Page 367 - e mushaf TR pdf
P. 367

363
             Furkan /44 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Yoksa sen onlardan
          çoğunun söz    25-Furkan Süresi       /           Yaprak 02A  Cüz 19   Süre 25  Sayfa 363  Furkan /51 – Eğer
          dinlediğini, yahut aklını  Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  isteseydik her şehre bir
          çalıştırdığını mı                                                                         uyarıcı peygamber
          sanıyorsun?                                                                             gönderirdik. [6,19-92;
                                                      ِ
                            363           ﴾٢٥﴿       ناقرفعلا ةروس         ﴾٢٥﴿                        11,17; 7,158]
             Doğrusu onlar                              َ و و  َ و
          davarlar gibidirler, hatta                      ع                                            Furkan /52 –
          onlar yolca daha da                                                                     (Fakat evrensel uyarma
          şaşkındırlar. [67,10]                                          ذ                       görevini sana verdik) O
                                                                                                  halde sen asla kâfirlere
                                                                              ل ل ح
                                              ل ة
                            ف ي ة
             Furkan /45-
          Furkan /46 – Bakmaz  نا ۜنول   ــــ فع ــــ  ق ـــــ    ةي فو ا  نو  ــــ ف س ـــ ةم ـــ  ع ـ  ةي  م ـــ ف   هر    ك ــ ةث ــــ  ة    ا ن ا ب  ـــ فح ــ ۛس ـــ    ةت فما ل  itaat etme
                                                                    ة
          mısın Rabbin gölgeyi                                                                          ve Kur’ân’a
                                                                                                     dayanarak onlarla
          nasıl uzatır?                                                                            büyük bir mücahede
             Dileseydi onu                                                         ف  ة             gerçekleştir. [9,73]
                                                         ح
                                                                     ف
                                                                               ة ف
                                                              ل
                              ن ي
                                                                                      ح ي
                                             ۟
                                ة
          hareketsiz kılardı.   ىلا رةت م  ل ة  ا   ل ـــــ ف  ﴾٤٤﴿ ــ ىل  ـــ يب ـــ ي  ۛس ل ـــ ۛضا م ـــ ف   ه ل ـــ ةب ماةع ـــ فن لا  ك ـ   لا م   ه ـــــ ف
          Sonra nasıl güneşi ona                                                                    Furkan /53 – Biri
          delil kılarız?                                                                         tatlı, susuzluğu giderici,
                                                                                                   öbürü tuzlu ve acı iki
             Sonra da nasıl                                                           ف              denizi salıveren,
          tutup onu azar azar   ف  ة   ى          ة      ة   اش فو  ة  ة  ح ۛح  ة         ة
                                    ــ ح
                                  م
                                     ـ
          kendimize doğru   اةنلةعةج  ث  ۛان  ۛس   ـ ا نك ــ  ة  ۛ ـ  ءا ل ــ ةج ــ ةع ـ ل ــ  ه  ــ لةو  ل  لا د  ةم ف    ك ـ في ـ ۛ ــ ح ـ  ظ ــ  ك حبةر  birbirine
          dilediğimiz yere alırız.                                                                  karışmadan akıtan;
                                                                                                     fakat aralarına bir
             Âyet-i kerîme                                                                        engel, aşılmaz bir sınır
          ışığa bağlı olarak                                                                       koyan O’dur. [27,61;
                                                            ة
                                ى
                                       ى
                                                ة ي
          gölgenin görünmesine,   ﴾٤٦﴿ اريسةي اضفبةق اةنفيلا  هاةن ف ضةب ــ ةق  حم  ث ـ ﴾٤٥﴿ يـ ىل  ــ يلةد  ه  ة  ــ ل ــ في ــ  ةع س  ة  لا ــ حش ـ فم ــ ۛ  55,19-21]
                                                                    ۙ
                                     ي
          güneşin yükselmesiyle
          gittikçe gölgenin                                                                            Furkan /54 –
          kısalmasına dikkat                                                                      İnsanı bir parça sudan
          çekiyor. Allah’ın                                      ة   م                 ة                 yaratıp da
                            ة
                                                     ى
                                   ى
                                    ـ
          kâinata koyduğu   لةعةجةو تاةب ــــ   س ةمفو  ة  ـــ حن ــ  ل اةو  اسا  لفي  ل ــ ةب ـ  ـــ ح ة  لا  م ك ــ ة ة  ةج ـــ   يذ  ح  ـــ لاةو ــ ي   هةو  soy ve evlilik
                                                                         ل لةع
                                   ا
          kanunlara ve o nizamın                                                                    bağından oluşan bir
          kurucusuna işaret                                                                       sülale haline getiren de
          ediyor.
                                                                                                           O’dur.
             Furkan /47 – Size                                   ة ح ي
                                       ى
                                                                              ى
          geceyi örtü, uykuyu bir  يةد ــ ف  ـ في ـ ةي ةن  ةب ار   ب حا   ح     ة  ـ ل لا ـ ةير ـ ة ــ فش ــ  ۛسفرا ل   ي ذ لا ةوـ هةو﴾٤٧﴿ ارو  ـــ  ش ـ  ــــ ةه ـ  نةرا  ة حنلا  Senin Rabbin her
                                                                ي
                                                                                                       şeye kadirdir.
          istirahat, gündüzü de
          dağılıp çalışma vakti                                                                        Furkan /55 –
          kılan O’dur. [91,4;                                                                     Buna rağmen bir kısım
          78,10; 28,73]                                                                            insanlar, kendilerine,
                                                         ة
                                   ف
                                                                                   ل ف
                                                                  ا ة
                           ى اتفيةم ىةةدلةب يه ب  ة ي يفح  ن ل ـ ﴾٤٨﴿ۙارو هط  ءاةم   ءاةمس    لا ـ ح  ةن م اةن    فن ـ لز ـــ  اةو ه ت  tapmaları halinde fayda,
                                                    ى
                                                             ا
             Furkan /48-                                   ى                    ة    ۛ     فحةر ـ ةم ـ ي  tapmamaları halinde
          Furkan /49 –                                                                               zarar veremeyen
          Rüzgârları rahmetinin                                                                       birtakım şeyleri
          önünden müjdeci olarak                                                                  tanrılaştırıp, Allah’tan
          gönderen de O’dur.               ة      ى      ة     ل ى     ل  ا ة   ة                   başka onlara ibadet
                                 ح  ــ فف ةر ــ  هاةن  ۛص  د  لةو ـ ةق ـ ف  ﴾٤٩﴿ارييث     ـ ح ي ةك ـ  ساةناةو اماةع  فنا  ـ  اةنفقلةخ   نةو ـ ف س ـ  ق ـ ةي ـ  م  ه ـ احم

             Ölü diyarlara                                                                                 ettiler.
          hayat vermek ve                                                                               Zaten kâfir,
          yarattığımız nice                      م                                               Rabbine karşı hep batıla
          hayvanlara ve insanlara                    ة                ا          ة                arka çıkar. [36,74-75]
                                           ى
                                                     ح ي
                                                                               حك ذ

          su vermek için gökten   ـ فئ ــ اةن  ش فو ة لةو ـ ﴾٥٠﴿ ارو  ك ــ  ف ـ   لا ساحن ة       ا    ىنبا ة ل فك ـ ةث ـ لار ــ  ــ ةف اور ــ ة ح  ةب ـ في ـ ةن ـ  ه ـ  ل فم ـ ةي ــ


          tertemiz suyu da Biz
          indirmekteyiz. [22, 5;
          42,28; 30,50]
                                                                                ح
                                                                  ى
                                                   ف
             Furkan /50 – Bu
          gerçeği, insanların iyice ه ب فم ـ  هفد هاةجةو ن  ي  ـ ير ـ ة   فاةكلا   ع ط ت  ة لةف ﴾٥١﴿ ي ي ذ  ف  ـ ةير ـ ةن  ة ـ  ةق ل ـ  ك ييف اةنفثةعةبل ة
                                                                     ـ
                                                                  ار
                            ي

          düşünmeleri için Biz,
          farklı üsluplarla
          anlatsak da insanların                                                     ف
          çoğu nankörlükten           ف    ة            ف          ة ح         ى       ى
                                                                                 ـ
                                                                               ار
                                                            ة
                                                   ة
                               ة
          başka bir şey       تار ـ  ف    بذ ــ ةع اذ ـ نه ن ـ فيرفح ـ ةبلا جر  ةم  ـ ة  ي ي ذلاةو هةو ﴾٥٢﴿ ي  ك ــ يب ـ  ةه ج ـ  ادا

          yapmıyorlar.
             Âyet-i kerime şu
          mânaya da gelebilir:
                                                                                         ة
                                          ى

                                ى
          “Biz yağmuru insanlar   ﴾٥٣﴿ارو جفح ـ ةم ارفجحةو      ى اخةزر ـ ةب اةم هةن  ة  ـ ةع ـ ةب ل ـ في ـ  ةجةو  ۛ جاةجا  ح ف  ـ ل ـ   م اذ  نهةو ــ
          yani ülkeler arasında                        ف
          taksim ettik ki insanlar
          düşünüp ibret alsınlar.”
                               ف
                                                                                       ة
                            ة     ۜار  ــ فه ـ  صةو اب  ة   ى          ف ا      م  ـــ ةن لا ــ ةم ا  ء ةب ـ ۛش ـ ار ةف  ـ ةج ـ ةع ـ ل ــ   ه ةن ـ ۛس ـ  ةقلةخ ي ي ذلاةو   هةو ــ
                                                                                ة
                                                                                       ح
                                  ى
                                            ى
                                 ةو ك ـ نا

                                                                                          ة
                                     ة
                                                          ة
                                           ن
                                                                                 ى
                                    لاةم     ح لا      نو  د  ن ــــــ ف   م نو    ــــــ فع ـــــ  ب ـــــ  د  ةي ةو ﴾٥٤﴿ ي ي دـار  ةق  ـــ  كحبةر
                                      فنةي ـ  عةف ـ فم ه
                                                                                            ة
                                                                 ف ة
                                 ى
                           ﴾٥٥﴿ يهـار  ي  ة ظ  ـــ   يه حبةر   ىل ن  ــــــ ةع  ر  ةك ـــ  فا ـــ  ـــــــ لا  نا  ـك ــ   ةو   م ـــ ف   ه  ر ــــ  ـــــ   ض  ةي لةو

                                                                                  ح
                                                                            ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          363
   362   363   364   365   366   367   368   369   370   371   372