Page 566 - e mushaf TR pdf
P. 566

562
          Mülk /13 – Sözünüzü   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Mülk /18 –
          ister içinizde gizleyin,   67-Mülk Süresi       /          Yaprak 01B  Cüz 29  Süre 67  Sayfa 562  Onlardan öncekiler de
          ister açığa vurun, hepsi   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  dini, peygamberleri
          birdir. Zira Allah                                                                        yalan saydılar. Ama
          gönüllerin künhünü                                                                        Benim red ve inkâr
          dahi bilir.                                  ِ                                         edişim, intikamım nasıl
                                          ﴾٦٧﴿        كعلمعلا ةروس         ﴾٦٧﴿          562        olurmuş, anladılar!
                                                              و
          Mülk /14 – O yarattığı                          و    َ و                                Mülk /19 – Üstlerinde
          mahlûkunu hiç bilmez                                                                    kuşların saf saf dizilip
          olur mu?                                                                                    kanatlarını açıp
               (İlmi herşeye nüfuz                                           م                    yumarak dolaşmalarını
                                              ة
                                                                          ل
                                                                                            ل
          eden, herşeyden haberi   ﴾١٣﴿  د رو  ـــ    ح صلا    تاذ  ة ي  ــ ي ــ  ه   ةع ــ ييل ـ  ب  م ــ   باورةه ــ فجاوا فم ك ــ ة لفوةق او ر ــ ساةو  hiç görmüyorlar mı?
                                                           حنا ه
          olan) latîf ve habîr                               ۜ                              ح          Onları havada
          O’dur.                                                                                    Rahman’dan başka
          Mülk /15 – Yeryüzünü                                                                    tutan yoktur. O elbette
          size hizmete hazır,   م                                                                     her şeyi görür.
          uysal bir binek gibi     ة ة      ة ح            ف       ة ح       ة         ة    ة ل

                                                                           ۜ
                                                      ۟
          kılan da O’dur.     م ك    ل لةعةج   ي ي ذلاةو ه ﴾١٤﴿ رييبةخلا    في ي طللا ةو ه ةو ةقلةخ    ـــ فن  ةم  مل  ـ فع ـ  ةيلا  Mülk /20 – Rahman’ın
               Haydi öyleyse siz de                                                                  dışında size güyâ
          onun omuzları üstünde                                                                  yardım edecek kimmiş?
          rahatça dolaşın. O’nun                  م                                               Doğrusu kâfirler büyük
          takdir ettiği rızıklardan   ة ي                                            ى     ة ف   bir aldanış içindedirler.

          yiyin, istifade edin.   ـ في ــ  ه  لاةو  ه ــ ي   قفزر ن ــ ف    ك ـ ل ـ  م او  ةو اةه       ةم ـــ اةن نك ـ  ب ـ  ييف او ش ـــــــ  ـ فما ةف لو  لةذ  ــ  ۛ ضفرلا
          Ama ölümden sonra        ۜ                                                              Mülk /21 – Peki, Allah
          dirilip O’nun huzuruna                                                                  size ihsan ettiği nasibi
                                                                                                    alıkorsa, sizi başka
          çıkacağınızı da bilin.                                                                 rızıklandıracak kimmiş?
                                     ة ف

                                                                               ل
                                                        ف ل ا ة
                                                                                ة
              Yer uysal bir binek gibi   ـ اةذ ا  ةف  ۛ ضفرلا  ـ  م ك  ب  ۛ فسفخ ةي  ـ  نا  ءاةمسلا   ح    ي ف  فنةم فم تفن ماء ﴾١٥﴿ رو شحنلا  Doğrusu, onlar azgınlık
          insana hizmet ediyor.                                                                       ve nefret içinde
          Omuzlar atın en hassas                                                                     diretmektedirler.
          azasıdır. Binicisinin
          omuzuna basmasına pek
          razı olmaz. Arzın, omuzları                                                              Mülk /22 – Düşünün
                                            ة
                                                                            ل ل
                                                   ف ل ا ة
          üzerinde yürünürse, bunun  ى       فم كـي ة    ةع ـ ل ـ ف  لسر  ي  ـ  نا  ءاةمسلا   ح  ي ف ن    ةم ـ ف  ـ فن ـ فم ت   ما فما﴾١٦﴿  رو م    ةت ـ  ة ي ه  bir: Yüzükoyun kapanıp
          mânası, onda itaat etmeyen  ۜابصاةح
                                                ف
                                                                                    ۙ
                                                                                                     yerde sürünen mi
          hiçbir tarafın kalmadığıdır.                                                              varılacak yere daha
                         Cenab-ı Allah,                                                            kolayca ulaşır, yoksa
          barındırdığı milyonlarca tür                ف                       ف                   dümdüz yolda düzgün
          mahlûkata göre küçücük              ة    ة
                                                                                ة
                                                   ح
                                                                                     ة
          olan bu dünyayı, onların   ةق ن     ح لا ــ ي ي ذ ـ ةن  م  ــ ف ـ فب ـ  ل ـ ه ــ فم    ۛ بذ  ة لةو ـ ةق ــ فد ك ــ  ﴾١٧﴿ ري ي ذ ـ ةن  ۛ ففي ك  نو مل  ةف ـ ۛس ــ ةت ـ فع ـ  şekilde yürüyen mi?
          sayılara sığmayan fertlerine                                                               Burada âhireti inkâr
          hazırlanmış yüzbinlerce                                                                 edenler, psikolojik bir delil
          çeşit erzak ve ihtiyaç                                                                    ile ikna edilirler: İnsan
          maddeleri ile doldurmuştur.                                                             yaratılışı gereği tehlikeden
          Bu yerküreyi, bir gemi gibi             ة                                                 kaçar. Hatta onda bir,
                                                                                 ة
                                                        ة ي
                                  ۛ ـ حفا ـ   تا
                                                                  لةوا ـ ةي فم ـ
          uzay okyanusunda hızla   ة  اص م       ــ في ـ ةف ر ــ ةقفو ــ  ه ــ ف  ح    طلا ىلا افور  ة ل  ﴾١٨﴿رييك ـــ ةن نا     ةك ـ  ةف ـ ةك ـ في ـ ۛ ف  yirmide bir tehlike ihtimali
          hareket ettirip mevsimlere                         ة                                     olsa bile o yoldan gitmek
          uğratarak, bahar ve yaz                                                                     istemez. Fayda ve
          mevsimini, yüz binlerce                                                                  menfaatini garantilemek
          yiyeceklerle doldurup, her                                                               ister. Cenab-ı Allah ona
          kış erzakı tükenen                                                                       şunu hatırlatıyor: Âhirete
                                                                            لا
                                                                                       اةم
          canlıların, imdadına, erzak   ة  ة ح  ة ل    ح   ة   ن ن مفحةرلا  ة  ة ح ي               inanırsan, dümdüz yolda
                                                        ف ۛ
                                             ي


                                                                                      ۜ
          gemisi halinde   يذلا   ي  اذه   ن  فنحما﴾١٩﴿ريصةب    ءيش ل ك ب       هحنيا ۜ  ح      حن ه كسم ي   ف   ةن ف ض بفقةيةو  güven içinde elini kolunu
          göndermektedir.                                                                            sallaya sallaya yolda
          Mülk /16 – Yüceler                                                                     ilerlersin. Ama âhireti inkâr
                                                                                                 edenin işi çok zordur; âdeta
          yücesi olan Allah’ın                                                                      yüzüstü sürünerek yol
          sizi yerin dibine                 ة            ي ف                          ة           almaya çalışan gibidir. Hiç
                                              ة ح ي


          geçirmesinden emin mi   فنحما رور غ      يف    لا ي  نور فاةكلا       نا ننمفحةرلا       نو د    فن م فم كرصفنةي        فم كل  دفن ج   ةو ه  insan böyle olmak ister mi?
                                                                ح

                              ة ل ﴾٢٠﴿

          oldunuz? O zaman bir     ۛ                      ۜ                                       Her an yakalanma tehlikesi
          de bakarsınız yer                                                                      ve endişesi ile firarî duruma
          çalkalanıp duruyor.                                                                         düşmek ister mi?
          Bu ifadeden, Allah’ın                                           م             ة
                                                                                        ح ة
                                                             ة
                                                                     نا فم
                                                 ل لةب  ه
          yukarıda bir cihette ve bir   رو ف ــ  نةو حو   ع  ـ  ت ـ  يف     ة ف  ــ ةقفزر ك  فما ــ ۛس ـ  ل ف ي  ك  ـق زرةي ي ي ذلا اذنه  Mülk /23 – De ki:
          yerde olduğu mânası                    ـ حج ـ  او ي  ۛ                 ف                  Sizi yaratan ve size
          çıkarılamaz. İnsan,                                                                       kulaklar, gözler ve
          mekanlara sığmayan
          Rabbini, farkında olmadan                                                                gönüller veren O’dur.
          hep yücelerde                                                                            Sizin şükrünüz ne de
          düşündüğünden böyle   ن ح ى           ة ل  ا       ن ل     ى ح ن             ةفا ــ ة ةي ـ ف  ل    az!

                                         ي
                                                                              ي
          buyurulmuştur. Nasıl ki   ىلةع ايوس    ۛ  يشمةي   ف  فنحما   ىدفها       فجةو ـ ايهه        م ـ  ك ـ اب ةع ـ ىل  يشم     فنم  ﴾٢١﴿  Mülk /24 – Sizi
          duada eller yukarıya                                                                      yeryüzünde yaratıp
          kaldırılır. Vahiyler, kitaplar,                                                         zürriyet halinde yayan
          melekler, emirler yukarıdan
          indirilir. Hâşa, bunlar                   م                                             O’dur. Ölümden sonra
          Allah’ın yukarıda olduğunu  ة  ة ة          ة   ل     ة ح ي  لا ذ  ف                    da diriltilip yine O’nun
          anlatmak gayesini   ةعفمسلا   ح    ل ـ  ك ـ  م  لةع    ةجةو ـ  ك ـ ـ  فم  ـ اۛش  فنا ي ي    ةو ه ل ق﴾٢٢﴿مي ي قةت  ـ ف س ـ   م    طار ص ـ    ة  huzurunda
          taşımazlar. Bu müteşabih                                                                   toplanacaksınız.
          âyetler insana bir tasavvur
          verirler. Bu gibi âyetler                                                               Mülk /25 – Ama onlar
          Allah’ın mutlak yüceliğini
          ifade ederler. Bunlar.   ل       ة ح   ف      ة                      ة ف        ة ف          yalnızca şunu
          “O’nun hiç benzeri yoktur”  ي  ـ  ف فم ـ   كاةرةذ   ي ي ذلاةو ه  ل ق ﴾٢٣﴿نور كفشةتاةم ىلييل  ـ  ـ ـ ةةةد   ةق ـ  ففلاةوةراص ـ ۛ  فبلاةو  soruyorlar: “Eğer

          (42,11) “Yüzünüzü nereye                                        ۜ                      iddianızda tutarlı iseniz,
          döndürürseniz Allah                                                                           bu vaad yani
          oradadır” (2,115) gibi                                                                 inanmadığımız takdirde
          muhkem âyetlerin ışığında                                                                 geleceğini bildirip
          gerçek mânalarını bulurlar.    ف ي       ة ف     ة            ة          ة ي     ة ف



          Mülk /17 – Yahut   ةنييق داص   ۛ  فم تفن ك   نا دفعةولا   اذه   ن  ىنتةم   نولو ق ةيةو ـ ﴾٢٤﴿نورۛشفحت    هفيلاةو   ضفرلا  tehdid ettiğin azap ne
          O’nun size taş yağdıran                                                                         zaman?
          bir kasırga                                                                               Mülk /26 – De ki:
          göndermesinden emin                                                                       “Bunu yalnız Allah
          mi oldunuz? Fakat bu                                                                     bilir. Ben ise sadece
                                                   ل ل
                                                                              ف ف
                                                              ن ي
                                                                                  حنا ل
          tehdidimin ne demek   ﴾٢٦﴿ ـــ  ن  ــ    يب ــ ي  ـــ ي ي ذ ـ  م ر  ةنا ام ـــــ ة ـ ةن  ا  ة ا  حناةو     ح لا  ـ فن ــــ  ةد   ع  م  لاام ــ ة ـ  ع ـ ل ـــ  ة ي ف   ق ــ  ﴾٢٥﴿  açık ve kesin bir tarzda
          olduğunu yakında                                                                               uyarırım.”
          öğrenirsiniz!
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          562
   561   562   563   564   565   566   567   568   569   570   571