Page 573 - e mushaf TR pdf
P. 573

569
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Mearic /40-                                                                             Nuh /2- Nuh /4 –
          Mearic /41 – Hayır,   70-Mearic Süresi       /        71-Nuh Süresi  Yaprak 05A  Cüz 29  Süre 71  Sayfa 569  O da: “Ey benim
          Allah’ın nizamı onların    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  halkım! Ben size
          sandığı gibi değildir!                                                                   gönderilen kesin bir
          Doğuların ve batıların                                                                        uyarıcıyım.
          Rabbine yemin ederim   569  ﴾٧٠﴿ جِراعمعلا ةروس ﴾٧٠﴿       ﴾٧١﴿ حون ةروس ﴾٧١﴿
          ki,                             ِ   َ َ  و  َ و                  ٍ و و  َ و                 Şöyle ki: Yalnız
                                                                                                    Allah’a ibadet edin,
             Biz onların yerine                                                                    O’na karşı gelmekten
          kendilerinden daha                                                                       sakının ve bana itaat
          hayırlı insanlar   ى   ة ح  ف   ا  ن ل                   ف         ف             ا              edin ki:
                                                                                  ة



          getirmeye kadiriz.   ارفيةخ   لدةب ن        نا ىلةع﴾٤٠﴿ة ۙنو ر داقل   ة  ة ي ة    احنا براةغةملاةو قراۛشملا   ة  ح بر ب   مسفقا    ة لةف

                                                                                                    Sizin günahlarınızı
             Bizim elimizden                                                                       affetsin ve sizi belirli
          kurtulan, gücümüzün                                                                      bir vakte, yani ölüm
          yetmediği hiçbir şey           ة  ن   ف                ة                                   anına kadar azap
                                                                       ة
          yoktur. [40,57; 75,3-4;    م هةمفوي ة    او قل ي ىحتةح   او بةعلةيةو   او ضو خةي   فم هفرذةف ﴾٤١﴿نييقو ب ف سةم ب    نفحن ة       اةمةو ۙ  فم هفن م  çektirmeksizin hayatta
          56,60-61]                                                                                      bıraksın.
             Mearic /42 – Artık                                                                       Çünkü Allah’ın
                                                                                             ة
                                                                    ة
                            ة
                                                                                ﴾٤٢﴿ة
                                                                                             ح
          sen onları kendi   ۙنو   ض فو ي بص ن      ن    ىليا فم هحناةك ى ة ة  اعارس  ة ف    ةن م نو جرفخةي ةمفوي ۙنو دةعو ي ي ي ذلا  takdir ettiği vaade
                                                                               ة
          hallerine bırak da,                            ة      ثاةدفجلا                                gelince, aslâ
          kendilerine vaad edilen                                                                ertelenmez. Keşke bunu
          gün gelinceye kadar                                                                           bir bilseniz!
          batıla dalsın,
                                                              ح
          oynasınlar.           ة                ة ح     ة ف  ة                   ل
                           ﴾٤٤﴿نو دةعو ي او ناةك يذلا   ي   مفوةيلا   ك لن   ةلذ   ۜ   ذ   فم ه قةهرةت    فم ه راصفبا   ۛ  ىةةعشاةخ﴾٤٣﴿  “Ya Rabbî, dedi Nûh,
                                                                                                     Nuh /5- Nuh /6 –
                                                                       ف



             Mearic /43 – O                                                                          ben halkımı gece
          gün onlar kabirlerinden                                                                   gündüz dine dâvet
          çıkıp sür’atle sanki bir                                                                         ettim.
          hedefe varmak
          istercesine koşarlar.
                                                                                                        Ama benim
             Âyette geçen nusub,   ﷌                     حو ن  ةةرو س                     ﷍      dâvetim, onların sadece
                                                                                                          daha çok
          başlıca iki türlü tefsir edilir:                                                            uzaklaşmalarına
          a-Put demek olup,                                                                               yolaçtı.”
          müşrikler dünyada putlarına
          nasıl koşarak gidiyorlardı
          ise, o gün hesap meydanına                                                                 Nuh /7 – Her ne
          da öyle sür’atle
                                                        ِ ن
          getirileceklerdir. b-Yarış                                                                   zaman, onları
                                               ح
                                   ح
          yapan koşucular nasıl   مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا  مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  bağışlaman için
          dikilmiş nişanları gözeterek  ۛ                                                 ع            çağırdıysam,
          koşarlarsa bunlar da hesap
          meydanına doğru hızla
                                                                                                            onlar
          koşacaklardır.                                                                               parmaklarıyla
                                            ف
                                                                                            ا
                                                         ة
                                    ة
                                                                                                   kulaklarını tıkadılar.
                                                                                            ة ي ل
                                                                                      ف
             Mearic /44 –    مييلا ل    باذةع  فم هةي تأةي   ف ل    نا لفبةق    فن م كةمفوةق  فرذفنا      ف ل ل    نا ايه مفوةقىلا ى ن ي  احو ن اةنلۛسفرا احنا  Esvaplarıyla örtündüler,
          Gözleri yerde,                                                                              direttiler ve çok
          kendilerini baştan aşağı                                                                     kibirlendiler.
          bir zillet kaplamış
          durumdadır.                                                       ة          ة                Esvaplarıyla
                                                         ل
                                         ة
                                   ل
                                                              ۙ

                           ۙ  نو عي ي طاةو  هو قـحتاةو    ن    ة ح لا او د بفعا     نا﴾٢﴿ نييب م ريذةن   ي  فم كـل ييحنا ي       مفوةق    اةي لاةق﴾١﴿  örtündüler: Onlar, Hz.


             İşte kendilerine                                                                     Nuh (a.s.)’ın dâvetine
          vaad edilen gün,                                                                          kulak vermek şöyle
          bugündür.                                  ا                                              dursun, yüzüne bile
                                ة ن
                                         ى ي ل
                                                      ن ي
                                   ح لا لةجا ة ح    نا ىحمس م   ۛ  لةجا ل  ىلا فم كر حخةؤـ يةو فم ك بوـ ن ذ    فن م فم كـل ة  رففغةي ﴾٣﴿  bakmak istemiyorlardı.
          71-NUH SÜRESİ                                    ف                          ف               Yahut Hz. Nuh,
                                       ۜ                                                                kendilerinin
                                                                                                   yanlarından geçerken
             Mekke’de inmiştir,                                                                     kendilerini tanıyıp
          28 âyettir. Adını konusu                                                                  dâvet etmesin diye
                                                                  ة
                                                              ة
                                                      ة
                                                                            ة ة
                                                                                     ة ا
          olan Hz. Nûh (a.s.)’ın   ىلفيل ة  يمفوةق   ي    تفوةعةد ييحنا ي       ح بةر لاةق﴾٤﴿نو ملفعةت  فم تفن ك  فول رحخةؤ     ي ـ  ل ءاةجاةذا ي  böyle gizleniyorlardı.
                                                                                       ة

          tebliğinden almıştır. Hz.                                           ۢ
          Nûh’un, halkını irşad
          etmesi, fakat onlardan                                                                       Nuh /8 – Ben
          çoğunun yüzçevirmesi                                                                    onları bu sefer yüksek
                                                ة
                                                                                  ة
                                                ح
                                                     ي
                                                                                       ى
          neticesinde onların   ة    فم هل رففغةت ل  امل ك ييحناةو﴾٦﴿ى ارار ف  ة ح ي    لا  ا  فملةف ﴾٥﴿ اةهةنةو  ۙار  sesle dâvet etmeye

          helâki, müminlerin    ة       فم ه تفوةعةد      ة   ة     يياءاةع د   فم هفدزةي                başladım.
          felahı için yaptığı dua
          nakledilir.                                                                             sonra onları gâh açıkça
                                                                                                      Nuh /9 – Daha
                                                                                         ا
                                              ل
                                                                                           ل
                                                                        ن
             Bismillâhirrahmân  اورةبفكةـتساةو   ف  او رۛصاةو  فم هةباةي ث افوۛشفغةتساةو   ف  فمهـ ناةذايياف فم هةع باۛصا اولةعةج  çağırdım, gâh iyice
          irrahîm.                        ح                                                            gizli bir dâvet
                                                                                                    yönelttim, her türlü
                                                                                                      yolu denedim.
             Nuh /1 –  Biz
          Nûh’u kendi toplumuna
                                      ة
                                                                           ي ة
                                             ا ل
                               ة
                                                         ى
                                                 ة ي
                                                                                    ى
                                                                                    ار
                                                                                        ۛ
          peygamber olarak   فم هـــل     تـفنــلــفعا  يــي ح نا   حمــ ث ﴾٨﴿ۙاراةه ج  فم ه ت فوةعةد ييحنا حم ث﴾٧﴿ اةبفك ت ف سا  Nuh /10 – Dedim
          gönderip:                                                                              ki onlara: “Rabbinizden
                                                                                                    af dileyiniz. Zira o
                                                                                                         gafurdur.”
             “Gayet acı bir
          azap başlarına gelip        ة ة       ة               ف                           ل
                               ى
                                                                        ى

                                                                                        ة
                                                                           ة
          çatmadan önce halkını   ﴾١٠﴿ۙاراحفةغ      ناةك  ة ي     هحنا  فم كح    ـبةر اور ففغةتسا   ف    تل قةف ﴾٩﴿ۙارار ف سا    ة ي    فم هل    تفرر ف ساةو
          uyar!” dedik.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          569
   568   569   570   571   572   573   574   575   576   577   578