Page 421 - e mushaf TR pdf
P. 421

417
                                                                                                 Bismillâhirrahmânirrahîm
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          33-AHZAP SÜRESİ                                                                              Ahzap /1 – Ey
          Medine’de hicri 5. yılın   33-Ahzab Süresi       /        Yaprak 09A  Cüz 21  Süre 33  Sayfa 417  Peygamber, Allah’a karşı
          sonlarında nâzil olmuştur. 73                                                           sorumluluklarını yerine
          âyettir. “Birleşik düşman   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  getirmeye devam et,
          grupları (Ahzab) veya Hendek
          savaşı bu sûre-i şerifenin en                                                           kâfirlere ve münafıklara
          çok yer ayırdığı bir konu   417  ﴾٣٣﴿                            ﴾٣٣﴿                   itaat etme. Muhakkak ki
                                                           َ
                                                               و
          olduğundan, sûre bu isimle                 ِ بازح ع لا ةروس                             Allah her şeyi bilir, tam
          adlandırılmıştır. Bu sûre                     َ ع     َ و                                  hüküm ve hikmet
          birtakım içtimai esasları,                                                                     sahibidir.
          özellikle Hz. Peygamber (a.s.)
          ın örnek aile hayatını vesile                                                            Ahzap /2 – Rabbinden
          ederek bildirir. Tebennî (evlat                                                             sana vahyolunan
                                                        ِ ن
          edinme), zıhar gibi bazı                                                                buyruklara uy, Allah ne
                                      ح
                                                ح
          gelenekleri kaldırır.   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  yapıyorsanız onların
          Peygambere karşı müminlerin   ۛ                                             ع            hepsinden haberdardır.
          davranışı, kadınların
          örtünmeleri, aile hayatı,                                                                   Ahzap /3 – Yalnız
          gerçek müminlerin vasıfları,                                                            Allah’a dayanıp güven.
          münafıkların karakteristik                                                               Koruyucu olarak Allah
                                ة
          davranışları anlatılır. İnsanın   ن ح ي  ف       ف            ن ة       ة  ة       ا ل           yeter.
                                                     ي
          büyük emaneti yüklenip,   ة ح لا  ةننا  ـ ةن م ـ ا    ف ــ ي ق ـ ي ــ  لاةو ةنير        ت ـ  ط ـ ع لا ـ ةك ـ  فا ـ  لةو     ة ح لا       حتا ــ ق  حنلا ــ  ب ــ ح ي  ةي ـ ا   ا   حي ــ  اةه  Ahzap /4 – Allah, hiçbir
          müminlerin buna sadık    ۜ
          kaldıkları, münafık ve                                                                   adamın içinde iki kalb
          kâfirlerin ise hıyanet ettikleri                                                             yaratmamıştır.
          bildirilerek sûre sona erdirilir.   ة                                                     yaptığınız eşlerinizi
                                                                                                     Kendilerine zıhar
                                                                                          ة
                                              ة
                                                                                  ى
                                                                          ى
                                   ة ي
                                                      ا ة ي
            ب  ح ز               ة ح لا  ح ن    نا  ۜ ك حبةر  ــ  فن   م ك    لا ــ في ــ  ىنحو  ة حتاةو ــ  ب ـ ةم فع ـ  يا ـــ  ﴾١﴿ۙامييكةح امييل ـ ةع نا ـك ـ  anneleriniz kılmamıştır.
                                                                                                    Evlatlıklarınızı da öz
                                                                                                  oğullarınız kılmamıştır.
                                                                                                    Bunlar ağızlarınızla
                                                                                                    söylediğiniz mânasız
                                                                             ة
                                                                                          ة
                            ن
                                                                     ى
                                          ن
                             ح لا ب    ةو   ـك ـــ نف ـ  ى  ۜ  ح لا  ىل ة  ــــــ     ـ ف   ةو ك ـــ ل ةع  ــــــ ةت ةو ﴾٢﴿ۙارييب ـ ةخ نولم ـ ة  فعةت اةم ب نا ـك ـ  sözlerden ibarettir. Allah
           ﴾٤﴿                                                                                    yola iletir. [58,2; 33,37-40;
                                                                                                  gerçeği söyler ve doğru
                                                                                                            4,23]
                                                                                                  Bu âyet Cahiliye devrinin iki
                                                                                                     âdetini kaldırmaktadır.
                            ة   ـ ةع ــ ل  ةج اةمةو   ــ  ففو ـــ يه  ةج ي ـ  يف ن  ف  ةق ـ ل ـ ةب ـ في ــ   فن م  ل جر ل       ح لا لةعةجاةم ﴾٣﴿ىلي  ةو ـك  Mücadile sûresinde daha geniş
                                                                           ة ن
                                                                                                    Bunlardan biri zıhar olup
                                                                    ة
          Ahzab: Grup, bölük, parti    ۛ                                                           şekilde yer alacaktır. Zıhar
          mânasına gelen hizb’in                                                                   “sırt, arka” anlamına gelen
          çoğuludur. Hicri 5. yılda                                                               zahr’dan gelip, kocanın eşine
          Mekke müşrikleri, diğer        م                                   ا    م                “Senin sırtın, annemin sırtı
                                                                             ح
                                                                      ة
                            ة
          müşrik kabilelerle güç birliği                                     ن                     gibi olsun” diyerek bir nevi
                                                              ة
                                                   حما ن
          yaparak Medine şehrini   لةع  ةج ــ اةمةو  فم ك ـــ  ت اةه ــــ ة   ة  ــ فن ــ  ه ـــ ح   م نور     ه ـــ  اظ ـــ  ت ئلا  م ك ــــ ةج اةوفزا ل  boşaması idi. O devirde bu
          kuşatıp İslâmiyeti imha     ۛ                                     ي                     durumdaki kadınla zevciyet
          etmeye teşebbüs etmişlerdi.                                                               ilişkisi kalmaz, bununla
          Bu itilaf kuvvetlerinin                                                                  beraber kocasının evinden
          hücûmundan bahseden sûre,                                                               ayrılma hürriyeti de olmadığı
          bu isimle anılmıştır. Neticede   م      م          م       م           م                için, kadın iyice zor durumda
                                                                              ل ا
          umduklarının aksi oldu,   ن        ة                                               ل    kalırdı. Kaldırılan ikinci âdet
                                 ف
                                                                         ة
          perişan olup kaçtılar. Bu     ح لاةو كم  ــ  ه اةو   ب فم ـ ففا ــ  ك  ــ لفو ــ  ةق فم ك  لنذ فم ك ءاةن ــ فبا فم ك  ة  ا  ـ ةي ـ  ءا   ع فدا  tebenni (evlat edinme)
          tarihten sonra müslümanlara   ۜ                          ۜ                              kurumu olup, müteakip âyet
          bir taarruz hareketi                                                                        onu bildirmektedir.
          yapamadılar.                                                                              Ahzap /5 – Öyleyse
                                                                                                  evlatlara babalarını esas
          Büyük çoğunluğu h. 5. yılda                                                             alarak isim verin. Böyle
                                                                                ة
                                                        ة

                                   ةب   ل م
                                                                                     لا لو ق
          bu hadiselerin olduğu   ـــ  ئا ـــ ه ــ فم  ا ن   ه و ــ  ع فدا ﴾٤﴿ لييب  ة    لا ــ ح س ــ  يد   هةو ق  ـــ ةح ـ ح  ف    ةي ـــ
          sıralarda nâzil olan sûre,      ــــ ف                           ـــ ةيةو ـــ فه ـــ    yapmak Allah nezdinde
          İslâmiyet aleyhinde, çokça                                                                daha doğrudur. Eğer
          kullanılmak istenen iki silahla,                                                        babalarını bilmiyorsanız,
          ayrıntılı olarak meşgul olur.                                                           bu takdirde onları kardeş
          Birincisi: maddî silahları,   م                                                         veya mevlâ olarak kabul
                                                                                         ل
          İkincisi: Hz. Peygamberin aile                ة ا
                                                  ـ
                                                                ل ن ا
                                                                        ن ةف
                                                  ةبا او م
                                               ة
          hayatının temizliğine   فم ك  ـناةوفخ  اةف ـــ فم   ه ءا ا ن  ةت م ــ ف ــ فع ــ ل ـ  ة ف  ۛ لا  ــ فن ــ ةد ح ـ   ع ط  ــــ ۛس ـــ  فقا ةو   ه ــ  edin. Yanılarak isimlerde
          dokunmak. Sûre bu emelde                                                                  yaptığınız hatalardan
          olanların sonlarının hüsran                                                             ötürü size vebal yoktur,
          olduğunu bildirmektedir.                                                                ama kalplerinizin kasden
                                                                                                     yaptıklarında vebal
          Sûrenin geniş bir bölümü de                  م                 م                         vardır. Allah gafurdur,
                                                                                       ح
          Hz. Peygamberin aile hayatına  ف  ة  ا ل          ة       ة
          karşı yapılan saldırıları anlatır. ه ــ فم     ت  ـ أط  فخا  اةمييف   حاةن ج فم ك فـيلةع س  ـ في ـ ۛ  لةو فم ك ـييلاةوةمةو ني ي دلا ي ف  rahîmdir (çok affedicidir,
                              ب ـ ي
          Onun hayatındaki nezahet ve   ۙ                              ۜ                             merhamet ve ihsanı
          sadelik, bu itirazlara karşı en                                                             boldur). [2,286]
          kuvvetli cevaptır. Ahzab
          harbinin vaki olduğu sıralarda                                                            Mevla kelimesi birçok
          İslâm toplumu kuvvet                         م                                         anlama gelir. Burada: “köle
                                   ى
          kazanma yoluna girmişti.   ى امي ي حةر ارو فةغ    ح لا    ة ن  ـك ـ  نا  ةو فم ك ـــــــــ     ـــ ل ــ  بو   ق  ف ت د  ة    ةت ــــ ةع ـ حم ــــ ة  اةم ن  ـــــ  ك ــــ ف  ن لةو  iken hürriyetine kavuşmuş,
          Refah vesileleri ortaya                    ۜ
          çıkmıştı. Ezvac-ı tahirat da bu                                                            âzatlı” mânasınadır.
          refahtan yararlanmak istediler.                                                         Ahzap /6 – Peygamberin
          Hz. Peygamber yaşadığı sade                                                             müminler üzerinde haiz
          hayattan ayrılmadığı gibi, ev                                                              olduğu hak, onların
          halkının da bu prensibe sadık   ة   ا  ل        ل                ف    ن        ل ة   ل  bizzat kendileri hakkında
          kalmalarını istiyordu. O,   فم ه تاةه ــ  ـ حما  ه   جاةو  فزاةو  م   م ـــ فن فنا ــ  ف ــ س ـ ه ـ ف  ــ  م ـ  مفؤ ــ ين ـ  ةني  لا ب ىلفوا  ي ب  لا ـ حن ـ ح  ﴾٥﴿
          kendisinin ve ailesinin geçim  ۜ                                                          haiz oldukları haktan
          seviyesinin, yoksul                                                                       daha fazladır. (O, bir
          müminlerin hayat                                                                            baba konumunda
          standardından yukarıda                                                                  olduğundan) onun eşleri
          olmasını hiç uygun bulmadı.                                                                  de müminlerin
          Dolayısıyla, dünya refahını   ن                   ن ل                     ة ف            anneleridir. Akrabalar


          tercih edecek eşlerinin     ح لا باةت  ييف   ك ــــــ   ض  ــــــ ةب ـــ فع ــــ   ب ىلفوا م  ـــ فع ــــ   ض ــ  ه ـــ ف  ةب  ما ــ ةحفرلا اوللواةو  miras bakımından
          kendisiyle yaşamaktan
          vazgeçmeleri gerekiyordu.                                                                  Allah’ın kitabında,
          Onları bu hususta serbest                                                                   birbirlerine diğer
          bıraktı. Onun bütün Arap   م                                                                müminlerden ve
          yarımadasına hükmettiği        ا  ن ي   ا      ا ة             ف              ف           muhacirlerden daha
                                                     ف ل ح ي
                                      ل ا
          hayat ve eşlerine karşı olan bu فم ك   لفوا ـ  ئاةي ىلا اولةع  ــ فف ــ  ةت نا لا  ن  ي  ـ ير ـ ة   جاةه  ــ  م ـ  لاةو  ن      م ــ ةن لا ـ  م ـ  م فؤ ــ ين ـ ي ـ ة  yakındırlar. Ancak
          sırada bile yaşadığı bu sade
          tutumu, onun ruhanî ve                                                                    dostlarınıza bir iyilik
          manevî faziletlere, Rabbine ve                                                          yapmanız müstesna, yani
          âhiret mutluluğuna nasıl                                                                 dostunuza vasiyetle bir
          kuvvetle bağlı olduğunun                                                                  mal bırakabilirsiniz.
                                                                                  ى
                                 ى
          müşahhas delilidir.                               ف        ة      ة                     Bunlar kitapta yazılıdır.
                           ﴾٦﴿ اروــطـــ ف ســــــةم   ب اةتـــــ كـــــــلا  يـ ف  كـــــ لنذ  ناــــةك  ۜاـفورـــفعـــــةم  [4,65; 8,72]


                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          417
   416   417   418   419   420   421   422   423   424   425   426