Page 363 - e mushaf TR pdf
P. 363
359
Furkan /3 – Böyle Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Furkan /6 – De
iken müşrikler ki: “Onu, göklerdeki ve
Allah’tan başka bir 25-Furkan Süresi / Yaprak 10A Cüz 18 Süre 25 Sayfa 359 yerdeki bütün sırları
takım tanrılar edindiler Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 bilen Yüce Allah
ki, indirdi. O, gerçekten
gafurdur, rahîmdir (çok
hiçbir şey 359 ﴾٢٥﴿ ِ ﴾٢٥﴿ affedicidir, merhamet
َ و و
yaratmaya güçleri ناقرفعلا ةروس ve ihsanı boldur.)”
َ و
yetmez, ع
Furkan /7 – Yine:
üstelik kendileri “Ne oluyor bu
başkası tarafından Peygambere, böyle
yaratılırlar. ة ة ى ة ة ن ة
نو قل ي ــ فخ ــ ـــ فم هةو اـ ــ في ــ ۛش نو ق ـــ فخ ـــ ل ــ ةيل ىة لا اه ـــ ي ــ ةه ــ نو د ن ـ ف م اوذ حتاةو ــ ةخ ــ Peygamber mi olur:
Başlarına gelen Yemek yiyor, çarşı
zararı savamaz, pazarda dolaşıyor!
kendileri için fayda م م
celbedemezler, ى Bari yanında
ة
ة
ة ة
ة
ة ح
نو ـــ فم ـــ ل ـ ك ةيلةو فــاعا ــــــ ف ةن لةو ارۛض م ــــ ف ـ س ــــ ه ـ ف فن ل نو ك ـــــ فم ــ ل ـــــ ةي لةو heybetli bir melek
ne öldürmeye, ne olsaydı da etrafındaki
diriltmeye ve ne de insanları korkutup
ölümden sonra tekrar uyarıda bulunsaydı!”
diriltmeye güçleri ف [21,8; 23,24; 6,9; 17,9]
yetmez. [53,23; 46,4; ا ك ة ة ح ى ة ة ى
16,20; 31,28; 54,50; اورةف ةني ي ذ ـــــــــ لا لاةقةو ﴾٣﴿ ارو ش ــــــــ ن لةو ىةو ـــــ ني ــ ةح لةو ا ةم ــــ تفو ـ Müşriklerin
36,53; 37,19] zihniyetine göre,
insanlar üzerinde etkili
Furkan /4 – olmak için beşer değil
Kâfirler: “Kur’ân onun ا ة ا de üstün bir varlık, hiç
ة
ي ح ي ة
ن
ل
ف ي
ــ ل ــ في ــ
uydurduğu bir yalan ۛنور ــــ ةخا ــــــمفو ةق ه ة ةع ه ـــــ ةناةعاةو ه ن ــــــ ةت ــ ير ـ ففا ك ــ فف ا لا اذ ــــــ نه نا değilse güçlü bir lider
olup, bu hususta olmalı, yanında istediği
başkaları da kendisine her şeyi yaptıracağı
yardımcı olmuşlardır” heybetli bir melek
diye iddia ettiler. ة ة ف ا ف bulunmalıydı.
ى
ل
ى
Onlar böylece, ـــ ي ـ ةن يل حولا ر ـ ي ــــ ي ط اس ا ۛ اولاةقةو ﴾٤﴿ ۛار و زةو ام ـــ ل ــــ ظ ن ــ ا ؤا ةج د ةف ـــ ةق ــــ ف Furkan /8 –
kesin bir yalan söyleyip “Yahut kendine bir
zulmettiler. hazine verilse, yahut
Furkan /5 – ذ ذ kendisinin içinden
ل
Ayrıca: “Onun ف ق ــ ل ﴾٥﴿ ــ ىل ــ ي صاةو ىةر ك ـب ه ة ـــ ل ــ في ــ ةع ىل ن ت ي ــــ ه ـ ة ــ فم ـــ ةف اةه ا ك ـــ ةت ــ ةت ـــ ةب ـــ yiyeceği bir bahçesi
ة
ي
söyledikleri, kendisi olsaydı!”
için yazdırtmış olduğu Hasılı o zalimler:
ve sabah akşam ف “Doğrusu siz, sadece
kendisine dikte ettirilen ة büyülenmiş bir adamın
ح
حنا ضفرلاةو
önceki nesillerin ة ك ــ نا ه ــــ ة ي ة ف تاةو ـــ ن م ـــ ة ح سلا ي ف ةر ـــ ح سلا م ة ةي ـ فع ـــ ل ـ ي ي ذلا فنا ــ لز ـــ ه ل ة peşine düşmüşsünüz”
efsanelerinden başka ۜ ح ة dediler.
bir şey değildir”
dediler. م Furkan /9 – İşte
bak senin hakkında
Müşrikler Hz. ة ح ف ة nasıl tutarsız misaller
ى
ى
Peygamber (a.s.) dan ةماةع ـــ طلا ةي ــ أ ك ـ ل ـــ لو ح ـ سةر لا اذ ـــ نه لا ـ ةم او ةقةو ـ ا ل ـ ﴾٦﴿ يـام ـ ي حةر ار و ةغ ــ ف ـ getiriyorlar.
40 yaşından sonra her
yönü ile mükemmel bir Doğrusu onlar
eser görüp onu Allah’ın م saptılar, artık asla yol
kelamı kabul etmeyince ا bulamazlar!.
ة ف
kaynak aramaya ةم ـ ةع ــ ه ة ـــ ةي ــ ك ـ نو ةف ك ة ـــ ل ـ ل ــ في ــ ةم ه ي ة ة ا لز فن ـــ ا لفو ــ ة ة ل قاةو ــ ف سلا ف ـ ي يش ةيةو ــ فم ــ
ي
mecbur kaldılar. Az çok ۜ Furkan /10 –
yazı çiziştiren bir iki Hayır ve bereketi ne
azatlı köleden başkasını muazzamdır o Zatın ki
bulamadılar: Addas, م ف م ف ا dilediği takdirde
فوا ي ـــ ل ـــ ن ي ة
ل
ى
ل
Yesar ve Cebr. Halbuki ة ــــ حن ـــ ة ةي ــ أ ك ــ ل ـــ ه ةج ة ك ةـت فوا ز ا ل ــــ في ـ ه ك ــ فن ــــ ىق ف ﴾٧﴿ۙاري ي ذ ةن ــ senin için bundan daha
ل نو
bunlar gibi yüzlercesi iyisini, içinden ırmaklar
bir araya gelse bile akan cennetleri verir.
Kur’ân’a benzeyen bir Senin için orada
eser ortaya saraylar yaptırır.
ة
ة
ف ي ة
ح ي ة
ة
ح
ى
koyamazlardı. Diğer ا فن ـ رظ ﴾٨﴿ارو ح ف س ـ ةم ىل ـ جةر لا نو ع ة ــ حت ـ ب ـــ ةت نا نو م ــ لاظ ـ لا لاةقةو اةهفن م [17,93]
taraftan, eski ف ۜ
efendilerine rağmen Furkan /11 –
onların Hz. Aksine onlar kıyamet
Peygamberin safına saatini yalan saydılar,
katılmaları ة ح ة ة ف ة ة
۟
ة
düşünülemezdi. Onun ﴾٩﴿ ىلييب ـ ۛس نو ع ـ ةي ة ل ـ ةت ف س ـ ي ي ط ـ ةف اول ـ ۛ ض ــ ةف لاةث ــ فملا كلاو ـــ برۛض ف ةك ـ في ـــ ۛ Her kim o saati
yanında yer almaları, yalan sayarsa, bilsin ki
canlarından daha Biz ona harlı bir ateş
değerli gördükleri bir hazırlardık.
hakikat bulduklarını ي
ة
ة
ة ة ة
ة
ف ي
ـ ة
ة ۛ
gösterir. Hem öğretmiş يرفج ةت ـ تاحن ةج ــ ك لذ ى ةخ ـ في ــ ار م ـــ فن ن كل لةعةج ءااش نا يذـلا كةراةب ةت ـــ
ي
olsalar, çıraklarına
bağlanıp teslim
olabilirler miydi? İşte ف
daha bunun gibi ة
ف ة ة
ة ف
ى
gerekçeler sebebiyledir بذ ـــ او ح ك ــــ ف ةب ــ ل ﴾١٠﴿ ارو ص ــــــــــــ ق كل لةعفجةي ةو راةه ـ فنلا اةه ةت ــ فح ـ ت ـــ فن م
ki Kur’ân onların bu ۙ
iddialarını “kesin bir
yalan söyleyip
zulmediyorlar” diyerek ة ف
ة
ة
ح
ل
ى
kestirip atmıştır. ﴾١١﴿ ــ ۛار ـ ي ي ع ۛس ة ـــ ةعاس ـ لا ــ ح ب ۛ بذ ك ــــ ةند ــــ ةت ــــــ ف ـ ل ا ــــ ةم ــ فن فعا ةو ة ـــــ ةع اسلا ب ـ ح
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
359

