Page 567 - e mushaf TR pdf
P. 567

563
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Mülk /27 – Onu                                                                                Kalem /2 –
          yanıbaşlarında   67-Mülk Süresi       /        68-Kalem Süresi  Yaprak 02A  Cüz 29  Süre 68  Sayfa 563  Rabbinin lütfuyla, deli
          buldukları zaman inkâr     Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04   değilsin.
          edenlerin kederden                                                                      Kalem /3 – Hem senin
          yüzleri mosmor kesilir.                                                                  ecrin, mükâfatın hiç
                                         ِ
                                                                           ِ
          Kendilerine: “İşte sizin   563  ﴾٦٧﴿ كعلمعلا ةروس ﴾٦٧﴿  ﴾٦٨﴿    مَلقعلا ةروس    ﴾٦٨﴿      kesilmez! [11,108;
          isteyip durduğunuz                و  و  َ و                        َ و  َ و                   95,6; 41,8]
          şey!” denilir.                                                                          Kalem /4 – Ve sen pek
                                                                                                     yüksek bir ahlâk
          Mülk /28 – De ki:                                                                        üzerindesin! [33,21]
          “Söyler misiniz bana:   ة                ف        ة
                                                                                      ل
                                لا اذ
          Allah eğer beni ve   يذ ــ ي  ح ة  ة  ـ ي ـ ل نه ـ  يقةو اورةف ك  ةنيذ ح  ــ  هو لا ـ ي   ج و ـ ف ت  ـ ةـي اس ىةف ـ ف ة  ل ز  هفواةر ام ة ة  ةف ـ ل ـ ح  Hz. Peygamber (a.s.)’ın

                                                                                                    ahlâkından bahsetmesi
          beraberimdeki                                                     ي                     istendiğinde Hz. Aişe (r.a)
          müminleri, ister helâk                                                                    mümkün olan en ideal
          eder, ister merhamet                                                                      cevabı şöyle vermişti:
          eder,                                                                             م     “Onun ahlâkı Kur’ân’dan
                                                                                  ة
                                                                 ل ل ف
                                                                             ة
                             ل
                                                        ل ف ي
                 ne ederse eder, peki  فوا يع  ةم ن  ن      ح لا  ة  ـ ل ــ ةك ــ  ن ـ ة ي  فها نا م  ــ  ت ـ ف  فياةرا ل  ق ـ ﴾٢٧﴿نو عحد  ك فن ـ فم ت  ب ـ ةت يه ـ  ibaret idi.” Maksadı şu idi:
          kâfirleri o acı azaptan      ةمةو  ــ ف ـ ة                                                “Kur’ân hangi âdabı
          kim kurtarır?”                                                                              öğretiyorsa onları
                                                                                                         uygulardı.”
                                                                                                   Kalem /5 – Yakında
          Mülk /29 – De ki: “Sizi
          imana dâvet ettiğimiz   ن ة           ف        ل    ة            ف                       göreceksin, onlar da
                                                                                         ة
                                         ح

          İlah Rahmandır. Biz        ةما ــ احن  ب ـ يه   نن مفحةرلا    ةو ه   ق ـ ل ﴾٢٨﴿مييلا باذةع    فن م ةنير فاةكلا ريج ي   ي  فنمةف اةنةم حةر  görecekler.
                                                                       ي              ۙ          Kalem /6 – Hanginizde
          O’na iman ettik. O’na
          dayandık.                                                                                   imiş o dertler, o
                   Kimin kesin bir                                                                       delilikler.
          yanlışlık içinde   ف                                  ة    ة            ة ف    ة           Kalem /7 – Senin
                                      ـ
                                     ـ
                                   ن
          olduğunu yakında   ل ق﴾٢٩﴿ ي   ـ يب ـ   م    لل    ۛض ــ ة   ه ن ـ ف ــ يف ةو ــ ي  ةم نو م  ةف اةن ـ ۛس ـ ةت ـ فع ـ ل ـ  ۛ  ةعةو ـ ل ـ في ــ ةت  ه ـ حكةو ـ ل ــ  Rabbin şüphesiz pek iyi
          öğrenirsiniz.                                                                                     bilir:
          Bu âyet Allah’ın varlığına                                                                  Allah yolundan
          dair ilzamî bir delil ihtiva                                                              sapanlar kimdir ve
          eder. Bu öyle bir delildir ki       م                     م                             O’nun yolunu tutanlar
                                         ا
          inkârcıyı susturur, diyecek               ف                               ف ي ل  ل ل            kimdir.
                                                                          ا
          bir söz bırakmaz. “Biz O’na  ﴾٣٠﴿ ني ي عةم ءاةم ب فم ك ـييتأةي نم    ى ةف ـ ف ة  فم   ةغ ـ ارفو  ك ل ؤاةم ح    ف صا ـ ةب ــ ة    نا  ـ  ت ــ فم  فياةرا  Kalem /8 – O halde,
          inandık. Farz-ı muhal,                                                                  hakkı yalan sayanların,
          dediğimiz olmasa da hiçbir
          zararımız olmaz. Ama siz,                                                               sözlerine sakın uyma.
          olan bir gerçeği inkâr
          ettiyseniz, onun ebediyyen                                                                    Kalem /9 –
          cezasını çekeceksiniz.”                                                                      İsterler ki sen
                                                      ة ف
                                                                                                   gevşeyesin. O zaman
                                                        ة
          “Söyleyin bana: şayet  ﷌                      ملقلا  ةةرو س                 ﷍          kendileri de yumuşasın.
             Mülk /30 – De ki:
          suyunuz çekilir, yerin                                                                    Kalem /10-Kalem
          dibine giderse, o akan                                                                    /16 – Sakın uyma:
          tatlı suyu, kim                                                                           Servet ve hanedan
          getirebilir size?                                                                        sahibi diye, o bol bol
                                                        ِ ن
                             مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا   ح لا                                                adama!
          68-KALEM SÜRESİ                              مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب  yemin eden, değersiz
                                   ح
                                               ح

          Mekkede inmiş olup 52   ۛ                                                       ع
          âyettir. Adını 1. ayette                                                                    O gammaz, söz
          geçen el-Kalem’den                                                                      gezdiren, hayrın önünü
          almıştır. Bu sûre Hz.                                                                    kesene, o saldırgana,
                                                                ا ل
                                                                                         ف ا
                            ح ي
          Peygamber aleyhinde   ة             ة                       ة               ة
          müşriklerin ileri sürdükleri  ناةو﴾٢﴿  نو نفجةم ب   ك حبةر   ةةمفع ن ــ  ب  ۛ تفنا   اةم﴾١﴿ ۙنور طسةي   ف ـ    اةمةو ملق ـ ة  لاةو ن  günaha dadanmışa!

                                    ۛ
          bazı iddiaları çürütüp onun
          nübüvvetini ispatlar. Bunun
          başlıca delilinin, onun                                                                    Şerefsiz, kaba, bir
          mükemmel ahlâkı olduğunu                                                                   de soysuz olana.
          vurgular. Gerçekten hayat                     ن ة ة ة ي                          ة ة
                                                                      ۛ

          boyunca güzel ahlâkın   رصفب تۛسةف ﴾٤﴿ مي ي ظةع        خ ـ قل  ىلةعل كحناةو﴾٣﴿  نو ن  ة    فيغ ى ة ـ ر ةم ـ فم ـ  ارفج َ    َ ل كل  Kendisine
          bütün dallarında mükemmel
          olmak, pek büyük bir                                                                          âyetlerimiz
          mûcizedir. Ayrıca inkâr ve                                                              okunduğunda “Bu eski
          nankörlüğün sonucu, bahçe                                    م                           insanların masalları!”
                                              ة ة
          sahiplerinin kıssası ile     ل ة         ة                               ة                      diyene,
                                                   ح ي

          bildirildikten sonra, Allah       ه  ـــ ةو   فعا ــ ل ــ  ب  م ـ ةم ـ فن  كحبةر  نا ﴾٦﴿ نو تفف  ـ ةم ـ  ف لا  م ك    ة ا ب  حي ـ ﴾٥﴿ۙنورص   يةو ــ فب ـ
          Teâlanın âhirette müminler
          ile kâfirlere hazırladığı                                                                    yakında onun
          âkıbet anlatılır.                                                                          burnunu dağlayıp
          Bismillâhirrahmânirrahîm                                                        ة       damga basarız. [74,11-

                                                                   ف
                                                                        ة ل
                                                                                          ح
                                        ح
                                             ف
                                                                                           فنةع
                           اوحدةو ﴾٨﴿ ةنييب ذةك ملا   عط ت      ة لةف﴾٧﴿ ةني ي دةتفه ملا ب   ملفعا      ةو هةو  يه ليبس   ي ۛ  لۛض  26; 6,25; 8,31; 46,17]
          Kalem /1 –Nûn. Kalem                                                                         Hz. Peygamber
          ve ehl-i kalemin                                                                         (a.s.)’ın karşısına böyle
          satırlara dizdikleri ve                           م                                         azgınca çıkanların
          dizecekleri şeyler hakkı  ا ة  ة            ة    ة ح       ة     ة                 ة    burunlarının sürtüleceğini
                                                ي

          için:              ءاحشةم  زاحمةه﴾١٠﴿نيهةم    ف ح لةح      ك ـ ل  ـ فعـ   ط تلةو﴾٩﴿نو ن ـ  هفد يةف  ن ـ     هفد ت فول  bildiren bu âyetlerle yüce
                                            ۙ                                                     Allah onların istikbaldeki
                                                                                                    perişan hallerini haber
             Tabiin imamlarından                                                                     vermektedir. Zahirî
          Mücahid’e göre kalemden                                                                 şartlarda beklenmeyen bu
          maksat “kendisiyle Kur’ân                                                                 zafer, ancak kaderlere
                                                    ح
                                                                               ة
                                                                           ف
                            ف ل
                                          ة
                                   م
                                      ـ
                                                                                        ـ
                                                                                      م
                                     ي
          yazılan kalem”, onunla   نا ﴾١٣﴿ ينةز ك لذ   ن    ةب ـ ةدفع  ل ت ع﴾١٢﴿مييثا ل   دةتفع م رفيةخل ل عاحنةم﴾١١﴿ ي ي م   ب ــ ةن ـ  hükmeden Allah’ın
          yazılan şey ise Kur’ân’dır.   ۙ                   ۙ                         ۙ             bildirmesi ile olabilir.
                                                                                            ف
                                               ل ة
                                                                                         ة
                                   ة ة ف
                                                                ن
                                                                      ي
                                                            ة ن
                           ﴾١٥﴿ ةنييلحولاري ي طاۛسا لاةق       تاةيا ـ اةن   هفيلةع ىلفت ت اةذا ﴾١٤﴿ ن ةني ـ    ةبةو ـ ي    لاةماةذ نا ك ـ

                                                                            ۜ

                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          563
   562   563   564   565   566   567   568   569   570   571   572