Page 423 - e mushaf TR pdf
P. 423

419
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Ahzap /16 – De ki:   33-Ahzab Süresi       /        Yaprak 10A  Cüz 21  Süre 33  Sayfa 419  Ahzap /21 – Hakikaten,
          Eğer ölümden veya          Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Allah’ın Resulünde
          öldürülmekten                                                                            sizler için, Allah’a ve
          kaçıyorsanız, kaçmak                                                                         âhiret gününe
          asla size fayda vermez.   419   ﴾٣٣﴿       ِ بازح ع لا ةروس      ﴾٣٣﴿                   kavuşmayı bekleyenler
          Faraza başarsanız bile                        َ ع  َ  و  َ و                                 ve Allah’ı çok
          hayatta kalacağınız                                                                       zikredenler için en
          süre, nihayet çok                                                                       mükemmel bir nümune
          sınırlıdır. [4,77-78; 62,8]                                     م                                vardır.
                                                                      ف
                                                            ف ي
                                                                                        ل ل ـ ةي فن
                                      تفوةم
          Ahzap /17 – De ki:   لفتقلا   ة  وا ل ف  ف لا ن ــــ ة ـ   م  م ــ ف   تفرر ــ ةف نا   رار  ـ  ف ــ  لا  م ك  ــ فن ــ ةف ــ ةع  ة ف   ق ـــ  Hislerine kapılan bazı
                                                        ة
                                                                  ة
          “Allah size bir felaket                                                                      kimseler, Hz.
          dilese, sizi Allah’a karşı                                                               Peygamber (a.s.m)’ın
          korumak kimin haddine                                                                   Mekke’de müşriklerin
          düşmüş?”               م                                                                  baskı ve takibatına
                                                                           ة
                                                  ة
                                                  ح
                                                           ف
                                                                           ح ي ة
                                                                                        ة ى ي
          Yahut o size bir rahmet   ةن م فم ك  مصفع ــ ةي  ي ي ذلااةذ  ـ فن  ةم ل  ق ـ ﴾١٦﴿ يـ ىل  ـ يل ـ  ةقلا نو ع  ة  ــ ةم ـ حت ــ   تل اذاةو  mâruz kaldığı zaman
          dilese, bunu kim                                                                       asil bir örnek olduğunu,
          engelleyebilir ki?                                                                         fakat Medine’ye
          Onlar, kendileri için                                                                  hicretten sonra savaşlar,
          Allah’tan başka ne bir                                                                  birçok evlilik, ganimet,
          koruyucu, ne de bir          ة ة       ة                 ل ل ى ا            ل     ن ف ي  dünya hâkimiyeti ile
                                                    ۜ
          yardımcı bulamazlar.    نو د فن م فم هل نو د جةي   لةو ىةةمفحةر فم ك ب ةداةرا فوا اءو س فم ك ب ةداةرا نا    ح لا  manevî tarafının
                                                                                                 azaldığını ileri sürerler.
          Ahzap /18 – Allah
          içinizden bozgunculuğa                                                                  Fakat Resul-i Ekremin
          meyledip savaştan   م                     ن ف   ة                          ى           gelmesinden maksat, bu
                                                                                            ن
                                                                                  ة ح
                                                                         ى
          alıkoymak isteyenleri   فم ك  ــ فـن     لا  ــ  م ـ ةع ـ يق حو ـ ي ـ  م ةن    ح لا  ةي د  ةق ــــ ف ــ فع ــ ل ـــ   م  ﴾١٧﴿ ـاري  ي  ـ ص ةنلةو اي   لةو  ـــ    ح لا  hislerine mağlup
          ve kardeşlerine: “Bize                                                                     insanları memnun
          gelin” diyenleri elbet                                                                   etmek, onlara pratik
          biliyor. Zaten bunlardan                                                                  kıymetten mahrum
          ancak pek az bir kısmı   ة     ف        ف                                                   birtakım esaslar
                                                      ة
                                   ح ي
          savaşa geliyorlardı.   ۙ  ــ يل ـ ىلي  ةقلا ۛ سأ    لا ــ ةب ــ  ة ف  ــ  تأ ــ نو  ةيلةو ۛ  ـــ في ــ اةن    ة لا حم    ي ة  ةه م      ن اةو ـ ه ـ ف ـ ل ــ  ــ فخ  ل ن   ئاق  ف ا  لاةو ــ ة ـ ييل ـ ة  Muhammed’in hedefi,
                                                                                                  öğretmek değildi. Hz.
          Ahzap /19 – Savaşa                                                                       bu dünyada yaşayan,
          katıldıklarında da size                                                                    çalışan insanlara
          karşı pek cimri ve                                             م                             yaşayışlarında

                             ة
                                                 ل
                                  ة ة ي
                                                            ف ا
          kıskanç davranırlar.   كفي    لا ـ  نورظ  فنةي م  ـ ةت ـ  ه ـ ف ـ  فياةر ففو  ــ ةخ ــ    لاءاةجاةذ ا ةف فم ـ  ك  ة  ة  شا ـ حح ـ ةع ىة ـ ل ــ فـي  ل  ﴾١٨﴿  uygulayabilecekleri
          Hücum eden düşmanın                                ة         ۛ                            kuralları öğretmek,
          ortalığa saldığı büyük                                                                    onlara bu kuralları
          korku gelince, ölüm                                                                     kendi yaşayışıyla izah
          sekeratına düşmüş                                                                          ve tarif etmekti.
          kimsenin bakışı gibi,     ففوةخ ف         ف       ة              ة ح         ل     ةت ـ
          gözleri dönmüş bir      لا ـ ۛ بةهةذاةذ اةف    تفوةملا   ةن م   هفيلةع   ىش  ـ فغ ـ ن   ي ي ي ذلاةك م ه  ـ  ي ـ  ن ـ ف  فعا  رود  Ordu kurmasa, yaptırım
                                               ۛ
          tarzda sana baktıklarını                                                                   gücü kazanmasa,
          görürsün.                                                                                 hükümler koymasa,
          Korku hali geçince,                                                                       evlenmese, dâvaları
                                                 ا
          Allah yolunda     ة    ة          ة  ة ن       ف   ة    ة    ل           ف ة     ة        hükme bağlamasa,



          harcamada cimrice bir   طةبفحاةفاو ن مفؤ ي      فمل ك ئللوا رفيةخلا     ىلةع  ـ حح ـ  ىة  شا  داد     ة ح  ةةنسلا ب   فم كو قلۛس  düşmanları mağlup
          tavır içinde, keskin                       ۜ                                             ettikten sonra onları
          dilleriyle sizi                                                                           affetmese, insanlara
          incitirlerdi.                                                                            tam örnek olamazdı.
          İşte onlar iman   ة                           ة     ة     ة             ة                  Asıl bu gibi bütün
                                                                                            ن ل
                                          ى
                                                    ن
          etmemişler, Allah da   نو بس  ةي ـ فح ـ ۛ  ﴾١٩﴿ ــاري  ي    لا   ح ةي ـ س  ىل ــــ ةع ك ـــ  لنذ نا ــــ ةكةو  م  ـــــ  ه ــــ ف  لام ــــ ة  فعا    ح لا  beşerî faaliyetleri
          onların yaptıkları bütün                                          ۜ                      yapması, onların her
          işleri boşa çıkarmıştır.                                                                birinde örnek tutumun
          Bu, Allah’a göre                                                                        ne olduğunu sözleriyle
          kolaydır.                                               ف                                 ve uygulamalarıyla
                               ة
                                                                                  ة
                                                                              ف
                                                            ة ف
                                                                                           ة ف
                                                                     ف ي
                           ي ف نو دا ةب ـ  هـ فم  ـ ة ل ة    ة  ة  ـ فحلا    تأةي ناةو او بةهذةي فمل   ۛ بازفحلا  göstermesi ile en
                                          حنافول اوحدةوي    باز
                                                                                        ة
          Ahzap /20 –                                                    ۛ                          mükemmel nümune
          Münafıklar birleşik                                                                            olmuştur.
          kuvvetlerin çekilip
          gitmediklerini          ة ا                          م                                  Ahzap /22 – Müminler
          sanıyorlardı.           ح ي                     ة    ك    ا ل     ة              ة ف       saldıran o birleşik
                                                                                       ة
          Şayet birleşik kuvvetler ۟ ىلييلةقلا اولةتاةق   اةم فم كـيف  ـ او   ي   ناةك فولةو فم   ئاةبفنا    فنةع نولةـ ف سةي بارفعلا  kuvvetleri karşılarında
                                                             ۜ
          tekrar gelecek olsa, çok                                                                   görünce: “İşte bu,
          isterler ki çöldeki                                                                         derler, Allah ve
          göçebeler içinde                                                  م                      Resulünün bize vaad
          bulunsunlar da sizin      ة                       ن               ك   ة ة      ة              ettiği zafer!
                                 ف
          savaşınız hakkındaki   ــ او   جر ــ ةي نا    ـك ـ  ـ فنةم  ل  ةةنۛسةح  ةةو ف سا    ح لا     لو سةر ييف فم  ل ناةك فدةقل﴾٢٠﴿  Allah da, Resûlü de
          haberleri uzaktan                                                                            elbette doğru
          sorsunlar.                                                                                  söylemişlerdir.”
          Esasen, yanınızda                              ف        ف                                Müminlerin, düşman
          bulunsalardı dahi,   ة      ف ل    ة ة            ن                ن ف       ف    ن      birliklerini görmeleri
                                                    ى
                                                               ة
                                                                       ة
          onlardan pek azı   نو ن    ـ  م ـ  م فؤ ــ  لااةر ام لةو ـ ح  ﴾٢١﴿ۜارييث    ك ة ح لا  ر  ك ـــــ  ةذةو ر ـــــ  خلا ةم فو  ـــــ ةي ــ  لاةو  ة ح لا  onların sadece, iman ve
          savaşırlardı.                                                                           teslimiyetlerini artırdı.
                                                                                           ة ف
                                                                    ة
                                                    ن
                            ةقةد ـــــــ ۛص ةو ل وـــ  ه     ـ   سةر ةو     ح لا  اةنةد ـــــــ ةعةو اةم اذ ـــــ نه او   لاةق  ـ    ۛ باز ــــــــ فحلا
                                                                                    ة
                                                                                 ۙ
                                                             ا ة

                                                                                            ن
                                                ى
                                                             ح ي
                                  ى
                           ﴾٢٢﴿ ۜامـــيــيلـ ف ســـــةتةو  اـن اـةمـــــــييا  لا  فمـــــــ ه ةداةز اةم ةو   هـــل و سةر ةو    ح لا

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          419
   418   419   420   421   422   423   424   425   426   427   428