Page 406 - e mushaf TR pdf
P. 406

402
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Ankebut /53 – Senden   29-Ankebut Süresi       /        Yaprak 01B  Cüz 21  Süre 29  Sayfa 402  Ankebut /60 – Nice
          çarçabuk başlarına         Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  canlı mahlûk var ki
          azabı getirmeni                                                                           rızıklarını kendileri
          istiyorlar.                                                                                  taşıyamazlar.
                                                     ِ
            Eğer belirlenmiş bir          ﴾٢٩﴿      توبكنععلا ةروس         ﴾٢٩﴿           402       Ama sizi de, bütün
                                                         َ ع
          vâdesi olmasaydı azap                         و َ    و  َ و                             onları da rızıklandıran
          onlara muhakkak                                                                                 Allah’tır.
          gelmişti bile!                                                                            O her şeyi hakkıyla
               Fakat hiç farkına                                                                       işitir ve bilir.
          varmadıkları bir sırada                            ا
                               ة
                                   ف
                                                            ل
                                                 ى ة ا
          o kendilerine ansızın     باذةع  لا ــ  م هءاةج  ىم  ـ ل  م ـ ۛس ـ ح ل ـ  ةجالفو ـ ة ة  لةو باذةع ف ة    لا ب ـ  ة     فعةتس ةيةو ـ ف ـ  ج ـ ةنول ـ ك  Ankebut /61 – Eğer
                                         ة
          gelecektir. [8,32]  ۜ                                     ۜ                            onlara: “Gökleri ve yeri
                                                                                                        kim yarattı?
          Ankebut /54 – Senden                                                                     Güneş’i ve Ay’ı kim
          çarçabuk başlarına                                                                        hizmetinize âmade
                                                                      ة
                               ة
                                       ة
                                                           ة
                                                                                      ة
          azabı getirmeni   باذةع  لا ب ــ ف   كةنو    ةي ـ ف س ـ ةت ـ فع ـ ل ج ـ  ﴾٥٣﴿نور ع  ـ فش ـ  ةيل م ـ ف   هةو ىةتفغ ةب م هحن  ف  ة لةو ـ  تأةي ـ ةي ـ ف ـ  kıldı?” diye sorarsanız
                                                                              ة
          istiyorlar.       ۜ                                                                         elbette “Allah!”
               Ama ne diye böyle                                                                       diyeceklerdir.
          sabırsızlanıyorlar ki?                                                                 Öyleyse nasıl oluyor da
               Zaten cehennem                                                                          bu gerçekten
          kâfirleri kuşatmış       ة ف                               ف   ة          ة ة   ة ح ي     uzaklaştırılıyorlar?
                                                            ۙ ي
          bulunuyor.           م ـ فن      باذةعلا    م هيشفغ ـ ن  ةي ةمفو  ةي ــ ﴾٥٤﴿ ةنير ـ  فاةكلا ب  ةط يح م  ـ ةه ـ حن ـ ل ةم ـ ي ـ  ةج ناةو  Ankebut /62 – Allah
          Burada sebebin hâli,                                                                    kullarından dilediğine
          müsebbebin hâli                      م                                                       bol rızık verir,
          durumunda             ة                                                                 dilediğinin nasibini de
                                                                         ل



          gösterilmiştir. Zira   ﴾٥٥﴿نول  ةت مت  ك ـ فن ـ ف ـ فع ـ ةم ـ  اةم او قو  ذ لو قةيةو فمه ل جفرا    تفح   م ـ فن ةت  ـ   ةو فمه قفو  ةف ـ  kısar.
          cehenneme girme                                                                         Muhakkak ki Allah her
          sebebi olan inkâr ve                                                                           şeyi bilir.
          isyan, şimdiden,
          kâfirleri kuşatmış                                         ة            ة                Ankebut /63 – Eğer
                                                                                  ح
                                                                   ل ح ي
          bulunmaktadır.   ﴾٥٦﴿  نو د     ةف يا ة       ـ ةع ــ ةف  ة ــ  ا   حي ـ ة ــ فعا ـ  ب ــ  ساةو ي ـ ضفرا نا او ن  ن ا    ةما ــ  ةنيذلا   ي  ة ي داةب ــ  عاةي  onlara: “Gökten su

                                                                ي
                                                                                                    indirip ölümünden
          Şöyle de denilmiştir:                                                                   sonra yeri canlandıran
          Küfür ve isyanlar,                                                                       kimdir?” diye sorsan
          gerçekte cehennemdir.              ة                                                      elbette: “Allah’tır!”
                                                     ة

                                                                                           ح
                                                                                   ا
                                             ح
          Ama, bu dünyada bu   اول مةعةو او نةما ن  ةنيذلا ﴾٥٧﴿نو عةجر     ت ــ  ـ اةنفي ة ي ة     ث ـ    تفوم  ف    لا ـ ة   ةةق ئاةذ سفةن   ف  ل ك  diyeceklerdir.
                                                                  لا حم
                                               ةو ي
          surette tezahür etmiştir.                        ف                                       De ki: “Hamd olsun
                                                                                                 Allah’a ki, (kâfirler bile
          Ankebut /55 – O gün                                                                       onun bu vasıflarını
          azap onları hem                                                                           inkâr edemiyorlar.)
          üstlerinden hem                      ى       ة   ف           ة      ة           ة        Bütün hamdler, güzel
                                                 ة
                                          ي
          ayaklarının altından   ةت ـ  تفح ـ اةه    فن م  يرفجةت افر غ   ة     ـــ ةن لا ـ ةج ـ حن ــ   م  م     ـ  ن ـ ةب ـــ ةئحو ـ حن ـــ  ه ـ ف  ل     تاةح   لاص  لا ــ ح ــ  övgüler aslında Allah’a
          kaplayacak da,                                                                         mahsustur, fakat onların
                   Allah onlara:                                                                  ekserisi bunu düşünüp
          “Yaptıklarınızı tadın                                                                        anlamıyorlar.”
          bakalım!” buyuracak.   ن            ة ح ل         ف     ل                        ة ف



          [7,41; 39,16; 21,39;   ىلةعةو   اورةبۛص  ةني ي ذلا﴾٥٨﴿ۗةنييل ماةعلار ـ فجا ةمفع ـ  ن اةهي ـ يف ةني ي دلاةخ راةه ـ فنلا
                                                                         ۜ
          54,48 - 49; 52, 13 – 16]
          Ankebut /56 – Ey iman                                   ف
          eden kullarım! Benim                ة                            ة    ة
                                                   حباةد ن
                                                                    ةو ك ـ ا    حي ــــ ف ـ ف

          sizi yerleştirdiğim   ۗاةه ــــــ ةقفزر ل  ــ فح ــ  م ـ  ةتل   ة ــــ ة ا   م  ن  ة    ﴾٥٩﴿ نول ـــ      حبةر ــ ه ــ فم ةي   ـ ةت ــ حك ةو
          dünyam geniştir.
               (Bir yerde dininizi
          uygulayamazsanız
          başka yere hicret                                             م
                               ف ة
                                                                                            ن ل
                                                                             حياةو اةه
          edebilirsiniz.)   فم هةتلاۛس ن  ة لةو ــ  ئ ـ ف  ﴾٦٠﴿ ـ  مييل  ف    لا ـ ةع  ـ  عي  ة  لا ـ ي م ح س  ةو ه  ةو   فم ك  ــ ا  ة ي  ـــ  ق زر  ةي  ــ    ح لا
                   Onun için yalnız                                                    ف
          Bana ibadet ediniz.
          Ankebut /57 – Her can
                                                                    ة ف
                                                                                 ة
          ölümü tadacaktır.  ة    ة ل ـ ةم  ف    لاةو ـ ةق ـ  ـ فم ـ ۛ س  ة حشلار  ة  ـ حخ ـ  ۛسةو  ۛ ضفرلاةو    تاةو  ن مسلا   ح ـ  ة  ةخ ـ ةقل  ةم ـ  فن
                                    ر
                            حنلو قةي
                                     ـ
                 Sonunda Bizim      ة                  ة
          huzurumuza
          getirileceksiniz.
          Ankebut /58 – İman                                        ن ل     ة          ة ن  ن ةف  ـ ا   ىحن

                                    ۛ
                                                     ح
          edip yararlı işler    م ــــ فن    ءااش     ــ ةم ـــ فن ةي ـــــ   ل ةقفزر ـــ لا ط  ةي  ــ فب ـــ  س ـــ    ح لا ﴾٦١﴿ نو كةـففؤي    ۛ   ح لا
          yapanları, cennetin
          yüksek köşklerine
          yerleştireceğiz.
                   İçinden ırmaklar    ة                     ح         ة  ي ح ن  ة
                               ف ة
                                                                          ۜ
          akan o cennetlere, onlar  فم هةتلاۛس فن ئلةو ﴾٦٢﴿ ييلـــ  م  ـــ ةع ءي ـ ف  ۛش ل   ب  ــ  ك ـ  ة ح لا     ن ا   ه      ع ـ ةب ـ  دا  يه ةيةو ـــ فق ــ  د   ل ر ـــ

          devamlı kalmak üzere
          gireceklerdir.
                  İyi iş yapanların
          mükâfatları ne güzel!
                            ة      ة ل ـ ةي ـ اةه  ـ فن ةب ـ فع ـ ةم د ـ  تفو ــ   م  ۛ ضفرلا  ــ  ه   باةيفحا ـ ةف ءاةم ءام ـ ة  ة ا    ح سلا  ةنم  لةزةن  فنةم
                                                                                       ة
                                                         ة ف
                                                                   ة
                                                                        ا
                            حنلو ق
          Ankebut /59 – Onlar,                                        ى                 ح
          sabreden ve yalnız
          Rab’lerine dayanıp                             ذ
          güvenen müminlerdir.
                                 ة
                                                                                            ن
                                               ة
                                                                    ن
                                                                               ف
                                                           ا لـــــــةب
                           ﴾٦٣﴿  ۟نوــلــــ قـــفعــــةيل  فمــ ه رةثـــ    ك ل ف  ۜ  ح   ل   دــــفمــةحـــلا لـــــــــــ ق    ۜ   ح لا


                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          402
   401   402   403   404   405   406   407   408   409   410   411