Page 261 - e mushaf TR pdf
P. 261

257
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          İbrahim /19-                                                                                Allah’ın hükmü
          İbrahim /20 – Görüp   14-İbrahim Süresi           Yaprak 09A  Cüz 13   Süre 14  Sayfa 257   herkes hakkında
          anlamadın mı ki Allah      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kesinleşip, cennetlikler
          gökleri ve yeri,                                                                                cennete,
          hikmetle ve ciddî bir                                                                     cehennemlikler de
          maksat için yaratmıştır.                       ي ِ                                       cehenneme girmeye
                            257            ﴾١٤﴿       ميهربا ةروس          ﴾١٤﴿                     hazırlandığı zaman
                                                              و
          Eğer dilerse sizi                           َ   ى  ع  َ و                               Şeytan bu nutkunu irad
          ortadan kaldırıp                                                                               edecektir.
          yepyeni bir halk getirir.
          Allah’a göre bu, sözü   ف                                                ة               İbrahim /23 – İman
                                     ي ف
                                                                                ن ح
                                                      ة ف
                                                                                     ل
          edilecek bir şey      ــ ۛش ـــ أ  ةي  ن   ا  ق  ف  ــ لا ــ ةح ــ ح   ب   ۛ ضفرلا  ةو     تاةو  ــ ن م ـ  ة ح سلا ق ة    ةخ ــ ل ـ ة   ة ح لا ار  ة ل لا ــ فم ةت ـــ  edip makbul ve güzel
                                                                                   ن
                                         ۜ
                                                                                      ة
          değildir. [36,77-83; 47,38]                                                                  işler yapanlar,
                                                                                                    içlerinden ırmaklar
          Hitap görünüşte Hz.                                                                         akan cennetlere
          Peygamber (a.s.)’a,                                                                        yerleştirilecekler,
          gerçekte ise bütün                                                     ف
                                                                          ف
                                                ة
                                                     ة
                                                                                           ف
                                                                          ةج ـ

          insanlaradır.    ﴾٢٠﴿ يزـــز  ي     ب  ـــ ةع ــــ  ن      ح لا ىلةع   ك لذ   ن  اةمةو﴾١٩﴿دي ي د  قلةخ ب    ـ   تأ ةيةو فم كفـب هذي    Rablerinin izniyle orada

                                                                 ۙ
                                                                                                  devamlı kalacaklardır.
          İbrahim /21 – Bir de                                                                   Orada karşılaştıklarında
                                                                                                   iyi dilek temennileri
          bakarsın kıyamet    م          ذ                                                           “selam” olacaktır.
          gününde hepsi                             ة ح  ا       ة                                 [39,73; 13,23-24; 10,10]
                                                                                ن
                                 حنا اورةبـ
                                                                                        ة
          toplanarak Allah’ın   ة  ـ ا   ك ـ احن  ة ي ا    ك ةـتسا   ف  ةني ي ذل ل ال ؤفةع       لا ـ ح ض ـ ن  لاق  ةج ـ ي م ـ ي اع ةف ا ـ ة     ح   ل او ز ر ـــــــ ةبةو
          huzuruna çıkmışlar.                                                                      Selam: güvenlik, esenlik,
                                                                                                 her türlü zarardan kurtulma,
          Zayıflar büyüklük                                                                       barış anlamlarına gelip en
                                                                                                     kapsamlı bir temenni
          taslayanlara: “Biz,                                                            م        olduğundan, kaynağını da
                                                           ة ة
                                                   ة

                                            ن
          diyecekler, sizlere tâbi   اولاةق  ء ف يۛش فن م    ح لا  باذةع نم   ف    احنةع نو ن ـ فغ م م    فنا ـ  ت ـ ف  ف ل  ةت ـ ةب ـ اع ةف ا ـ لةه  فم ك ة ل ـ  Allah’ın es-Selam ism-i
          idik. Şimdi siz, bize   ۜ                                                                  şerifinden aldığından
          fayda sağlayıp da                                                                          dünyada müminlere
          Allah’ın azabından                                                                      bahşedilen bir İslâm nimeti
          zerrece bir şey                                     م                                   olarak cennette de devam
                                                                                 ن ة
                                                                                                          edecektir.
                             ل ا
                                                     ا
                                      ل ا
          uzaklaştırabiliyor   فما اةنفع زةج ا ــ  ة  ــــ ل ـــ في  ةع  ءاةو ـــ ۛس    فم ك  في د    لا  يد ــــ ن ـ ةن ـ ا ح ل  ـــــ ةه ـــ ة ـــــ اةن  ة ل ــ ةهفو
                                         اة
                                          ن
          musunuz?”                                         ۜ                                          İbrahim /24-
                                                                                                       İbrahim /25 –
          Büyüklük taslayanlar:                                                                     Görmedin mi Allah
          “Ne yapalım?                                                                              nasıl bir benzetme
          diyecekler, Allah bize    ة  ة       ة ة  ة  ةقةو ـ                    ة                         yaptı:
                                                                                       ة ـ ل ا ــ
                                                                                        ف


          yol gösterseydi biz de   ة يض  ــ حم ـ  ق ا ــ  ل  ناطفي ـ حشلا لا  ﴾٢١﴿ ص  ةم ن ـ ف ــ ي ح ـ ي ـ   م اةن  ةم  انر  ۛص ــ ةب ـ  Güzel söz, kökü yerin
                                                                ۟
          size gösterirdik.                                                                        derinliklerinde sabit,
                                                                                                   dalları ise göğe doğru
          Şimdi bizler sabretsek   م                               م                                yükselmiş bir ağaç
          de, sızlansak da sonuç                      ف                         ن  ة ح ي   ة ف           gibidir ki


          değişmez.         فم ك   ت  د ـــــ ف ـــ  ةع ةو ةو ــــ ح ق  ــــ ةح  لا د ــــ ة  فعةو    فم ك   د ــــ ة  ةعةو   ة ح لا  ن ا ر ــــ فملا
                                                                                                   Rabbinin izniyle her
          Anlaşıldı: Bizim için                                                                  zaman meyvesini verir.
          kaçıp sığınacağımız bir                                      ف
          yer yok!” [34,31-33;   ا ة                 م                          م                      Düşünüp ders
                             ا لا  نا
          40,47-48; 7,38-39; 33,66-  ف    ن ل ح ي  ف ة  ــ ل ــ ط ـ     س  ن ــ ف   م  فم ك  ة  ةع  ـــ ل ـــ فـي  ة ي ل  ة  ةمةو ـ ا   ك ــ  نا  فم ك  ة  ـ ل ـ فف ـ  ت ـ  ة  ةف ـ فخ ا  çıkarsınlar diye Allah
          68]                                                                 ۜ                       insanlara böyle
                                                                                                  temsiller getirir. [13,17]
          İbrahim /22 – Hesaplar                                                                   {KM, Mezmurlar 1,3-4;
          görülüp iş         م                                                   م                 Matta 7,17-19; 13,4-32;
          tamamlanınca Şeytan   فم ك  ــ فنا او    ا ل  ف ــ ۛس    ل ـ  مو ـ  ةو يينو     ةت ل ةف  ـ ة ـ  مول ـ  ييل  فم تفبةجةتسا فم ك  ــــ  فو  ت ـــ  ةع ةد  Markos 4,1-34; Luka 8,5-
                                                                             ةف ـ ف
          onlara şöyle diyecek:   ۜ                             ۛ                                            18}
          “Allah size doğru                                                                       Burada iman, güzel ağaca
          vaadde bulundu. Ben de                                                                   benzetilmiştir. Bir ağacın
          size bir şeyler vaad    ف                                    م                          damarları, gövdesi, dalları,
          ettim, ama sözümden    ك       ي ة                     ا ل  ك                     ا ل ل   meyveleri vardır. İman
                               ف
                                            ۜ


          caydım.             ترةف      ـ  ي  يحنا   ح ي خرص   ب  م    ا   فن ـــ  ت ـ ف ــ  م ــ ف  اةمةو  فم  ــ  خرص   ب ــ  م ــ ف  ـ ا ةن ا ا  ةم ــ  ağacının damarları ilim,
                                                                                                     marifet ve yakindir.
          Doğrusu, benim size                                                                     Gövdesi ihlastır. Dalları iyi
                                                                                                     işler ve davranışlar,
          istediğimi yaptıracak                                                    ذ              meyveleri ise güzel işlerin
          bir gücüm yoktu.            ة        ة        ة ح  ة ح ي                                 gerektirdiği temiz huylar,
                                ل
                                                                                         ل ا
                               ـ ي ــ  م  يلا     باذ ــ ةع  م  ــ  ه ـ ف  ـ ي ي م ـ ل ةن   لاظ ـ لا نا  ل  ةق ن   م  نو  ك ـــ  ت ــ  م ـ   ـ ف ـ فب ـ ۜ  رشا ام  ب ـ ة  güzel hasletlerdir. Bir
                                                                                     ة ف
          Sadece ben sizi dâvet                                                                       ağacın canlılığını
          ettim, siz de çağrımı                                                                    sürdürmesi için sulanıp
          kabul ettiniz. O halde                                                                   bakılması gerektiği gibi
          beni ayıplamayın, kendi                                              ة                 iman ağacı da ilim, iyi işler,

                                        ة
                                                     ة

                                                                                                 tefekkür ile gözetilmezse, o
                                                                       ن
                                                                               لا ل
          kendinizi kınayın.   ير ي  ـ فج ـ  ةت     تاحن ـ ةج    تاةح ـ  لا ح صلا اول  ـ  م ـ  ةعةو او  ــ  ن ـ  ةما  ةنيذ ــ ي  ح ة  ــ  خفداةو﴾٢٢﴿  da kuruma tehlikesine
          Ne ben sizi                                                                            mâruz kalır. Bir hadiste Hz.
                                                                                                  Peygamber (a.s.): “Elbise
          kurtarabilirim, ne de siz                                                                nasıl yıpranırsa, kalpteki
          beni kurtarabilirsiniz.                                                                  iman da öylece yıpranıp
                                                                               ة ف
                                  ة     ةت   ـــ  ح ــــ حي ـــ  ت ــ  ه ــ فم   حبةر ـ فمه  ـــ  ا   فذ      ن   ب  اةه  ــ ي ـ  ـ  لا ـ ي ي د ـ يف ةن  ةخ   را  ـــ ةه ـ  فنلا  تـاةه  ـ فح ـ  ةت فن م  eskir. O halde, imanınızı
                                                                                                       daima tazeleyin”
          Ben, sizin daha önce            ۜ                                                        buyurmuştur. İbadetlere
          beni Allah’a şerik                                                                       vakti vaktine devam, bu
          yapmanızı da                                                                                  bakımı sağlar.
          reddetmiştim.”         ف                            ف
                                           ن
          Elbette, böyle         ك ــ  ل ـ ةم ـ ىة  ةم   ــ ةث ـ  ىل    ح لا    ۛ بر ـــ ۛض  ف  ك ــ في ــ ۛ  ةت م  ة ل لا ـــ ف ــ  ر  ﴾٢٣﴿  م  ة ل ـــ ۛس  اةه  يف ــ ي ــ
          zalimlerin hakkı gayet                  ة              ة
          acı bir azaptır. [4,120;
          59,16]
                                                                                     ف
                           ﴾٢٤﴿ ا ة       ح ا  ء  ي ف  اةه عرةفةو  ت          ف ص ـ ل ـ اةه ةث ـ  با ـ    ل  ـ  حي ـ ةب ـ ا   ة  ة ط  ةر  ة ط ــ  حي ــ ةب ـ  ىة ك ـ ۛش ـ ةج ـ
                                   ةمسلا
                                                                             ة
                                                 ف
                                ۙ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          257
   256   257   258   259   260   261   262   263   264   265   266