Page 405 - e mushaf TR pdf
P. 405
401
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
ءزجلا 29-Ankebut Süresi / Yaprak 01A Cüz 21 Süre 29 Sayfa 401 Şu halde Kur’ân’daki
Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 bu bilgilere bir merci
lâzımdır. Kur’ân’ı
tebliğ eden ve kırk
ِ
401 ﴾٢٩﴿ توبكنععلا ةروس ﴾٢٩﴿ yıllık ömrünü kendi
و
َ ع
﴾٢١﴿ و َ َ و arasında geçiren Hz.
hemşehrilerinin
Muhammed’in; okul,
öğretmen görmediği,
ا
hatta yazma bile
ة ة
ة
ح ي ح
ة
ل
ح ي
او م ة ة لظ ـ ةني ي ذ لا ـ لا ۗ نۛسفحا ل ة ي ه ي ة ح ـ يتلا ـ بلا باةت ك ة ف ــــ ل لا ـ فها اول داةج ت ــ لةو bilmediği kesindir. Zira
Ankebut /46 – Kur’ân, sayısız
Zulmedenleri hariç, muhaliflere karşı bu
Ehl-i kitab ile en güzel âyeti bildirmiş, hiçbir
olan şeklin dışında bir م düşman çıkıp da onun
tarzda mücadele ن ي ة ي ة ة ة ي ة ح ي ة ن ا yazı bildiğini ileri
etmeyin ve onlara şöyle اةن ةو لا ـ ه ـ فم ك ـ في ــ لا لز فن ـــ اةو اةن لا ـ في ـــ لز ــــ ـفنا ي ي ــ احن ب ـ لا ذ ةما اولو قةو م ه م ـ فن ـ ف ـ sürememiştir. Öyleyse
deyin: Kur’ân’ın her şeyi bilen
“Biz, hem bize indirilen Allah Teâlâ tarafından
kitaba, hem size ف م gönderildiği kesinlik
indirilen kitaba iman ل ف ا ن ة ة ة ن ي kazanmaktadır.
ــ ف س ـ ل ـ
ةو ك ـ ل ذ ـ
ettik. ة ــ لز ــ اةنـ فنا ك ﴾٤٦﴿نو م م ه ــ ل نفح ــ ةن ةو د ــ حاةو فم ك هلاةو
Bizim İlahımız da sizin Ankebut /49 –
İlahınız da bir ve aynı (Şüpheye en ufak yer
İlahtır ve Biz O’na yok) O, kendilerine ilim
gönülden teslim olduk.” ة nasib edilenlerin
ة
ن
لا ك
لا ــــ في ــ
[3,8416,125; 20,44] نو ن ي ــ مفؤ ـــ ۛ باةت ف لا ــ ك ـــــ م ـــــ في ــ اةن ه ـــــ ةتا ن ـــ ي ي ذ ـ ة ح لاةف ۜ ـــ ك ـــــ ةت ــ ۛ با ف ة ة ي kalplerini aydınlatan
Ankebut /47 – Biz, işte parlak âyetlerdir.
Evet, Bizim
sana da bu Kitabı âyetlerimizi
indirdik. zalimlerden başkası
ة
Daha önce kitap ا ن ب ــ ةيا ـ تا ــــ ةن ـ ا ـــــ ةح ـــ د ـ ةي ا ـــ فج ةمةو ـ يه ب ن ــــ ي ن ــــ ف ـــ مفؤ ةم ءلل ؤ ــــ ا ا نه ن ـــ ف مةو ه ب ــــ ي inkâr etmez. [10,96 – 97]
verdiğimiz kimseler ۜ ۛ
buna da iman ederlerdi. Ankebut /50 – Onlar
Şunlardan da ona iman diyorlar ki: “Ona
edenler vardır. م Rabbinden âyetler
Bizim âyetlerimizi ةق ن ة ة ح ي ف ةك ــ فا ـــ (mûcizeler) indirilseydi
kâfirlerden başkası باةت ن ــــ ف نك ــ ـــ ف ــــ فب ــ ل ـ م يه م اول ةت ت ك ـــ فن ــ ۛ ـــ فت ـ اةمةو ﴾٤٧﴿ نور لا ــ لا ya!
inkâr etmez. De ki: “Âyetler sadece
Allah’ın nezdindedir.
Daha önce kitap Sizin keyfinize göre
verilenlerden Hz. ن ف ة ف ة ى ي ة ح ة değil, kendi hikmeti
ة
Peygamber (a.s.)’dan تاةيا ـ ةو ه لب﴾٤٨﴿نول ط ـ م ـ فب ــ لا ۛ باةتفرل اذا ك ةت ـ خ ــ ط ــ ب ه ـ ةي ـ ي م ـ ني ــ لةو gerektirdiğinde
önceki dönemde Peygamber'ine verir.
yaşamış Ehl-i kitap, “ve Ben ancak gerçek
min haülai” (şunlardan durumu bildiren, uyaran
da) kısmından maksat ة ح bir elçiyim.” [17,59]
ن
ة
ي
ise Hz. Peygamber'in ا ا ةنــ تاـياـ ب دةح ــ فج ــــ ةي اةمةو ةم ــ ع ـ ل ــــ ف ف لا او ــ تنوا ةنيذ لا ـ رود ـــ ص ييف تاةن ةب ـ حي ـــ
çağdaşı olan Ehl-i kitap ۜ Ankebut /51 – Hem
kasdedilmektedir. kendilerine okunan bu
kitabı indirmemiz
Ankebut /48 – Ey ا ة ة onlara kâfi gelmiyor
ة
ح
ة
ن
ح ي
ا لفو
ل اولاةقةو ﴾٤٩﴿ ـ
Resulüm! Sen ن ــ ف حبةر ــــ يه م تاةيا ه ة ـــ ل ـ في ـ ةع لز فن ـــــ ة ــ ة ن و ـــــ م لاظلا لا mu?
vahyimizden önce kitap ۜ Elbette bunda iman
okuyan veya yazı yazan edecek kimseler için bir
bir insan değildin; eğer rahmet ve yeterli bir
böyle olsaydı, batıl ders vardır. [26,197;
ن ف
ل ا
iddia peşinde olanlar نـيـيبـــ م ــــر ي ي ذ ــــــــ ل ـ ةن ا ةنا اةم ـــ ـ ـــــــ ة ي ۜ ح لا د ــــ فن ـــــ ة ن ع تاةيلا ام ــــــ ة ة ي ف ق ـــــ 17,88]
حناةو
حنا ل
şüphe edebilirlerdi.
[7,157; 25; 5,6] Ankebut /52 – De ki:
“Benimle sizin aranızda
Hz. Peygamber (a.s.)’ın ذ şahit olarak Allah yeter.
ümmîliğin yaygın ن ة ف ة ف ا ة ل ل ة ل O, göklerde ve yerde
olduğu bir topluma ىل ي ـ فت ــــ ۛ باةت لا ـــ ك ــــ ك ةع ــ ل ــ في ـــ لز ــ اةن ة ـــــ حنا م ف ـــ ه ــ ف ــ ا فنا ك ةـي م ـــ ف لةوا ﴾٥٠﴿ olan her şeyi bilir.
mensup olduğu Gerçek ortada iken,
bilinmektedir. Halbuki batıla iman edip Allah’ı
Kur’ân-ı Kerimde çok
çeşitli bilim dallarına ait ة inkâr edenler,
ح ي
ل ك
bilgiler, ilmî prensipler, ل ــ ةق ـــ مفو ىر كك ـــــ ذ ةو ىة ــــــ ةم ــــ فح ر ـــــ ة ة ــ ل نذ ي ــ يف نا م ة ــــــ ل ــــــ في ـــ ه ـ ف ةع işte asıl ziyana ve
neticeler, atıflar veya ن ة ۜ hüsrana uğrayanlar
işaretler vardır. Sadece onlar olacaktır.” [69,44
Yahudi ve Hıristiyan - 47]
dinlerine ve kutsal م ف
kitaplarına dair bilgileri ى ك ن ف ة
göz önünde ي ــ ه ــ ي ـ ۛاد ۛش فم ــ في ــــ ةـن ةبةو ي ةب ــــ في ـ ين ـ ح لا ب ك ــــ نف ـ ى ل ق ــــ ﴾٥١﴿ ـ ۟نو ـــ ن م فؤ ي ــــ
bulunduracak olursak
bunlar büyük bir yekûn
teşkil eder. Bu konulara
girmek, hele hele o ة
ة ف
ن
ن
ـ ة
alanın ilim adamları او نـــــــــةم ا ي ي ذ ح لا ـ ةو ضفرلاةو تاةو ن م ــــ ــــــــ ة ـ ي ح سلا ف اةم م ة فع ـــ ل ـ ــــــــــــ ةي
arasındaki ihtilaflı ۜ
konularda görüş
bildirmek, eleştiri
yapmak, karar verip ا ف
ة ن
ة
ف
ن
hükme bağlamak, bilgi ﴾٥٢﴿ نور ــــ ساةخ ـــ لا م ــــ ه ك ئللوا ۙ ح لا ب اورةف ك ةو ل ـــــــ ــــــ ةب ـ ط ا ف لا ب
sahiplerinin bile
yanaşamayacağı bir iştir.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
401

