Page 412 - e mushaf TR pdf
P. 412

408
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Rum /42 – De ki:   30-Rum Süresi       /          Yaprak 04B  Cüz 21   Süre 30  Sayfa 408  Mûcizeler, bu parlak
          “Dünyayı gezin de daha     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  delillerin bir kısmıdır.
          önce geçmiş                                                                               Allah’ın kâfirlerden
          toplumların                                                                               intikam alması ise,
                                                       ِ
          âkıbetlerinin nasıl             ﴾٣٠﴿        مورلا ةروس           ﴾٣٠﴿          408      onları cezalandırarak o
          olduğuna bakıp                                  ح  و  َ و                                     zalimlerden,
          anlayın!                                                                                müminlerin intikamını
          Onların da ekserisi                                                                        alması demektir.
          müşrik idiler.”                                                                           Rum /48 – Allah o
                                                   ة
                                                                                           ف
                                                                            ة ف

          Rum /43 – Öyleyse         م ـ فن ةق ـ ۜلفب  ةنيذ ة ح  ـ  قا ــ  ةةب لا ـ ي  ةع نا ـك ـ    ۛ ففيةك اورظ ـ فناةف ضفرلا ي ف  اوريس ل  ق ـ  azamet sahibidir ki

          Allah tarafından, o geri                                                     ي            rüzgârları gönderir,
          çevirilmesi mümkün                                                                         rüzgârlar bulutları
          olmayan gün gelmeden                                                         ذ                  kaldırır.
          önce,                                                                                   Sonra o bulutları gökte
                                                                                         ل ة
                                                  ة
                                                              ة
          sen yüzünü, özünü            م ـ فن ةق ـ لفب  م حيقلا   ة ف  نيح  ـ ي د ل ل كةه ــ فجةو  م قا ﴾٤٢﴿ ـ ةني  يكرش ـ ف   م فم هر  ك ةث ـ  ا ناةك  dilediği gibi yayar ve
                                                               ةف ـ ف
          dürüst bir şekilde                                                                        parça parça dağıtır.
          dosdoğru dine yönelt!                                                                      Bir de bakarsın ki
          O gün insanlar zümre                                                                      aralarından yağmur
          zümre ayrılacaklardır.                                                        ف        Derken onu kullarından
                                                                                                       akıp duruyor!
                                                                               ة
                                          ة
                                                                                            ف ل
                                                                        ل حدر
          Rum /44 – Kim inkâr   ة     ةم ـ فن ـك ـ رةف  ﴾٤٣﴿  ع حدـنو  ة  ة  ةي  ــ ةمفو ـ  ئ ـ ةي  ذ ـ ح ص ـ  ن      ح لا  ـ  م  ه ــ ةن  ة ة  ة  ــ ةمل  مفو ةي ي  ــ  تأ ـ ة ـ  ةي نا  dilediklerine
          ederse inkârının zararı                                                                    ulaştırınca, derhal
          kendisinedir.                                                                          yüzleri gülüverir. [7,57]
          Kimler de yararlı işler
          yaparlarsa, onlar da           ة                            ة                   ة         Rum /49 – Halbuki
                                                              ى
                                                                                 ۛ
          kendileri lehine iyi bir   ة يزفجةي ل ﴾٤٤﴿ ۙنو دةهفمي ة     فمهس ف ـ فنة   لةف اح لاص   ۛ  لم  ةع ن ـ ف ـ    ةمةو  هر   ك ـ فف ـ    هفيلةعةف  onlar, daha önce


          hazırlık yapmış olurlar.                                                                  Allah’ın üzerlerine
                                                                                                  yağmur indireceğinden
          Rum /45 – Zira Allah                                                                   tamamen ümitsiz idiler.
          iman edip yararlı iş                                                              ة

                                                                                            ح
                                             ة
                                    ف
                                                                                      ن
                                                                      ة
                                                ـ
                                                حنا ه ل
          yapanları lütfu ile   ةنير فاةكلا ح ب ح  يل ه ة ي   م ــ فن ةف  ـ ف ض ـ ي ـ      تاةح لا ح صلااول مةعةو او نةما ةني ي ذلا  Rum /50 – İşte bak,
                               ي
          ödüllendirecektir.                      ۜ                                                 Allah’ın rahmetinin
          O, kâfirleri asla                                                                              eserlerine!
          sevmez.                                                                                  Ölmüş toprağa nasıl
                             م                                                                         hayat veriyor!
                                                                                  ن
                                                                          ف ل
          Rum /46 – O’nun   فم ك        ـ  ي ــ ي  ي ذ ـ ةق   لةو     تار  ـــ ةب ــ حش ــ   م  حا  لا ـ ةير ـ ة  ة  ـ  ل سر   ي  ــ  نا اه  ةيا ن   م ةو ــ ف ـ  تا ــ ي  ﴾٤٥﴿  İşte bunları yapan kim
          varlığının ve kudretinin                  ة          ح      ف                               ise, ölüleri de O
          delillerinden biri de;                                                                        diriltecektir.
          Size rahmet eserlerini                                                                   O, her şeye hakkıyla
          tattırması, emri ile   م                                                                        kadirdir.
          gemilerin akıp gitmesi   ك ة ح ة                          ة  ف ف
                                                                              ة


          ve O’nun lütfundan   فم  لةعلةو يه ل ف ض   م ـ فن ةف  ــ   او غةتفبةت لةو   يهرفما ـ  ب كل ف    لا ـ  ة يرفجت ـ  لةو ه تم    فحةر ـ ي ة  فن م
          nasip aramanız ve
          şükretmeniz için,
          rüzgârları müjdeci                                                            م
          olarak göndermesidir.         ن ي       ة             ف    ل     ة        ة

                                  ـــ  مفو ــ ه ــ فم  ةق ىلا ىل ــ   س ر ك ل  ــ  فن ةق ــ فب ـ   م اةن  ــ ل ـــ  ۛسفرا  لةو ـ ةق ـــ  فد  ﴾٤٦﴿ نور ك  فشةت
          Rum /47 – Ey
          Resulüm! Biz senden
          önceki ümmetlere de
          resuller gönderdik.  ى  ة                  ة ح
                                                                                          ا
          O peygamberler   ح  ةح ـ اق نا ـك ـ  ةو او  ة  ل    فجا ـ  مر ـ  يذلا   ي ـ ةن  ـ فنا ـ ةت ــ ةق ـ فم ــ  اةن  م ـ ةن  ةف    تاةن  ف  ــ  ب فم ـ لا ـ ةب ـــ  حي ـ   هن ؤاةج  ةف ــ
          ümmetlerine parlak           ۜ
          deliller getirdiler, ama
          çoğu iman etmedi.
          Biz de o suçlulardan                               ة
                                                             ح
                                                                                           ة
                                                                ن ل
          intikam aldık.   ى اباةح ـ ۛسريث  ــ  ت ـ ي  ةف ةحاةيرلا     ـ ل سر ـ  ي يذلا   ي    ح لا﴾٤٧﴿ نـ ةني  ف     ةن  ـ ف ص ـ لار ـ  م ـ  مفؤ ـ ي  اةنفيلةع
                                               ح

          Çünkü müminleri                             ف
          desteklemek, Bize
          düşen bir borç idi.
          [10,103; 3,4; 14,47]


                             جرفخي ةقفدةو  ف    لا ـ  ىر  ى   ةتةف ـ  افس   هلةعفجيةو   ءاا    ۛشةي  ۛ ففيةك    ا ة    ح ا  ء  ي ف   هط سفبةيةف
                                 ة
                                                                            ةمسلا
                                                           ة
                                                       ك ۛ


                                           ة
                                                                               ل ا
                            ة
                                              ي
                           نورشفبةت ف سةي  ه فم ــ    اةذا اه دا          ۛ          ب ـ يه ةم ـ فن ةي ــ اش ـ ءا  م ــ فن  ع ـ ةب ـ ي  ۛ باۛصااةذ اةف يهلل     ة خ  فن م


                                                                                    ۛ
                                                                   ف ل
                                                            ة ة
                             ــ ةن  ي  ــ فب م ـ  ل ـ يس  ة       ةع ـ ل ـ في ــ ه ـ  فم  م ــ فن ةق  ــ فب ـ ل يه ل  لةز  ـ ةن ــ   ي نا ل     ــ فن ةق ـ فب ــ    ناةو ﴾٤٨﴿
                                                                                     ف ي ةك ـ  نا ـ  ماو
                                                              ح

                                                                                ا
                                             ة ف

                                                                                  ف

                           ۜ          ـ فع ـ ةد ةم ــ  تفو ــ اةه  ةب  ۛ ضفرلا   يـفح  ي ف    ـك ـ في ـ ۛ ـ  ن      ح لا  ـ ةم ـ   ت  فحةررا  ن    ةثا ـ  ىلار   ن ي  فناةف ـ ظ ـ  ﴾٤٩﴿
                                                                                            ة
                                                                          ف
                                                        ن
                                                                                    ة ة
                                                 ح
                                                                                            ح ي
                           ﴾٥٠﴿ رـي ي دــــةق   ء ف يــۛش لـــ ك ىـلــةع    ةوـــ هةو  ىنتفوــةمـلا يـفحــ مـــل ك لنذ نا



                                                                   ۛ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          408
   407   408   409   410   411   412   413   414   415   416   417