Page 197 - e mushaf TR pdf
P. 197

193
             Tövbe /41 – Ey   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Tövbe /44 –
          müminler! Sizler gerek                                                                 Allah’ı ve âhireti tasdik
          hafif, gerek ağırlıklı   9-Tevbe Süresi           Yaprak 07A  Cüz 10   Süre 09  Sayfa 193  edenler, mallarıyla ve
          olarak hep birlikte        Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  canlarıyla cihada
          seferber olunuz,                                                                         katılmama hususunda
             Allah yolunda                             ِ                                          senden izin istemezler.
                                                             و
                                                          ة
          mallarınızla ve   193            ﴾٩﴿        ةبوتلا ةروس          ﴾٩﴿                     Allah, o takvâ ehlini
                                                                                                        pek iyi bilir.
          canlarınızla cihad                            َ ع   َ و
          ediniz.                                                                                       Tövbe /45 –
                                                                                                 Senden katılmamak için
             Eğer anlıyorsanız,
                                                                                                   izin isteyenler sadece
          sizin için hayırlı olan   م       م                       ى                            Allah’ı ve âhireti tasdik
                                      ل
                                                    ة


          budur.            فم ك س ففنا ةو  فم ك  لا ةوفم ا  ب ـ او د  ـ  ه ا ــ  ةجةو  ل اق ــ ة   ثةو ا ى  فاف ــ ة ـ   خ اور  فنا ـــ  ف ــ  ي  etmeyenler, kalpleri
             Hifafen ve sikalen:                                                                    şüphe ile çalkalanıp
          Hangi halde olursanız                                                                       şüpheleri içinde
          olunuz: Kolaylık veya                م       م              م                           bocalayıp duranlardır.
          güçlük, sağlık veya   ة    ة            ف ي  ك   ة          ك        ن                     Tövbe /46 – Eğer

          hastalık; zenginlik veya  ﴾٤١﴿ ن و ملفع ةت  م  ك ـ فن ـ  ت ـ ف ـ   نا فم  ــ ل  ر  ــ في ــ  ةخ فم  ۜ  ح لا    ل نذ ــ     ـ يب ــ ي ـ  ل  ۛس ي  يف ــ  onlar gerçekten sefere
          fakirlik, çoluk çocuğun                                                                   çıkmak isteselerdi,
          azlığı veya çokluğu,                                                                       elbette onun için
          piyade veya süvari,                                                             ف         hazırlık yaparlardı.
          genç veya ihtiyar               ن ة      ة  ة ى       ى       ى     ى        ة     ة
                                       ن ف ــ  ع ـ ف تةد
                                                                                        ا
                                                                                      ن
                                                                                         ـ
                                                                                  ة

                                                                            ي
          mânalarına gelir.        ةب ن ك لةو  كو عةبـحت   ل  ادص اةق ارةفۛسةو اب ـ يرةق اض رةع ك  فول  Fakat Allah
             Tövbe /42 – Eğer                                                                      onların davranışlarını
                                                                                                       hoş görmeyip
          dâvet olundukları                                                                      kendilerini engelledi ve
          seferde peşin bir                                                                        kendilerine: “Oturun,
                                                            ة ن ة
          ganimet bulunsa ve orta  ـــ اةن  فجر  ة  ة  ـ ط ـ فع ـ  اةن ل ـــ ةخ ــ  ةت ف ساو   لا ب   ح    ل  ــ  ن و ف ل  ـ ةي ـ فح ـ  ۛس ةو حقــ  ة  ة     ـ حش ــ  لا  م  ة  ةع ـــ ل ــ في ــ ه ــ  oturanlarla beraber!”
          yollu bir mesafe       ة                                        ۜ                                 dedi.
          olsaydı, mutlaka senin
          peşinden gelirlerdi;                                                                      Tövbe /47 – Şayet
          fakat meşakkatli yol                                              م          م         sizinle çıkmış olsalardı,
                            ة
                                                                       ل ة
                                                        ن
          onlara pek uzak geldi.   ۟ن و   ب ذا  ة  ة حنا ــ  ه ــ ل فم ــ ةك ـــ   ــ  ة ي   لا فم  ــ  ف ــ ۛس ـ  ه ـ  فنا نو  ـــ فه ــ  ل ـ ك ـ   ي  فم ك  ةم ــ ةع  bozgunculuk etmekten
                                                           ةو ح   ةي ــ فع ـ ل ـ    م
             Bununla beraber                                 ۛ                      ۛ               başka bir faydaları
          “Eğer gücümüz                                                                                  olmazdı.
          yetseydi muhakkak                                                                          Fesat ve fenalığı
          sizinle beraber sefere                                                                 artırmaktan başka bir iş
                                                                        ة
                                             ن
                                                                ل
          çıkardık” diye yemin   ة ة  ل ن  ة  ــــ ةت ـــ ةب ـــ حي ــ ة ـ ك  ةي ىت ـــ ةح م  ة ل ت ــــ ۛ ـــ  ه ــ ف  فن  ذا ةم ـــــ  ل ك  ةع   ن  ةع ــــ اةف     ح لا  ﴾٤٢﴿  yapmazlardı.
                                             ح
          edeceklerdir.                                                    ـــــ فن ـ ۛ
                                                                                                        Sizi fitneye
             Onlar bu                                                                              düşürmek arzusuyla
          yalanlarıyla kendilerini                            ف                                       aranıza sokulup
          mahvediyorlar. Çünkü   ة        ف                                                 ة     entrikalar çevirirlerdi.
                                           ة
                                 لا ك
          Allah onların yalancı   ــ ي ي ذ ـ ةن  ح ة   ن ذأت  ةيل ـ ف س ـ   ــ  ة  ﴾٤٣﴿ ةنييب  ـ ك ـ ا    ذ  ف لا ةم ة  ـ فع ــ ل ـ  ةت ةو  او  ــ ةد    ق ـــ  ۛص ةنيذ  ح لا ــ ي  Aranızda onlara
          olduklarını kesinlikle                                                                     kulak verenler de
          bilmektedir.
                                                                                                 vardır. Allah o zalimleri
             Tebük seferi, hicri                                                                        pek iyi bilir.
          9. yılda, çok güçlü olan
                                                           ف ل
          Bizans İmparatorluğuna م     ـــ ه ـــ ف   لا ةو ــــ فم ا ة  ــــ  ب  او د ــــ    ـــ ةج ـ  ه ا   ي نا  خلاــر  ن ف     ــ ةي ـــ مفو  ف لاةو      ح لا ب  ة ن   ي ــ فؤ    م ـــ  ن ـ و    ن

          karşı olacaktı. Yolculuk
          çok uzun, mevsim
          kavurucu yaz
          sıcaklarının olduğu   ة  ة ح ة    ف
                                                                                            ل
                                                                                ن
                                                    ة ي
                                                ة ـ   ـ
          mevsim idi. Bu durum,   ل ن  ـ ي ي ذ ـ ة  لا ك  ن ذأ ةت ف سي  اةمحنا﴾٤٤﴿ ةني ي قحت  ف ة  ـ ل ا ـ  م ـ   ب   م   لا ةو ح ةع  ـ يل ـ ي ـ   فمهس ففناةو

          münâfıklığın ortaya                                                       ۜ
          çıkmasına vesile oldu.
             Tövbe /43 – Hay
          Allah seni affedesice!                               ن ف        ف         ة ن

          Niçin sence doğru      ـــــ  ه ــــــ فم   ب ول ــــــ  ق   ف ت ــــــ  ــ ةب ا  ةت فراةو ــــر   خلا  م فو  ـــ ةي ـــ  لا ةو       ح لا ب  ن و   ي ـ  م فؤ ــ  ن ـ
          söyleyenler iyice belli
          oluncaya
             ve yalancılar da
                                                             ة
                                                                  ة
          meydana çıkıncaya   ةج  ور ــــــ  لا ـــ  خ  ف     او  د اةر ا فو  ة ل  ل ةو ـــ  ﴾٤٥﴿ ن و  د حد ر  ــــ ةت ـ    في ــ  ب ــ ه ـ ةي فم  ةر  يف  م  ةف ـــ  ه ـ ي ف
          kadar beklemeyip                                          ة
             izin isteyen o
          münafıklara izin                                   ف
          verdin?
                                                                           ة
                                                                      ن
                                                                                            ة ة
                                  ة ة  ـــ ةث ـ حب ـ ط ــ  ه ــ فم  فنا ــــ  ب ـ ةع ـ ةث ا ــــ  ه ـ ةف فم  ن  ةهر     ح لا      ن ك ــ لةو  ىة د   ع ه ــ    ة  ــــ حد   ل او  ةع ل
                                                                  ن ف ك
                                                                                  ــــ ح
                                                                                        ة
                            فم كو      اةز    د  اةم فم كـي  ـ او   يف ـ  ة  ة ل ـ ةخفو ـ  جر  ﴾٤٦﴿ ةني ي د   عاق ف  ــ ةع   لا ـ ة ـ  ةم او  ــ  ع ـ  د    فقا ل  يقةو ــ ي ـ
                                       م                م                                   ة
                                                                             ل ل ة ى
                                   ف
                                                                                            ح ي
                           ۛ      ــ  ف ــ فت ــ ةن ـ ةة  لا  م ك ــــ  ةي ـ فب ـــ  غ ـ ةن و  فم ك ة     ـــــ ة ل ل   خ  او ع ـــ ۛض فوا لةو  لا  ــ ةب ـ  ةخ لا
                                          ة                                         م
                                          ح
                                                                             ة
                                                                   ل نو
                           ﴾٤٧﴿ يــ ةن  ـــ ي م ـ   ل اظ   ب ـ لا ــ     مييل    ح لا   ةع ــ  ن   ةو  ۜ  ـــــ  ه ـ   فم  ة ة  ــــ  ع ام ـــ ح  ۛس فم ك  ـــ ي ـــ  يف ةو
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          193
   192   193   194   195   196   197   198   199   200   201   202