Page 579 - e mushaf TR pdf
P. 579

575
          Müddesir /18 – O   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Kâfirler, iyi zan
          düşündü, ölçtü, biçti...   74-Müddesir Süresi       /          Yaprak 08A  Cüz 29  Süre 74  Sayfa 575  içinde olmadıklarından,
                                                                                                  hemen itiraz edecek bir
                                     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04
          Müddesir /19 –                                                                          taraf arayıp ona takılır.
          Kahrolası, nasıl da                                                                       Mesela sayı doğru
          ölçtü biçti!      575           ﴾٧٤﴿         ِ                   ﴾٧٤﴿                    olmakla birlikte işin
                                                       ن
                                                              و
                                                        ة
          Müddesir /20 – Hay                          ِرثدمعلا ةروس                               özü değildir. Ama kâfir
          kahrolası! Nasıl, nasıl                         و    َ و                                sayıya takılarak kendi
          da ölçtü biçti!                                                                           kendisini tökezletir.
          Müddesir /21 – Sonra                                                                      Yürüyüşüne devam
          baktı...                                                                                  edemez. Kur’ân’da
                                                                                        ة
                                                                                  ة
                                                              ة
                                         ة
                                                                       ة
                                                                                            ة ي
          Müddesir /22 – Derken  رظةن  ة ة  حم ث ﴾٢٠﴿ ةرحدةق  ۛ ففيةك ل ت ق ة ة  حم ث ﴾١٩﴿ةرحدةق  ۛ ففيةك ل ت قةف﴾١٨﴿ةرحدـةقةو ركـةف   ح   هحنا  bildirilir ki bir
          suratını astı, kaşlarını   ۙ ة     ۙ               ۙ                  ۙ       ة            imtihandan sonra
          çattı...                                                                                mümin imanında sebat
          Müddesir /23 – Sonra                                                                    gösterir, din hususunda
          da sırtını döndü,                                                                       cayıp geri dönmezse, o
                                   ح ي ة
          kibirinden kabardı,      ة ا    ف ي ة                      ة ل                          zaman imanı kökleşir.
                                                                                        حم ث
                                                                               ة
                                                                            ة
                                                                 ة

                                                       ة

          arkasına bakmadan   رفحس   لا اذنه نا لاةقةف ﴾٢٣﴿رةبفكةـت ف ساةو   رةبفدا   حم ث﴾٢٢﴿ رۛسبةو    ۛ سةبةع   ة ﴾٢١﴿  “Allah’ın orduları”:
                                                                           ۙ
                                                      ۙ
          çekip gitti!                                                                                O’nun yarattığı
          Müddesir /24 – “Bu,                                                                        mahlûklar, onlara
          büyücülerden                                                                               verdiği kuvvetler,
          nakledilen büyüden           ة                                   ف    ا ة  ة ح ي              görevlerdir.
                                             ا ل
                                              رفدا

                                                   ة

          ibarettir.” dedi.   ﴾٢٧﴿رةقۛس      اةم كين  اةمةو ﴾٢٦﴿رةقۛس    هييل ف ص اۛس ﴾٢٥﴿رۛشةبلا   لفوةق      لا اذه   نا ن  ف ي ﴾٢٤﴿ فؤ ي رةث

                                                                                         ۙ
          Müddesir /25 – Bu,   ۜ                                   ۜ                              Müddesir /32 – Hayır!
          beşer sözünden başka                                                                    İş kâfirlerin dediği gibi
          bir şey değildir.”                                                                            değil. Ay’a.
                                                                                                    Müddesir /33 – Ve
                                                                  ف
                                                                        ة ة
                                                       ة
          Velîd aslında Kur’ân’dan   ـ ةن ا  ف ا  لةعةجاةمةو ﴾٣٠﴿رۛشةع ةةةعس ت   ف  اةهفيلةع﴾٢٩﴿رۛشةبل ل    ةةحاحوـل﴾٢٨﴿  رذةت  ة ة    لةو  يقفب ت   ي  ل ة  dönüp giden geceye.
          çok etkilenen, meşhur bir      ۜ ة                                  ۛ                       Müddesir /34 –
          edib idi. Kur’ân’ın, beşer                         ۛ                                     Ağardığı dem sabaha
          üstü bir taraftan geldiğini
          de vicdanında hissediyordu.  ف                                                             kasem edip şahit
          Fakat toplumdaki itibarını   ة       ة                         ا    ة                          tutarım ki.
                                                     ة
                                                                          ن
                                                            ف
                                       ح
                                                                              ح ي ة
                                               ح ي
                                                    ة
          kaybetmemek için, Kur’ân   اورفـ    ك ة  ةني ي ذل ل ىةةنفت فلا فم هتحدـ ع اةنـلـةعـةجاةمةو ىةةكـ ئـلةم لاراحنلا  ۛ باةح ف صا ل
          hakkında ne diyeceğini   ۙ
          şaşırmış, sonunda onun                                                                    Müddesir /35 – O
          olağanüstü etkisini “büyü”                                                                 sekar belâların en
          diye nitelendirmişti.                                                                         müthişidir.
          Müddesir /26 –                               ة                           ة
                                                                       ف
                                                                                   ح
                                                       ح
                                              ا ن
                                                             ة
                                                                                         ة
                                                            ف
          (“Beşer” desin bakalım)  ۛ باةترـةيلةو ى ة  اناةمييا او نةما ةنيذـلا   ي  ةداةدزـيةو  ۛ باةت كـلااوـ تنوا    ةنيذلا   ي  ةن قفيت ف سةي ل  Müddesir /36 –
                                ف
          “Ben de onu sekar’a                                                                       Beşer için en büyük
          atacağım.                                                                                       uyarıdır.
          Müddesir /27 – Sekar
          nedir bilir misin?                      ة                                         ة         Müddesir /37 –

                                                              ة
                                                                                ف
                                                                      ف
                                                                                            ح
                                                     ة ح

          Nereden bileceksin!     ضرةم فمه بولـ ق ييف ةنيذلا   ي  لو قـةيـ ل    ةو  ۙنو ن مفؤ ملاةو ۛ باةت كـلا او تنوا ةني ي ذلا  İleri veya geri gitmek
          Müddesir /28 – O,    ة                                                                  durumunda olanlar için
          içine atılanı yer, bitirir.                                                               en büyük uyarıdır.
          Yine de bırakmaz, eski
          haline çevirip bu işi
          tekrar eder.                      ح ن  ة ن         ة      ن     ل ا   ة          ف          Müddesir /38-
                           ءاا
          Müddesir /29 – Sürekli   ۛشةي فنـةم       ح لا لضـ ي   ك لذـةك ىلةثـةماذـنهـ ب   ح لا  ةداةرا اةذاةم نورــ ف اـةكــلاةو  Müddesir /39 – Ashab-

                                                       ۜ

          olarak derileri kavurur.                                                                   ı yeminden, hesap
          Müddesir /30 –                                                                          defterini sağ tarafından
          Üzerinde on dokuz                                                                          alan cennetlikler
          görevli vardır.          ة ح ي           ة   ة ح ي       ة                              dışında herkes yaptığı
                                                                                ة
                                                                                            ة
                                                                      ة

                                                                              ۛ
                              ن
          Müddesir /31 – Biz   ىرفك ذ لا  ة ي ه اةمةو ةوـ ه لا   ك حبةر  ةدونـ ج  ملفعـياةمةو ءااشي فنةم ي ي دفهــيةو  işlerin rehini ve esîri
                                                                           ۜ
                                              ۜ
          cehennem görevlilerini                                                                         olacaktır.
          sadece melaikelerden
          kıldık. Onların sayısını                                                                    Müddesir /40-
          da kâfirler için imtihan                              ة               ة ف               Müddesir /42 – Onlar
                                                                ح ي ل
                                                                                            ف

                                                       ة
                                ة
          ve sıkıntı sebebi yaptık   ﴾٣٤﴿ رةف ف سا    ا ل  ي     اةذا حفبص لاةو ـ ح  ﴾٣٣﴿رةبفدا    فذا لفيلاةو ﴾٣٢﴿رةمةقلاةو  ح لةك﴾٣١﴿ ر ۛشةبلل    mutlaka cennetlerde
                                                                                       ۟

          ki Ehl-i kitaptan olanlar  ۙ                 ۙ                ۙ               ۜ          mücrimlerin hallerini
          Peygambere imanda                                                                        hatırlarını soracaklar:
          yakîn sahibi olsun, daha                                                                “Neydi bu cehenneme
          kesin inansın.                                                                             sizi sürükleyen?”
                             ة
                                                                                ف
                                                                                            ة ي
                                ة
                                 ة
                                            ة ف
          Mü’minlerin      ةمحدقتـي   ة  ف ل    نا  فم كـنـم   ءااش   ۛ  فنةم ل ﴾٣٦﴿رۛشةبل ل ى ف  اري ي ذةن ﴾٣٥﴿رةب كـلا ىةدفح ل ة  اةهحنا
          imanlarındaki yakinleri                          ۙ               ۙ                          Müddesir /43 –
          artsın. Ehl-i kitap ve                                                                     Onlar şöyle cevap
          müminler tereddüde                                                                      verecekler: Biz namaz
          düşmesinler.                           ا ة                                               kılanlardan değildik.
                                                                              ح
                                     ف
                                                  ح ي ل
                                                  ف
                                                                                     ة


          Kalplerinde hastalık   ﴾٣٩﴿   نيمةيلا   ي  ۛ باةحصا لا﴾٣٨﴿ۙ ةةنييهةر    ف تةبس    ـك ۛ    اةم ب سفةن   ف  ل ك﴾٣٧﴿رحخ   ة ة    اةتةي فوا ل  Müddesir /44 –
                                ۜ
                                                                                     ۜ
          olan münafıklar ile                                                                       Fakirleri doyurmaz,
          kâfirler de neticede:                                                                    onların ihtiyaçlarıyla
          “Allah, bu misal ile ne                                                                     ilgilenmezdik.
          anlatmak istemiş   ﴾٤٢﴿رةقۛس       ة                  ف         ة            ة
                                                                             ة


                                                       ۙ
          olabilir?” desinler.   ة       ييف  فم كةكـلس   ۛ  اةم ﴾٤١﴿ ةني ي مرفج ملا   نةع ﴾٤٠﴿ ۙنولءااسةتةي   ۛ     تاحنةج   ييف
          Böylece Allah                                                              ۜ                Müddesir /45 –
          dilediğini şaşırtır,                                                                    Batıl sözlere dalanlarla
          dilediğini doğru yola                                                                  beraber biz de dalardık.
          iletir. Rabbinin          ة               ف
                                                         ف

                                                                  ة
                                                                              ف
                                                                                             ة
                                                                    ﴾٤٣﴿ ح
                                  ة
                                                                                           فمل
                                                                       ة

          ordularını Kendinden     ضو خن   احن كةو ةنييك ف س ملا    م عطن   كةن   فملةو نييل ۛ ص ملا      ةن م كةن    اولاةق  Müddesir /46 –
                                        ﴾٤٤﴿
          başka kimse bilemez.              ۙ                          ۙ                          Bu hesap gününü yalan
          Bu, yani cehennem                                                                              sayardık.
          veya ondan bahseden                                                                     Müddesir /47 – Ölüm
          âyetler beşere bir öğüt            ا                                                      bizi yakalayıncaya
                                     ف
                                             ن ل
                                                                        ة
                                                                   ح
                                                                                       ا ف
          ve uyarıdan başka bir   ﴾٤٧﴿ ني ي قةيلا اةنينتا ىحتةح﴾٤٦﴿نيحدلا   ي  مفوةي ب    ب ذةك ـن احن كةو﴾٤٥﴿ ةنيض ئاةخلا  ةعةم  kadar hep böyle idik.”
                                                                                    ي
          şey değildir. [2,26]   ۜ                   ۙ                          ۙ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          575
   574   575   576   577   578   579   580   581   582   583   584