Page 263 - e mushaf TR pdf
P. 263
259
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
İbrahim /34 – İbrahim /38 – “Ey
Hasılı O, Kendisinden 14-İbrahim Süresi Yaprak 10A Cüz 13 Süre 14 Sayfa 259 bizim Rabbimiz! Biz
dilediğiniz her şeyi Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 ister gizleyelim, ister
verdi. Öyle ki Allah’ın açığa vuralım,
size verdiği nimetleri yaptığımız herşeyi
ي ِ
birer birer saymaya 259 ﴾١٤﴿ ميهربا ةروس ﴾١٤﴿ bilirsin. Zaten göklerde
kalkarsanız, mümkün ع و َ و ve yerde Allah’a gizli
değil, onları toptan َ ى kalan hiçbir şey
olarak bile yoktur.”
sayamazsınız.
Gerçekten insan zalim م İbrahim /39 –
ن ة
ح
ن
ف ي
ف
ve nankördür. اةهو صفح ـ ت ل ح لا ۛ تةمفع ن اوحد عةت ناةو هو م تل ة ف اۛس اةم ل ك فن م ك ـينت اةو “Hamd olsun Allah’a
م
ۜ ۜ ki, hayli yaşlı olmama
İbrahim /35 – Bir de, rağmen,
İbrâhim, bir vakitler ف bu ihtiyarlık halimde
şöyle demişti: “Ya ة ة ة ة ة İsmâil ve İshak’ı bana
ي ة
ي
ف ح ي
Rabbî! Burayı emin bir ـ ي ـ م يه ر ــــــــ فب ا لاةق فذ ا ةو ﴾٣٤﴿ ـ را ك ــ حف مو ظ ــــ ل ــ ـــــــــ ل نا ـــــ ۛس ـ فن لا نا ihsan etti. Şüphesiz ki
۟
ن
belde kıl, beni de Rabbim duayı kabul
evlatlarımı da putlara buyurur.”
tapmaktan uzak tut.”
[2,126; 29,67; 3,96-97] İbrahim /40 – “Ya
ف
ف ة
ى
ل ة
ـــ فع ـ ب ـــ ةد ف ةن ن ا ي ـــ ن ــ ح ةب ةو ين ـــ ن ـــ فب ــ ي فجاةو ان ــ م ا د ة ن ــ ةب ـ ل ــ ة لا اذ نه ـــ لةعفجا ح بةر Rabbi! Beni de,
İbrahim /36 – “Ya neslimden çoğunu da
Rabbî! Doğrusu onlar namazı devamlı olarak
(putlar) insanların ف ve gereğince kılan
birçoğunu saptırdılar. ة ف ة ف kullarından eyle!
ل ة
ى
حنا ـ ه ـ ح
Artık bundan sonra kim ــ ةم ــ فن ةف سا ــ ة حنلا ن ـ ة م ار ك ـ يث ـ ي ــ ـ ل ـ ل ـ ةن ف ضا ن ة ي ح بةر ﴾٣٥﴿ ـ ةم ا ـــ ةن ف ص لا Duamı, lütfen kabul
bana tâbi olursa, o ۛ ۜ buyur Ya Rabbi!”
bendendir.
İbrahim /41 – “Ey
Kim de bana karşı ة ة ة Rabbimiz! Beni,
gelirse o da Senin ﴾٣٦﴿ مي ي حةر ةغ ـ ف ـ رو ك ـ حن ا ــ ةف ييناص ةع ن ــ ف ــ ۛ ةمةو ي ـ يحن ـ م ه ـ حن ا ــ ةف ين ةت ــ ب ــ ةع ــ ي annemi, babamı ve
merhametine kalmıştır, ۛ bütün müminleri
şüphesiz Sen gafursun, kıyamet günü affeyle.”
rahîmsin.” ف
ل
ي ح نا ـــ ةنـا
ــ فن ــ ةد ع عفرةز يذ ةغ داةو ــ ب ييت ة حر حي ـــ ذ ن م ت ف سا ي ا ي ا ـحبةر ــ ة Hz. İbrâhim (a.s.)
Putlar birçok insanın ـ في ـ ر ي ــ ك ــ فن ــ ـــ ف vatanından ayrılırken
sapmasına sebep babası için Allah’a dua
olduğundan mecazi olarak edip af dileme sözü
saptırma işi onlara
maledilmiştir. Hz. İbrâhim vermişti [19,47]. Onu
(a.s.) doğru yolda gidenler ل ف ة ن ة ف ة yerine getirmek üzere
ح
için dua edip nimet ve ـــ ةن م ىة فف ــ ةد ـ ـ فجا ــ ةع ـ ا ل ةف ةةول ــ ح ص ـ لا او م ل ــ ي ـ ي ي ق ـ اةنـحبةر مةر لا ـ م ـ ةح ـ ةب ــ في ـ ت ـ ك böyle dua ediyor. Fakat
bereket istiyor. Fakat isyan ۙ daha sonra onun din
edenler için ceza istemeyip, düşmanı olduğunu
Allah’ın mağfiret ve
merhametine havale ediyor. م kesin anlayınca, onunla
Bu onun meşhur şefkatinin ة ة ة ح ة ة ي ا ة manevî ilişkilerini de
ة
ي
tezahürlerinden biridir. ﴾٣٧﴿نور ك ةي م هل ـ ةع ـ ف ـ فش ل تارةمحثلا ةن م فم هفق زفراةو فمهفيلا يوفه ـ ةت ساحنلا kesti [9, 114]
Benzeri bir davranışı Hz.
Îsâ (a.s.) da yapmıştır.
[5,118] İbrahim /42 –
Sen, o zalimlerin
İbrahim /37 – “Ey ة ــ ىل ةع ىف ـ فخ ـ ن ةي اةمةو ن ل ـــ فع ــ ن اةمةو يف ـ ن ا ــــ فخ ـــ ي ةم م ة ــ فع ـ ل ــ ةت ك ة ي ة حنا ـ ا ـحبةر ــ ةن ـ ة ا işlediklerinden, sakın
Rabbinin habersiz
bizim Rabbimiz! Ben ۜ olduğunu zannetme!
zürriyetimden bir
kısmını senin kutsal O, sadece onların,
mâbedinin yanında, dehşetinden gözlerinin
ة
ن
ة ف
ekin bitmez bir vâdide ف ل لا ـــ ةح ـ فم ــ د ﴾٣٨﴿ ا ة لا ـ ح س ـــ ةم ا ء ي ف لةو ضفرلا ي ف ءي ـــ ف ۛش فن ـــــــ م ح لا donup kalacağı bir güne
yerleştirdim. ertelemektedir.
Ey bizim Rabbimiz!
Namazı gereğince
ة
ة
ن ح
ف
ة ي
ح ي ة
ي
kılsınlar diye böyle نا قح ا ف س ـ ن ةو ل ـــــ ن م ــ ي ع ـــ ي ـ ف سا ر ـــ نك ــ ةب ـــ لا ىل ة ــــ ةع ييل ب ةه ةو ي ي ذلا ح ل
yaptım. ۜ ــ ۛ
Ya Rabbi! Artık
insanların bir kısmının
gönüllerini onlara ة ن ة ف ة
doğru yönelt, onları her ۗييتحيحر ذ فن مةو ةول ح صلا ةمي ي ق م ـ ينلةع ـ ي فجا ح بةر ﴾٣٩﴿ ا ح ا ء ةعدلا عي ي مس ييحبةر
ل ــ ۛ
türlü ürünlerden
rızıklandır ki Sana
şükretsinler.” [2,125-127;
5,97; 28,57] {KM, Tekvin
ة
ة
ة
ةو ةت ــ ةق ــ حب ــ ل
16. bölüm ve 17,18-20; ـ ين ـ ةني ف ـ ل ـ م ـ م فؤ لةو ح يدلا ةو ةو ل ة ييل فغا ـ ر ف اةنـحبةر ﴾٤٠﴿ ا ةع د ا ء ة ف اةنـحبةر
25,12-18} ف
Bu duanın bereketiyledir ki
Hz. Muhammed (a.s.)’dan
ة
ة ن ة
önce bütün Arabistan, ة ـ احم ةع ىل ةلا ن فح ــ ۛس ـ ةب ــــ ح ح غ ـ فا ـ ــــــ ةت لةو ﴾٤١﴿ باۛس ــــ ح ـــ ف لا مو ــــ ق ـ ةي ةم فو ةي ـــ
ondan sonra ise bütün ۟
dünya oraya akın ediyorlar.
Senenin her mevsiminde
her çeşit sebze, meyve ve
ürünler, hem de uygun
fiatlarla orada bulunuyor. ة ف ة ي ة ة ح
﴾٤٢﴿ را ۛ صفبلا ـ هي يف صةخفشةت مفوةيل فم هر حخةؤ ي ام ـ ة حنا ۜنو م لاظلا لم ةي ــ فع ـ ة
ۙ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
259

