Page 417 - e mushaf TR pdf
P. 417

413
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Lokman /29 –                                                                              Bazı alimlerimiz bu
          Bilmiyor musun ki   31-Lokman Süresi       /        Yaprak 07A  Cüz 21  Süre 31  Sayfa 413  âyetteki beş bilinmeyen
          Allah geceyi gündüze       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  konuya mugayyebat-ı
          katıyor, gündüzü                                                                        hamse derler. Bir hadis-i
                                                                                                    şerifte de bunu teyid
          geceye katıyor,                                                                          etmek üzere “Beş şey
             böylece sürelerini   413     ﴾٣١﴿        نامقول ةروس          ﴾٣١﴿                   vardır ki onları Allah’tan
                                                      َ
          uzatıp kısaltıyor.                             ى  ع و  َ و                                  başkası bilemez”
            Güneşi ve ayı, hizmete                                                                buyurulduktan sonra bu
          koşmuş,  her biri                                                                          âyet zikredilmiştir.
          belirlenen bir vaadeye                                                                  Münavi’nin dediği gibi,
          kadar akıp gidiyor.          ة                             ة           ة                hadisin mânası: “Bu beş
                                                                   ة ح
                                                             ة
                             ة
                                                ة

                                     ـ
                                                                     ي ف
                                     ـ
                                   ل
                            ة ۛ

                                                                                    ة
          Gerçekten Allah bütün   رحخسةو في  ح    لا ــ  ي ف  ةراةهحنلا  ج لويةو راةهحنلا  لفيلا   ي  ـ  ج لو  ن  نا   ة ح لا  ح ل   ر  ةت م  ة ل لا ــــ ف ـــــ  şeyi Allah’tan başkası,
          yaptıklarınızdan                                                                            bütün özellik ve
          haberdardır. [22,61.70;                                                                 incelikleriyle. bilemez.”
          65,12]                                                                                  Şu halde bu hadis Allah
          Lokman /30 – Bu,                      ة                 ا                                 Teâlnın bazı makbul
                                                                                   ف
                                  ة
                                                                                           ة
                                                      ى
                                                                                ل ك
          böyledir. Çünkü Allah   ريبةخنولةمفعةت    اةم ب    ة ح لا ح ل ن    ةو نا  ىحمس م   ۛ  لةجا  ن ي ل  يارفجةي  ح  رةمةقلاةو  ۛ سفمحشلا  kullarına, hatta bu beşten
                                                                      ىلا
                             ي
          gerçeğin, hakkın ta                                         ي         ة                     bazı gaybî şeyleri
          kendisidir.                                                                                bildirmesine mani
               Müşriklerin O’ndan                                                                 değildir. Çünkü O, sınırlı
                                                                                                       gayblardandır.
          başka yalvardıkları                                                                     Mu’tezilenin bunu inkâr
          tanrılar ise batıldır.   ة ح ل    ـ ۙ  ف  ة         ة ح ل     ف    ه  ـــ لاةو ـ ةح ـ ح  ة ح  ة ة ن  etmesi de mânasızdır.
          Gerçekten Allah çok   ناةو ل     ـــ  ه لا ـ  طاةب   ن و د     م  ـ فن    ةي ــ  عفد ـ نو  اةم ناةو ق    ة ح لا    نا ب ك لنذ﴾٢٩﴿
          yücedir, çok büyüktür.                                                                  Bir de şuna dikkat etmek
          Lokman /31 –                                                                             gerekir. Gayb, mutlak
          Görmezmisiniz ki                                                                         gayb ve izafî gayb diye
          gemiler Allah’ın lütfu         ف             ة ف  ة ح ل ف  ة ل            ف  ف    ن     iki çeşittir. Âyet, mutlak
                                                               ة ف
                                       ب ـ

                                                 ي
          ile denizde yüzüyor.     تةمفع ن    رفحةبلا   ي ف  يرفجةت   كل فلا      نا رةت ملا﴾٣٠﴿رييبةكلا    ح ي لةعلا   ةو ه  ة ح لا  gaybın, başkası
                                                                          ۟
              Bu, Allah’ın                                                                         tarafından bilinmesini
          varlığının ve kudretinin                                                                 reddediyor. İzafî gayb,
          bazı delillerini                                                                            bazı şartlara, bazı
          göstermek içindir.               ح        ن ة ة        ة              م                 durumlara, bazı şahıslara
                                                                                            ن
                                                                 ح ي
             Elbette bunda pek      ۛش ــ  ك ـ رو     ة    ۛص ـ راحب  ل ك ل    تاةيل ك  لنذ  ـ  ييف  نا ه  ن     ـ فن ةيا ـ  تا ــ ي   م فم ك          ل ــ  ي ـ ر ةي ــــ    ح لا  göre gayb iken bazılarına
                                                                                                     göre gayb olmayan
          sabırlı, çok şükürlü                                     ۜ                              hususlara denir. Mesela
          olanlar için ibretler                                                                     İstanbul’daki insan,
          vardır.                                                                                  Tokyo’da cereyan eden
          Lokman /32 – Denizde                                                                     hadiseyi bilemez. Ama
                                                                                       ي
          iken onları dağlar gibi   ةنيح    ي دلا  ة     هل ةنيص لفخ م  ن  ــــ ا و   ة ح لا  ةعةد  ـــ ل ـ  ل  ح ة  ظلا   جفو ــ   ـك ـ  ـــ ش ــ ةي ـــ  ه ـ ةم فم  ةغ اةذاةو﴾٣١﴿  vasıtalara sahip olan
          dalgalar kapladığında,   ۛ    ي                                                             kimse, televizyon
          bütün kalpleriyle yalnız                                                                  teknolojisi sayesinde
          Allah’a yalvarırlar.                                                                    görebilir. Bir sene sonra
                 Fakat O, onları                                                                  yağmurun ne zaman, ne
                             ة
                             ح ي ا ن

          kurtarıp karaya   لااةن تاةيا ب د ـ ةحفج    ةي ـ  اةمةو  ۜدصةت   م  م ه  ف    لا ـ ةب ــ ةف ر ـ  م ـ فن ــ ف ـ فق ـ  ة ي    ىلا  ن  ةن ام  ة ة  ةف ــ ل ــ ح ـ حج ـ  هي ــ فم  kadar yağacağı mutlak
          çıkarınca bir kısmı işi                                     ح                             gaybdır. Ama Allah,
          gevşetir, imanla inkâr                                                                    dünya atmosferinde
                                                                                                   yağmurun sebeplerini
          arasında ortada kalır.                                                                   varettikten sonra, diğer
                 Bizim âyetlerimizi         م                                                       insanlar için yağmur
          gaddar ve nankör   ى              ك   ة      ة      ة        ا ل        ةكراحت     ح     zamanını bilmek gayb
                                                                                      ة

          olandan başkası inkâr   امفوةي  افوۛشفخاةو  فم  حـبةر  او ق    حتا ـــ    ساحن ـ لا اةه  ةي ـ ا   ا   حي ــ  ﴾٣٢﴿  فـرو  ـ     ــ ةخ ل ك  olduğu halde, meteoroloji
          etmez. [17,67; 29,65;                                                                   uzmanları tahmin raporu
          35,32]                                                                                          verebilir.
          Lokman /33 – Ey
          insanlar, Rabbinize   ى                               ة     ة                      ة       Diğer bir konu ana
                                                                                      ي
          karşı gelmekten      ۛش ـ ۜاـفي يه د ــ  لاةو ن ــ ف  ةع  زا ـ ةج ةو ـــ  ه  دولفو ــ ةم لةو هد ــ ي    لةو ن ــ ف  ةع  د لاةو يز  ـــ فج ـ  ةي ل  karnındaki ceninin
          sakının.                                                                                 cinsiyetini bilme işidir.
                                                                                                   Son dönemde ultrason
          Öyle bir günden                                                                        gibi cihazlarla bunu tesbit
          çekinin ki o gün hiçbir                     م                                     ة       mümkündür. Âyet-i
                             ة
                                                                               ن
                                                 ف
                                                                                            ح ي
                                 ي
                                اة
          baba evladına asla   لةو ـــــ  ـ فنحد لا   ةوني  ـــ ةح ــ  لا   م ك ـــــ ة  ح  ــــ  غ ـ حن ةر  ةت ل  ةف  ق  ةح  ــ ح ـ ة     ح لا  ةد ــــــــــ فعةو نا  kerime “Rahimlerde olanı
          fayda veremez, evlad                                                                       yalnız Allah bilir”
                                                                                                      buyuruyor. “Mâ”
          da babasına fayda                                                                       Arapçada en umumi bir
          sağlayamaz.                                                                               lafızdır. Kapsamı son
                                                                                    م
                                                             ة
             Allah’ın vaadi elbette    لز  ــ ةن ــ   يةو   ةةعاسلا   ح  ف   ع  هد   ع  ـ فن ـ ة ـ ل ـ  م  ة ح لا  نا ﴾٣٣﴿ رور  لا  ـ ةغ ــ    ح لا ب  فم ك ة حـن ةر غي ة  derece geniştir. Doğacak
                                                                               ن ف
                                                          ن
                                         ة
                                                             ح ي
                                                                                                  çocuğun her türlü maddî
          gerçektir. O halde sizi    ح  ۛ                                                 ح         özelliklerine, genetik
          dünya aldatmasın ve                                                                        özelliklerine şamil
          çok hilekâr şeytan da                                                                      olduğu gibi bütün
          sizi Allah ile                                                                           istidatları, kabiliyetleri,
          aldatmasın, Allah’ın   ى                                   ة ف         ة          ف      hayat mukadderatı, ta
          affına güvendirmesin.  ۜادةغ   بسفك ــ ةت اةذاةم    سففن يرفدت اةمةو ماةحفرلا ي ف اةم  ملفع ــ ةيةو  ۛ ثفيةغلا  cennete veya cehenneme
                                                   ة
                                                          ة

                                                       ي
                                                                                       ۛ
          [4,120; 14,22] {KM,                                  ۜ                                   girinceye kadar bütün
          Hezekiel 18,20;                                                                           özellik ve ayrıntıları
                                                                                                  dahildir ki bu gaypların
          Galatya. 6,5}                           ة                                               yanında, kız mı erkek mi
                                                  ح ي
                                                                                     ي


                                                      ۜ
          Lokman /34 – Kıyamet  ﴾٣٤﴿ ييبـر  ـ ةخ  م  ةع  ـ يل ـ ي ــ  ن    ة ح لا نا   تو  ـــ  م ـ    ةت ضفرا       ة ل   ب س  ــ فف ــ   ـــ ح يا  ةن يرد ـــ ف  ةت اةمةو  olacağı meselesi zikre
                                                                                                    bile değmez. Geçen
          saatinin ne zaman                                                                        asırlardaki müfessirler
          geleceğini yalnız Allah                                                                   için, cinsiyeti bilmek
          bilir. Yağmuru da O                                                                     mutlak gayb durumunda
          indirir, rahimlerde olanı                                                                 olduğundan, bazıları
          O bilir. Hiç kimse yarın                                                                  bilinmeyecek şeylere
          ne kazanacağını                                                                         misal verme kabilinden
          bilemez. Hiç kimse                                                                          bunu söz konusu
          nerede öleceğini de                     ة      ة                                              etmişlerdir.
          bilemez. Herşeyi   ﷌                          ةدفج ح سلا  ةةروس                  ﷍
          mükemmel tarzda bilen
          ve her şeyden haberdar
          olan Allah’tır. [6,59]
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          413
   412   413   414   415   416   417   418   419   420   421   422