Page 256 - e mushaf TR pdf
P. 256

252
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Rad /29 – Ne                                                                            Rad /32 – Senden
          mutlu iman edip de    13-Rad Süresi               Yaprak 06B  Cüz 13   Süre 13  Sayfa 252     önce de nice
          makbul ve güzel işler      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  peygamberlerle alay
          yapanlara!                                                                                edildi. Fakat Ben, o
                                                                                                     kâfirlere akıllarını
                                                       ِ
                                                             و
             Eninde sonunda               ﴾١٣﴿        دعرلا ةروس           ﴾١٣﴿          252       başlarına toplamaları
          dönüp gidilecek güzel                         ع  ة  َ و                                   için bir süre mühlet
          yurt onların olacak.                                                                      verdim. Ama onlar
                                                                                                   akıllanmayınca sonra
                                                                                                    da onları azabımla
             Rad /30 – İşte                                                                        kıskıvrak yakaladım,
                                                                                            ة


                                                                                            ح ل
                                                                     ة

          senden önce      ﴾٢٩﴿ اب  ـ ى    ةم  نس ـ ف   حةو م ه ة  ـ ل ى ـ ف  نبوط    تاةح  ل اص ـ ح ـ  لا اولم ـ    ةعةو اون  ةما  ـ  ن  ةني ي ذلا  cezam nasılmış,
          peygamberler                                                                               gördüler. [22,48]
          gönderdiğimiz gibi,
          seni de kendilerinden                                                                      Rad /33 – Tek tek
          önce nice milletler                                                               ف
          geçmiş olan bir millete   ة            ا           ة                   ف ة ي   ة ةق  ة ـ ف ـ ف  ل ة ن  ك  her insanın ne işlediğini

          gönderdik ki sana    مهفي  ـ ل ـ  ةع الةو     ـ ةه ـ ا ا ةم ـ  ل  م ـ ةت ـ لفت ـ   لفبةق فن م تل  ةخ د     ـ ف ي ا   حم ـ   كاةن ـ لۛسفراك لذ  görüp gözeten Allah,
          vahyettiğimiz kitabı                                                                     hiç bunu yapmaktan
          onlara okuyasın.                                                                       âciz olan gibi olur mu?
                                ة    ا                                                      ة        Bununla beraber,
                                                                                            ح ي
                                                                            ة
                                                             ة
                                               ف
                                                                                       ل
                                                                                 ا ة ي
                                ح ي
             Onlar ise          ةو ه لا ةهلا  ة ن ي  ييحبةر     ةو ه ل ق  نن مفحةرلا ب   نور ففكةـي فم هةو كفيلا اةنفيةحفوا ذ ـلا
                                                                                        ي
                                         ل
          Rahman’a nankörlük   ۛ                   ۜ     ح                                ـ       tutmuşlar Allah’a ortak
                                                                                                     koşuyorlar. De ki
          eder, O’nu tanımazlar.
                                                                                                    “Haydi tavsif edin,
                                                                                                    adlandırın bakayım
             De ki: “O benim                         ة                                               onları! Kimdirler,
                                                                                           ة
                                 ف

                                               انار ق
          Rabbimdir. O’ndan   لاةب جلا  ه ـ  ب  ف تر حي   س  ـ  ى ن  ف   نافو ة ح ل  لةو ـ ﴾٣٠﴿ باةت  ــ في ـ ةم  ه ــ  ة ي لاةو تل  ة ف  حك ةو ــ      ةت ـــ   هفيلةع  necidirler, hangi işleri
                                         ة

          başka tanrı yoktur.                                                                       gerçekleştirmişler?
             Ona dayandım,                                          م                                   Ne o, yoksa
          tövbem ve dönüşüm                                                                            Allah’a kendi
                                                                             ة ف
                                          ة
                                                            ف
                                                                                        ح
                                                                       ل
          yalnız O’nadır. [16,63;  ى  ةج ــ ي م ــ ي ـ ۜاع    ر ــــ فملا    ح  ف ن ف  ــ   ل   ل  ةب ىنتفوةملا  ه ـ  ب ةم ل ح  ك ـ  فوا    ضفرلا  ه ب ف تةع ط ق فوا ل  mülkünde var olup da

          6,34]                                       ۜ                                            bilmediği bir şeyi mi
                                                                                                   bildireceksiniz. Veya
             Rad /31 – Eğer                                                                       hiçbir gerçeğe tekabül
          dağları yürütecek, yeri   ى    ة            ن ة       ة ف ل    ن ا   ة ح         ة ل    etmeksizin sırf boş laf



          param parça edecek,   ۜاعي  ةج ـ ي م ـ     ۛ ساحن    لا ــ  ىد  ل  ــ ةه ـ ة    ح لا  ءاا  ـ ۛش ةي فول نا اون ـ ةما ةني ي ذلا سةـ فياةي ـ فملةفا  mı edeceksiniz?”
          ölüleri bile
          konuşturacak bir kitap                                                                          Doğrusu
          olsaydı, işte o, bu                                               ف                      kurdukları tuzaklar o
          Kur’ân olurdu!      ح                                                    ة ح      ة     kâfirlere hoş gösterildi,
                                   ل
                           ل ح ــ ةتفوا  ة ـــ ةعراةق او ع    ۛص ــ ةن ــ  ي  ــ ص ـ ي ـ  ب ــ  ه ـ  ب فم ــ اةم   ت اورف    ك ــ ة  ةنيذ لا ـ ي لاز ـ ةي لةو  hoşlandılar bundan ve
                                                                                       ة


             Ne var ki Allah                                                                             hak yoldan
          böyle yapmadı. Bu                                                                            menedildiler.
          mevcut durumu takdir
          buyurdu. Çünkü emir     ف              ة ح ن ة  ن ي     ف    ن                ى            Her kimi de Allah
                                                                                 ف ـ
                                                                                       م ـ ف
          ve hüküm yalnız   ۟ ةداةعيملا   ي    ف لفخ ي      ل ة ح لا  نا   ۜ  ح لا  ــ   د  فعةو ي  ـ  تأ ـ ة  ةي  ىحت  ةح م ـ  هراةد ن ابير ي  ةق ــ  saptırırsa artık onu yola
          O’nundur.                                                                                  getirecek yoktur.
                                                                                                 [10,61; 6,59; 11,6; 20,7;
             Bu müminler hala    ف                                                                     53;23; 16;37]
                                                        ة
          öğrenmediler mi ki   اورةف ك  ةنيذ ة ح   ل ت  ة ة  ةف ك  ةق ن ـ ف ـ فب ـ  ل ـ  ة



          Allah dileseydi bütün                      ـ فما ـ ل ـ في ـ   ـ ل ـ ي   م ل سر ب ةئزفه ت ف سا  دةقلةو ﴾٣١﴿  Rad /34 – Onlara
          insanları hidâyet eder,                                                                   dünya hayatında bir
          doğru yola koyardı.                                                                     azap vardır âhiret azabı
                                                               ف        ف                          ise daha çok çetindir.
                                                            ة
                                                                                    ف
                                                                                         ل ة
             O kâfirlerin kendi   ا ةق ةو ـ  ئا ــ  م  ــــ  ه ن  ةفا ــ ةم ـ ف  ل  ﴾٣٢﴿ باةق ــ  ع نا   ف  ك ـــ في ـــ ۛ ك ـ  ةـف  م  ـــ  ه ـــ ف   ت ذ ـــ ةخا حم   ث ـــ  Onları Allah’ın elinden
          yaptıkları işler                                                                         kurtaracak kimse de
          sebebiyle başlarına                                                                        yoktur. [89,25-26;
          durmadan bela inecek                                                                           25,11-15]
          veya ülkelerinin hemen                                   ف                  م

                                             ن
          yanıbaşına düşecek ve   ف  ــ ل   ق ءا ـــ ا ةك ر ــ   ش      ح   ل   اولةع ــ ةج ةو   ت   ام  ح  ك ــ ل   ةن ــــ فف ــ  ن  ةع ـ ىل

          bu hal Allah’ın vaad   ۜ ة  ة                    ۛ            ـــ ة ك ـ ۛس ــ ةب ـــ ف      ب س
          ettiği kıyamet gelinceye
          dek sürecek. Allah asla
          sözünden caymaz.
          [46,27; 21, 44; 14,47]   ة    ل      ة ف       ة     ة                   ل

                               ـــــ ر   ه اظ ـــ  ب فما  ضفر لا   ي ف   مل  ــ فع ــ  ةيل ام ـــ ة  ن  ــــ ةن ــ  حب ـــ ةن  ؤ ــ  ب   ه   ت فما فم هوحمۛس
                                                                                     ۜ
             Bu âyette bel edatının
          ifade ettiği idrab mânası,
          işlerin yalnız Allah Teâlaya           ذ
          ait olmasına müteveccih                          ف         ة
                                                                              ف
                                                                                        ف ةق ـ   ـــ
          değil, aksine onun   ـ ن  ةع اود ــ ح   صةو  فم ه ر  ــ ك ـــ  ةم  اورةف ك  ةنيذ  ح   ل ن ــ ة ــ ل ــ ي   حي ز ل  ةب لفو  لا ــ ةن   م ــ
          neticesine, yani mevcut                                                 ۜ
          olan duruma yöneliktir.
          Yani Allah Teâlanın
          hikmetinin, insanların
          yükümlülüklerini kendi
                                                 ة
                                                                                           ة
                                 ف
                                          ة
                                                 هل ـ ف
          seçimlerine bina etmesine    ةونيةحلا ي ف    باذةع م ﴾٣٣﴿     داةه  فنم  هل ة       اةمةف   ن      ح لا ل ل ف ض ي فنةمةو لييب ح سلا
          işaret etmektedir. Âyette                                                    ۜ
          şart cümlesinin karşılığı
          bulunmadığından “İşte o,
          bu Kur’ân olurdu!” diye

          takdir edilir. Bazı

                                                                   ل
                                                                          ن ف
                                             ن
          müfessirler ise: “Onlar yine  ﴾٣٤﴿قاةو فن    لا   ح  م  ـــــ   م م  ــ  ه ــ ف ــ ةن  ة ل اةمةو ۛق ــ ح  ۛشا   ةر ــ  خلا    باذ  ـ ةع ـ  ة ة  لةو اةيفنحدلا
          de iman etmezlerdi” diye                                    ة
          düşünürler.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          252
   251   252   253   254   255   256   257   258   259   260   261