Page 368 - e mushaf TR pdf
P. 368

364
             Furkan /56 – Biz   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Furkan /62 –
          seni sadece müjdeleyici                                                                  Tefekkür ederek ders
          ve uyarıcı olarak   25-Furkan Süresi       /        Yaprak 02B  Cüz 19  Süre 25  Sayfa 364  almak veya şükretmek
          gönderdik.                 Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  isteyenler için gece ile
                                                                                                     gündüzü peşpeşe
             Furkan /57 – De                                                                      getiren O’dur. [14,33;
                                                      ِ
          ki: “Benim bu hizmet            ﴾٢٥﴿       ناقرفعلا ةروس         ﴾٢٥﴿          364        7,57; 36,40; 3,190]
          için sizden istediğim                         َ و و  َ و                                     Furkan /63 –
          hiç bir ücret yoktur.                           ع                                      Rahman’ın has kulları o
             Tek isteğim,                                                                           kimselerdir ki onlar
          Rabbine doğru bir yol    م                                                                  yerde tevazu ile
          tutmak isteyen     ة    ك              ف ا ل   ى        ى        ة ح ي ة  ف      ا ل            yürürler.
                                                           ــ
                                                         ار
          insanlardır.” [38,86;    هفيلةع فم  ـ ةـ ــ ل  ف سا ا  ةم  ـ  ل ق﴾٥٦﴿ ي ي ذ ــ ةنةو ار     ـ ةب ـ حش ـ   ملا ك اةن  ـــ ل ــ  ۛس فرا ا  ةمةو ـ
          26,89]                                                                                  Cahiller kendilerine laf
                                                                                                    atarsa “Selametle!”
             Furkan /58 –                                                                              derler. [17,37]
          Öyleyse sen ölmeyen, o                                                   ة
                                                         ن ي ة
                                                                    ف ل
                                                                                   ح ي
          mutlak hayat sahibi   ة ف  ةتةو ــ حك ةو ـ ل  ﴾٥٧﴿ ييبـ ىل   حبةر ـــ يه ۛس  ــ   ىلا ذ  ة  ـ حت ـــ  خ ــ  ةي نا ءا  اش ن ــ ف ـ  ةم لار  ل    فجا ــ   م ــ فن  Zorba, mağrur,
                                                                          ۛ ة

          Allah’a dayan ve O’nu                                                                   saygısız, kaba ve haşin
          hamd ile tesbih et.                                                                     değil, sükûnet ve vakar
                                                                                                   ile alçak gönüllü bir
             Onun kendi                     ف                                                       şekilde, terbiyeli ve
          kullarının                                                       ة    ة ح       ة ف      nazik yürürler. Etrafa
          günahlarından haberdar بو   ب ـ  نذ ـ  ــ يه   ب ىف    ك ـ ن  ةو  هد   ب حـ  ـ  حب ــ ف ـ ةح ـ فم ــ ي    ۛسةو    تو م ـ ةيل يذلا   ي       لا ـ ح يةح  ةع ــ ىل  sıkıntı vermezler.

          olması yeter. [57,3;                  ۜ                                                    Cahillik edenlere
          73,9; 67,29]                                                                               çatmaya tenezzül
                                                                                                         etmezler.
             Furkan /59 –                                             ة
                                ة ف
                                                                              ى
          Gökleri, yeri ve ikisinin  ۛ ضفرلاةو     تاةو  ــ ن م ـــ  ة ح سلا ةق ــــــــــ ة  ـــــــ ل  ةخ  يذ  ل ح  ا   ل ـــــــ ي  ﴾٥٨﴿ يـ ۛار  ـــ يب ـ  ةخ ه دا   ع ـ ةب ــ ي  Furkan /64 –
          arasında olan şeyleri                                                                     Geceyi Rab’lerine
          altı günde yaratan,                                                                       secde ve kıyam ile,
                                                                                                     ibadetle geçirirler.
             sonra da Arşı                                                                       [15,17-18; 32,16; 39,9]
          üzerine hükümran olan    ف   ة              ة            ة ل ة
                               ف

          O’dur.            ۛ   شر  لا ـ ةع ــ  ىل ــــ ةع ىن  ــ ةت ـــ و  ف سا حم        ــ حت ـــ ا  ة حي ــ ما    ث  ـــ  س  ي ـ يف  ام  ـــــ في ـــ ةن ـــ  ه ـــ ة  ةمةو ــ ةب ا  Yatışları, kalkışları
             O rahmandır, sen                                                                       hep Allah için olur.
          O’nu, o her şeyi bilen’e
          sor. [4,59; 42,10; 6,115]               ة ة           ى            ف               ل          ه دجس
                                                         ي
                                                                   ـ
                                                                ار
                                                                                           ح
             Furkan /60 – O   او د ـــــــ  ـــ  ج  ف سا  م  يق ــ ي ـ ل ل  ــــــ  ه ـــ   اةذاةو ﴾٥٩﴿ ي ـ يبةخ  ه ـــ ي  ةف  ـ ف س ـ ةـ ـ  ب ل   نن مفحةرلا
          müşriklere “Rahman’a
          secde edin!”
          denildiğinde:                     ف                                                          ﴾٠٠٠٠﴿
                                                                                           ح
             “Rahman da ne     ه ــ فم ةداةزةو  ا     ةت ام  ل  د  ل ا     ةن ـ ف س ـ  ج ـ   ـ ة ـ أ    م ــ ةنر ـ  ـ ن م ـ ۗ ن  ح  ــ  ا لا ـ فحةر  ةمةو او     ةق ـ لا ــ   ن ن مفحةرل ل
          imiş! Bize
          emrediyorsun diye
          secde mi edeceğiz?”
          dediler                                                       ة                               Furkan /65-
                                                            ة
                                                                           ة ح
                            ة
                                                                                      ى
                                     ى
             ve bu dâvet onları  ل  ــ ةع ــ  ةجةو  اجور ــــ  ب  ءام ــ ة  ة ا    ح سلا ي ف ل    ةج  ـــ ةع ــ  يذ لا ـ ي   كةراةب ةت ـ ﴾٦٠﴿ ــارو   ن ـــ  ف  Furkan /66 – “Ey Ulu
                                                                                      ۟

                                                                                                     Rabbimiz, derler,
          imandan büsbütün                                                                           cehennem azabını
          uzaklaştırdı. [26,23]                                                                      bizden uzaklaştır.
          {KM, Vahiy 3,12;
          Resullerin işleri 17,23}   ة   ة  ة ح ة     ة ح         ى     ى       ى                     Zira onun azabı
                            ةراةه  ـ حن ـــ  لاةو ل  ــ ةع ـ ل لا ـ في ــ  ةج ي ي ذلاةو ــــ  هةو﴾٦١﴿ اريين م    ـ ةم ـ ار  ةقةو اجار ـ س اةه  يف ـ ي ـ  tahammülü zor, ömür
                                                                                         ة
             Kâfirler, kasden                                                                       tüketen bir derttir.
          bilmezlikten gelip alay
          etmek için böyle                    م                                                      Ne kötü bir varış
          sordular, yoksa Rahman                                 ة                                    yeri, ne fena bir
                                                         ل ل
                                         ى
                                                                      ف ل
                                                                            ل
                                                               حك ذ
          kelimesini        داةب ـــــ  ع ةو﴾٦٢﴿ ــارو  ـــ ك   ش ةداةرا  فوا ر ــــــ ة ح  ـــــ ةي نا ةداةرا ن   ل ىة ــ ةم ـــ ف  ف   خ ـــ ل ــ ةف ــــ  yerleşim yeridir orası!”
                                                           ة
          bilmediklerinden değil.
          Aksi halde “Rahman                                                                           Furkan /67 –
          kim?” diye sorarlardı.                                                                     Rahman’ın o has
          Onlar, düşman                                                                           kulları, harcamalarında
                                                                                  ة
                                                             ة
                                                                                   ح
                                          ة
                            ة
                                    ف
                                                  ي ى
                                                                      ة ة ف
          oldukları İslâm’a   نول هاةجلا   م هةبطاةخ اةذاةو انفوةه ضفرلا ىلةع نو ش    ةي ـ فم ـ  ةني ي ذلا  نن مفحةرلا  ne israf eder, ne de eli
          tepkilerini böylece                                                              ح        sıkı davranırlar; bu
          belirtmek istiyorlardı.                                                                   ikisinin arasında bir
          Zira İslâmın bir özeti ve                                                                  denge tuttururlar.
          sembolü olan                                                                               Masraf, mutlaka
          Bismillâhirrahmânirrahî  ى        ة ى           ة            ة ح      ى                 gerekli bir durum veya
                                                                         ةو ي
          m’de yer alması ve   ﴾٦٤﴿اماةي ـــ  قةو  اد   س   ـ حج ـ  ة     ل ـ  حبر ـ ه ـ فم   نو ت  ةي  ـ يب ـ ي ـــ  ةنيذلا ﴾٦٣﴿ام ة ل ــ ۛس  اولا  ةق ــ  ihtiyaç yahut
          Kur’ân’da Allah lafza-i                                                                  tamamlayıcı güzellik
          celalinden sonra                                                                          için olur. Bu sınırın
          uluhiyyetin ikinci özel                                                                      ötesi israftır.
          ismi olarak elliden fazla  ة  ة ح         ة     ة                      ة ة       ة ح
          âyette zikredilmesi   ةب ـ اةه اذ ــ ةع نا ۗةم  ة ي    ةج ــ ةه ـ حن ــ  ۛ باذ ــ ةع احن    ةع ــ     ـ ف فر  ف صا  اةنـحبةر  ـــ  ق ــ لو ـ  نو  ةي ةنيذ  لاةو ــ ي
          onları rahatsız
          ediyordu.
             Furkan /61 –        ة                ى
                                                                                         ة
                                                                                  ى
                                                  ح
                                         ى
                                                                           حنا ــ
          Gökte burçlar yaratan,
          onların içinde bir kandil ةني ي ذ  ح لاةو ــ  ﴾٦٦﴿ ماةقـا  ــ  مةو  ار  ـــ ف س ــ ةت ــــ ةق ــ   م   ف تءااس اةه  ة ي ﴾٦٥﴿ۗامار ـ ةغ نا  ةك ــ
                                                                   ة ۛ
                                                                                     ة
          (güneş) ve nurlu bir ay
          yerleştiren Allah,
          yüceler yücesidir, hayır
          ve ihsanı sınırsızdır.   ى    ة         ة                ة             ة        ل ا  ي

          [15,17; 71,16; 67,5;   ﴾٦٧﴿اماةو ـ ةق ك  لنذ ن  ـ في ـ ة ـ  ةب نا ـ ةكةو اور  ةي م ــ ف ـ فق ـ  ت ـ  لةو او     ـ  ي فم ـ ف س ـ  فر ـ  ل او ق    فن ـ ةف ـ  ا اةذا
          10,5]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          364
   363   364   365   366   367   368   369   370   371   372   373