Page 206 - e mushaf TR pdf
P. 206

202
             Tövbe /100 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Tövbe /103 –
          İslâm’da birinci                                                                         Onların mallarından
          dereceyi kazanan   9-Tevbe Süresi                 Yaprak 01B  Cüz 11   Süre 09  Sayfa 202  zekât al ki, bununla
          Muhacirler ve Ensar ile    Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  onları temizleyesin ve
          onlara güzelce tâbi                                                                           arındırasın.
          olanlar yok mu?
                                                       ِ
                                           ﴾٩﴿        ةبوتلا ةروس          ﴾٩﴿            202        Onlar için dua da
             Allah onlardan                             َ ع  ة  و  َ و                                       et.
          razı, onlar da Allah’tan
          râzı oldular.                                                                             Çünkü senin onlar
                                                                                                  lehine duan, onlar için
             Allah onlara                                                                           büyük bir huzur ve
          içlerinden ırmaklar    ة ح        ة ف                ف      ة   ة    ة ف ة     ة          tatmin kaynağıdır.
                                                                     م ـــ ة ــ  م ــ

                                                     ي
          akan cennetler        ــ ي ي ذ ـ ةن  لاةو  راص    فن ـــ ۛ  لاةو    ةنير ـــ  جاةه  لا ن نول    حو    لا نو ق ـــــ  ب ا ح سلا ةو
          hazırladı.                                                                                   Allah her şeyi
                                                                                                    hakkıyla işitir, bilir.
             Onlar oralara                                                                         [2,43] {KM, Kohale
          devamlı kalmak üzere   ة ة                                                               3,30; Lukan 11,41}
                                      ل
                                                                  ن

          gireceklerdir. İşte en   ل د ـــ ح ـــ  ه ــ فم  ةعاةو  ه  ــ فن ــ  ةع  اوض    ةر      ةو  م  فنةع ـ  ه ـ ف     ح لا ة يضةر   ۙ     ناۛسفح ا ـ  ب فم هو عةب ة حتا ـ
          büyük mutluluk, en                                                                           Tövbe /104 –
          büyük başarı! [5,119;                                                                  Bilmediler mi ki: ancak
          59,9]                                                                                      Allah, kullarının
                                                                                                  tövbelerini kabul eder,
             Tövbe /101 –           ة ف ة  ى    ا ل                   ة ف                  ة     zekât ve bağışlarını alır.
                                                                                  ي
          Çevrenizdeki      زفوف    لا ـــ  ــ ك   لنذ   ۜاد  يف ن  ةخ ـ  ل ا ـ ي ي د ــ ة ـ ي ـ ةه ـ ا   ةبا ــ  ـ  راةه    فنلا اةهةتفحةت يرفجةت    تاحنةج
          bedevîlerden ve Medine                                                                     Tevvab ve rahîm
          ahalisinden öyle                                                                            (tövbeleri kabul
          münafıklar vardır ki                                   م                                    buyuran ve pek
          onlar nifak işinde mahir  ل  ة               ة ف          ة       ة               ف      merhametli) olan da
                                                   ة
          olmuşlardır.     لفها   ـ فن     مةو  ۜنو ق فاةن م  بارفعلا   ةن م  فم ك    ل    فوةح  فنحم مةو﴾١٠٠﴿  مي ي ظ  لا ــ ةع ـ  ancak Allah’tır.

             Pek sinsi hareket                                                                       Tövbe /105 – Ve
          ettikleri için sen onları                                                                   de ki: “Çalışın:
          bilemezsin, ama Biz                                                                     Yaptıklarınızı Allah da,
                                                            ة
          pek iyi biliriz.        ة  ةن  ن ـ فع ـ ل ـ  م ـ  ه ــ فم  ةن   م ه  ة  ـــ فع ــ ل ـــ  م ــ ف ـ فح ــ  ةت ل  ق اف    لا ــ  حن ــ ة  ة  ةع ــ ىل او درةم   ةةني ي دةم لا ـ ف  Resulü de, müminler de
                           ۜ                   ۜ                                  ة                     görecekler.
             Biz onları çifte
          cezaya çarptıracağız.                                                                     Sonra gizli ve açık
          Sonra da müthiş bir                                                                     her şeyi bilen Allah’ın
          azaba itileceklerdir.   ة  ن                 ة      ن ي ة      ة              ح                huzuruna
                                                                     ة
                                                                                ح


          [63,8]           نور      اةو   ةخ ــــ  ﴾١٠١﴿ مي ي ظةع باذ ــ ةع ىلا  نوحد ر  ـ  ي حم ـ   ث نفي ـ ةتةرةم  فم ه ب ذةع نۛس  çıkarılacaksınız.

                                            ۛ
             Tövbe /102 –                                                                             O da yaptığınız
          Diğer bir kısmı ise                                                                      her şeyi bir bir sizin
          günahlarını itiraf ettiler.                                                               önünüze çıkaracak,

                                                    ى ن
                                       ى
          Onlar iyi işlerle kötü   ن      ح لا ىۛسةع   ۜائ حيۛس رةخ  ةو اح    ۛص ـ  لا ـ  ـ ةم ـ ىل  ةع اوط  ة    ةخ ــ ل ــ    و ن  ب ـ فمه  ذ باو فرةتفعا  karşılığını verecektir.
          işleri birbirine                   ة     ا                                     ة             Tövbe /106 –
          karıştırdılar.                                                                          Sefere katılmayan bazı
             Onlar tövbe                                                                           kişilerin akıbetleri de
          ederlerse umulur ki      ل     ف                           ة ح ي    ة             ف ل       Allah’ın emrine
          Allah da onların        فمه ل     خ ـ ذ    م ـ فن   فما ـ اةو  ﴾١٠٢﴿ حةرـيـ  م    ي     ن ةغ ــ  ف ــ  رو    ة ح لا    نا  ۜ     ةع  ــــ ل ــ في ــ ه ـ  فم  ۛ ب و  ةي  ــ  ت ـ  نا  kalmıştır:
          tövbelerini kabul                                                                          Allah ister onları
          buyurur.                                                                                   cezalandırır, ister
             Çünkü Allah
          gafurdur, rahîmdir (affı, ة ح ي  ة  ح               ح                ة      ةق د            merhamet eder.
                                                                                                       Allah alîmdir,
                                ۜ
          merhamet ve ihsanı   نا   م            ـــ ل ةع ــ ل ـــ في ــ ه ــــ ف  ۛصةو  اةه ـــ     ة   ت ةو ـــ ز   يك ـــ ي ـ ه ـ  ب فم        ت  ىة ــ ط ــ حه ــ ر    ه ــ فم  ــــ ة ـــ  ۛص  hakîmdir (her şeyi bilir,
          boldur).                                                                                tam hüküm ve hikmet
             Bunlar daha                                                                                 sahibidir).
          önceki seferlere     ة                                           ة   ف      ة   ن                 Belli
                                             ة ل
                                                                  ن
                               ح ن
          katıldıkları halde son   ة ح لا  نا  او م ة ا ل  ـ فع ـ ل ـ  ةي فملا﴾١٠٣﴿  مييلةع  عي ي مۛس   لا   ح    ةو  م ه     ن ل ــ ف  ك    ۛس  ـ ك ةتولۛص  münafıklardan başka,
                                                                       ۜ
          Tebük seferine                                                                          müminlerin haklarında
          gelmemişlerdi.                                                                          karar vermekte zorluk
                                                                                                   çektikleri kimseler de
                               ة

                                                                                                   vardı. Onların gerçek
                            ن
                               ح ل
                           ة ح لا  نا    ةو  ةق د  ة  ـ ح ص ــ ة ـ   تا  لا ذ ــ  خ أ ف  ــ ةيةو  يه  د ا  ـــ ةب ـ   ع ن ـــ ف  ةع ةة  ة  لا ــ حت ـــ ةب فو ـــ     ـ فق ـ لةب  ةي ةو ه  durumunu Allah elbet
                                                                                                  biliyordu. Fakat Allah
                                                                                                    zanna değil, bilinçli
                                      م                                                           muhakemeye dayanan
                                                                                                       kesin bilgilere

                                                                                       ة ة
                                               ن

                            هلو سةرةو فم ك ة لمةع   ة    ح لا  ىرةيۛسةفاولةمفعا   ل قةو ﴾١٠٤﴿ مي ي حةرلا      باحوتلاةو ه  dayanmaksızın hiç
                                                                                        ح
                                                     ة
                                                                                ح

                                                                                                     kimseyi mahkûm
                                                                                                   etmemek gerektiğini
                                                                                                 müslümanlara öğretmek
                             م                                                                         istemektedir.
                                                                                  ة
                            فم ك  ـئ حبةن يةف   ةةداةه ـ ة حشلاةو  ب  ف       ةع ـ  لا ـ م   لا ـ فيةغ ـ    ىلا    ة ن ي    نو  ة  ـ  ت ـ حدر  ۛس ةو ۜنو ن ـ  م فؤ م ف لاةو ـ

                                                                                       م
                                                                     ة
                                                    ة
                                       ة
                                   ة
                            ن
                                                             ن
                             ح لا     ـــ ر  فم   ل   نفو ـــ ةج ر ـــ  م   ن         ـــــ ر و  ةخ اةو ﴾١٠٥﴿ۛن ول  ةت  م    ك ــ فن ـ  ت ــ ف ــ فع ــ ةم ــ   ب ـــ اةم
                                              ف
                                                          ة
                                               ن
                                                                           ي ة
                           ﴾١٠٦﴿  مييكةح    مييلةع    ح لا ةو  فمـــهــفيــلـــةع     ب وـتــــــي ة       اـحم اةو    فمـ هـ ب   ح  ذـةعـــ ي    ا   اـحم  ي ة


                                                   ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          202
   201   202   203   204   205   206   207   208   209   210   211