                                                   ف ف
                           ﴾٤٣﴿نولةم                  ب  ـ ةم ـ  ا ك ـ فن ـ  ت ـ فم ةت  ـ فع ـ  اةهو م  ــ  ت ـ  فثر نوا   ةحنةج ف ة      م لا ـ  ك  ـ ل  ت نا او ا ل      ةو    ن ـ  د و

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          154
   153   154   155   156   157   158   159   160   161   162   163