Page 200 - e mushaf TR pdf
P. 200

196
             Tövbe /62 – Sizin   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Tövbe /66 – “Ey
          yanınıza gelir,                                                                        münafıklar! Hiç boşuna
          gönlünüzü hoş etmek   9-Tevbe Süresi              Yaprak 08B  Cüz 10   Süre 09  Sayfa 196   özür dilemeyin.
          için Allah’a yeminler      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Gerçek şu ki: Siz
          ederler,                                                                                     iman ettiğinizi
                                                       ِ
                                                                                                    açıkladıktan sonra,
          Halbuki eğer bunlar              ﴾٩﴿        ةبوتلا ةروس          ﴾٩﴿            196     içinizdeki inkârı açığa
                                                             و
          mümin iseler,                                 َ ع  ة  َ و                                      vurdunuz.
          herşeyden önce
          Allah’ın ve Resûlünün                                                                    Sizden bir kısmınızı,
          rızasını düşünmeleri                  م                     م                             (tövbeleri veya alay
          gerekirdi.           ا                                                  ة ن ة           etmemeleri sebebiyle)
                                         ن
                             ـل و ـ  ه  ـــــ   سةرةو      ح لا  ةو  فم ك  ـ  و   ض ر   ي ــــــ   ل ــــــــ فم ك   لا ب   ح   ل ــــــ  ن و ف  ةي ـــ فح ــ  ل ـــ
                                                          ف
          Tövbe /63 – Hâla şunu               ۛ                                                   affetsek de, bir kısmını
                                                                                                      suçlarında ısrar
          anlayıp öğrenmediler                                                                      etmelerinden dolayı
          mi ki, kim Allah’a ve                                       ف                             cezalandıracağız.”
          Resûlüne karşı çıkıp

                                                                                     ف ل
                                             ة ل
                                                                        ف ي
                                             لا ــ ف ـــ فع ــ ل ـ
          düşmanlık ederse, ona     حن ـــ  ه  ل ة  ا او م ة ا  ةي م ﴾٦٢﴿ ـــ ةني  ـــ ين  ـــ  م فؤ   م او  ك ـ  نا ــ   نا  هو ـــ   ضر ــ  ي نا ق ـــ ح  ةحا ل
                                                                                 ف
          muhakkak cehennem
          ateşi var, hem de                                                                             ب  ح ز
          devamlı olarak orada
          kalacaktır.                                         ة
                                   ى
                                                                               ن
          İşte en büyük zillet, en  ا  ــــ ي ـ ةه ـ  يف  اد ـــ  لاةخ  ةم ة  ــــ ةه ــ حن ـ  ةجةرا  ة ح ة  ــ ا   ن   ل ـــ    ه   ةن ـ  ة  ـ لو ـ ةف   ه   سةرةو ة ح لا   د  داةح   ي ن  ةم ــ ف ــ
                           ۜ
          feci rezalet!
                                                                                                       ﴾٤﴿
          Tövbe /64 –
          Münafıklar, kalplerinde  ة ة  ف ل ة            ة ف                 ف        ف ة
                                                                                 ف
                                     ح

          gizledikleri küfrü   فمهفيلةع لةزةن ت نا ن   و ق فاةن ملا  ر   ذفح  ةي ــ ﴾٦٣﴿ يـ  م  لا يز  ــ  خ ـ   ــ ةع ــ ي ظ ـ  لا ك ل نذ
          yüzlerine vuracak bir
          sûrenin tepelerine
          inmesinden çekinirler           ة                                                             Tövbe /67 –
                                                                                                    Münafık erkeklerle
                                                                             ب ـ ة ـ ي    ق ـ  بول ـ ه ـ ف ــ ل   ف سا ـ
                                            ي  ؤزفهةت
          (bir yandan da sizinle   اةم  جرفخ م   ح ن    ن   ة ح لا  ا  ان        ق  م        يف ام ـ فم  ـ ةن ـ  حب ـ  ئ ـ  ه   ت  ةةرو   س ــ  münafık kadınlar size
                                             ۛ
                                                            ۜ
          alay ederler). De ki:                                                                      değil, birbirlerine
          “Eğlenin bakalım.                                                                              benzerler:
          Allah sizin o çekinip                                                                    Kötülüğü teşvik edip
          endişe ettiğiniz şeyleri                                                                  iyiliği menederler
                                                                                 ة
                                                                                      ة
                                     حنا ن
          meydana çıkaracaktır!”   ة  ـــــ حن ـ ا   ك ام  ة ي    ة  ة ل م  ف ة  ة لةو ــــ  ئ ـــ فن   ۛس ـــ ل ا ــــ ةت ــــ  ه ــــ ف ــــ ةي ـــ  ق ـ ل و ـــ ح ـــ ة  ﴾٦٤﴿ نو ر ذ  ةت ـــــ فح ــــ
          [58,8; 47,29 - 30]                                                                        ve cimriliklerinden
                                                                                                  dolayı ellerini sımsıkı
          Münafıklar içyüzlerini, Hz.                                                                     tutarlar.
          Peygamber sallallahu aleyhi
          ve sellem ve müslümanlar   م                                                             Onlar Allah’ı unutup
          hakkında içlerinde                               ن       ل ن  ف       ف                   terkettiler, Allah da
                                                                       ـ
                                                                      ــ
                                                                    ل
                                                                          ۜ
          sakladıkları gerçek               ـــ  ل و ــ  يه ك ـــ فن ـــــ  ت ــــــ فم   سةر ةو  ه       اةو ةي ــ ا    ت ـــــ ي     ح لا ب  ا  ق    ب  ــ ل ــ ةع ــــ  ةنةو    ض و  ةن ــ  خ ـ  onları terketti. Şüphesiz
          düşüncelerini açıklayacak                                                               ki münafıklar, hep itaat
          vahyin, ha geldi ha gelecek                                                                dışına çıkan fâsık
          korkusu içinde idiler.                                                                   kimselerdir. [45,34]
          Kur’ân’ın Allah’ın buyruğu        ف
          olduğuna tam inanmasalar                                     ة       ة                    Tövbe /68 – Allah
                                         ف

          da, Resûlullahın birçok   ةب  م ــــ ف ـــ فع ـــ ةد   ت  رةف ك   د ــــ ف  ةق  او    ر ذ  ـــــ فع ـــــ ةت ـــــ    ةت ل ﴾٦٥﴿ ن ن ؤ ز  ةت ــــ ف س ــــ ةت ــ فه ـ  gerek münafık
          gizli halleri ortaya                                                                        erkeklere, gerek
          çıkardığına dair yeterli
          tecrübeleri olduğundan, bu                                                                münafık kadınlara,
          korku onları hiç                        م                                 م            gerekse bütün kâfirlere,
                                                                ا
                                  ا
                                         ح
                                   ة
                                                                ة
          terketmiyordu.       ــــ ةف ــ ىة   ئ اط  ف ب ذ   ن  فم ك  ـــ فـن  ـ ةف ــ  م  ة   ئ اط ن    ـ ةن نا  فم ك  ن ام  ييا ــ ة  ebedî kalmak üzere
                                                                              ف ي
                                                                     ةع ـ ف ففع
             Tövbe /65 – Eğer                ـــ ةع ــ                            ۜ                girecekleri cehennem
          kendilerine ettikleri                                                                    ateşini vaad etmiştir.
          alay hakkında soracak                                                                       O onlara yeter!
          olursan, yaptıklarını                                                    ف                    Allah onları
          gizler ve:                        ة ف           ل ف                             ة ة           rahmetinden
                              ت اق      لا ــ ةن م ـ  فا ـــ ة  ةو نو  ـــ  ق ـ   ف اةن  ا   ل ـ  م ـــ  ﴾٦٦﴿ ـيـ ةن     ــــ فج ـــ ي م ر   م او  ك ـ  نا ــ   ب ــ حن ا ــ  ه ــ  فم  uzaklaştırdı. Onlara
                                                                ۟
          “Ciddi bir şey                                                                         devamlı bir azap vardır.
          konuşmuyorduk, sadece
          lafa dalmış                        ف
          şakalaşıyorduk!” derler.  ة                ف  ـ لا ـــ  م ــ فن ـــ ك  ة  ف
                                                                                 م ــ ف ـ فع ـــ



                               ــ ن  ةع نفو  ـ فن ـ ةه ـ  ةي ةو  ر   ب  نور ـــــ  ـ  م أ ةي  ض  ةب ن فم  ةب ــ فع ـــ   ض ــ  ه ــ
          Sen onlara kanmayıp,                                        ۢ
          suçlarını itiraf
          etmişlercesine de ki:
                                                               ل ة

          “Demek, siz Allah ile,   ۜ     ن ةف    ــ ةن ــ س ـ ةي ـ  ه ـ فم   اوس  ةن  م  ةي  د ـــ   ــ  ه ــــ ف ــ     ة ح لا  فيا نوض  ةي ةو ـــ فق ــــ  ب ــ      ف ور  لا ــ ةم ــ فع ــ  ف
                                                    ۜ
          O’nun âyetleri ile ve
          Onun Resûlü ile
          eğleniyordunuz ha!”
          Tebük seferine                  ن ف           ة           ف ة                     ة ح ي ف

          hazırlanan        ةنيق ــ ي  ـ  ف اةن   ملا   ةعةو ــ ةد     ح لا  ﴾٦٧﴿ ـنو  ــ  ق  س اف ـــ لا  م   ه  ـــ  ـــ ي ق ـــ ةني   ف اةن  لا ــ  م ـــ   نا
          müslümanların, müthiş
          Bizans orduları
          karşısında ne hallere
          düşeceğine dair                           ة             ة      ف  ك ـــ حف ـ ا   ةر ةن  ــ ا   ةر   ةج ــ ةه ــ حن ــــ  ف
          senaryolar üretip kulis   يف  ن    ـــ  ل ا ـــ ي ي د ـــ ة ــ ي ـــ ةه ــ ا  ةخ ةم  ـــــ لا ةو   ت اةق ــ  ف اةن   ةو لا ــ  م ــ
          yaparak müminlerin de  ۜ
          cesaretlerini kırmaya
          girişiyorlardı. Âyet
          onların maskelerini
                                               ة
                                                              ن
          indiriyor.       ﴾٦٨﴿ يـ ۙ م  ـــــ ي ق ـ   م     ب اذ  ةع م  ــــ  ه ـــ ف ـــ  ة ل ةو   ۛ   ح لا    م  ـ ةع ـ ةن ـ  ه ــــ  ة ل ةو  م  ـ ف س ـ  ب ـ  ه ــ ف  ةح ي   ه ــ ة
                                                                              ۛ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          196
   195   196   197   198   199   200   201   202   203   204   205