Page 408 - e mushaf TR pdf
P. 408

404
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Rum /6 – Bu, Allah’ın                                                                     Rum /10 – Sonra, o
          vâdidir. Allah verdiği   30-Rum Süresi       /        Yaprak 02B  Cüz 21  Süre 30  Sayfa 404  fenalık yapanların
          sözden caymaz, fakat       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  âkıbetleri, en fena bir
          insanların ekserisi bunu                                                                      âkıbet oldu.
          bilmezler.                                                                                  Çünkü Allah’ın
                                                       ِ
                                          ﴾٣٠﴿        مورلا ةروس           ﴾٣٠﴿           404         âyetlerini yalan
          Rum /7 – Bildikleri,                            ح  و  َ و                                       saydılar.
          sadece dünya hayatının                                                                  Bir taraftan da onlarla
          dış görünüşüdür; ama                                                                     eğleniyorlardı. [61,5;
          âhiretten habersiz,            ذ                                                                  5,49]
          gafildirler.
                                                                                      ن ة
                                                     ن
                                           ل ة
                           سا   ة  لا ــ حن ـ  ة    ك ــــ ةث ـــ ر  ا حن ك ــــــ لةو  هةد ـــــــ فعةو     ح لا  ف  فخ ــــ  ل ـــ   ن  ــــــ  يل   ۜ  ح لا  فعةو ــ  ةد  Rum /11 – Allah,
                                               ن

          Rum /8 – Onlar azıcık                                                                   kâinatı yaratmaya ilkin
          olsun kendi başlarına                                                                          başlayan,
          kalıp düşünmediler mi                                                                   sonra onu tekrar yapan,
          ki:                                                                                        öldürdükten sonra
                                                                                   ة
                                                           ى
                                                                 ظ نو م
          Allah gökleri, yeri ve   ةع م ـ ف ــ ن   هةو  اةي     ـ فنحد ــ  لا  ةو  ف  ــ ةن لا ـ ةح ـ ني ـ   م ار  ـ  ها ــ  ة ة  ة  ةي ـــ فع ــ ل ـ  ﴾٦﴿نو مل ة  ةيل ـ فع ـ  ة  diriltendir.
          ikisinin arasında olan      ۛ                                                           İşin sonunda da hesap
          bütün varlıkları gerçek                                                                  vermek üzere O’nun
          bir gaye ile, belirli bir                                                                      huzuruna
          vâdeye kadar                                                                               götürüleceksiniz.
          yaratmıştır.                   ل         ة          ة ل          ة               ن ف

                                                                                      ة
          Ama insanların   اةم  م           ـ ي   فنا ـ  ف ـ س ـ ه ــ ف  ياف اور  ةي م  لةوا ــ ف ــ ةت ـــ ةف ــ حك ـــ  ﴾٧﴿ لـنو  ـــ فم   ةغ ـ  فا ــــ   ه  ةر ــ  خ لا  Rum /12 – Kıyamet
          birçoğu, Rab’lerinin                                                                     koptuğu gün, o suçlu
          huzuruna çıkacaklarını                                                                     kâfirler ümitlerini
          inkâr ediyorlar.                         ة                                             tamamen kesip susarlar.
                                                                     ة ف
                                                                                           ة
                              ى
                                                                                  ة
                                        ل
                                                ف ح ي ا
                                     ــ
                                   ل
          Bu âyet, onları kendi   ىحمۛس م ةجاةو       ـ ةح ـ ح ق  لا بلاام    ةنفيةب ـ  ه ـ ة    اةمةو  ۛ ضفرلاةو      تاةو  ن مسلا   ح ـ  ن      ح لا  ةقلةخ  Rum /13 –

          vicdanlarında bir   ۜ                                                                        Ortaklarından
          muhasebeye davet                                                                          kendilerine bir tek
          etmekte ve                                                                             şefaatçi dahi bulunmaz,
          vicdanlarından                          ة          ة         ا                  ة       zaten onlar ortaklarını
                                                                              ة
                                                                                          ح ي
                                          لةوا ـ ةي فم ــ
                                                                                            ي

                                                                    ل
          hareketle dış âlem   ي فاور يس ـ  ي    ة ل  ﴾٨﴿نور  ل  ـــ ةك ـ  فا ــــ  فمه حبةر ئاق ل ب   ة  ساحنلا  ى   ةن م اريثةك ناةو  da reddedeceklerdir.

          hakkında birtakım
          gerçeklere ulaşmalarını                                                                  Rum /14 – Kıyamet
          istemektedir.                                                ف                          saati gelip çattığında,
                                              ة                                                   işte o gün, müminlerle
                                                          ة
                                                                                           ة ف
          Rum /9 – Onlar         ةق ـ فب ـ فمه ل ن   م ن  ح لا  ة ـ ي ي ذ ــ ة ــــ ف  ـ  قا ــــ ةب ــــ  ةع نا   ف  ك ــــ في ــــ ۛ ـك ـ   اور     ـــ ةي ــ فن ـــ ظ ــ  ةف ضفرلا  kâfirler birbirlerinden

          dünyayı hiç      ۜ                                                                              ayrılırlar.
          dolaşmıyorlar mı ki,
                              ذ                                                             ف       Müminler cenneti,
          kendilerinden önce                                                                      kâfirler ise cehennemi
                                                     ة ف
                                                              ل
                                                                  ة
                                ل ا
          yaşayanların          ا ك ـ رةث اةهور  ــــــ ةم ـــ  ةعةو  ۛ ضفرلا او را ـ ةثاةو  ىةحو ـــــ  ق م  ة  ــــ حد  م ـــ فن ـــ  ه ـــ ف  ۛشا   ا ل  ك ــ  نا ــ او  dolduracaklardır.
          âkıbetlerinin nasıl   ة
          olduğunu görsünler?                                                                      Rum /15 – İman edip
          Onlar, kendilerinden                                                                     yararlı işler yapanlar
          daha güçlü idiler.                                                                     ağırlanarak neşelenirler.
                                                                                                    cennet bahçelerinde
                               ة ن
                                                                                          ة
                                                                          ا
                                       ةف ـــ ة


                                                                        ة
          Toprağı alt üst etmiş,       ح لا ناةكام تاةن  ف     ــ ل ـــ  ه ــ  ب فم ـ لا ــ ةب ــــ  حي ــــ   س ر  م  ــ  ه ــ ف  فتءاةجةو اةهور  ـ ةم ــ  ةع ام   م ــ ح
          sular, maden, ekin gibi         ۜ
          nimetlerden
          yararlanmış ve
          şimdikilerin yeri imar   ة  ة     ف                               ن           ف
          edişlerinden daha    ث ــــ حم ﴾٩﴿ ۜنو م  ــــ ظ ـ  ل ــــ  ةي  م  ــــ فنا او  ا ل  ف ـ ۛس ــ  ه ــ ف  ةك  ن  ـــ  ك ـــ ف ـ  نا ــ  لةو م   ل ــــ ةي ــ ظ ــ  ل ـــ ةم ــ  ه ــ ف
          fazlasıyla imar etmişler,
          resulleri de kendilerine
          aşikâr, parlak deliller                ف
          getirmişlerdi.                     ة             ا ا               ة
                                             ح
                            ن      ح لا  ن   ب ـ ةيا ـ   تا  او ــــــ  بذ ــــــ    ك نا ىاو    ن  ـ ح س ــ  لاال ؤا اسا ن  يذ ــــ ي ــ ة  ح لا ةة  ةع ـ  قا ـــــ ةب ـــ  ة  ـك ــ  نا
                                                   ف ل
                                                                     ل
                                                                   ۛ ـ
          Ama hakikati
          reddettiler ve sonuçta
          yok olup gittiler.
                                                                        ة
                                                                 ن ل
                                                                             ة
          Allah onlara asla   ة   ث  ــــــ حم   ي حم ـ ي ع ـ ي ـ  ه د  ة   ث ق  ف  ــ ةخ ــ ل ــــ ة ــــ  ف لا ا ؤد  ةي  ـــ فب ـ ة    ح لا﴾١٠﴿  ؤزفهت ف س  ةكةو ـ  نا ـ  او  ب ـ  اةه ةي ـ
                                                                        ۟نن
          zulmetmedi,
          lâkin onlar kendi öz
          canlarına zulmettiler.
                             ة
                                     ة
                                                                               ة
                                                            ة
                            فملةو﴾١٢﴿ نو مر     ف    لا ـ  م ـ فج ــ    س لفبي   ةةعا ح سلا  مو ق ـ ةت ةمفويةو﴾١١﴿ نو عةجر ــ  ت  هفي ة ي
                                                                                            لا ـ

                                                                        ة
                                                                                      ف

                                                                                       م
                                ـ                    ا              ـ               ة  ك
                                  ة    ــ  ش ــ ر ـك ـ  ئا ـ فمه  ةو ـك ـ  نا ـ  ب او   ش م     ة   نم   ف  ش ــــ ر ـك ــ  ئا ــــ ه ــ ف ــ ةف ــ نع ـــ ال ؤ     فن ل ــ  ه ـــ فم    ةي ـــــ
                                       ة
                                                               ة
                            ة ة

                           احما  ةف ـــ ﴾١٤﴿ نوقةرةفةتةي  ذ  ـــ   ة ةي ـــ ةمفو ـ  ئ ــ  ةعا ح سلا   مو ق ةت  ـ  ةيةو ــــ ةمفو  ﴾١٣﴿ يرـــ ةن  ي  ـك ــ  فا ــ
                                           ح
                                                                                            ة
                                                                                            ح
                                 ة
                                                                    ة

                           ﴾١٥﴿ نورــةبـفحـ ي  ةـۛضفوةر ييف فمـ هـةف    تاةحـ لا ح صلا اولــ مــةعةو او نةما ن    ةني ي ذلا

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          404
   403   404   405   406   407   408   409   410   411   412   413