Page 258 - e mushaf TR pdf
P. 258
254
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Rad /43 – Dini inkâr Kâfirler, Allah’ın
edenler: “Sen 13-Rad Süresi / 14-İbrahim Süresi Yaprak 07B Cüz 13 Süre 14 Sayfa 254 rızasına tâbi olmayıp,
Peygamber değilsin” Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 Allah’ın dininin
diyorlar. De ki: kendilerine tâbi
“Benimle sizin aranızda olmasını isterler. Bu
ِ
ي ِ
şahit olarak Allah yeter, ﴾١٣﴿ دعرلا ةروس ﴾١٣﴿ ﴾١٤﴿ ميهربا ةروس ﴾١٤﴿ 254 din, bütün örf, âdet,
و
bir de nezdinde kitap ع و َ و ع َ و gelenek ve
ilmi bulunanlar.” ة َ ى alışkanlıklarını
[26,197; 7,156-157] doğrulasın, ama
ف hoşlanmadıkları bir tek
Kitap ilmine vakıf olanlar ف inanç ve ibadeti bile
Kur’ân-ı Kerimi lâyıkıyla ن ك ــــ ن ف ق ىل ة ك ة ح şart koşmasın. Ancak
ف
anlayanlardır. Kur’ân’ı ح لا ب ىف ل ــــ ۜ ــ ۛس ر ـــ م ت ــ ف س ــــ ۛ ل اورةف ةنيذ لا ـــــ ي ةيةو ـــ ق ــ لو
tanıyanlar, onun beşer sözü bu hale getirdikten
olmasının mümkün olmayıp sonra dini kabul
ancak Rabbülâleminin sözü ederlermiş!
olduğunu, dolayısıyla Hz. م
Muhammed’in de O’nun ف ف ى
ۙ
elçisi olduğunu anlarlar. Ve ﴾٤٣﴿ با ــ ل ـ م لا ــ ك ـــ ةت ـ ـــ فن ـ ةد ع ه ع ن ـــ ف ةمةو فم ك ةب ــ في ــ ةـن ةو ين ــ في ــ ي ةب ادي ي ۛش ــ ه ــ İbrahim /4 – Biz
hatta daha önceki kitaplarda her peygamberi, kendi
ezcümle Tevrat ve İncîl’de milletinin lisanı ile
O’nun peygamberliğini gönderdik, ta ki onlara
haber veren, belge hakikatleri iyice
niteliğinde cümleler vardır.
Bunları hakkıyla bilen ve açıklasın.
taassup göstermeyen insaflı
ي
Ehl-i kitap âlimleri de buna Artık Allah
ن
şahitlik ederler ةمييهرفبا ةةروس dilediğini saptırır,
14-İBRAHİM dilediğini doğru yola
iletir. O azîzdir,
SÜRESİ
hakîmdir (mutlak
galiptir, tam hüküm ve
Mekke’de nâzil olmuş olup
52 âyettir. Sûre, Kur’ân-ı hikmet sahibidir).
Kerimin gerçekliğine dair ِ ن [7,158]
ح
bir girişten sonra Hz. Mûsâ مي ح ي ح ةرلا نن مفحةرلا ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب
(a.s.)’ın tebliğine yer verir. ۛ ع
Daha sonra Hûd, Âd, Allah hangi
Semûd halklarını, genel millete peygamber
olarak inkârcıların gönderirse, mesajını o
tutumlarını ve onlara milletin dili ile
ا
verilen dünyevî ve uhrevî ت ام ح لا ـ ظ ـ ل ـ ة سا ة ـ حن ـ ۛ م ــ ةن لا ةج ر ــ ت ـ فخ ــ ل ك ل ـ في ـ ي ة ة ف فنا ــ ل ز ـ ةن ـ ا ها ل رـلا gönderir. Maksat,
cezaları bildirir. ة ن نك ــ ةت ــ با onların iyice
Âhirette Şeytan’ın kâfirlere anlamalarıdır. Bu
karşı yapacağı hitabeyi sebeple bu âyet, kitabın
nakleder. Sonra Hz. mânalarının diğer
ن ل
لا ـ
geçen kıssasına genişçe yer لا ﴾١﴿ يـ د ف ي ـ ةع ـ يز ـ لاز ــ ةح ـ ي م ـ ف لا ط ار ــ ص ى ي ن ا ل ـ فمه حبةر ـ ب ر ــ ا فذ ن ـ وحن لا ى ة ي dillere çevrilmesini de
İbrâhim (a.s.)’ın Mekke’de
ح
ة
ۙ
verir. Başlangıçta olduğu gerektirir. Fakat mesajı
gibi Kur’ân’ın, Allah’ın anlamak, kabulü
insanlara yönelttiği bir gerektirmez. Bu,
bildiri olduğu hatırlatılarak, insanın tercihinden
sûre sona erer. ف ة ف ة ة ة ح sonra Allah’ın takdirine
ي ل ل ـ ل ــ ةك ـ ف ا ــ ير ـ ةن ــ فيةوةو ضفرلا ـ ف ا ــ ي ةمةو تاةو ـ ن م ــ ح سلا ـ ي ف اةم ه ل ــ ي ي ذلا bağlıdır.
Bismillâhirrahmânirrahîm ۜ
İbrahim /1- İbrahim / İbrahim /5 – Bu
3 – Elif, Lâm, Râ. Bu, ة cümleden olarak,
ة
ف
لا ـ ي ي ذ ـ ة ــ ف س ــ ةت ــ ح ـ حب ـ
Rab’lerinin izniyle ـ فن حد ــ اةي لا ةة و ــ نيةح ــ لا ن و ة ةي ن ح ل ﴾٢﴿ دي ي د ـ ۛش باذ ةع ن م ـ ف ـ Mûsâ’yı da “halkını
insanları karanlıklardan ۙ karanlıklardan
aydınlığa, azîz ve aydınlığa çıkar ve
hamîd (üstün kudret onlara Allah’ın önemli
sahibi ve her işi övgüye günlerini hatırlat” diye
lâyık olan) Allah’ın ى ـ جةو ـ ۜا ع اةه ـــ فب ــ غ ــ ةنو ــ ةي ةو ن ح لا ۛس ن ــ ف ـ ييب ـ ل ةع نو ة ةي ةو ة ن ف ة ةع ـ ل ـ ى لا Mûsâ’yı âyetlerimizle
yoluna, göklerde ve ــ ص ــ حد ة خ ـــ ر gönderdik. Elbette
yerdeki her şeyin bunda çok sabreden ve
çok şükreden herkes
sahibinin yoluna için nice ibretler vardır.
ة
insanları çıkarman için ل و س ةر ف ـــ ل ـــ اةن م ــ فن ۛسفرا اةمةو ﴾٣﴿ يــ د ــــــ ي ع ـ ةب ل ل ــــ ة ۛض ييف ك ـــــ ئ ــ ا ن
ل ا
للوا
sana indirdiğimiz bir
kitaptır.
Kendilerini bekleyen o
çetin azaptan ötürü vay
o inkârcıların hallerine! ح ن ة ة
ح ي
يد ـ فه ـ ي ةيةو ءاا ةي ن لا ح ةم ــ ف ـ ۛش لض ةف م ــ ه ـ ف ـ ي ــ ةق ـ مفو ــ يه ل ــ ي ــ ةب ــ حي ـ ل ةن ن ــ ل ــ اۛس بلا
Vay onlara ki, âhirete ۜ
inanmalarına rağmen,
bile bile dünyayı
âhirete tercih ederler.
ل
ف
ف
ي
İnsanları Allah ا ن ـ ةيا ـ تا ـ اةن ب ىسو ـ ن ف ـ ل ـ م اةن ۛس فرا د ة لةو ـ ةق ـ ف ﴾٤﴿ مييكةحلا زيزةعلا ةو هةو ءاا ـ ۛش ةي فنةم
yolundan çevirir de o ۜ
yolu eğri büğrü
göstermek isterler.
İşte onlar haktan, doğru
ة
ن
ف ل ل
ة ي
yoldan çok uzak bir ۜ ح لا ة ة ـ ا حي ـ ما ب فم هر ك ةذةو ح ــ لا ـ روحن ىلا ت ام ح لا ن م ـ ة ـ ظ ــ ل ـ ة كةمفوةق ف جر ـــ فخا نا
sapıklık içindedirler. ف
[2,257; 57,9]
م م
ة
ن ة
ح
ة
ح ي
﴾٥﴿ ر و ك ـ ــــــــــــ ۛش ر ا ة ـ حب ـ ۛص ل ك ــ ـــــــــــ ل ت ا ـ ةي ل ك ــ ل نذ ي ـ يف نا
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
254

