Page 269 - e mushaf TR pdf
P. 269

265
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Hicr /71 – Lût: “Eğer                                                                    Hicr /82 – Dağlarda
          evlenmek isterseniz,   15-Hicr Süresi       /       Yaprak 03A  Cüz 14  Süre 15  Sayfa 265  evler yontarak güven
          işte kızlarım, onlarla     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  içinde bulunuyorlardı.
          evlenebilirsiniz” dedi.
                                                                                                  Hicr /83 – Bir sabah o
                                                          ِ
          Hicr /72 – (Resulüm!)   265     ﴾١٥﴿        ِرجحعلا ةروس         ﴾١٥﴿                  korkunç ses bastırıverdi
          “Hayatın hakkı için                           ع     و  َ و                                       onları!
          onlar, kendilerini
          öylesine kaybetmişlerdi                                                                 Hicr /84 – Kazanıp ele
          ki sarhoşlukları içinde                                 م                                 geçirdikleri mal ve
          sürünüp gitmekte                                                 ي                       imkânlar hiçbir fayda
                                                                                    ة
                                حنا كر
          idiler.”             ـ  ه ــ فم  ة ي ة     ة ل ـ ةع ــ فم ـ  ﴾٧١﴿ ـــ ةن  ةف م    ك ـ فن ــ  ت ــ ف ــ  عا ــ يل ـ ي  ف ي  ـ     ةب ـــ اةن   ت ــ ي     نا   ءلل ؤ  نه  ــــ  ة ا ا  ةق ـ لا  vermedi kendilerine.
                                                 ۜ
          Bu hitabı yapan Cenab-                                                                  Bu âyet Hz. Peygamberi ve
          ı Allah’tır. Bir başka                                                                       müminleri teselli
                                                                                                    etmektedir. Hakikatin
          tefsire göre, hitab                                                       ذ              mutlaka zuhur edeceğini,
                                                                     ة
          edenler elçi melekler   ﴾٧٣﴿ قرفشـ ةني  ـ  م  ةةح  ـ في ـ  ة ح صلا  م ه  ة  ة  ةف ـ ةخا ـ فتذ ــ  ﴾٧٢﴿نو هةمفع ـ ةي فمه تر ك ۛس يف ة  batılın savletinin devamlı
          “Hayatın hakkı için,   ۙ  ي                                             ة          ل ـ ي  olmadığını bildirmektedir.
          onlar sarhoşlukları
          içinde sürünüp                                                                          Hicr /85 – Öyle ya, Biz
          gitmektedirler”                                                                            gökleri, yeri ve bu
          demişlerdi.                                    ة          ل ة  ة              ف            ikisinin aralarında
                           ﴾٧٤﴿لي يحج س ن ـ ف ـ   م ىةةراةج     ح ـ  فمهفيل  ـ ةع ا ـ  ةنرطفم   اةو اةهل فاۛس اةهةي ـ  لاةع اةنلةعةج ةف ـ  bulunan varlıkları
                                                               ف


          Hicr /73 – Güneş       ۜ                                                                 elbette boşuna değil,
          doğarken o korkunç ses                                                                     gerçek bir gaye ve
          bastırıverdi onları!                                                                       hikmetle yarattık.
                                                ل اةهحنا
          Hicr /74 – Bir anda   ﴾٧٦﴿ قـمي  ـ ي   م ل  ـ  ب ـ ۛس ـ ييب ـ  ة ة ي  ةو   ﴾٧٥﴿ ي ي مـ ةن  ــ     ف    ل ل ــ  م ـ ةت ـ ح سةو    ةيل ـ   تا  ة ن ة     لن    يف نا ي ذ ـ ك  ة ح ي  Hiç şüphe yok ki o
          şehirlerinin üstünü                                                                       kıyamet saati gelip
          altına çevirdik.                                                                          çatacaktır. Öyleyse
          Pişirilmiş çamurdan                                                                     müsamaha ile tatlılıkla
          yapılmış taş yağmuruna                                                            ة      davran onlara. [23,115-
                                                                                ن ة ة
                                  ة ة
                                         ة ف
                                                                            ف
                                                                                            ح ي
                                                          ف ي
          tuttuk onları!    ةني ي م لاظل  ةةكـيلا   ف    باةحصا   ف  ة ل    ناةك ناةو ﴾٧٧﴿ ةنيين مفؤ مل ل  ىةةيل ك لذ   ن  ييف نا  116; 38,27; 53,31; 43,89]
                            ۙ                                       ۜ
          Hicr /75 – Elbette                                                                         Hicr /86 – Elbette
                                                                                                       senin Rabbin
          bunda işaretten        ف                                                                mükemmel yaratan ve
          anlayanlar için alınacak  ة                                                                herşeyi hakkıyla
                                                           ة
          nice ibretler vardır.   ح     ة لةو ــ ةق ـ فد   ك ــ ذ   ۛ ب  ﴾٧٩﴿ ـ ۟ني  ـ يب   م ماةم ا ـ  بل ام  ي ة    ا   حن ـ  ه ـ ة  ةو  م  ــ فن ـ  ه ـ ف  فن اةف ـ ةت ـ ةق ـ فم ـ  م اةن  ﴾٧٨﴿  bilendir. [36,81-83]
                                                                       ۢ

          Hicr /76 – Hem o şehir               ۜ                                                  Hicr /87 – Şu kesin ki
          harabesi uğrak bir yol                                                                   biz sana Seb-i mesânî
          üzerindedir.                  ف                                                          ile şu yüce Kur’ân’ı
                                                                                   ف
                                                                           ف
                                                                                                          verdik.
                                                                        ف

                                                                  ۙ
          Bu şehrin harabeleri   ـ فن ــ اةه  ةع او  ةف اةن ـ ك ـ  ن ا ــ  ن    ةيا ـ  تا ــ  فم هاةن  ةتاةو ـ في ـ  ن  ﴾٨٠﴿ ةنييلۛسر ملا رفجحلا        باةح ف صا ل  Seb-i mesânî: Fatiha

          Hicaz’dan Suriye ve                                                                            sûresidir.
          Mısır’a giden yol
          üzerindedir.                                                                              Hicr /88 – Sakın o
                                                                ة
                                                           ف
                               ة ة
                                                                          ةي ـ
                                                                                       ي
          Hicr /77 – Elbette    م هفتذةخاةف ﴾٨٢﴿ ةنيين ما   ى ن  اتو ي ب    لاةبجلا        ةن م نو تحفن  او ناةكةو﴾٨١﴿ ةنيضرفع   م ـ  kâfirlerden bir kısmına
                                                                                    ۙ
                                                                                                   geçici bir zevk olarak
          bunda, iman edecekler                                                                      verdiğimiz dünya
          için çok ibretler vardır.                                                               nimetlerine göz atma.
                                  ذ        ف                                                           Onların iman
          Hicr /78 – Eyke halkı   ة                                                               etmemelerinden ötürü
                                                                                          ة
          da zalim mi zalim bir   ۜنو ب س ـ       ك ـ  نا ـ ةي او ـ ك  اةم م  ـ فن ـ  ه ــ ف  ةع ىنن     ا ل  ةف ــ اةم ا   فغ ـ  ﴾٨٣﴿ ةني ي ح  ـ ف ص ـ  ب ـ   م  ةةحفي ح صلا  üzülme ve müminlere
          halk idi.                                                      ۙ                        kol kanat ger, şefkatle
                                                                                                    koru onları. [20,31;
          Eyke, Tebük’ün eski                                                                     26,215; 9,128] {KM, Çıkış
          adı olup Şuayb (a.s) ın     ة                                                                  18,15-16}
                                                           ة ف
                                      ح ي ا
          halkıdır.              ف   لا ام        ـ ةب ا ــ في ـ ةن ـ  ه ـ ة  ةمةو   ۛ ضفرلاةو     تاةو  ــ ن م ـ  ة ح سلا اةن  ة    ةخ ــ ل ـ فق ـ
                             ۜ      ب ــ لا ــ ةح ـ ح ق                              اةمةو ﴾٨٤﴿    Hicr /89 – Ve de ki:
          Hicr /79 – Onlara da                                                                    “Sizi, sizleri bekleyen
          hakettikleri cezayı                                                                        felaketten açıkça
          verdik. Bu her iki şehir                                                                     uyarıyorum.”
                                                                                          ة
                                                                              ن ة
                                              ة
                                 ة ة
                                                                                      ة
                                                     ف
                                                                                          ح ي
          harabesi de uğrak bir    ه  ــ ةو  كحبةر  نا   ة ح ي ﴾٨٥﴿ لي  ـ ي م ـ  ةجلا ح  ة  ـ ح ص ـ فف ـ ة  لا ح  ـ ةف ـ  ف صاةف  ة  ـ ةي ـ   تل ةة ـ ةع ا ح سلا ناةو
          yol üzerindedir.                                                                         Hicr /90- Hicr /91 –
                                                                                                  Tıpkı o bölüşenlerin, O
          Hicr /80 – Hicr halkı da                                                                 Kur’ân’ı parça parça
          peygamberleri yalancı                                                                     edenlerin başlarına
          saydı.            ة ن ف           ف            ة          ة                  ة    ف       indirdiğimiz felaket
                                                  ى
                           نار قلاةو  ييناةث  لا ن ـ ة ـ ةم ـ   م اع    ۛس ـ فب ـ  كاةنفيةت  ا   ن   فدةقلةو ﴾٨٦﴿ ييل  م ـ  لا قل  لا ـــ ةخ ـ ح  gibi.
                                                                                  ف   ـ ةع ــ
                              ف
          Hicr, Semud’un
          başkenti idi. Kalıntıları                                                                Muktesimîn: bölüşenler,
          Medine’nin                                                                                 bölenler veya yemin
                                                                    ح ة
          kuzeybatısında el-Ula                                    ة                             edenler mânalarına gelir. İlk
                                                        ي ة ن
                                  ل
          kasabasının yanındadır.  ى  ـ ا جاةوفزا  ـ  ة  ــ حت ــ فع ـ ةن ـ  ا  ب ـــ ـه  ةم اةم ىل   ا ك    ةع  ـ في ـ ةن ـ في ـ  ن د  ةت ل ـ  م ـ ح  ة  ﴾٨٧﴿ ـيــ ةم  لا ــــ ةع ــ ي ظ  ف  kısım kısım ayırarak bir
                                                                                                    mânaya göre: Kur’ân’ı
          Medine - Tebük                                                                         kısmını kabul, öbür kısmını
          karayolu üzerindedir.                                                                  reddedenler mânasına gelir.
          Hz. Peygamber (a.s.) ın                                                                  Bunlar, birinci derecede,
          tavsiyesine uyarak                                                                       kendileri de kısım kısım
                                              ة ف
                                                                                    ة
                                                                            ف
          buradan geçenler orada   ﴾٨٨﴿ ةنيين م فؤ م  ـ ل ــ   ل ك ـ ةحاةن ـ ةج  ف ضف ــ    فخاةو م     ة  ــ ل ـ في ـ ه ــ ف  ةع نزفح ــ ةتلةو م   م ـ فن ــ  ه ـ ف  bölünmüş olan Yahudi ve
                                                                              ة
                                                                                                   Hıristiyanlardır. Ayrıca,
          konaklamazlar.                                                                           inkârlarını var güçleriyle
                                                                                                  yemin ederek pekiştirenler
          Hicr /81 – Onlara delil                                                                  de kasdedilmiş olabilir.
          ve mûcizelerimizi
                                                ة ف
                                                                         ف
                                                                                      ا ل
                                                                               ة
                                                                                          ف ي
                                                     ف ل ا
          verdik, ama yüzçevirdi   ﴾٩٠﴿ ةني ي مسةتفق    لا ـ  م ـ  ىلةع اةنلزفنا ام ﴾٨٩﴿  نييب ملا ريذحن ـ ي  لا اةنا يي ح نا  ل قةو
                                                             ةك ـ ة
          onlar bu delillerden!   ۙ                   ة            ۛ
          [41,17]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          265
   264   265   266   267   268   269   270   271   272   273   274