Page 365 - e mushaf TR pdf
P. 365

361
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Furkan /26 – İşte
            ءزجلا        25-Furkan Süresi       /           Yaprak 01A  Cüz 19   Süre 25  Sayfa 361  o gün tam hâkimiyetin
                                                                                                   Rahman’a ait olduğu
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  iyice açığa çıkacaktır.
                                                                                                    Kâfirler için o gün,
                                                      ِ
                            361           ﴾٢٥﴿       ناقرفعلا ةروس         ﴾٢٥﴿                      çok çetin bir gün
                                                        َ و و
           ﴾١٩﴿                                           ع    َ و                               olacaktır. [69,17; 2,210;
                                                                                                 40,16; 74,9-10; 21,103]
                                                                                                        Furkan /27-
                                 ا   ف ن     ة    ة       ا  ة ة      ة ا        ة     ة  ة ح      Furkan /29 – O gün
                                                                                                    zalim, parmaklarını
                                                                 ة
                                                                            ف
             Furkan /21 –            لا ـ ةم ـ ل ــ  ئ ـــ ةك ـ  ة  ــــ ل ــــ في ـــ اةن  ةع ل    فن ــــ  ز  ا لفو ــ ل  اةنءاق ـ ة   ل نو ـ  جر ــ ةي ل   ةنيذلا   ي  لاةقةو  ısırır “Eyvah! der,
          Âhirette huzurumuza                                                                      keşke o Peygamberle
          gelip Bizimle                                                                                birlikte bir yol
          karşılaşacaklarını     ف                                     ذ                                 tutaydım.
                                                                                    ة ة
          düşünmeyenler:   ى اري  ك ـ يب ــ  ى ح  ــ  ت ـــ او   ع فو  ـ ةت ــ  ةعةو م ـ ف  هس  ل    ا   فن ـــ  ف ـ  يياف  اورةب ك ةـت ف سا دقل   ة  اةنـحبةر  ىرةن فوا ل  Eyvah! Keşke
             “Bize elçi olarak                                                   ۜ       ن               falanı dost
          melekler gönderilmeli                                                                   edinmeyeydim! Vallahi
          yahut Rabbimizi                                              ف                            bana gelen öğütten
          görmeli değil miydik?”                                           ا                        (Kur’ândan) beni o
                                                                                ة ف ن
                                                                    ة
          dediler.               ة  ةو ن  ـ ي ـ ة ةي ــ  ق ـ لو ـ نو  ي مرفج  ف  ةي ــ ةمفو ـ  ئ ـ  ذ   ل ل ـ  م ـ   ىر  ـ فش ـ   بل ةة    ةملا ـ ل ـ  ئ ـ ك  نفورةي ةمفوةي ﴾٢١﴿  uzaklaştırdı.
                                                                                   ة
                                                              ن

             Gerçekten onlar                                                                           Zaten şeytan,
          kendilerini büyük görüp                                                                     insanı işte böyle
          azgınlıkta iyice haddi                                                                    uçuruma sürükleyip
                              ف

                                                                                      ى
                                                                           ى
          aştılar. [6,124; 17,92]    هاةنلةعةجةف ل  ةع ن ـ ف ـ ةم ـ   م اول  ـ  م ـ  ةع اةم ىلااةن  ةقةو ـ  د   فم ـ  ﴾٢٢﴿ ارو ج  ـ فح ـ  ةم ار   ح ــ فج ـ  sonra da yüzüstü, yalnız
                                                            ن ي ا
                                                                                                  bırakır.” [59,16; 14,22;
             Furkan /22 – Gün                                                                            33,66-68]
          gelecek, melekleri
                                                                                                      Furkan /30 – O
          görecekler;                                                                              gün Peygamber: “Ya
             fakat o gün o   ى ح    ــ ف س ـ ةت ــ ة      ة    ف          ل     ى          ا         Rabbî, halkım bu
                                                                                        ى فن ـ

          suçluları sevindirecek   ارق   م   ر  ةخ  ــ في ـ    ذ  ــ ةج ـ حن ــ    ة ةي ـ ةمفو ـ  ئ ـــ    لا    باةح  ف صا ـ  ﴾٢٣﴿  ثـارو  ـ ةم ءا  ةه ـ ةب ـ  Kur’ân’ı terkedip
          hiçbir haber olmayacak                                                                   ondan uzaklaştılar!”
                                                                                                            der.
             Furkan /ve
          melekler onlara:     ا                                                                      Bir hadis meali:
                                               ف
                                    ة ف
                               ن
                                                                                            ل
                                                     ا ة
          “Sevinmek size haram!   ةةك ئلةملا   لز نةو ماةمةغلا ب ءاةمسلا   ح  ة  ةت  ـ ۛش ـ  قحق  ةيةو ـ ةمفو ﴾٢٤﴿ ي ي قـ ىل  ـ ةم  نس ـ ۛ  فحاةو  “Her kim Kur’ân’ı

                                       ح
          haram!” diyecekler.                                                                      öğrenir de (Mushafı
          [15,8; 8,50; 6,93;                                                                        asar), ilgilenmez ve
          41,30-32]                                                                                 bakmazsa, kıyamet
             23 – Onların    ة    ى      ة                      ف               ف ل ف               günü gelir yakasına
                                                      ح
                                                                                                  sarılır: “Ya Rabbî! Bu
                                                                                          ي


          yaptıkları her işin   ىل ـــ  مفو ـ ةع ا  ــــ ةي نا ــــ ةكةو  نن مفحةرل ل   لا ـــ ةح ـ   ح ق    ذ ئةمفو ةي ـ    كل م لا ـ ﴾٢٥﴿ىليز  ةت ـ فن ـ  kulun beni mehcur etti,
          üzerine varıp, hepsini                ۜ                                                   beni terk edip uzak
          toz duman edeceğiz.
                                                                                                    kaldı, benimle amel
          [14,18; 2,264; 24,39]                                                                    etmedi, benimle onun
                                                    ة
             Furkan /24 – Ama   لو ق  ـــــ  ه ةي  ـ  ـــ فيةد  ةي ىل ن  ــ ةع   م لاظلا     ةيةو ـــ ةمفو ةي ــ ةع ــ ح ض  ﴾٢٦﴿ اريس ـ ةع ةنير فا  ةكلا ـ  ف  arasında Sen hüküm
                                                    ح
                                                                           ى
          o gün, cennetlikler,                                                  ي      ي             ver” der (Âlûsî).
          kalınacak yerlerin en                                                                      Furkan /31 – İşte
          iyisinde, dinlenme                                                                          böylece Biz her
          yerlerinin en güzelinde                                                                     Peygamber için
                                                                             ف
          bulunacaklardır. [59,20;  ــ في ـ ةت ــ يين  ة ل  ىنت  ة  ــ ل ــ  في ةو اةي﴾٢٧﴿ ىلي  ۛس لو ـ   ـ يب ـ  ــ ةع لا ـ  سةر  ةم     تذ  ـ ةخ ـ  ة حتا ي ن  ة  ةي ـ ا   ل ـ في ـ ةت ــ
          25,76]                                                  ح                               suçlulardan bir düşman
                                                                                                      ortaya çıkardık.
             Cennette uyku
                                                                                                      Ama tasalanma!
          olmadığından, makîl,      ذ                                                                Senin Rabbin yol
          “dinlenme yeri”             ح            ة ح  ل    ة              ى       ف        ة ل ة  gösterici ve yardımcı
          anlamını ifade eder.       ك ــ ةب ر ـ فع ــ ةد  ـ   ذ لا ن ـ ةع  ين  ــ ل ـ ي  ۛضا د  ل ـ ةق ـ ف  ﴾٢٨﴿ ييلــ ىل  ـــ ةخ انل ـــ ة   ف  ذخ  ل ــ فم   ا   حت ــ    olarak yeter mi yeter!

             Furkan /25 – Gün                                                                           [6,112-113]
          gelecek gök, beyaz                                                                         Furkan /32 – Bir
          bulutlar şeklinde yarılıp                                                               de o kâfirler dediler ki:
                                      ى
                                                                           ة
          dağılacak, melekler   ة  ةقةو ـ لا  ﴾٢٩﴿لوذ ـــــ ةخ  نا  فن  ل ـ ف ــ ۛس ـ     ل  نا  ة    ط ـــ  ــ في ـــــ  ة حشلا نا  ـك ــ  ةو  ي ـ ين ءا ـ ا ةج فذا ي  “Bu Kur’ân ona toptan,
          bölük bölük indirilecek.                                                 ۜ  ة            bir defada indirilmeli
          [69,15-17]
                                                                                                       değil miydi?”
                                                                                                        Halbuki Biz
                                                                            ة
                                                         ة ف

                             ة ن

                                                                             ح ي
                                                ة ن
                                                                                                   vahiyle senin kalbini
                                                                       حتا ــ
                           ك لذ   ةو ـك ﴾٣٠﴿ى ارو جفهةم   نار قلا    اذنه اوذةخ  ة  يمفو ـــ    ةق نا         ةي ـ ا   ح بةر  لو سةرلا  pekiştirmek için böyle
                                                   ف
                                                                                           ح
                                                                                                  ara ara indirdik ve onu
                                                                                                   parça parça okuduk.
                                                                                                          [17,106]
                                                                                         ف
                                               ة
                                                                    ف
                                                                                    ح
                           ﴾٣١﴿ى اريص   ى اي داةه   ك حبر ب ىفةكةو   ن  ۜ ةني ي مرفج ملا    ى ح اودةع     م       ح ي بةن ل ك ل اةنلةعةج
                                          ةنةو ـ
                                                                           ةن
                                    ي
                                                  ة




                                                                               ف       ة
                                                ن ف
                                                                                         ة ح
                                                              ة
                           ىةةدحاةو ــلـــ ىة
                           ۛ         ة   ـــــ فم   ج  نار قلا  ة  ــ ل ــ في ـــــ   ه  ةع ل    ح  ــــ ز   نلفو ــ ة ة  ل اورةف ك   ةنيذلا   ي  لاةقةو

                                                ف
                                                                                            ف
                                                           ة
                                                                                      ة ن
                           ﴾٣٢﴿ ــ ىل  يتر ــ ي  ف  ـــــ ةت    ه اةن  ـــــ ل ــــ  ة ف  حتةر ةو    ك ةدالنؤ ــــ  ف   ه   ب  ت  ـــ  ن ــ ةث ـــ  حب ـ ۛ ـــ ي   ل  كل ذ  ك ـــ

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          361
   360   361   362   363   364   365   366   367   368   369   370