Page 364 - e mushaf TR pdf
P. 364

360
             Furkan /12 – Bu   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Furkan /18 –
          ateş onları, daha                                                                        “Sübhansın! Yüceler
          uzaktan görünce, onun   25-Furkan Süresi       /        Yaprak 10B  Cüz 18  Süre 25  Sayfa 360  Yücesisin!” derler,
          öfkesinden gürlediğini     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  “Senden başka dost
          ve korkunç                                                                               edinmeyi düşünmek
          homurtusunu işitirler.                                                                     bize yaraşan şey
                                                          ِ ِ
                                           ﴾٣﴿       نرمع لا ةروس          ﴾٣﴿            58              değildir.
             Furkan /13 –                            َ        ى و  َ و
          Elleri boyunlarına                           ى ع                                             Ne var ki Sen
          kelepçelenmiş, ayakları                                                                  onları ve babalarını,
          bukağılı olarak                                                                           nimetlerine mazhar
          cehennemin daracık bir                                                                    edip ömür vererek
                                     ى
          yerine tıkılınca, orada   ى  ـ ي ـ ار  يفةزةو اظ     اةه   ةت ــ ةغ ــ حي ــــ  ـــــ ة ل او ع  ۛس د  ةب نا  ةم ن ـ ف ـــ ةك ـ   ــــ ي ع ـ ي ــ   ـ  م ــ    فت ـــ  ه ـ  م فم  ل اةر اةذا ي  yaşatınca onlar Sen’i
          yok olmak için can                                                                         anmayı unuttular
          atarlar.
                                                                                                         ve helâke
             Furkan /14 –                                                                           müstahak bir güruh
          Kendilerine “Bugün bir                 ى          ى                        ا ف  ي      haline geldiler.” [34,40-
          kere değil, defalarca   ــــ افو  ةعةد   ينةر ــــ ي ـ  ةن  ح  ـــ ةق ـــــ   م  اق  ــــ ح ي ــــــ  ۛض انا  ـــــ ةك ـ  ةم اةه  ــــ فن ـــ   م او ق    ل ــــــ  ا اةذاةو ﴾١٢﴿  41; 46,5-6]
          dövünüp durun, ölümü
          isteyin” denilecek.                                                                       Furkan /19 – “İşte
                                                                                                   gördünüz a!” denir o
          [52,16; 14,21]                                                                          müşriklere, “taptığınız
                                                                        ة
                                                                                       ة
                                                           ف
                                              ى
                                     ى
                                                                               ى
             Furkan /15 – De   ـــــ او   عفدا ةو اد ــــ  حاةو ارو  ــ  ب ـ   ث  ةمفو  ـــ ةي ـــ  لا او   ع د ـــــ ف ــ  ةتل ﴾١٣﴿ ۜاروب ــ  ث ك لاةن   ه ــ  nesneler

          ki: “Bu mu iyi, yoksa                                                                    söylediklerinizde sizi
          takvâ ehline vaad                                                                         yalancı çıkardılar.
          olunan ebedî cennet
                                                                                                       Artık ne azabı
          mi?”                 ة                                                      ف            savmaya, ne yardım
                                         ف
                               ح
                                                                 ة
                                                                     ل ف
                                                                                        ى
                                                                                 ى
                                                     ل
             Orası onlar için bir ييت ــ لا  دل ف  ــ  خ ــــ    لا   ة  ة  ــ حن ـــ  ةج  فم ا  ر  ـــــ في ــ  ةخ  ك ـ  لنذا ل   ق ــــ ﴾١٤﴿ ارييث ك  ارو ب   ث ــ  temin etmeye çare

          mükâfat ve pek güzel                                                                        bulamazsınız.”
          bir âkıbettir. [15,48;
                                                                                                       (İşte ey bütün
          38,53; 41,28]                                                                             insanlar! Bilin ki:)
                               ة
                                                                           ة
                                     ى
             Furkan /16 –
                                                                                                   İçinizden kim bu şirk
          Orada arzu ettikleri her  فم ﴾١٥﴿ ــــار  ي  ـ ص ـ ي  ةم ةو ءااز ــــ ةج  م  ة ل ت  ـك ـ ةنا ــــ ف ـــ  ه ـــ ف    ۜنو  ة  ف لا د ــــ ة ـــ  م ـ حت ـــــ  ق ـ   ع و  koşma zulmünü işlerse,
                               ل ـ  ه ـ
                                                  ى ة
          şey bulunacak, hem
          ebedî olarak                                                                              ona büyük bir azap
          kalacaklardır.                                                                                tattıracağız.
                           ى         ى       ة      ن    ة                 ة
             Bu, Rabbinin    ن     ةم ـــ ف س ـ ل ؤ  ـــ اد  فعةو   حبةر ـ  ك   ىل ــ ةع  نا  ةك  ن يد  ـ  لا ــــ ي ـ ة ــ  ةخ  نن  ۛ    ةي ـــ اش ـــ  ؤا  اةم  اةه  يف ــــ ي ـ  Bu hitap
          üzerine aldığı ve                                    ۜ                                   değişikliğine Nesefî
          müminlerce hep istenen                                                                  dikkat çekmiştir. Aksi
          bir vaadidir.                                                                            halde, müşrik olarak
                                                                                                     ölüp haşredilmiş
                                 ل
                                                           ة
                                              ن ةف  ــــ ةي ـ  ق ـ
             Müminlerin        ــ  ت ــ فم  فناء لو    ح لا   نو د ن ــ ف   م نود  ــ فع ـ  ب ـ    ةي اةمةو م ـ  هر ش  ـ فح ـ  ة  kimselerin âkıbetleri
          dualarında bu ebedî    ة                                             ف   ةي ةمفويةو ﴾١٦﴿  zaten kesinleştiğinden,
          cennetin kendilerine                                                                        onların muhatap
          verilmesini                                                                             sayılmalarının mânası
          istediklerine ve                                                                                yoktur.
          cennetin gerçekten           ة   ة       ح         ل   ا ة  ا                  ة ف  ل
          istenmeye lâyık bir yer  او لاةق ـ ﴾١٧﴿ ـ ۜ لي  ـ ح س ـ يب  لا اول   ه  ـــ فم   ۛض ـــ  فما   ءل ل ؤ ـــــ نه  يي داةب ــــ  ع م  ــ ل ــ ل ـــ  ت ــ ف  ف ضا  Furkan /20 –
          olduğuna işarettir.                                                                           Senden önce
          Ayrıca müminlere                                                                             gönderdiğimiz
          cennetin verilmesine                                                                   peygamberler de yemek
          dair melaike tarafından   ة         ة     ة    ف ل  ة ا         ة        ة                   yer, çarşılarda
          yapılan: “Ya Rabbenâ,    م ـــ فن ك ـــ  نو د  ن ــ ف  ـــــ حت ــــ  خ ـ  م ذ  ةن نا اةنـ ــ ل يغ  ــ فن ــ ةب ـــ ي  ةي نا ـ ةك اةم ك ـ ةن اةح   س ـ فب ــ  ihtiyaçlarını temin
          onları kendilerine vaad                                                                        ederlerdi.
          ettiğin Adn cennetlerine                                                                      Böylece sizi
          yerleştir” duasına da   ذ                                                                 birbirinizle imtihan
          işaret vardır.         ح             ن              ا ن         ة         ن        ل   ediyoruz: bakalım buna
                                                                                         ا
                                                                                       ة
             Furkan /17 – Gün ة ۛ  ك ـــ ر ذ ـــ    لا اوس ـــ    ةن  ىحت ــــ   م   ه ـــــ ف ةح   ة  ــ  ءا  ةباةو  م  ةم  ن  ــ  ك ــ ف ـ حت ـ فع ــ ةت ـ  ه ـ ف  لةو  ءاةي   لفوا ــ  sabredecek misiniz,
          gelir, Allah müşriklerle,                                                                  sabredemeyecek
          onların Allah’tan başka                                                                         misiniz?
          ibadet ettikleri putları                      ف                                            Rabbin zaten her
                                                                            ى
                                                                       ى
          diriltip bir araya toplar   ـ ۙنو   ة  ل و ق  ام ــــ ة ةت  ــ  ة ح  ةف ـــ ةق ــ   فد   ﴾١٨﴿ ارو ـ  ب امفو ــــــــــــ ةق  او  ةو ـك ـ  نا ـ  şeyi görmektedir. [46,9;
          ve:                             ب  م         ك ــــ ذ    ب ـــ  و ـك ــــ ف             18,110; 21-8; 12,109]
             “Siz mi, der,
          saptırdınız bu kullarımı,
          yoksa kendileri mi        م
                                                                            ة
                                                                  ة ى
                                                          ى
                                                                                    ة
          yoldan çıktılar?”      ن ـ  ذ   فق ـ  ه  فم ك  ف  ــ فن   ةي ـ ظ ـ  ل ــ فم    م ــ فـن  ةمةو  ۛارص    ةن ـ ف  لةو ا  ف  ـ فر ـ  ۛص نو   عيطت  ـــ ف س ـ ي ـ  ةت اةمةف
                                   ا ة                                               ف
                                                        ة ة
                                                                                ى
                               ـ  ه ــ فم  ة ي ح ي  ـ ييل ـ ة  ف  ف     ـ ةن لا ــ  م ـ ۛسر   م كل  ةقاةن ــ فب ـ  ف  ـــ ل ـــ  ۛسفراا ا ل  ةمةو ـ ﴾١٩﴿ ارييب  باذ ـ ا   ك ـ  ة ى  ةع ــ
                                حنا لا ن
                             م                                                  ة        م  ف
                                                          ة ف
                                                                                     ة
                                                                  ة
                            فم ك       ةب ـــ فع ــ ۛ ض  ف  ـ ةع ـ ل ــ اةن  ةجةو ق اةو ـ  ف سلا    ـ ي   ف نو ش  ـ فم ـ  ةيةو ةماةع ـ ح طلا نول  ة ل ــ أةي ك ـ

                                                   ۜ
                                                      ف
                                                           ة
                                                  ة   ة
                                                                         ل
                                ى
                                                                           ۜ ةت ـــــ ف ص ــ  ب ــ
                           ﴾٢٠﴿ ـــ ۟ار  يص  ةب ـــ    ك  حبةر ـــ    نا    ك ــ  ةو   ۛن و ر    ا  ىة  ـــ فت ــ ةن ـــ   ف  ض   ل ــ ةب ــ فع ــــ
                                      ي


                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          360
   359   360   361   362   363   364   365   366   367   368   369