Page 575 - e mushaf TR pdf
P. 575

571
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          72-CİN SÜRESİ                                                                                Hz. Peygamber
                         72-Cinn Süresi       /             Yaprak 06A  Cüz 29   Süre 72  Sayfa 571  (a.s.)’ın Kur’ân dinleyen
          Mekke’de inmiş olup 28                                                                   cinleri görüp görmediği
          âyettir. Adını, konusu olan   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  hakkında farklı rivayetler
          cinlerden almıştır. Sûrenin                                                             vardır. Hadisçiler cinlerin
          baş tarafında cinlerden                                                                  Kur’ân dinlemek için altı
          Kur’ân dinleyip iman   571      ﴾٧٢﴿         ِ ن ِ جعلا ةروس     ﴾٧٢﴿                   ayrı defa geldiklerini kabul
          edenlerin bazı açıklamaları,                 ن     و  َ و                              ederler. Hadiseye şahid olan
          ikinci kısmında Kur’ân                                                                   Abdullah İbn Mes’ud’un
          vahyinin kesinliği                                                                       (r.a) Efendimizin onları
          vurgulanır.                                                                             gördüğü şeklindeki tesbiti,
                                                                                                   birçok müfessirce tercih
          Hz. Peygamber (a.s.)                                                                          edilmektedir.
                                                         ف
          Mekke’de kendisini himaye
          eden amcası Ebû Talib’in   ﷌                   حنجلا  ةةرو س                  ﷍         Cinlerin insanların dillerini
          ve bütün varlığı ile                                                                   bildikleri anlaşılıyor. Bütün
          kendisine destek olan eşi                                                                 dilleri bilmeseler bile,
          Hz. Haticenin (r.a) vefatı                                                                 yaşadıkları bölgenin
          sebebiyle epeyce üzgün                                                                     dillerini öğrendikleri
          iken, Kureyş’in red tavrı ve                                                                  düşünülebilir.
          verdiği eziyetleri artırması
          karşısında Taif’e tebliğe                                                                6. âyetle ilgili olarak İbn
          gitmiş, orada da taşlanmıştı.                                                            Abbas (r.a) “Cahiliyede
          Çok üzgün bir durumda                                                                     araplardan biri ıssız bir
                                                        ِ ن
          iken, Taif’den dönüşünde   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  vadide konakladığında bir
          inen bu sûre, Hz.        ح           ح                                                 tehlikeden korktuğu zaman,
          Peygambere büyük bir   ۛ                                                        ع        o vaadinin büyüğü diye
          destek ve teselli olmuş,                                                                düşünülen cinne sığınırdı.”
          cinlerin bile Kur’ân’ı                                                                   Allah’ın dünyaya halife
          dinleyip tâbi olduklarını                                                               kıldığı insanoğlu, Allah’tan
          bildirmiş, Kur’ân dâvetinin               ا                                                 gaflet edip cinlere
                                                                                            ف
                                                             ف
                                                      ة ي
                                   انار ق
                                                                         ة
                                                                    ةنم

          muvaffak olacağını   ﴾١﴿ى ۙابةجةع ى ن  اةنفعمس     ۛ    احنا اولاقةف   ة  حنجلا      رفةن   ة  ةعةمتسا   ف  ة     هحنا  ة ة ي ل    ح يلا  ة يحنوا      ل ق  sığınınca, onlar da
                                                                                                    gururlanmış, azmış ve
          müjdelemiştir.              ف                                                            onlara daha fazla eziyet
                                                                                                   etmeye başlamışlardır. 6.
                                                                                                    âyetten, bu anlaşılıyor.
            ب  ح ز
                                      ن
                                           ة ل
                                                            ة
                                               ﴾٢﴿ى
                                                                         ة ن
                                                       ا ل
                                                                                                    Cinn /8 –“Biz göğe
                           اةن حبةر        حدةج ىلاةعةت    هحناةو ۙادةحا   اةن حبر ب   كرش ن   ف  ة    ۜ    يه ب ةو فنل  احنةماةف    د ف ش رلا    ة    ىليا ي ي ادفهةي  çıkmak istedik: Bir de
                                                                                 ح
                                                         ة

                                                                                                 ne görelim: orası sert ve
                                                                                                     kuvvetli bekçiler,
           ﴾٣﴿               ح لا  ىلــةع اةنــ هـيـفـس   ي ۛ  لو قـةي ناـةك  هــحناةو ﴾٣﴿ۙادلةولةو   حاص  ة  ة    حتا ـ ةخ ـ ذ   ۛ ـ ةب ـ ىة  اةم  şihablar, alevler, roket
                                                     ة
                                                                    ى ة ة

                                 ة
                                                                                                  gibi mermilerle dolu!
                            ن
                                                            ة ل

                                                                                                 Cinn /9 – “Önceleri biz
                                                                                                  göğün bazı yerlerinde
                                                                                                      oturup dinleme
                                                                      ا
                            ن          ة   ف         ف ة         ة ف ل ة ة    ة ل      ى ة         merkezleri edinirdik.
          Bismillâhirrahmânirrahîm      ح لا  ىلةع   حنــــ جــلاةو       ســـفن لا لوـ قــةت   فنــل نا احنــةنــظ اــحناةو ﴾٤﴿ ۙاططۛش
                                                                                                      Ama şimdi kim
          Cinn /1- Cinn /7 – De                                                                    dinlemeye kalkışırsa,
          ki: Bana vahyolundu ki                                                                       derhal kendini
          bir cin cemaati                                                                          gözetleyip izleyen bir
          Kur’ân’ı dinledikten   ف             ة             ف            ة      ة ل     ى          alevle karşılaşıyor.
                                                      ة




          sonra şöyle dediler:   حنـجـلا      ةنـ م    لاةجرـ ب نو ذو عـي سـفن لا      ةن م لاـةجر ناـةك   هــحنا ةو ﴾٥﴿ ذةك  ۙاب     {KM, Tekvin 3,24}

             “Biz gerçekten, doğru                                                                Cinn /10 – “Doğrusu,
          yolu gösteren                                                                           iyi anlayamadık: Yerde
          harikulade bir Kur’ân   ن        ف ل ة     ة          ة     ة ل    ى
                                                                                           ة
          dinledik.                ح لا  ۛ ثــةعـفبـةي نل   ف  نا فمـ تــفنـةنــظ    امـ ـك ة   اوحنــظ فمـ هـحناةو ﴾٦﴿ۙاقــةهةر   فمـ هو دازـةف  oturanlara fenalık mı
                                                                                                    irade edildi, yoksa
            Bundan böyle                                                                          Rableri onlar hakkında
          Rabbimize asla bir                                                                        hayır ve hidâyet mi
          şerik tanımayacağız.                                                  ة ل ة              diledi, bilemiyoruz.”
                                                                                        ى
                                                                   ا ة
                           ى
                                                                          ح
                           ۙاب هش    ةو    ى اديدش   ي ۛ  ى اسرةح    ف تةئ ل م اةهاةنفدةجةوةف ءاةمسلا اةن ف سمل   ة  ةو احنا ﴾٧﴿ۙا دةحا ل
                                                                ة
                                            ة
               Rabbimizin şanı çok                                                                Cinn /11 – “Bizden iyi
                                                                                                   kimseler olduğu gibi,
          yücedir, O ne eş, ne de                                                                 iyi olmayanlar da var.
          çocuk edinmiştir.                                                                        Biz türlü türlü yollar
                                                                                                         tutmuşuz.
                                   ة
                                                                                       ة ل
                                                              ة
                                         ة ن ف
                Meğer içimizden   ى اباةهش  هل فدجي ة  نلا ع مةتسةي   ف  فنمةف   ة  عفمسل ل   ح  ةد عاقةم   ة  اةهفنم       د عقةن  ة ف    احن ك احناةو ﴾٨﴿

          birtakım cahiller, Allah                        ۜ                                         Cinn /12 – Şunu da
          hakkında gerçek                                                                          anladık ki, biz yerde
          olmayan sözler                                                                          Allah’ın iradesine karşı
          söylüyormuş! Biz de                                                                     koyamayacağımız gibi,
          saf saf, insanları ve          ل ل     ة ف                 ل          ة ل ة  ى
          cinleri, Allah hakkında  م هحبةر   فمه ب ةداةرا فما ضفرلا    ي ف فنةم ب ةديرا  رشا ياردةن   ف    ل احناةو﴾٩﴿ۙادۛص   ةر  kaçmaya teşebbüs
                            ف
                                                                  ح
                                                                         ي
                                                                        ۛ ي



                                                                                                     etmekle de O’nun

          yalan söylemez                                                                           elinden yakamızı da
          sanmışız!                                                                                    kurtaramayız.
                                        م
                 Meğer bir kısım   ة ة     ة     ة    ة     ة         ة   ة     ة ل     ى         Cinn /13 – Biz hidâyet
                                ة
          insanlar cinlerden   ةقــ ئاارــط احنـــ ك   ۜ كــ لنذ نو د احنـــ مةو نوــ حـــ ل ا ح صـلااحنــ م  اــحناةو ﴾١٠﴿ۙادۛش   ةر
          bazılarına sığınıp,                                                                      Rehberini dinleyince
          böylece onları daha da                                                                   onu tasdik ettik. Kim
          azgın hale getirmişler!                                                                  Rabbine iman ederse,
                                                                          ا ة                        ne hakkının eksik
                                                                                 ة ل
                                                                          ة ة
                                                                                         ى
                               ى
                                                   ة ف

                                                فنلةو
                                                            ة
                Onlar da, sizin   ﴾١٢﴿ۙابرةه  هز جفعن  ة  ضفرلا    ي ف  ن    ة ح لا زـــجـفعـ ن    فنل ف ل    نا احنـــةنــظ اـحناةو ﴾١١﴿ۙادةد ق  verilmesinden, ne de
                                     ة ة

          zannettiğiniz gibi,                                                                     gadre uğramaktan asla
          Allah’ın ölen hiçbir                                                                      endişesi kalmaz.”
          kimseyi
          diriltmeyeceğini                                                  ا
                                                                                           ة ل ة
                                                                               ف
                                                                       ة ن
                               ى
          zannetmişler.    ﴾١٣﴿ۙاقةهةر    ى ة  اسفخةب      فاةخةي      ة لةف  ة    يه حبر ب  فن     مفؤ ي  فنمةف   ة  ۜ    يه ب احنةما   ىند هلا اةنفعمس     ۛ  ة  احناةو
                                                                                            احمل
                                         لةو

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          571
   570   571   572   573   574   575   576   577   578   579   580