Page 202 - e mushaf TR pdf
P. 202

198
             Tövbe /73 – Ey   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Tövbe /75 –
          şanlı Peygamber!                                                                           Onlardan kimi de
          Kâfirler ve    9-Tevbe Süresi                     Yaprak 09B  Cüz 10   Süre 09  Sayfa 198  Allah’a şöyle kesin söz
          münafıklarla mücahede      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  vermişlerdi:
          et. Onlara karşı sert                                                                      “Eğer Allah bize
          davran.                                                                                  lütfundan verirse, biz
                                                       ِ
                                           ﴾٩﴿        ةبوتلا ةروس          ﴾٩﴿           198
             Onların                                      ة  و                                      de mutlaka zekât ve
          varacakları yer                               َ ع   َ و                                 teberrûda bulunacak ve
          cehennemdir. Ne kötü                                                                    elbette iyi insanlardan
          bir dönüş yeridir orası!                                                                       olacağız.”
          {KM, Mezmurlar 45,4-                                 م                                    Tövbe /76 – Fakat
          5}                    ف  ـــ ل ــ ظ ـ  فغا ةو  ةني  ــ ي ق ــــ  ــــ  م ـ  ف اةن  ف لا ةو  ةرا  ة  ف  ـــــــ  د   لا ــ ك ـــ حف ــ   هاةج ح ي ب  ة    لا ـ حن ـــ  ـــ  اةه  ا   ل  ةي ــ حيا ا  Allah lütfundan onlara
             Tebük seferi,                                                                        servet verince cimrilik
          turnusol gibi,                                                                          edip mallarının hakkını
          münafıkları ortaya                                                                      vermediler. Zaten onlar
          çıkardı. Burada                                                       ف                 yançizip duruyorlardı.
          münafıklığı iyice âşikar ة ن و ف ل  ةي ـ فح ـ  ﴾٧٣﴿  ص  ف لا س  ـ فئ ــ ۛ ـ ةم ــ   بةو   م  ة  ةج م  ي و أ ـ ن ـ  ه ـــ ف ـ ةه ـ حن ـــ  ةم ةو  م  ة  ةع ـ فيل ـ ه ــ ف
                                             ي
                                           ر
                                            ـ
                                             ـ
                                              ـ
                                                                                                        Tövbe /77 –
          olanlara karşı birtakım               ي              ۜ                      ۜ              Allah’a verdikleri
          önlemler alınmasının                                                                     sözden dönmeleri ve
          gereğine işaret ediliyor.                           ف                                    yalan söylemeyi âdet
          Zira bu tedbirler             ف        م                                                edinmeleri sebebiyle,
                                                     ف
                                                                                          ن
          alınmazsa münafıklar,   ـــ فع ـــ ةد  ةب اورةف ك  ةو رفف ك لا ةة  ك ـــ  ل ــ ةم ـــ     ةق ـ لا ـ  او  ـــ ةق ـ فد  ة لةو  او    ـ لا ـ  ةق اةم   لا   ب ـــ ح
          müslüman toplumu                                                     ۜ                        Allah da bu
          çürütürler.                                                                               işlerinin neticesini,
                                                                                                    kalplerinde kıyamet
             Tövbe /74 – Onlar
          Allah’a yemin ederek,          ا ة   ا                     ة                            gününe kadar sürecek

                                                                                                   bir münafıklık kıldı.
                                    ل ف ل ح ي
                                                                     ل ـــــ ف ــــ
          olumsuz bir şey        ــ نن ـ  هي ــ  م  فغا نا لا  او م  ــ ةق ـ  ةن اةمةو  او لاةن ـ  ةي م اةم ــ  ب اوحمةه ةو  فمه م  ة ل ف سا ي

                                                         ۛ
          söylemediklerini ileri                                                                      Tövbe /78 – O
          sürerler.                                                                                   münafıklar hâla
                                                                                                 anlamadılar mı ki Allah
             Halbuki küfür
          sözünü söylediler,    ة ى                      ف                                  ن       onların sözlerini de,
          İslâm’a girdikten sonra  فم  ــ  ه ـــ  ل ار  ـ في ـ  ةخ ك ــ ةي او  ــــــ  ت ـ  ب و ــ  ةي ن ا  ةف ــ ــ يه  ةف ن ـــ ف ــ ف ض ـــ  ل  ل و ـــ  م  ه  ـــــ   س ةر    ح لا      ةو  fısıldaşmalarını da bilir
                           ۛ
          inkâr ettiler,                                      ۛ                                      hem Allah bütün
          başaramadıkları, netice                                                                  gaybleri tam tamına
          alamadıkları birtakım                                                                             bilir.
          cinayetlere yeltendiler.   ن ف         ى    ل    ة ى   ن         ح       ة ح    ف ي           Tövbe /79 –
             Münafıkların   ۛ  ة  ــ  ةر   خلاةو اةي  ـ ي   لا ـ فنحد ــ   ف ام  باذ ـ يلا ا ـ ي ـ    ح لا   ةع ــ  ـــ  ه ـ  م  ـــ ةع ـ فب  ذ  ـــ ةت ــ ل ةو ـ  ي افو  ةي ناةو  Müminlerden gâh farz
          Peygamber’e ve                                                                            zekât dışında ayrıca
          müminlere kin                                                                             gönlünden koparak
          beslemelerinin tek                                                                       bağışta bulunanları,
          sebebi, Allah ve                                  ة                 ة ف        ة
                            ة
          Resulünün Kendi lütfu  دةهاةع فنةم فم   م ةو ـ  هفن ـ  ﴾٧٤﴿ صـيـر  ي  ــ ةن لةو ي ـ ح   ل ةو ن ـ ف   م ضفرلا   ي ف     ل ــ  ه ـ فم  اةمةو  gâh ancak çalışıp



          ile müminlerin                                                                               didinerek ele
          ihtiyaçlarını                                                                             geçirdikleri malları
          gidermesiydi.              م                                                            bağışlayanları dillerine
                                                                                                   dolayıp alaya alanlar
                                                    ة
                                                                                            ن ة
                                                                                  ن
             Onlar tövbe    ةنم  ة       ـــــ ةن ــ ك  ة ة  ةق د  ة  ة ل ـــ ةن ـــ ح ص ــ ح ـــ ح  ةف ن  ـــــ اةن     م ــ ف ـــ ف ض ـــ  ل ـ يه  ينت ا ن  ة ح لا  var ya,
                                           لةو  ن
          ederlerse, haklarında   ةن و ـــ حن                                            ل  ـــــ  ئ ـ ف
          hayırlı olur. Yok yüz                                                                       işte Allah onları
          çevirirlerse, Allah                                                                        alay konusu yapıp
          onları dünyada da                                                                         maskara etmiştir ve
          âhirette de acı bir azaba  ة ح  ــ لةو ــ افو  ةتةو ه     ةب  ه  ةف  ن   م م  ـ  هي ــ ف ــ ف ـ ف ض ـ  ل ــ ي ــ  خ ــ  نت ا ا  ة ن  ة ا  ةف ـ ل ــ حم ـ  ﴾٧٥﴿ ةني ي ح  ـ  ل ا ـ  ة ح صلا  onlara gayet acı bir
                                                                                                        azap vardır.
          uğratır.                   ــ ي   ب اول
                                                                                                     Münafıkların sırf
             Onlara bütün bir
          dünyada, ne bir hâmi,                                                                        olumsuz tipler
          ne de bir yardımcı                                                                      olduğunu âyet ne güzel
                                                                           ة
          bulunamaz.       مفوةي ى    ل ـ  ي ن           ى   ن م  ة  ةف ــ فع ا ـ ةق ـ ةب ـ  ه ــ ف ـ ةف ـ قا ـ يف ا ـ ي  ق ـ ل ـ  بو ـ ه ـ ا فم  ﴾٧٦﴿ ــنو   ضر   م  م ـــ ف ــ فع ــ   هةو  tasvir ediyor! Kendileri

                                                                                                  zengin oldukları halde,
             Küfür sözleri                                                                           kamu hizmeti için
          münafıklardan eksik                                                                      vermiyorlar. Elinden
          olmuyordu. Meselâ:       ذ        ف                                                        geldiği kadar çok
          Tebük seferinde Hz.   ة                                       ة                          verenleri ise gösteriş
                                                                 ن
                                                                            ل ا

          Peygamberin (a.s.m)    ــ  ذ    ب ـ نو  ك ةـي اونا    ك ـ  ـ ـ اةم   بةو  هو  دةعةو اةم ة ح لا   او ف  ـــ ل ــ  فخا ام ــــ ة  ف  ةي ـــ ل ــ ةق ـــ ةنفو ـــ  ب  ه  yapmakla suçluyorlar.
          develerinden biri                                                                        Fakir olduğu için az
          kaybolunca                                                                                verenler hakkında:
          müslümanlar onu                                                                         “Şunlara bakın: Bizans
          aramaya koyuldular.   ة                                   ة                                İmparatorluğunun
                             ل ح
          Münafıklar sinsi sinsi:     ن اةو م  ةنةو م ــ ف ــ فج ــ ي نو ـ  ه ــ ف   ه ةر ــ س  م  ة  ةي  ــ فع ـــ ل ــ    ن   ة ح لا  ة ا ل ح ن  ةي م  ا   ل ــــ ف ـــــ فع ـــ ل ــــ  م ـ ا او  ل ة  ﴾٧٧﴿  kaleleri bunların
                                                       ح
          “Şu adamın                                                                                   sadakalarıyla
          peygamberliğine bakın:                                                                     fethedilecekmiş!”
          Gökten haber alıyor,                                                                            diyorlar.
          fakat devesinin nerede         ة                      ة
                                                                                     ة
                                                                ح ل
          olduğunu bilemiyor!”           ح    ـ  م ـــ ط ـ يع حو ـ ي ــ  ةن  م ـــ ةن  ف ة  ف  ةي ـ ل ـ  م ــ   ةني ي ذلا ﴾٧٨﴿بو  ــــ  غ ــ  ي ـ  ف لا  مل ــــــ ح  ة ح لا   ةع  ن
                                              لا ن وز
          dediler.                                                      ۛ
             Öte yandan
          münafıklar, Hz.
          Peygamberin                    ة                     ة
                                          ي ة ح
                                                               ح
                                                                           ة
          ordusunun Bizans         ه ــــ فم  ةدفه ــــ  ج ل   ا  نو    ــــ  ج ـــ  د  ةي ل ة    ةنيذلا   ي  ةو    تاةق   ةد ح صلا  ي ف  لا ـ  م ـ فؤ    م ـ ةنيين  ف
          tarafından hezimete
          uğratılmasına kesin
          gözüyle baktıklarından,
          Abdullah İbn Übeyy’i
                                                                                 ة
                                          ة
                                     ل
          Medine’ye kral yapma   ﴾٧٩﴿ ييلــ  م  ا    باذ  ةع م  ــ  ه ـــ ف ـــ  ة ل ةو  م   م  ــ فن ـ  ه ــ ف  ن      ح لا  رخس م هفن ـ ف   م نور  ةف ــ ف سةي ـ ةخ ــ
                                                                    ة   ۛ
          hazırlıklarına                                                  ۜ
          başlamışlardı.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          198
   197   198   199   200   201   202   203   204   205   206   207