Page 266 - e mushaf TR pdf
P. 266

262
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Hicr /16- Hicr /18                                                                          Rüzgarların
          – Gerçekten Biz, gökte   15-Hicr Süresi       /       Yaprak 01B  Cüz 14  Süre 15  Sayfa 262  bitkilerdeki erkek ve dişi
                                                                                                      unsurlar arasında
          burçlar yarattık ve        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  döllenmeyi sağladıklarına
          onları seyredenler için                                                                       işaret ediliyor.
          yıldızlarla süsledik.                                                                      Âyetin son kısmı ise
                                                          ِ
                                          ﴾١٥﴿        ِرجحعلا ةروس         ﴾١٥﴿          262       kaynak sularını oluşturan
          Hem onu kovulmuş her                         ع      و  َ و                              ilahî kanuna işaret ediyor.
                                                                                                   Yağmurla inen su yerde
          şeytandan koruduk.                                                                      kaybolmaz. Yüzeye yakın
          Ancak kulak hırsızlığı                                                                   taş havuzlarda depolanır.
          edenler olursa, onu da                                                                    Tuzlardan ve kirlerden
          parlak bir ışık kovalar.                                                                  arıtılmış olarak tatlı bir
                                                                   ا ة
                                                       ى
          [25,61; 85,1; 26,212; 37,8-  ﴾١٦﴿ ةنير  ة  ـ ل ـ احن    ظ ـ   ل  اةه  ة ة  حي ةزةو  اج ور   ب ـــ    ءاةمسلا   ح  ي ف  اةن  ف  ــ ةع ــ ل ــ  ةج  د  ة لةو ــ ةق ـ ف  hayat kaynağı halinde
          10] {KM, Luka 10,18}   ۙ ي             ــ احن                                            mahlûklara ikram edilir.
          Burç: Kale, hisar, yüksek                                                               Hicr /23 – Muhakkak
                                                                                                     ki hayatı veren de
          köşk mânalarına gelir.
          Gökyüzünde özel bir                                                                     Biz’iz, hayatı geri alıp
          şekilde toplanmış olan   ة  ةقرةت       ة ح ي            ة     ح            ف            öldüren de ve elbette
          birtakım yıldız kümelerine     لا ـ ح س ـ ةعفم  ة     ــ ن   ف سا ـ  ةم لا ﴾١٧﴿ جةر  ناطفيۛش لـيـم  ي      م ــ فن  ك  ـ   اةهاةنظ  ةحةو ـ  ف ـ  hepsine vâris olacak,
          de burç denilmiştir. Bu                        ۙ                                          hepsinden sonraya
          kümelerin meşhur olanları                                                                kalacak olan baki de
          on iki tane olmakla beraber,                                                                     Biziz.
          âyet-i kerimede “bürûcen”
          nekire şeklinde              ل ف ةق ــ          ة ف                              ة  ةف ــ ا   فت ـ ةب ـ ةع ـ  Hicr /24 – Doğrusu

          zikredildiğine göre, gökte   اةهييف  اةنفي    ل ـ  ــ ةد   فد   اةن   ةه ـ اةو ا  ةم   ۛ ضفرلاةو ﴾١٨﴿ ييبــ  ن  ــ  م     باةه ـ ش   ه  sizden, önden gidenleri
          daha keşfedilmemiş birçok                                                              de, geri kalanları da Biz
          yıldız kümesinin                                                                            pek iyi biliriz.
          bulunduğuna işaret
          edilmektedir.      م                                   م                                   Doğup ölenleri veya
                                                                                   ل
                            فم ك     ف ة  ةجةو ـ ةع ـ ل ـ ل اةن  ﴾١٩﴿  نو زفوةم  ء ف ي    ۛش ـ  ح    ك ـ ل  ــ فن   م اةه  ـ ةب ـ فت ـ يف اةن ـ ي ـ  فناةو  ة يساةوةر  ileride dünyaya gelip

             Şihab: “parlak ışık,                                                                 ölecekleri yahut İslâm’da,
          alev” demektir. Göktaşı                                                                  Cihadda, taatte öne geçip
          veya henüz keşfedilmemiş                                                                 geri kalanları da biliriz.
          bir ışın türü olabilir.                                                                 Sizin hallerinizden hiç biri
                                                                    ة
                                                ف ي
                           اةنةدفن ع  ة ح ي    لا   ء ف يۛش ن ـ ف   م ناةو ﴾٢٠﴿ ق زـ ةني  ار ب  هل فم تسل ة    ف  فنةمةو    ةم ـ  ياةع ـ ۛ ش  اةهييف  Bize gizli kalmaz, demektir.
                                                                ة ي
             Eğer göktaşı olarak
          düşünürsek, bunların dünya                                                                 Hicr /25 – Senin
          atmosferine son derecede                                                                 Rabbin, elbette onları
          fazla miktarda düştüğü
          bilinmektedir. Pek                                                                     mahşerde toplayacaktır.
          mümkündür ki şeytanların     ف    ل                    ـ ة ة  ة ح ي    ا                  Çünkü O hakîmdir,
                                                                                          ة

          uzayda yükselmeleri bu    ح  ـ ةير ــ ةح ا  لا اةن  ـ ل ـ  ۛسفر ا ةو ﴾٢١﴿ مولفع ـ ةم ر دق  ب لا   ه   ح  ةمةو  ـ  ن ا ـ ةن ــ ـلز ــ     ــ  ن ـ   ه   ئا از  ةخ ــ  alîmdir (tam hüküm ve
          şihablarla önleniyordur.                                                                 hikmet sahibidir, her
          Fakat bunlar dünyada                                                                           şeyi bilir).
          insanların hayatlarını imha          م
          etmezler. Zira göktaşları
          dünya küresini çevreleyen   ة  ا ل             ة     ا   ا ة              ة ف  ةف ـ فنا ــ لز ــ اةن   ة    ة  Hicr /26 – Biz
                                         ۛ
          atmosfer küresine girer    هل  م     ـ ا ا فن ـ  ت ـ ف  ةمةو   هو    ى    ةم  ـ ءا ةف ــ ف سا ـ ةق ـ في ــ اةن   ك ـ  م ـ   ءاةم ح سلا  نم  ة  ةحـ قاةو ل ـ  insanı kara çamurdan,
          girmez yanıp kül olmakta,                                                                   şekillenmiş bir
          son derece nadir olarak,
          ibret olsun diye yere                                                                      balçıktan yarattık.
          düşmektedir. Hasılı,                                                                        [55,14-15; 6,2]
          dünyamız burçlarla   ة      ة      ف                              ة ي ة


                                                                ي
          korunmasaydı bu şihablar   فدةقلةو﴾٢٣﴿نو ثراةولا    نفح ـ ةنةو    تيم ـ ي   نةو يـفحن  نفحةنل   احناةو ﴾٢٢﴿ ةنيين زاةخ ب  Hicr /27 – Cinleri
          hayatımızı çoktan imha
          etmiş olurlardı.                                                                         de daha önce, zehirli
                                                                                                   ateşten yaratmıştık.
          Hicr /19 – Yeri de   ة            ف
                                                               ة
                                                                                     ف
          yaydık, genişlettik ve   ي ح  ةو   ا   ن  ﴾٢٤﴿ ةنير ـ   خأةتس م ف    لا ـ ف  اةنم ل ـ ف  ةع فدةقلةو فم كفـن م ةني ي م دفقت ف س ملا اةنم  ةع ـ  ل ـ ف  Hicr /28 – Ve hani
                                                                               ة
          oraya ağır baskılar            ي                                                          Rabbin meleklere:
          (sağlam dağlar) çaktık                                                                    “Ben, demişti, kuru
          ve orada hikmetle                                                                       çamurdan, şekillenmiş
          ölçülmüş olarak her                                                                     bir çamurdan bir beşer
          türlü nebatı yetiştirdik.   ة  ف  ة  ة                      ة ي                 ة ة          yaratacağım.”
                                               لةو ـ ف ة
                                                                       ـ ي

                                                      ۟
                                                                         ۜ
          [37,6] {KM, Tekvin 3,24}   ناۛسفن لا    ةخ ـ ل ـ اةنفق   دق ﴾٢٥﴿ ـ  مييل  ةع  ميك  ةح  ه ـ حنا  فم هر شفح   ه  ــ ةي ةو ـ  كحبةر
          Hicr /20 – Orada hem                                                                        Hicr /29 – “Bu
          siz insanlar için, hem                                                                     itibarla, Ben onu
          rızkını sizin                      ة                                                      düzenlediğim insan
                                             ح
                                         ة
          vermediğiniz daha nice       م  ــ فن   ةق ـ فب ـ ل   هاةنفقلةخ  ناةج ف ا  لاةو ـ  ﴾٢٦﴿  نو ن ف س  ةم  أ ـ  ـــ لةم  ةح ن   م لا  ف  ــ ل ـ ۛ ص ـ   ـ ف  ۛص ن   م ـ ف  şekline koyduğum ve
                                                            ۛ
          yaratıklar için                                                                             içine ruhumdan
          geçimlikler meydana                                                                        üflediğim zaman,
          getirdik.                                                                                   derhal onun için
                                              ف   ا                                                secdeye kapanınız.”
          yoktur ki onu meydana  ارۛشةب  ق لاةخ ييحنا   ل  ـ ل ـ ةم ـ ل ـ  ئ ـ ك ــ   ة  ك  حبةر ـــ  ـ  لا ةق فذاةو﴾٢٧﴿ مو م  ـ ح س ـ  لا راةن    م ـ فن  Allah’ın isimlerinin
          Hicr /21 – Hiçbir şey   ى        ي                    ة   ة ف ن  ي      ة


          getiren hazinelerin                                                                        insanda böyle tecelli
          anahtarları elimizde                                                                     etmesidir ki insanı arzda
          olmasın. Biz onu ancak                                                                    halife kılmış ve bütün
          belirli bir ölçü ile               ة                                       ف                mahlûkat üzerine
                                           ـ فخةف
          indiririz.         هييف  ـ     ت  ةنةو ه  ـ فيحو ـ  ت ـ  ۛس اةذ ا  ةف ــ ﴾٢٨﴿  نو ن  ـ فن   ةح ـــ لةم  أ   ةم ــ ف س ـ   م    لاص  ـ ل ـ ۛ  ۛص ن   م ــ ف  çıkarmıştır.
          Hicr /22 – Aşılayıcı                                                                      Hicr /30- Hicr /31
          olarak rüzgârlar          ف م                                                             – İblis hariç bütün
          gönderdik. Derken      ح      ا  ن  ف ة ـ ةم ـ ل ـ  ئ ــ ك     ة                           melekler secdeye
                                                            ن
                                                     ةف ـ ۛ
                                                              ـ ة
          gökten yağmur indirip     ة ك ـ ل ـ  ه ـ فم  لا دةجس ﴾٢٩﴿ ي ي د ـ   ج اس  ه    ل ـ ۛ  او ع  ـ ةق ـ  ةف ي ـ  ي حو ر   م ـ  فن  kapandılar. O ise
          onunla sizi suladık.                                                                       kibirlenip, secde
                                                                                                   edenler arasında yer
          Halbuki o suyu                                                                                  almadı.
          hazinelerde depolayan                      م          ا           ا ة
                                                  ة
                                                           ف ل
                                         ة
                                                                 ل
                                                                           ي ح ي ﴾٣٠﴿ ۙنو ع
          da sizler değilsiniz.   ﴾٣١﴿ ةني ي د ــ  ج اس ـ ح  لا ةع ـ ةم نو ك ةـي  نا  نبا س    فب ــ ييل ــ ۛ ـ ى    الا  ة  فجا ـ ةم ـ  ل
          [39,21; 56,68-74; 16,10;                                 ۜ
          67,30]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          262
   261   262   263   264   265   266   267   268   269   270   271