Page 274 - e mushaf TR pdf
P. 274
270
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Nahl /35 – Bir de Âyetin mânası
müşrikler dediler ki: 16-Nahl Süresi / Yaprak 05B Cüz 14 Süre 16 Sayfa 270 şudur: Bir insan,
“Eğer Allah dileseydi Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 iradesini kötüye
ne biz, ne de atalarımız, kullanıp dalâleti tercih
eder, hep orada
Kendisinden ﴾١٦﴿ ِ لحنلا ةروس ﴾١٦﴿ 270 kalmakta ısrar ederse
Allah onun kalbinde
başkasına ibadet etmez. ع ة و َ و dalâleti yaratır. Böyle
birini, kendi isteği
Onun emri rağmına, zorla hidâyete
olmadan hiçbir şeyi م ة getirmez (Âlûsî).
ة ح
ن
ل
haram kılmazdık.” ــــ يه نو د فن م ةم ــ ةع ا ــ ةب ـ ةنفد ــ ا ح لا ءا اش فو ــ ة ل او ة ــــــ ر ك ــ ف ش ا ن لا ــ ي ي ذ ـ ة لاةق ةو
ۛ ـــــ
ة
Nahl /38 – Onlar
Bunlardan vargüçleriyle yemin
öncekiler de böyle ederek: “Allah, ölen
söylemiş, böyle ا kimseyi diriltmez!”
ا ن ة
ة
ة
ة
yapmışlardı. ءف يۛش فن م ـــ يه نو د ن ــ ف م اةن ح ــ فمةر ـــ ةحلةو انل ؤابا لةو ن ـــ فح ـ ةن ءي ــ ف ۛش ن م ــ ف dediler.
ۜ
O halde, Hayır, diriltecek!
peygamberlere açık bir ف
tebliğden başka bir ة ة ف ة ة ح ة ن
ف ح ي
ح
vazife düşer mi? غ ة لةبلالا ل ـ س رلا ةع ــ ىل لةه ــ ةف مه ةق ن م ــ ف ـ فب ـ ل ـ ف ةنيذلا ي لةع ـ ةف ك ل ذ ك ـ Bu Onun verdiği
ۛ kesin bir sözdür, fakat
insanların ekserisi bunu
Nahl /36 – Biz her bilmezler.
millete bir peygamber م
gönderdik. ن ل ى ح ة ة ف
ة ح لا اود فعا ــ ب ـــ نا لو سةر ة حم ــ ك ـ ا ل يف ةو ل ـ ةق ـ فد ةب ـ ةع ـ فث ـ اةن ي ﴾٣٥﴿ ـيـ ن لا ــ م ـ يب Nahl /39 –
Diriltecek ki hakkında
O da “Allah’a ihtilaf ettikleri o ba’s, o
ibadet edin, tağuttan diriliş gerçeğini
uzak durun!” dedi. meydana çıkarsın
ة
ة ةح ــ حق ــ ف ت ـــ فن ةم م ـــ فن ـ ه ــ ف م ةو ح لا ىةدةه فنةم فم هفن مةف ۛ تو غاطلا او ب نةتفجاةو
ح
ن
Sonra onlardan bir ۛ ve bunu inkâr
kısmına Allah hidâyet edenler de kendilerinin
nasib etti, bir kısmı ف ف yalancı olduklarını
hakkında da bilsinler. [53,31; 52,14-
ة
ة ف
ة
ــ س ـ
sapacaklarına dair ة ك ــ نا ف ك ـ في ــ ۛ اور ـ فنا ــ ظ ــ ةف ضفرلا ي ف اوري ي ةف ةل ة ل ح ضلا ة ةع ــ ل ــ في ــ ه 16; 20,15]
ۜ
hüküm kesinleşti.
Nahl /40 – Biz
İşte gezin dolaşın ف herhangi bir şeyin
dünyayı da ة ن ح ف olmasını istediğimizde,
ي ف
peygamberleri yalancı ة ح لا ح ن ةف م ــ ند ي ـ ه ـ ف ــ ا ن ه ىل ــ ةع ف صر ـــ فح ــ ا ةت ن ﴾٣٦﴿ ـ ةني ـ ك ــ يب ذ ملا ة ةع ـ ق ا ــ ةب ـ
sayanların akıbetlerinin sadece “Ol!” deriz,
ne olduğunu görün! o da hemen oluverir.
[21,25; 43,45; 47,10; [54,50; 31,28; 36,82]
67,18]
ح
ل فق ـــ ۛس ــ
ن
او م اةو ﴾٣٧﴿ ير ـ ص اةن ن م م ة ـ ا ل ــ ه ـ ف ــ ف ةمةو لض ـــ ـ ي فن ةم يد ةيل ــ فه ــــ ي ة
ـ ة
ي
Bu âyette, küfür Nahl /41 – Zulme
ve dalâleti tercih mâruz kaldıktan sonra
Allah uğrunda hicret
edenleri Allah’ın edenleri,
dalâlette bıraktığı,
ة
ن
ن
Dünyada da ceza olarak ى ـــ اد فعةو ىل ن ــ ةب تو م ةي ن ةم ــ ف ــ ح لا ثةع ـ فب ـ ةي ل م ن ام في ـــ ة ــ ه ـ ف ل ا د ةج ـــ فه ـــ ة ح لا ب
Allah’ın onları imha ۜ ۙ elbette dünyada
edip, diyarlarını güzel bir yere
boşalttığı bildiriliyor. ذ yerleştiririz.
Müteakip âyette ise ى
ة
ة
ة
ة
لةو اق
ا حن
Kureyş’in inadı, ــ م ه ة ل ـ ي ـ ةب ـ حي ـ ل ةن ﴾٣٨﴿ ۙنو م ة ــ فع ــ ل ـ ةيل ساحن ة ك ــ ةث ــ لار ــ ل ة ك ن ح ةح ــ هفيلةع Âhiret mükâfatı
ن
Resûlullah (a.s.)ın ise ise daha büyüktür.
onların yola Bunu bir bilselerdi!
gelmelerine ne derece
düşkün olduğu ف ف
ة
ح
ة
ل ا ة
hatırlatılıp, ك ـ نا ــ او ة حن ـ ه ـ فم ا اورف ك ـ ي ي ذ ـ ةن ة ح لا ةم ة ـ ةي ــ فع ـ ل ـ ل ةو هي ــ يف نو ف ــ فخ ــ ةت ــ ل ـــ ةي ي ي ذلا Hicretten ötürü
üzülmemesi, zira yapılan bu vaad, kısa
onların, haklarında zamanda gerçekleşmiş,
dalâlet kararının Medineden itibaren
kesinleştiği kısımdan م ف müslümanlar teşkil
oldukları bildiriliyor. ة ة ف ل ل ا ettikleri sağlam toplum
ي
ة ي
فن ك ــ ه ل لو ــ ق ـ ةن نا هان فد ةر ا اةذا ءي ـ لفو ـ ل اةن ــ ۛش ـ ف ةق اةمحنا ﴾٣٩﴿ ـ ةني ك ـ ذا يب ile hakkı yaymışlardır.
ة
Nahl /37 – Sen
onların hidâyete Nahl /42 – O
gelmelerine ne kadar م muhacirler hak yolda
ة
ن
ح
sabreder ve yalnız
düşkün olsan da, او م ــــ ل ـــ ظ اةم د ةب ن م ــ ف ــ فع ــــ ح لا ي ف اور ــ ةج اةه ةني ي ذلاةو﴾٤٠﴿ ك ةف ـ ةي ـ Rablerine dayanıp
ن
۟
و
şunu bil ki: Allah güvenirler.
dalâlette bıraktığı ف ذ
kimselere hidâyet
ن ف
ة
ة ة
vermez. او نا ك ـ فول رةب ك ـ ل ا ةر ــ خ لا ر ــ فجلةو ۜ ـ ۛس ـ ةن ـ ىة ةح اةي ـ فن حدلا ي ف م ة ة ل ــ ن ـ ةب ـ ةئحو ـ حن ـ ه ـ ف
ة
ۢ
Onlara yardım
eden de bulunmaz.
[5,41, 11,34; 7,186; ة ة
ح ل
ة
ة
10,96-97] ﴾٤٢﴿ ــــــــنول حك ةو ةت ـــــ ــــــــــ ةي فمه حبةر ىل ن ــ ةعةواور ۛص ـ ةب ــ ةني ي ذلا ﴾٤١﴿ ۙنو م ة ةي ـــ لفع ـ
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
270

