Page 422 - e mushaf TR pdf
P. 422

418
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Ahzap /7- Ahzap /8 –   33-Ahzab Süresi       /        Yaprak 09B  Cüz 21  Süre 33  Sayfa 418  Ahzap /10 – O vakit
          Bir vakit, Biz             Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  onlar hem üstünüzden,
          peygamberlerden,                                                                         hem alt tarafınızdan
          kuvvetli bir söz                                                                        gelmişlerdi. Gözleriniz
          almıştık: Senden,               ﴾٣٣﴿       ِ بازح ع لا ةروس      ﴾٣٣﴿          418         şaşkınlıktan ötürü
          Nuh’tan, İbrâhim’den,                         َ ع  َ  و  َ و                               kaymış, yüreğiniz
          Mûsâ’dan ve                                                                               ağzınıza gelmişti.
          Meryem’in oğlu                                                                          Siz de Allah hakkında
          Îsa’dan.                                                                                   türlü türlü zanlar
          Evet onlardan pek                                                                              beslemeye
                                                    ة
                                                                                     ف
                                                                                         ل ي
                                    ي
          sağlam söz almıştık ki   ـ ةم يهر ـــ ي ن  فباةو حو   ن ن ــ ف ــــ   مةو ك  ــ فن ـــ   مةو م  ــ  ه ــ ف  ةقاةثي ـ  ي م ن  ة  ـ ةن لا ـ حن ـ  ب ـ ة يحي   م اةنذ ـ ةخا فذاةو  başlamıştınız.
          vakti gelince O,
          sadıklara sözlerine                                                                     Ahzap /11 – İşte orada
          bağlılıklarını sorsun.                                                                    müminler çetin bir
          Kâfirlere ise gayet acı                                                                 imtihana tâbi tutulmuş,
                                                           ل
          bir azap hazırladı. [3,81;  ى  ةغ ــ ييل ـ ۙاظ  ى  قاةث ـ ا  ـ ي ـــ  ف  ـ ةنذ ـ  م ا ــ فن ــ  ه ــ ي م فم  ةخاةو  ـ ةير ــ  ةم  ةم ن ــ فبا ىس   مةو ـ ن سو ـ  ى  şiddetle silkelenmiş ve
          42,13; 5,109; 7,6]                                       ف                  يعةو ـ ي ـ ۛ  kuvvetli bir şekilde
          Bu söz, elçilik görevini                                                                    sarsılmışlardı.
          yerine getirmek, dinî                                                                      Ahzap /12 – Hani
          tebliğ ve öbür                                                                               münafıklar ve
                                             ف ة
                                                                                   ة
                                                                              ة
                                                    ل ح ــ
                           اباذ
          peygamberleri tasdik   ى ة  ةع ن  ــ ير ـ ة ــ   ف اةك  ل ل د ــ ةعاةو  م  ــ ه ــ ف  ـ  ق فد ص فنةع ةنييق  دا ح صلا لةـ ف سةي ل﴾٧﴿  kalplerinde hastalık
          etmek konusundadır.         ي                     ۛ
          Allah risaletlerini tebliğ                                                              (şüphe) olanlar: “Allah
          ve ifa etme konusunda                                                                  ve Resulünün bize zafer
          sözlerine gösterdikleri   م                     م                                      vaad etmesi, meğer bizi
          bağlılığı, ümmetleri       ة     ن                       ن      ة ح    ا   ل  ى    ل      aldatmak içinmiş!”
                             ي

          önünde açıklayacaktır.   فذا فم ك    لا  ـ فع ـ ةم ـ  ةة ح ةع ــــ ل ـ فـي   ن اور  ك ــ  فذا او ن ــ ةما ةنيذ  ةي ـ حياا ــ ةه ـ لاا ـ ي  ﴾٨﴿ ـ ۟ام  يلا ـ ي  diyorlardı.
          Ahzap /9 – Ey iman                                                                      Ahzap /13 – Bir kısmı:
          edenler! Allah’ın                                                                      “Ey Yesribliler! Burada
          üzerinizdeki nimetini                                                     م                  düşmâna karşı
          hatırlayın. Hani birleşik ة ناةكةو اةهفورةت فمل ادو ن جةو احير   ة لةع ـ في ـ فمه  ف  ـ ل ـ  اةن  ۛسفرا ـ ةف  دو ن ــ  ج فم ك فـتءاةج  koyamazsınız,
                                          ة ى
                                                   ى
                                                                        ة
                                                                                           ا
          ordular üzerinize      ۜ   ة                       ي                           ة         mevzilerinizi bırakıp
          saldırmıştı da, Biz                                                                      evlerinize dönünüz!”
          onlara karşı, bir rüzgar                                                                        diyordu.
          ve sizin göremediğiniz         م            م                                             Onlardan bir başka
                                                                              ة
                            ة
                                                                                            ن
                                                                      ى
                                                                ي
                                                            ا
          ordular göndermiştik.   لةفسا ل    ف  فن مةو فم ك     قفوةف    فنم  فم    ك ن ؤاةج فذا ﴾٩﴿ۛاريصةب نولةمفعةت اةم ب    ح لا  bölük: “Evlerimiz
          Allah yaptığınız her                                             ي                       korunmasız!” diyerek
          şeyi görüyordu.                                                                           Peygamberden izin
                                                                                                        istiyorlardı.
          Hicretin 5. yılında                                                           م         Halbuki gerçekte evleri
          Kureyş, bütün Arap   ة            ف       ف       ة         ة ف                        tehlikeye mâruz değildi,
                                                                                   ي
                                    ة
          yarımadasındaki gayr-i   نوحنظةتةو ر جاةنةح    لا ـ    بول قلا    ـ ل ـ ةغ ـ   ت  ةبةو  راص ـ ۛ  فب لا ت ـ    ةغاةز فذاةو فم ك فـن م  onlar sadece savaştan
          müslimleri Medine şehir                                                                  kaçmak istiyorlardı.
          devletinde yerleşmiş olan
          müslümanlar aleyhinde
          harekete geçirerek, aklı                                                                     Hicrete kadar
          sıra, kesin imha işini   ى  ى  ف    ف   ة         ف         ة                 ح  ن      Medinenin ismi Yesrib
                                      ة

          planlamıştı. Gatafan,   ادي ي دۛش لازل ز اولزل زةو نو ن    لا ـ  م ـ  مفؤ ـ  ـ  ت ـ ة ي ل  فبا ك   ه ـ  لاةن ـ  ﴾١٠﴿اةنو ن ـ    ظلا   ح لا ب  idi. Daha sonra
          Eşca, Mürre, Fezare,                                                                       Medinetu’n-Nebî
          Süleym, Sa’d ve Esed                                                                     (Peygamberin Şehri)
          kabilelerinden başka                                                                             oldu.
          büyük bir Yahudi kabilesi                             ة
                                                                لاةو نو
          olan Benî Nadîr de bu   اةند ــ ة  ةعةواةم    ضر     ـ ي  ق  ــ  بول ـ ه ـ  فم ةم ـ  ــ ي ي ذ ـ يف ةن  ح ة  ــ  ق ـ  ف    ي  Ahzap /14 – Demek
          koalisyona girmişti.           ة                                ف اةن ملا لو قةي فذاةو ﴾١١﴿  Medine’nin her
                                                                                                     tarafından hücum
          Medinede oturmaları                                                                           edilseydi ve
          itibariyle Müslümanlarla
          aynı kaderi                        ا ة     ة                      ة      ا                   kendilerinden
                                                                                            ن
                                                                 ى
                                                          ي
                                                                            ح ي

          paylaştıklarına dair kesin      ـــــ ةف ـــــ   ة  م ــــ فن ــ  ه ــــ فم   ئاط  ت  ـ لا ــــ ف  ةق فذاةو ﴾١٢﴿ارور ــــــ  غ لا  ه ــــ  ــ ـل و   سةرةو     ح لا  İslâm’dan dönmeleri
          akitleri olan Benî                                                                      istenseydi, hiç tereddüt
          Kurayza Yahudileri de, bu                                                              etmeksizin, bunu derhal
          kuvvetlerin                                                                                  yapacaklardı!
          müslümanların işlerini                                  م
                                                                                           ل ا
          bitireceği fikrine                ف                        ة        ة        ة           Ahzap /15 – Halbuki
          kapıldıklarından, bilahere   م   م ـ  هفن ـ   قير ـ ةف  نذأ  ـ ف س ـ ةت ــ    ةيةو  او ع ــ   جفراةف فم ك ل ةماق ـ ة   م ل بر  ةي ل ـ فث ـ ۛ  ـــ فهااةي  daha önce, düşmandan
                                     ي
                                                     ۛ

          onlar da, hıyanet edip                                                                  kaçmayacaklarına dair
          düşman saflarına geçtiler.                                                              Allah’a yemin ederek,
          Böylece birleşik düşman
          askerleri 12.000’den fazla                                      ة                      söz vermişlerdi. Allah’a
                            ة
                                                                          ح ي ة
                                     ف ي
          oldular. Müslümanların   نو دير  ي ـ نا  ةةرفو   ب ي ـ ة ـــ ةع ـــ   ه اةمةو   ةةرفو ـــ ةع اةن  ـــ  ي ـ ةتو ــ   ب نا  نولو  ـــ  ق ـ  ةي  ي  ة ة  حنلا ـ  ب ـ ح  karşı verilen o ahitlerin
          sayısı ise 3.000’i     ي      ۜ                                                              hesabı elbette
          geçmiyordu.                                                                                   sorulacaktır.
          Hz. Peygamber Medine
          çevresine hendek kazdırıp                                                         ة

                                     ة
                                                   ل ة
                                                                                    ى
                                                                                            ح ي
                                                                                       ة

          çıkan toprağın arkasına   اول  ــ  ئ ـــ   س   حم ـــ  ث  اةهراط  فقا ن ــــ ف ــ     ة  ةع ـ فيل ـ ه ـ فم  م    ة  ـ ل ـ   ف ت   خ دفو ة لةو ـ ﴾١٣﴿ ارار ــ  ف لا
          askerlerini mevzilendirdi.
          Bir ay kadar süren
          kuşatma sırasında yardım
          alamayan müslümanlar
          iyice bunaldılar. Allah              ة      ى       ة ح ي ا    ة ة         ن ة    ف
                                                          ي
          Teâlanın gönderdiği   اود ــ    ةه اةعاو  لةو ـ ةق ـ ةك فد ـ  نا ـ  ﴾١٤﴿اريس    ةي ـ  لا اةه     ب ـــ  او ثحب    ةت ـ ل ـ  اةمةو اةهفو ـ ةتل ةة ـ ةنفت فلا
          soğuk fırtına düşman
          güçlerinin çadırlarını
          söktü, ateşlerini söndürdü,
          karargâhlarını darmadağın
                                                     ة
                                                                ة ف ة ح
                                ى
                                                                                            ن
                                          ن
                                                                              ة

          etti. Canlarının derdine   ﴾١٥﴿ لؤـ ف سـةم    ح لا   دــفهـــــةع ناــ ـك  ةو ةراــةبفدلا نوــلةوـــــ ي ل لـــفبــةق فنـ م  ة ح لا
          düşerek dağılıp gittiler.   ن                    ۜ
          Görünmeyen ordular,
          müslümanlara itminan
          veren melaike ordularıdır.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          418
   417   418   419   420   421   422   423   424   425   426   427