Page 267 - e mushaf TR pdf
P. 267

263
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Hicr /32 – Allah                                                                         İblis kıssasının
          İblis’e: “Sen niye secde 15-Hicr Süresi       /       Yaprak 02A  Cüz 14  Süre 15  Sayfa 263  hatırlatılması şu
          edenlerle beraber          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  muhtevada olmuştur:
          olmadın?” diye sordu.                                                                   Daha önceki âyetlerde
                                                                                                     kâfirlerin felakete
                                                          ِ
             Hicr /33 –     263           ﴾١٥﴿        ِرجحعلا ةروس         ﴾١٥﴿                     götüren yollara tâbi
                                                              و
          “Benim, dedi, kuru                            ع      َ و                                  oldukları üzerinde
          çamurdan şekillenmiş                                                                        durulmuştu. Bu
          balçıktan yarattığın bir                                                                sapıklıkların gerisinde,
          beşere secde etmem                                  م                                   en büyük bir düşmanın
          mümkün değildir.”   ة ة                          ة         ة ح ل ة ة                         bulunduğunu,
                                                  ة
                                                                                           ة ا ي
                                                                                                   insanların buna karşı
          [2,34; 7,12; 17,62] [38,76]   ــ فم  ل لا ةق ـ ﴾٣٢﴿ ةني ي د ـ  جاس ـ ح  لا ةع ـــ ةم نو ك ةـت لا كل   اةم س  ةي  ـ ا   ا   فب ــ يل ـ ي ـ    لاةق  daima uyanık ve tetikte
                                                                                                  olmalarının lüzumunu
             Hicr /34- Hicr /35                                                                     hatırlatmak için bu
          – “O halde, dedi, defol                                                        م        kıssaya yer verilmiş ve
          buradan! Çünkü sen                           ف            ة              ة         ل   denilmek istenmiştir ki:

          kovuldun,        ﴾٣٣﴿  نو ن ف سةم  أ    ةح لةم  فن م    لا ۛ صلۛص   فن م    هةتفقلةخ رۛشةب ل ةد ج ف س   ل  فن ك  ا    “Peygamber sizi bu
                                                                                                   tehlikeden kurtarmak
             ve bu lânet, hesap                                                                      istiyor. Fakat siz
          gününe kadar senin                                                                      dostunuzu düşmanınızı
                                               ة
                                                                                           ة
                              ن ي
                                               ح ي
          üzerinde devam   ىلا ةة   ـ ةنفع ـ  ة ح للا كفي ة ة  ـ ل ـ  ةع ناةو ﴾٣٤﴿ يــ  م  ـ  ي جةر ك  ة ة    ةف  ــ  ا   حن ــ  ــ فن ــ اةه   م جر  فخاةف   لاةق  ayırd edemiyorsunuz.”
          edecektir.”                                                               ــ ف
                                                                                                    Hicr /45 – Şeytana
             Hicr /36 – “Ya                                                                         uymaktan korunan
          Rabbi! dedi, o halde                                                                         müttakiler ise
                                                                         ة
                            ة
                                                                                      ح
          insanların       ن و ث      ي   ـــ فب ـ ةع ـــ  ــ فو    م  ةي ى  ا    ل ـ  ي ن  ف  ــــــ  ظ ـــ يان ر ـ  ي  ة    ةف  ــــ فن ا  ح بةر  لاةق ﴾٣٥﴿ ني  ي دلا مفو  ةي ــ  cennetlerde ve pınar
          diriltilecekleri güne                                                                      başlarındadırlar.
          kadar bana mühlet
          ver!”                                                                                          Hicr /46 –
          Hicr /37- Hicr /38 –                                                                   “Esenlikle, emin olarak
                                    ف
                                                                     ف
          “Haydi, buyurdu, belirli  ـــــ   ت  ـــ فق ةو  لا     ــ مفو  ةي ى  ن ي ﴾٣٧﴿ ةنير  ة  لا ن ـــ ة ــ  م ــ فن ـــ ظ ــ   م  ك  ة ة  ةف  ـ حن  ا ــ  ة  ةق ـ  لا ﴾٣٦﴿  girin oraya” (denir
                                               ل ا ـ
          bir güne kadar sana                           ۙ ي                                               onlara).
          müsaade edildi.”
          Hicr /39- Hicr /40 –                                                                      Hicr /47 – Onların
          İblis: “Ya Rabbi! dedi,   ة ف    ة ة      ة                       ة               ف        kalplerindeki kini
                                                                ل ا
          beni azdırmâna karşılık, ضفرلا ي ف فم  ـ ةن ـ ل حن ـ  ه ـ   حيةزل  ين  ــ فيةو ـ ةت ـ ي  فغ ا ام      ح بةر  ةق ـ  لا ﴾٣٨﴿م ولفعةملا  Dost ve kardeş olarak,
                                                                          ب ـ ة
                                                                                                   söküp çıkarmışızdır.


          yemin ederim ki ben de                                                                  divanlar üzerinde karşı
          dünyada onlara                                                                             karşıya otururlar.
          günahları süsleyeceğim   ة    ف          ة        ة ح ي            ل     ة        ة
                                ي     ـ فخ ــ ل ـ ص ــ ةني   ملا  م  ـ فن ـ  ه ـ   م  ك ةد  ــ اةب     ع لا ﴾٣٩﴿ ةني ي عةمفجا     ـــ ةيو ــ حن ــ  ه ــ  فم  فغ لةو  Hicr /48 – Orada
                                                                     ۙ
          ve ancak senin ihlasa                                                                     kendilerine hiç bir
          erdirdiğin kulların                                                                      zahmet ve meşakkat
          müstesna, onların                                                                       dokunmaz, oradan hiç
          hepsini azdıracağım”                  ة                                                      çıkarılmazlar.
                                                                                ة
                                                                  ة ة
                                                ح ي
          [17,62; 38,82-83]    ة ة  ل س  ـ في ـ ۛ ــ ك  ة ل يدا  ـ ةب ـ ي   ع نا﴾٤١﴿  مي ي ق  ـ ةت ف س ـ   م  ح يلةع  طار ـ ص اذ  نه  ـ  ة  ةق ـ  لا ﴾٤٠﴿
                                                                               ة
          İblis şunu demek istiyor:
          “Ya Rabbî, benden aşağıda                                                                 Hicr /49- Hicr /50
          olan birine boyun eğmemi                                                                – Kullarıma haber ver
          istedin. Benim bu emre                                                                    ki (günahları örten)
          uymayacağım sence         ة                        ة            ة                ة      gafur, (ihsanı bol olan)
                                                                          ح ي   ة ف
                                    ح ي
          azmama sebep oldun ve bu  ةم  ة  ـ ةه ـ حن ــ  ةج ناةو ﴾٤٢﴿ ةنيواةغ  ف لا ــ   ةن م   كةع  ـ ةب ـ  ة حتا ن ــ ةم لا  ناطل   س   ـ     لةع ــ هفي ـ فم  rahîm Ben’im.
                                                 ي
          mâlumdu. İşte böylece

          da bu insanlar sebebiyle
          başıma geldi. İşte ben de                                                                  Bununla beraber
          onları azdıracağım.”                                                                      azabım da elîm mi
          Hicr /41 – Allah              ح                     ة                              ة             elîm!
                                                   ل

          buyurdu: “Bu seçkin    م ـ  هفن ـ فم   باةب ل ك ل  باةوفبا  ة  ـ فب ـ ةع ـ  ۛس اةه ل ـ ﴾٤٣﴿ ةني ي ع  فجا ـ ةم ـ  ل  ل ـ ةم ـ  ع فو ـ  د    ه ـ   فم

          kullarımın tuttuğu yol,             ۜ                      ۙ
          işte Ben’im gözettiğim                                                                     Hicr /51 – Onlara
          dosdoğru yoldur.”                                                                              İbrâhim’in
          [16,9; 1,6-7]                                                ة                            misafirlerinden de

                                                     ة

                           اةهول خفدا ﴾٤٥﴿  نو ي عةو    تاحن    ةج ـ  ييف  ةنيق ة  ـ حت م ـ ي  لا نا  ۟  ـ  سفق  ةم ءز ج  bahset. [11,69; 51,24]
                                                                     ف ح ي ﴾٤٤﴿ ـ  م و
                                                                                           ف
                                          ۜ
             Hicr /42 –                                                                              {KM, Tekvin 18.
                                                                                                          bölüm}
          “Şüphesiz Benim o
          seçkin kullarım
          üzerinde senin hiçbir                                                                      Hz. İbrâhim (a.s.)
                                  ي ح
                                                                                     ن
          nüfûzun yoktur, ancak  ى اناةو ـ فخا ل   غ ن   م  م ـ  هرود   ص  ـ    ييف  اةم ا  ـــ ةن ـ  ة  ةنةو ــ فعز  ﴾٤٦﴿ يــ ةن  ـ ين ـ   ما مل   ب ـ ۛس ـ ة  ın kıssasının
                                                   ف ـ ف ـ
          senin peşine takılmış                                                                    münasebeti şudur. Bu
          şaşkın azgınlar başka!”                                                                    sûrenin başında 7.
                                                                                                     âyette müşriklerin
                                                                                                   “Eğer iddianda tutarlı
             Hicr /43- Hicr /44                                   ة                        ن         isen ne diye bize
          – Şüphesiz cehennem   اةهفنم  م ه   ف    اةمةو     بص ـ ۛ  ةن اةه  يف  م ه  ــ ةم ـ ح س ـ ف ـ ي ـ  ةي ل ﴾٤٧﴿ ةنييل  باقةت     م ـ ة ـ        س  ـ رر  ىلةع  melekleri
          de o azgınların hepsinin                                                               getirmiyorsun?” sözleri
          varacakları yerdir.
                                                                                                 nakledilmişti. Onlara şu
                                                                                                    denilmek isteniyor:
             Oranın yedi kapısı   ة  ة ح ل                     ا ل ل ف                           “Melekler gelirse, kesin
                                                                    يي ح نا
                                                                                        ة
                                                 ح
                                                                         ف
                                            ۙ
          vardır ve onlardan her   ييباذةع ناةو ﴾٤٩﴿  مي ي حةرلا    رو فةغلا      اةنا  يي اداةب ع ئ حبةن ﴾٤٨﴿ ةني ي جرفخ م ب  hükmü icra için gelirler,


          kapıdan kimlerin                                                                           artık size mühlet
          gireceği belirlenmiştir.                                                                      verilmez.”
          Onlar kapılara
          bölüştürülmüşlerdir.                                              ة ف     ة   ف
                                         ي
                           ﴾٥١﴿ ــ ةمي  يه ر ــ فبا  ف  ــ في ــ    ۛض  ن ــ ف  ةع  م ه  ةنةو ــ  حب ـ فئ ـ ف  ﴾٥٠﴿ ــيـ  م  يللا    ب اذ  لا ةو ـ ةع ـ   ه ــ
                                      ن
                                ۢ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          263
   262   263   264   265   266   267   268   269   270   271   272