Page 194 - e mushaf TR pdf
P. 194

190
             Tövbe /27 – Sonra  Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Cihadın gayesi gayri
                                                                                                      müslimleri kuvvet
          Allah, bu savaşın                                                                       kullanarak İslâma sokmak
          peşinden, onlardan   9-Tevbe Süresi               Yaprak 05B  Cüz 10   Süre 09  Sayfa 190  değil, İslâma karşı çıkan
          dilediği kimseleri         Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  kuvvet kalmamasını
          küfürden dönüş                                                                          sağlamaktır. Cizye, İslâm
          yapmaya muvaffak                                                                         devletinin, gayri müslim
                                                       ِ
          eder. Zira Allah                 ﴾٩﴿        ةبوتلا ةروس          ﴾٩﴿            190       vatandaşlarından aldığı
                                                             و
          gafurdur, rahîmdir (affı                      َ ع  ة  َ و                                   cüz’î bir vergidir.
          ve merhameti boldur).                                                                     Müslümanların verdiği
                                                                                                    zekât nisbetinden fazla
             Tövbe /28 – Ey                                                                       değildir. Devletin sunduğu
          iman edenler!                                                                            hizmetler karşılığı olarak
                                                                                                            alınır.
          Müşrikler bir pislikten   ن              ن    ة                     ن           ة
          ibarettir. Onun için, bu    ح لا   ۜ  اش ـ  ءا   ةو  ۛ    ــــــ ةي ن ـــــ ف  ةم ىل ـــ ةع ك ــــ  ل نذ د  ةب ن      م ـــــ ف ــــ فع ـــ      ح لا   ب و  ـــ  ت ـ  ةي حم   ث ــــ  Tövbe /30 –
          yıldan sonra Mescid-i                                                                     Yahudiler: “Üzeyir
          Harama yaklaşmasınlar.                                                                     Allah’ın oğludur”
             Eğer yoksulluktan   م                                                               dediler. Hıristiyanlar da
          endişe ederseniz, Allah  ة     ـــ  م ـــ فش ـــ ر   ك ــ نو  ف لا ام ـــــ ة  ة ي  ا    ـــــ ةما ن  ــ ي ي ذ ـ ة  ة ح لا اةه  ا   ل  ةي ـــ حياا ـــ  ﴾٢٧﴿ مي ي ح  ةغ ـ و ف  “Mesih, Allah’ın
                                                          ن
                                                 حنا اون
          dilerse, sizi lütfundan                                                           ر   ةر    oğludur” dediler.
          zenginleştirir. Çünkü
          Allah alîmdir, hakîmdir                                                                 Bu onların ağızlarında
          (her şeyi bilir, tam                                                                    geveledikleri sözlerden
                                 ة
                                                                      ف
                            ف ي
          hüküm ve hikmet   نا  ةو اذ  نه  مه ـ ف ـ   م اةع ةدفعةب  ةمارةح ــ ف  ـ ةم ـ ف س ـ ة ج  لا او  ةف ــ ة ل ةي ـ فق ـ  بر ـ  ةن ـــ ةج ــ   س  ibarettir.
          sahibidir).           ۛ                     ة   لا د             ة                          Onlar, sözlerini
             Müşrikler bedenleri                                                                     daha önce geçmiş
          itibariyle, maddî varlıklar                                                               kâfirlerin sözlerine
          yönünden değil, batıl                   م                                                 benzetiyorlar. Hay
                                             ن
          inançları, ahlâkî telakki ve                                      ة                       Allah kahredesiler!
                            ف ي
          davranışları bakımından   نا  ةف ن   م   ــ ف ـ ف ض ــ   ايه ل    ح لا   م ك  ــ فغ ـ ين ـ ي ــ   ي   ۛ ف فو  ـــ ۛس ــ  ةف ىة  ةع ـــ في ـــ ل ـــــــ   خ ــــ فف ــــ  ت ــــ فم  Nasıl da haktan batıla
          necis sayılmaktadırlar.
          Mescid-i Harama girmeleri                                                                  döndürülüyorlar?
          bundan dolayı                                                                                  “Allah’ın
          yasaklanmıştır.                                                                         evlatları” tabiri Kitab-ı
                                                                                    ة
                             ة
                                                                               ن
                                                                                    ح ي
                                      لا اول
             Tövbe /29 –   ل ةن ـــــــ  ـ ي  ي ذ ة ح    ةق ـ ا    ت ــــــ  ﴾٢٨﴿ ـــ  م  ــــ يك ـ ي  ةح    م  ــــــ يل ــ ي ــ    ةع   ة ح لا    ن ا    ءا  اش ـ  Mukaddes’te
          Kendilerine kitap                                                              ۜ  ۛ ة   “mü’minler” hakkında
          verilenlerden oldukları                                                                 kullanılır: Tekvin 6,2; Çıkış
          halde, Allah’a da, âhiret                                                              4,22; Tesniye 14,1. Matta 26, 63;
                                                                                                   Luka 3,38. Hz. Îsâ hakkında:
          gününe de iman                                                                                 Matta 16,16.
                                                         ن ف
                                             ة
                                                                          ة
                                                                                   ة
                            ة
                                                                              ن
          etmeyen,         ن و ـــــ  م ر  ـــــ ةح ــــ   ي  ل ةو    ر ـــــــ  خ لا   م فو  ف  ــ ل ا ـــ ةي ـ   ب  لةو     ح لا ب ن و ن ـــ   ي ـــ  م فؤ  Üzeyr, muhtemelen
             Allah’ın ve            ح                                                                 İsrailoğullarının
          Resulünün haram                                                                            peygamberlerinden
          kıldığını haram                                                                         Ezra’dır. M.Ö. 5. asırda
          tanımayan, hak dinini                                                                    yaşamış olup, mevcut
                                                              ة
                                                  ة
                                                                               ن
          din olarak         ـــــ ةن   م   ح قةح ــــــ ف لا ن    ي ـــ ة  ي د   نو ن  ي د ــــ ي ـــ  ةي لةو   ه   ل وس    ةر     ـ  ةو      ح لا ةم ةر ــــــــ ةح اةم  şekliyle Tevrat metni

                                                                                    ح
          benimsemeyen                                                                             onun tarafından tesbit
          kimselerle zelil bir                                                                      edilmiştir. Yahudiler,
                                                                                                      Allah’ın kırk gün
          vaziyette tam bir itaatle,                                                                boyunca Tevratı ona
          cizye verinceye kadar                                                                   ilham edip yazdırdığına

                                                                            ف

          savaşın.            ةي  ن ــ ف ـــ  د  ةع  ةةي ز ــــــ  ــ  ج  ف لا  اوط  ــ فع ـ   ي  ىت ن  ـــ ةح    ۛ ب ات  ــ  ك ــ  لا  او ـــ  ت نوا ةني  ي ذ ة ح لا ـ  inanırlar. Yahudiliğin
                                       ة
                                                             ح
                                                                        ة
             Dinu’l-hakk izafeti         ف                                                           dinî, millî ve siyasî
          “Hak dini” demek olup                                                                   tarihinde böyle merkezî
          “hak din” den daha                                                                      bir rolü olan bu zâtın çok
          kuvvetlidir. İslâmın hakka                                                              yüceltildiği ve Yemen’de
          teslimiyet esasına                                                                         yaşayan Sadûkiyye
                                                                        ة
                                                     ف
                            ن
                                               ــ فيز ــ
          dayandığını Allah’ın     ح لا  ــ    ن  فبا ر   ع  د و  لا ت  ة  ةق ةو ــ ل ا ــــ   ــ ةي ـــ  ه ـ  ﴾٢٩﴿ ور  ۟ن     ــــــ  ـ  غ ا  ۛص  فم ـــــــ  ه ةو  Yahudilerinin ona
          hakkını, bütün hakların       ة
          temeli saydığını, hakların                                                              “Allah’ın oğlu” dedikleri
          kutsallığını ifade eder.                                                                 bilinmektedir. Kur’ân
          (Geniş bilgi için: M. H.                                                               bunu Yahudilerin hepsine
          Yazır’ın “Hak Dini”                                                                    mal etmemektedir. Âyetin
                                      ة
                                             ن ن
          tefsirine bkz.)         ــ ل فو ــ فم ه  ةق  ك ل ذ   ۜ  ح لا    ن ـــــ فبا  حي  ي  ةم ـــ س ــ  ـــــــ ف لا ىةرا  ۛ ص ــ  ة  لا ـ حن ــــــ  ة  ـــ ل ا ــ   ت  ةق ةو  son kısmı bu semavî
             Bu âyet, Ehl-i kitabın                                                                 dinlerin, eski Mısır,
          Allah’a ve âhirete                                                                       Yunan, Roma, Pers ve
          gereğince iman                                                                           Hindistan gibi yerlerde
          etmediklerini, gerçek dini            ف                                                   vaktiyle yaşamış şirk
          kabul etmediklerini                             ة ح ة    ة                       ة            inançlarından
                                                                               ي ـــ ۛ
                                                                     ن

          bildiriyor: Çünkü onlar   ۜل  ةق ن ــــ ف ــــ فب ـــــــ   م  اورةف ك  ــ ي ي ذ ـ  ةن  لا لفو ـــ ةق  ن  ؤ ــــ  ه اض فم    ۛ  ــ ه ـ   ه اةو   ب ــ فف ا ــ  etkilendiklerini ifade
          Allah’ı kemal sıfatlarıyla                                                                       ediyor.
          muttasıf ve eksiklerden
          münezzeh olarak                                                                               Tövbe /31 –
          tanımıyorlar, âhiretin                              م                                   Yahudiler hahamlarını,
          gerçek mahiyetini             ل  ا             ة                     ن ن ل   ة         Hıristiyanlar rahiplerini
          anlayamıyorlardı.   ــــ فم   ه ةر اةب ــ فحا  اوذ  حت ا ــ ةخ ــ  ة ي ﴾٣٠﴿ ن و   فؤ   ةف ــــ ك ــ  ــــــ  ي  ى      ح لا   حنا  ـ  ـــــ ل ــ  ه ـــ   م  ةق ـ ةت ا  ve Meryemin oğlu
             Bunlarla savaşmak                                                                    Mesihi Allah’tan başka
          için, evvela onların                                                                        Rab edindiler.
          saldırmaları şarttır (2, 190).                                                          Halbuki onlara bir tek
          Hz. Peygamber (a.s.)                                                                     İlâha ibadet etmeleri
                                              ن
                                                                      ل
          müşrik araplarla ancak   فبا حي  ــ ةم ـ س ـ ة ـ ةن  ف لاةو    لا    و    ن    ح     د فن ــــــــ  ــ ب ا ـىـ  م ا  ةب فر ا ـــ فم   ه ـــــــــــ  ةب ــ ةن ا  ــــــــــ  ةو    ر   فه
          İslâmı imha etmek için    ي                                                             emr olunmuştu. Ondan
          silaha sarıldıklarında                                                                    başka İlah yoktur.
          harbetti. Hıristiyanlar da                                                                  O, onların ortak
          Müslümanları ortadan                                                                       koştukları şirkten
          kaldırmak için, İslâm                ا              ة                                        münezzehtir.
                           ى
                                      ى
                                          ن ي
                                                              ح ي ا
          hazırlayıp hücum ettikleri  ۛاد ـــ  ح اةو   اه ــــ ل ا   اود  ــــــ ةي ــــ فع ــــ  ب ــــ     ل  لا اور ــــــ  م ا  ا ـ ا    ةم ةو  ةم ـــــــــ ةي  ر ـــــــ ةم  Rab edinme, onlara
          devletine karşı kuvvet
                                                                                         ف

          zaman onlara karşı                                                     ۛ                  secde etme mânasında
          hazırlandı ve karşı tarafın                                                               değil, din adamlarının
          saldırmaya hazır            م                                                              haram ve helâl kılma
          olmamasını fırsat bilerek                                                  ة              yetkilerine inanmaları,
          baskın yapmadı. Aksine,   ة                   ة                            ح ي  ن ي ة ا    onları hatasız kabul


          harbetmeden geri döndü.   ﴾٣١﴿  ن و  ك ــ    ر ــــــ  فش ــــــــــــ  ي   احم ـــــــــ ةع   ه ـــــــ ةن اةح  ۜ  ـ  ةو     س ــــ فب ـ   ه لا   ةه ـ لا ل  etmeleri anlamındadır.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          190
   189   190   191   192   193   194   195   196   197   198   199