Page 275 - e mushaf TR pdf
P. 275

271
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Nahl /43 – Senden önce                                                                     Nahl /45- Nahl /
          de, gönderdiğimiz   16-Nahl Süresi       /        Yaprak 06A  Cüz 14   Süre 16  Sayfa 271  46 – Şer planları
          elçiler, kendilerine       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  hazırlayanlar, emin mi
          vahyettiğimiz bir kısım                                                                    oldular: Allah’ın
          adamlardan başka bir                                                                    kendilerini yerin dibine
          varlık değildiler.                                                                       geçirmesinden yahut
                            271           ﴾١٦﴿         ِ لحنلا ةروس        ﴾١٦﴿                     hiç ummadıkları bir
                                                         ع ة و
          Eğer bu konuları                                     َ و                                     yerden azabın
          bilmiyorsanız ilim                                                                        gelmesinden, yahut
                                                                                                    gezip dolaşırlarken
          adamlarına sorunuz.                                                                       Allah’ın kendilerini
                                  ا
                                                                  ة
                                                          ى
                                                                  ح ي ة
                            ة ل
                                   ـ
                                  ل
                           لفها ةـ     ــ ف س ـ     ة ي    لا ــ في ـ ه ـ ةف فم  ـــ ي احو ـ ي   ن لا ـ ةجرلا  ك ل  ةق ن ــ ف ــ فب ــ  ف  ا ل  ةمةو ـ ا   ا   ۛسفر ـ ل ـ  م اةن  kıskıvrak
                                او

           ه دجس ب   ح ز                                                                             yakalamasından?
                                                                                                    Çünkü onlar, kaçıp
                                                                                                   kurtulacak durumda
                                                                                  م      ذ        değildirler. [67,16-17]
                                                                    ة
                                                                        ة
                                        ل ف
                             ة ة ي ا
                                     ة
           ﴾٠٠٠﴿ ﴾٣﴿       كفيلا اةنـلز ــ فناةو ر  ح    ـ  ب ز ــ  لاةو     تاةن  ف   ب ـ لا ـ ةب ـ  حي ــ  ﴾٤٣﴿ۙنو ملفع  ة    ةتل ـ  فم تفن    ك  ف ي     ك ر   نا  ح  ذلا  Nahl /47 – Yahut da
                                          ۜ                                                         kendilerini korkuta
                                                                                                  korkuta, eksilte eksilte
                                                                                         ذ       alıvermesinden emin mi
                                     ة
                                 ة
                                                             ي ة ة
                                                                                                    oldular? Demek ki
                           ﴾٤٤﴿ نورحك           ة ح  ة        فيل ـ ه ـ فم   لةو ـــ ةع ـ ل ـ  ه ـ ةي فم ـ ةت ــ ةف ـ  ا لز  ـ ا    ن ــ  ةم سا ة  ل ل ن  ة  ك ر  ل  ــ  ت ــ  حيةب ــ ة ـ حن ـ  ح  ذلا  Rabbiniz çok şefkatli,

                                                                ح

          Nahl /44 – Evet,                                                                          çok merhametlidir.
          belgeler, mûcizeler ve
          kitaplarla gönderdik                                                                           Nahl /48 –
          onları.               ف                                                     ة             Görmüyorlar mı ki
                                                                                      ح
                                          ة ف
                                                                                           ة ل
                                    ل
                                                                       ة
          Sana da ey Resulüm bu    م هةي تأي فوا ۛ ضفرلا  مه     ب ـــ  ن      ح لا  ۛ فسفخةي ف ل    نا    تاةـ حيسلا   ح  اورةكةم ةنيذلا   ي  ةن ماةفا  Allah’ın yarattığı
                                 ة

          zikri indirdik ki                                                                       şeylerin gölgeleri bile
          kendilerine indirileni                                                                    nasıl sağdan soldan
          insanlara açıklayasın.                                                                  sürünüp Allah’a secde
          Umulur ki düşünüp                                                                        ederek dönmektedir?
          anlarlar. [17,93-94;     ح         ة     ف   ل     ة          ة               ة   ف

          25,20; 21,8; 18,110]        يف   ـ فم   ي ةت ـ ةق ـ ل ـ  ب ـ ه ـ فم   ه ذ ــ  ةي فوا ـ  خ أ  ﴾٤٥﴿ۙنور عفش ـ ةي ل       ةح ـ   ثفي  فن م    باذ  لا ـ ةع ـ  Nahl /49 – Hem
          Bu âyetteki Zikir:                                                                       göklerde ve yerde ne
          Kur’ân-ı Kerim veya                                                                      varsa hepsi, herhangi
          Sünnet-i Nebeviye olarak  م  ة                      ف                                   bir canlı olsun, melaike

                                                                 ل
                                     ح ة
          tefsir edilir. İkinci tefsir   فم ك      حـبةر  ن اةف     فحوةخةت  ن  ةع م ه   ف ـ ىل  ة ذ خأةي  فوا   ﴾٤٦﴿ يز جـ ةن   ب  م     ه ــ ف ـ  م ـ فع ـ  ةف ـ اةم  olsun hepsi Allah’a
          daha az yaygın olmakla            ۜ                           ۙ  ي                          secde eder, asla
          beraber daha tutarlıdır.                                                                    kibirlenmezler.
          Zira indirilen Kur’ân’ı
          Hz. Peygamberin (a.s.m.)                                                                 Bu âyeti okuyanın veya
          açıklaması, yine ona   ة                  ن   ة       ن ي      ة ل                 ة     dinleyenin secde etmesi
                                                                    ة
                                                                                            ة
          indirilen bu Zikir       ـــ ةت ــ ةف ـ حي ــ ال ؤ  ةي   ء ي  ۛش  ـ ف   نم   ف       ح لا  ةقلةخاةم ىلا افورةي فملةوا ﴾٤٧﴿  مي ي حةر    فن ؤرل  vaciptir.
          sayesinde olmaktadır. Bu
          âyet, Kur’ân’ın Sünnet                                                                 Nahl /50 – Üstlerindeki
          ile açıklanması                                                                         Rab’lerinden korkar ve
          gerektiğine en kuvvetli                                                                      kendilerine ne
                                     ة
                            ن
                                                      ى ة
                                                    ن
                                                                 ا ة
          delillerdendir. “Dinin tek     ح   لةو ﴾٤٨﴿نور خاةد  فم هةو    ح   ل  ادحجس      ل ئاةمش    لاةو ــ ح  نيم  ف     emredilirse onu
          kaynağı Kur’ân’dır”                                                                ظ ــ ل ة ل ـ   ه   ةع ـ ن لا ـ ةي ـ ي  yaparlar.
          diyenler şöyle derler: a)
          Peygamberin görevi                                                                         Nahl /51 – Allah
          sadece tebliğdir. b)   ف                                                                 buyurdu ki: “İki tanrı
          Bugün için sadece Kitap   ا                                                            edinmeyin. O ancak tek
                                    ف ن
                                                      ة ف
                                         حباةد ن
          gereklidir, zira         ـ ةم ـ ل ـ  ئ ك  ة  لاةو  ة ــ ة ا  ـ ف   م  ضفرلا ي  ـ ا    ف ـ  ةمةو     تاةوم ـ ن  ة  ةم ـ ا    ف ـ ي   ح سلا  ةي ـ ف س ـ  ج ـ  د  Tanrıdır. O halde yalnız

          Peygamberin açıklaması
          olarak rivayet edilen                                                                      Benden korkun!”
          bilgiler gerekliliğini
          yitirmiştir. c)                                                    ذ                           Nahl /52 –
          Peygambere mâl edilen   ة                     ة ة           ة               ة           Göklerde ne var, yerde
          rivayetler güvenilir yolla  نولةعفف ـ ةيةو  م     ةف ـ  قفو ـ ه ـ ف   نم   ف    فم هحبةر  نو فا  ةي ـ ةخ ـ  ﴾٤٩﴿نور  ك ـ  ب ـ  ةـتس ــــ ف  ةيل م ــــ ف   هةو  ne varsa hep O’nundur.

          ulaşmamıştır.
                                                                                                   İtaat daima O’nadır.
             Bunların her üçü de
           batıldır. Zira, a) Allah’ın  ن ي  ي ة      ن ي   ا           ة ن ة ة   ة                 Öyle iken Allah’tan

            muradı sırf mesajı   هلا  ــ  ةو   ه ام    حن ــ ة  ا  ن    فثا ـ ةن ـ في ـ     ـ ةه ـ نفي  لا اوذ  ةتل  ـ حت ـ  خ ـ    ح لا  ةقةو ـ  لا  ﴾٥٠﴿ ۟نور  ــ ةمفؤ ــ   ي اةم  başkasından mı

           ulaştırmak olsaydı onu         ۛ                                                          korkuyorsunuz?
           melekle veya başka bir
             tarzda gönderirdi.
           İnsanlardan bir Resul ile                                                              Nahl /53 – Hem sizde
                                     ة ف
          gönderdiğine göre, birçok  ــ  ه  ة لةو ضفرلاةو    تاةو  ة    لا ـ ح س ــ ن م ــ  ة لةو ــ ةم  ه ـ  ف ا ـ ي  ﴾٥١﴿  نو بةهفراةف  ة  ـ ةف ۛ د ـ حي ا ـ ة يا   حاةو  nimet namına ne varsa
           âyette açıkça bildirdiği                                                                 hepsi Allah’tandır.
           üzere, ona açıklama ve
             uygulama görevi                                                                      Kaldı ki size bir sıkıntı
             vermiştir. b) Hz.                                                                       dokunduğunda da
           Peygamberin Kur’ân’ı                                                                         yalnız O’na
                                                            ة
                                                                              ل ى
                                                                                           ح ـ

           tebliğ vazifesinden başka  ن      ح لا  ةن مةف  ةةمفع ن فن م فم ك باةمةو ﴾٥٢﴿ نو ق ة    ةت ــ حت ـ  ن  ة  ـ ةغ ــ في ـ ر     ح لا  ةفا  ۜاب ـ صاةو  ن ي ي دلا  yalvarırsınız. [17,67;
            tebyin (açıklama) ve                                                                           14,34]
           tatbik görevi de vardır. c)
             Kur’ân’ın birçok                                                                     Nahl /54 – Ama sonra
           hükmünü hatta namaz ve  ف                                          م                      sizin o sıkıntınızı
            zekât gibi en kesin  ك    ي ة         ة             ة            ك    ة      ي ة      giderince, içinizden bir
                                                                     ح

            emirlerini Sünnetin  ۛ فۛش   اةذ ا حم   ث ـــ ﴾٥٣﴿ ۛنور  ــ ل ا ـ في ــ ةت  ه ـ فج ـ ةـ ــ  ةف   ر ــ  ح ضلا  م  ــ ح س ـ  ةم اةذ     ث ــ ا حم  kısmı hemen Rablerine
           açıklaması olmaksızın                                                                      ortak koşarlar.
            uygulamak mümkün
             değildir. d) Hz.        م
            Peygamberden sahih                            م                     م
                                 ة

                                                                            ي
           surette nakledilen çok  ﴾٥٤﴿ ۙن و   ي    ـــ فش ـ ر   ك ــ    فم  ب ــ  حبر ـ فمه  ك  ــــ فن ـ   م  قير ــ ةف اةذ ا  فم ك  ــ فـن  ةع ةر ح ضلا
            hadis vardır. Bunları                   ة                 ي                 ح
            inkâr edenin tarihi de
            inkâr etmesi gerekir.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          271
   270   271   272   273   274   275   276   277   278   279   280