Page 257 - e mushaf TR pdf
P. 257
253
Rad /35 – Müttakilere Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Hiçbir sûrette değişmeyecek
vaad olunan cennetin 13-Rad Süresi Yaprak 07A Cüz 13 Süre 13 Sayfa 253 olan ana kitap (Levh-i Mahfuz)
O’nun yanındadır. Değişecek
durumu şuna benzer: ve değişmeyecek olan her şey
Bahçelerinin içinden Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 orada kayıtlıdır. Bundan ötürü,
şeriatlar arasında, hatta aynı
ırmaklar akar: kitapta dinin temel ilkelerinden
Meyveleri gibi ِ olmayan bazı fer’i hükümlerin
و
gölgeleri de devamlıdır. 253 ﴾١٣﴿ دعرلا ةروس ﴾١٣﴿ neshedilmesi, bedâ mânasına
ع
İşte, haramlardan ة َ و gelmez, yani Allah Teâlanın
önce bilmediği bir şeyin
korunan müttakilerin sonradan farkına varması
akıbeti! Kâfirlerin anlamına gelmez. Tekvin ve
akıbeti ise ateştir. teşrîde mahv ve isbat (iptal ve
[47,15; 56,27-38; 59,20] ة ف ة ف ة ة ة ح ف ibka) cereyan ettiği halde, ana
kitaptaki hüküm değişmez.
ي
Rad /36 – Kendilerine ۜ ـ راةه فنلااةه تفح ةت ن ــ ف ــــ م يرفج ــ ةت ۜنو ق لا د ـــ ة ـ م ـ حت ــ ع و ي لا ـــ ةج ـ حن ـ لا ة ـ يت ةم ــ لةث ana kitap zannedip nesih kabul
Dolayısıyla, Tevrat ve İncîl’i
kitap verdiğimiz etmez diye iddia eden inkârcı
kimseler sana indirilen م Ehl-i kitap gruplarının inat ve
Kur’ân’dan memnun ة inkârları pek boş bir hevestir.
ا
Halbuki tarihî bir gerçektir ki
olurlar. Ama onlardan ـــ فق ـ ىةب عةو ۗافو ــــ ة ةق ـ حتا ن ـ ي ي ذ ـ ة ح لا ىةب ــ فق ـ ع ك ف ة ـــ ل ـ ت اةه ح ظ ـــ ل ــ ةو م ـــ ئ اةد اةهل ا ك ـ Kur’ân’dan önceki semavi
aleyhteki bazı gruplar, ۜ kitaplar sadece nesihten değil,
onun bir kısmını inkâr tahriften bile uzak
kalamamışlardır.
ederler.
De ki: “Bana yalnız ة Rad /40 – Ya onları
ة
ن
ة
Allah’a ibadet edip نو حر ـ فف ـ ةي ۛ بات ــ ك ــ ف لا م ـــ ه اةن ــ في ـ ةتا ةنيذ ـــ ي ح لاةو ﴾٣٥﴿ حن را ـ ة لا ن لا ـ ف ةك ـ ف ا ـ ير ـ ة ــ uyardığımız birtakım
O’na hiçbir şerik ة ي belaların bir kısmını
koşmamam emredildi. sana gösterir, ya da
Sadece O’na dâvet eder bundan önce senin
ve ancak O’na ruhunu teslim alırız,
yönelirim.” [2,121; ا ف ة ي ة ف ة ة ي ة ا farketmez. Zira senin
ة
ف
ۜ
17,107-109; 3,199] ترما امـحنا ة ل ق ه ۛ ضفع ـ ةب ر ك ـ ي فن ـ فن ـ ةم بازفحلا ةن م ةو ك ـ في ـ لا لزفنا اةم ب görevin sadece tebliğ
Rad /37 – Böylece biz etmektir, hesap görmek
Kur’ân’ı Arapça bir ise Bize aittir. [88,21-26]
hüküm ve hikmet ا Risalet ahkâmının tamamını
ة
ة
ن
ا نا
olarak indirdik. Şayet, ﴾٣٦﴿ با ن ي ة ا ل ـــ في ــ ةم ه ــ ةو او ل ــــ في ـ ه ا ع فد ـ ة ي لا ه ــــ ي ب كر ــــ ف شا لةو ة ح لا فع ــ ب ـــ ةد ل ف ل tebliğ etmek gerekir. Fakat
sana gelen bunca ۜ risalet cümlesinden olarak
tebliğ edilen uyarmaların
ilimden sonra o muhtevasına şahit olmak,
muhaliflerin keyiflerine ذ ف tebliğin gereklerinden
uyacak olursan, ى değildir.
ۜح ة
ى
ل
ا
Allah’ın cezasından ــ فم ه ءاةو ـــ فها ۛ تفع ـــ ةب ــ ة حتا ن ل ـ ئ ــ ةو اي ة ـ ب ر ــ ةع ام ك ح هاةن ف ة فنا ـ ل ز ــ ل ة ن ةو ك ــ لذ ـ ك
ة
seni koruyacak ne bir Rad /41 – Bizim arzı
dost, ne bir hâmi (yeri) alıp onu
bulamazsın. [11,1; 41,41- uçlarından nasıl
42; 31,2] eksilttiğimizi
ة
ة
ن
Rad /38 – Senden önce قاةو لةو ح ي ل ةو ن م ـ ف ح لا ـــ ةن م ك ــ ة ة ل اةم م ف ف م ــ ةن لا ــــ ع ــ ل ـــ ك ءا ا ةج ـ اةم ةد ةب ـ فع ــ görmüyorlar mı? Allah
ة
öyle hükmeder ki onun
۟
bir çok peygamber ۙ hükmünü denetleyecek
göndermiş, onlara da hiç bir merci yoktur. O,
eşler ve evlatlar hesabı çabuk görür.
vermiştik. Bunlar ف ة ة ة
ل
ى
ۜ
peygamberliğe aykırı ــ ة ىة حيحر ذةو اجاةوفزا م ـ ةع ـ ل ـ ل اةن ـ ه ـ ف ةجةو ك لفب ـ ةق فن م ىل س ر اةن ف ـ ل ـ ۛسفرا ل لةو ـ فدةق ﴾٣٧﴿ Yani Bizim mahvimizi ve
değil ki? Mûcize isbatımızı kabul etmek
iddialarına gelince istemeyen o inkârcılar,
baksalar ya, yukarıda
Allah’ın izni م ف açıklandığı üzere, önce
olmadıkça, hiçbir resul ة ف rahmet ve kudretimizle
ل ح
ة
ن
ف ل
ح ي
mûcize gösteremezdi. باةت نك ـ ل ةجا ل ل ـ ك ـ ۜ ح لا ــ ا فذ ن بلا ة ن ب ي ــ تأ ــ ة ـ ةيا ــ ةي نا لو ـ س ر ــ ل نا ك ـ اةمةو yaymış ve ayaklarının altına
ة
sermiş olduğumuz yeri aynı
Her devrin bir hükmü durumda bırakıyor muyuz? O
vardır. Her işin bir serili yeri, üzerinde
vâdesi vardır. [18,110] yaşadıkları o geniş toprakları,
etrafından kudretimizle sarıp
İşte, yaratılışta böyle olduğu ف ا ن sıkıştırmıyor, onu eksiltmiyor
ۛ
gibi, teşrî hususunda da ﴾٣٩﴿ با ــ نك ـــ ةت ـ لا حما ه ــ فن ــ ةد عةو ت ـــ فث ـ ب ــ يةو ءا ۛ ةم ـ ةي ا ــ اش ـ ح لا او حم ةي ــ ف ﴾٣٨﴿ muyuz? Daraltmıyor muyuz?
durum böyledir. Allah Teâla, O ilk medde karşılık onda
bir süre yürürlükte tuttuğu bir cezirler yapmıyor muyuz?
şer’î hükmü, sonra Veya çeşitli yeryüzü olayları
yürürlükten kaldırabilir, ile onu aşındırıp parçalamıyor
neshedebilir (Bkz. 2,106). ة ة ة ة ح muyuz? Veya o kâfirlerin
ة ة
ة
ة ة
ل
ف ي
dünya ve âhiret mutluluğunu كفيلةع اةمحن اةف كحن ـ ةيـحفةوت ـ ةنفوا م ـ ع ـ د ه ـ ف ةن يذ لا ــ ي ــ فع ــ ۛ ض ةب كحن ن ــ ةير ــ اةم ناةو çevresinden eksiltip
vatanlarını peyder pey
ة
Çünkü kitaplar, şeriatlar
elde etmek için uyulması durmuyor muyuz?
gereken kurallardır. Nüfuslarını, topluluklarını
Devirlerin değişmesi ile kırarak, dağıtarak, feyiz ve
ihtiyaçlara göre hükümlerin bereketlerini azaltarak,
değişmesi, ilahî hikmetin ة ف ف ة ل ة ل ف ة ف arazilerini, yurtlarını
ة
gereğidir. Bundan dolayı فن م اةه ص قفنةن ۛ ضفرلا ي تأةن احنا افورةي فملةوا﴾٤٠﴿ باۛس حلا اةنفيلةعةو غ ة لةبلا daraltarak, güçlerini ezikliğe,
Kur’ân’, Tevrat ve İncîl’in kemallerini noksana
temel ilkelerini destekleyerek dönüştürmüyor muyuz?
Ehl-i kitabın hepsini Yerdeki bu değişikliği veya
sevindirirken, o kitaplarda vatanlarındaki bu daralmayı,
insanlığın olgunluk dönemine م bu sıkışmayı görmüyorlar mı
ن
ف
ة
ح
ةو ح
uygun düşmeyen birtakım باۛس حلا عيرۛس ةو هةو يه مفك ح ل ۛ ب قةع مل م ك فحةي لا ـــــاةه فار طا ـــ ف ل Rad /42 –
hükümleri de nesheder. Ve ي ۜ ۜ ة Kendilerinden önce
bundan dolayıdır ki Kur’ân’, geçenler de tuzaklar
bütün kitaplar üzerinde
müheymin (denetçi, hakem) kurdular. Fakat bütün
bir kitaptır. ن ة ف tuzaklar Allah’ındır
ح ف
ة ى
ملفعي ۜاعي ي مةجرفكةملا هل لةف م ةق ن م ن ــ ي ي ذ ــ ة ـــ ف ــ فب ــ ل ــ ه ــــ ف ح لا ر ةقةو ــ فد ةم ـــ ك ـ ﴾٤١﴿ (Allah’ın tedbiri,
ة
Rad /39 – Allah, ة onların tuzaklarını boşa
dilediği hükmü iptal çıkarır). O, her insanın
eder, dilediğini sabit ne işlediğini pek iyi
bırakır. Ana kitap م م ذ bilir. Yarın kâfirler de
O’nun yanındadır. ة ف ة bu dünyanın sonunun
ح
﴾٤٢﴿ راحدلا ىةبق ــ ف ع فنةم ل راف ك ح لا م ة ـ ل ـ فعةيۛسةو سففةن ل ك ـ س ـ ب ك ةـت اةم kimin olduğunu
ۜ
anlayacaklardır. [8,30;
27,50-55]
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
253

