Page 414 - e mushaf TR pdf
P. 414

410
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          31-LOKMAN      31-Lokman Süresi       /           Yaprak 05B  Cüz 21   Süre 31  Sayfa 410  Nadr İbn Haris adında
          SÜRESİ                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Mekkeli bir müşrik,
                                                                                                   İran’la yaptığı ticaret
          Mekke’de nâzil olup 34                                                                      esnasında acem
          âyettir. Sure-i Şerifenin       ﴾٣١﴿        نامقول ةروس          ﴾٣١﴿           410      masalları ihtiva eden
          konuları arasında en                        َ  ى  ع و  َ و                              kitaplar satın almış ve
          dikkate değer bölüm                                                                    Mekkeli hemşehrilerine
          Hz. Lokman’ın oğluna                                                                    getirerek şöyle demişti:
          yaptığı nasihatları                                                                      “Muhammed size Âd
          nakleden kısım                                                                           ve Semûd halklarının
                                                  ة

          olduğundan, bu                                                                           masallarını anlatıyor.
                                                         ف
          göstermek üzere sûreye ﷌                   نا ن مقل  ةةرو س                   ﷍          Ben de size Rum ve
          hakikatlerin önemini
                                                                                                     Acem masallarını
          Lokman adı verilmiştir.                                                                söyleyeceğim.” Bunları
          Lokman, Kur’ân’da adı                                                                     okuyarak, aklı sıra
          geçen tek hekim                                                                         halkı, Kur’ân’dan uzak
          olmaktadır.                                                                                tutmaya çalışırdı.
          Önce Kur’ân’ın hikmet
          dolu olan bir kitap                                                                    Bazı müfessirler lehv’i,
          olduğu vurgulanır.                                                                         “Allah yolundan
                                                       ِ ن
          Sonra Allah’ın      مي    ح ي ح    ةرلا نن مفحةرلا      ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  alıkoyan şarkı” olarak
                                               ح
          kâinattaki kudret,   ۛ                                                         ع          tefsir ederler. Nüzul
          hikmet ve birliğine dair                                                               sebebi olarak zikredilen
          bazı deliller zikredilir.                                                                bu olaylarla beraber,
          Peşinden Lokman’ın                                                                      âyetin beyanının genel
          hikmetin ta kendisi olan                                ف        ف      ة ف               olup Kur’ân’la alay
                                         ف
                                                                               ة

          tavsiyeleri bildirilir.   ﴾٣﴿ ةنيينسفح مل ل ىةةمفحةرةو ىىد ه﴾٢﴿مييكةحلا باةت كلا      تايا ن  كل ت﴾١﴿ لا ام ا ـ  edenlerin hepsini

          Böylece akıl ve       ۙ                           ۙ                                    kapsadığı meydandadır.




          tefekkürün gayesi olan
          hikmet, beşeriyet için                                                                       Lokman /7 –
          bir ideal olarak                                                                  ة     Kendisine âyetlerimiz
                                                ن ف
                                                                           ن
                                ة
                                                                                ة ة
                                                                                            ح ل
          gösterilir. Daha sonra   ﴾٤﴿نو ن        ه ـ فم  ي ـ  قو ـ  ة  ـ  ةر   خلا     ب ـ  فم ه  ح  ك ـ ةةو ةو    ةزلا ة     يةو ـ  تفؤ ـ نو  ةةولصلا   ح  نو ميق ي   ي  ةني ي ذلا  okunduğunda, sanki
                               ۜ
          bazı vahdaniyet                                                                           onları işiten kendisi
          delilleri, insanın                                                                        değilmiş gibi, sanki
          Rabbine ve O’nun                                                                        kulaklarında ağırlıklar
          dinine olan ihtiyacı                               ا                             ا            varmış gibi,
                                                    ف
                                           ة
                                                           ة ن
                                                                                        ة ن
                               ة
                                                                                         ةع ـ ىل
          bildirilip, bilgisi ne   ساحنلا  ةن مةو﴾٥﴿نو ح لفف ملا  م ه  ك ئللواةو  فمه حبةر  ىد     ه ـ ى م ــ فن  ن  ك ئللوا

          kadar ilerlerse ilerlesin,                                                             son derece kibirli olarak
          insan için gayp olarak                                                                  sırtını dönüp uzaklaşır.
          kalacak bir alanın hep                                                                    Onlara gayet acı bir
          mevcud olacağı                                                                             azap verileceğini
          hatırlatılır.       ة   ة     ف          ن            ة ح          ف   ة                       müjdele!
                           اةهذخ   ةيةو ـ حت ـ          ب ـ ةغ ـ في ــ  عر ـ ل ــ م      ح لا ليبس   ي ۛ    فنةع لض ي ل    ثي ي دةحلا    ةوفهل يرةتشةي   ف  فنةم

                                                                                     ي
          Bismillâhirrahmânirrahîm    ۙ                                                             Lokman /8 – İman
                                                                                                  edip, güzel ve makbul
          Lokman /1 – Elif,                                                                        işler yapanlara naim
          Lâm, Mîm.           ن                                                     ا                cennetleri vardır.
                                                                        ة
                                                                                 ة ة
                              ح
                                                       ي
                           ىلةواةن   ةيا  ه ـ  تا ـــ  ن  ة    ةع ــ ل ـ في ـــ  ن  ـــ فت ــ ىل   تاةذاةو ﴾٦﴿ نيه م    باذةع فم هل ك ئ ـ ن   ى      ه ــ
                                                                                    للوا ۜاوز
                                                                  ي
          Lokman /2 – Şunlar                                                                        Lokman /9 – Ebedî
          hikmet dolu kitabın                                                                      kalmak üzere oralara
          âyetleridir.                                                                                    girerler;
                                    ى
                                                                                  ى ة
                                  ةف ـ ةب ـ ح
          Lokman /3 – İyi    هرش ۛار  ـــ فقةو  ه     ذ   ةن ـــ في ــ  ياف  ة ح ة  ـ  نا ي  ةك اةه  ةمس  ةي م ـــ ف ــــ ف ــ فع ـــ  ة ف  ـ ةك ار   م ــ ف س ـ ةت ـ فك ـ  ب ـ  Allah’ın vaadi haktır,
                                                                           ل نا
                                                                                                   gerçektir. O, azîz ve
          davrananlar için hidâyet  ف            ا                                                   hakîmdir (mutlak
          rehberidir, rahmettir.                                                                  galiptir, tam hüküm ve
                                                                                                    hikmet sahibidir).
          Lokman /4 – Onlar
          namazı hakkıyla ifa   ة     ة     ة        ة              ن      ة ة  ح ي ح  ل  ة          Lokman /10 – O
          ederler, zekâtı verirler,  مي ي عحنلا      تاحنةج      فم هل    تاةحلاصلا   ح  اول مةعةو او نةما   ةنيذلا نا ﴾٧﴿مييلا باذةع ب  gökleri, gördüğünüz

                                                                            ي



          âhirete de tam olarak   ۙ                                                                gibi, direksiz yarattı.
          iman ederler.                                                                                 Yere de, sizi
                                                                                                   sarsmaması için, ağır
          Lokman /5 – İşte                ف         ف       ۜح ى    ن                            baskılar, yani ulu dağlar

                                                                            ۜ
          onlardır Rab’lerinden   ﴾٩﴿ ــــمي   ي    ـــ ةع ــ يز ــ لاز ــ ةح ـــ يك  لا ةو   ه ــــ  ةو اق ــــ ةح       ح لا  ـ ةد  فعةو اةهي    يف ـ   ةني ي د لاةخ ﴾٨﴿  koydu ve orada her
          bir hidâyet üzere                                                                         türlü canlıyı üretip
          olanlar ve işte onlardır                                                                         yaydı.
          felah bulanlar.                                                                            Gökten de bir su
                                                                                                   indirdik de orada her
                                                                                           ة
                                            ة ف
                                                                                     ة
                            ف ل
                                                                           ةع ـ ةم ـ ةت  د ـ


          Lokman /6 – Öyle   نا  ة يساةوةر ضفرلا ي ف  ىق  ف ل    لاةو ــ ن  ــ اةه  ةنفور  رفيةغ ب    تاةو ن مسلا   ح  ةقلةخ  güzel çifti yetiştirdik.
                                                                ة

          insanlar vardır ki hiçbir                                                                       [51,49]
          delile dayanmaksızın,
          halkı Allah yolundan                                                                    Diğer muhtemel mâna:
          saptırmak ve onunla                                                       م                   “O, gökleri,
                                      ا ا ة
                                                         ل ة
                                                                             ة
          alay etmek için laf   اةنفتةب  ة  ةف ـ فنا ـ ءاةم ءاةم ح سلا     ف  ة  ـ لز ـ اةن  م ـ ةن  فناةو  ةحباةد  ح ا    ل ك  فن م اةهييف  ح ثةبةو فم ك     ب ةدي ي مةت  görebileceğiniz direkler
                                   ى
          eğlencesi satın alırlar.                          ۜ                                      olmaksızın yarattı.”
          İşte onları zelil ve
          perişan eden bir azap                                                                     Lokman /11 – İşte
          vardır. [39,23]                                                ف                            bunlar Allah’ın
                              ة  ــ ل ــ ةق  ةخ اةذا    ةم ـ  يينو ر ة     ن ةف ـــ ا    ف  ـــ ل ـ  ق     ح لا  ةخ اذ  نه ــ ﴾١٠﴿مير ي  ك  جفوةز ل   ك ن ــ ف ـ   م اةهييف  yarattıklarıdır. Peki,
                                                                                 ح
                                                            ة



                                                                                                     gösterin bakalım
                                                                                                    O’ndan başkası ne
                                                                                                   yaratmış! Doğrusu, o
                                                                                                   zalimler besbelli bir
                                                                                            ة
                                                               ة
                                                                                            ح
                                                      ة
                                                               ح
                           ﴾١١﴿ نــيـيبـ م     ل  ة لــۛض  يـيف   نوــ مــــ ل اظـــلا لـــةب  يهـــــ نو    د  فنــــ م   ةني ي ذلا  sapıklık içindedirler.
                                 ۟                                        ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          410
   409   410   411   412   413   414   415   416   417   418   419