Page 192 - e mushaf TR pdf
P. 192
188
Tövbe /14- Tövbe Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Burada nefyedilen
/15 – Onlarla savaşın ki durum, müşriklerin
Allah sizin ellerinizle 9-Tevbe Süresi Yaprak 04B Cüz 10 Süre 09 Sayfa 188 oraya girme
onları cezalandırsın, Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 liyakatlerini
onları rüsvay etsin, reddetmektir. Yoksa bu
onlara karşı size yardım işin fiilen varlığı ayrı
ِ
edip ﴾٩﴿ ةبوتلا ةروس ﴾٩﴿ 188 konudur.
و
ة
zafer yolunu açsın, َ ع َ و Tövbe /18 –
müminlerin gönüllerini Allah’ın mescitlerini
ferahlatsın, ancak Allah’ı ve âhireti
kalplerindeki kin ve م م tasdik eden, namazı
ه ـــ ف ـ ةع ـ ذ فب ــ ه ـ م
öfkeyi gidersin. فم ك ر صفنةيةو م ـ ف ه زفخ ـ ي ةو فم ك ح لا ب ـ في ا ـ ـي ي د ن ة ح ي م ول ةق ـ تا ــ gereği gibi kılan, zekâtı
ف
Allah Teâla veren ve Allah’tan
başka kimseden
dilediğine tövbe de çekinmeyen müminler
nasib eder. Allah bina edip şenlendirir.
alîmdir, hakîmdir ة ف ة
(herşeyi hakkıyla bilir, ـ ــ في ـ ظ ةغ ب ــ ف ه ذ يةو ــ ﴾١٤﴿ يــ ةن ـــ فؤ م ـــ ين ـ ـــ فو م م ةق ةرو ـ د ص ف ةيةو م ةع ــ ل ـ في ـ ه ــ ف ـ فش ــ İşte onlar cennete
ۙ
tam hüküm ve hikmet ve diğer ümitlerine
sahibidir). kavuşmayı umabilirler.
Nitekim küfrün Tövbe /19 – Siz
ن
ن
önde gelenlerinden Ebû ــ يك ــ ي ـ م ةح م ةع ــ يل ـــ ي ـ ح لا ةو ءاا ـ ةي فن ـ ۛش ةم ىلةع ح لا ن ب و ةيةو ـــ ت ــ ــ ه ـــ فم ب ول ق ـــ hacca gelenlere su
Süfyan bin Harb, ۜ ۜ dağıtma ve Mescid-i
Safvan İbn Ümeyye, Haramı mâmur etme
İkrime İbn Ebû Cehil, işini,
Süheyl İbn Amr gibi م
ة
ن ح
ف ل
reisler, Mekke’nin اود ـــــ ةهاةج ن ي ـ ة ي ذلا ح لا ة ــ حم ـ ا ةي ـ فع ـ مل ة ة لةو او ــ فت ــ ر ك ــ ت نا م ــ فبس ـ ت ـ ف ل Allah’a ve âhiret
fethinden sonra tövbe ة ةح فما﴾١٥﴿ gününe iman edip Allah
edip, İslâmı kabul yolunda cihad eden
etmişlerdir. müminin işi ile bir mi
tutuyorsunuz?
Tövbe /16 – Yoksa م
ة
ة
ن
ف
م
siz, Allah sizden لةو ه ـــــ ي ـ ل و سةرلةو لا ح ن و د ن ـــــ ف م اوذخ ة ةي م ــــ ف ــ حت ـ ة ل ةو ك ــــــــ فن ـ م Bunlar Allah
mücahede edenlerle indinde eşit olmazlar.
Allah’tan, Resulünden Allah o zalimler
ve müminlerden gürûhunu hidâyet
başkasını sırdaş etmez, umduklarına
ف
ف ة
ة
ن
ة
edinmeyenleri iyice ةنييكرفش مل ل ناةك اةم ﴾١٦﴿ ۟نولمفعةت اةم ب رييبةخ ح لا ةو ىةةجي ـ يلةو ةنيين مفؤ ملا eriştirmez.
ۜ
ortaya çıkarmadan, Onlar ısrarla inkâr
kendi halinize ve zulümlerine devam
bırakılacağınızı mı ederken Allah onları
zannettiniz? ا م ا zorla hidâyete erdirmez.
ف
ن
ة ن ف
ن ل ف ـ
ةم ـ ۛ
Halbuki Allah ك ئللوا رف ك ـ لا ب فمهس فنا ـ ىلةع ةني ي د هاۛش ح لا ةد جاس اور مفع نا ةي ـ ف ل Keza onları, kötü
bütün yaptıklarınızdan ۜ emellerine nail etmez.
haberdardır. [29,2 - 3; Tövbe /20 – İman
3,142 - 179] edip hicret edenler,
ة
ة
ة
ل
ة ي
ف ـ
Âyetteki “ve ةد جاسةم ر مفعةي اةمحنا ﴾١٧﴿ نو د لا ةخ م ه راحنلا ي فةو م ه ـ ف لاةمفعا ف تط ةح ـ ب ـ mallarıyla ve canlarıyla
ۛ
lemmâ ya’lem” ۛ Allah yolunda cihad
tabirinden maksat: edenler var ya, işte
“Allah sizden onlar Allah indinde
mücahede edenler ve daha yüksek derecelere
ن
ن ة
ن
ل
ن
müminler dışında sırdaş نك ـ ةةو ةزلا ـ ى ةتاةو ةةول ح صلا ةما ـ ةقاةو ر ـ ن ف ف لاةو ـ ةي ـ مفو ح لا ب ــــــــن ةم ا فن ــــــــ ح لا ةم ن sahiptirler ve işte
ة
edinmeme imtihanını ح خلا onlardır umduklarına
kazanacak halis nail olanlar.
müminleri ortaya
çıkarmadan sizi kendi
ا
halinize bırakmaz.” ف ف ل ة ن ا ن ةف ـ ن ة ح ي ة
ة
demektir. ةنيدت ــ م ـ فه ـ ي لا ةن م او نو كةـي نا ك ئللوا ىسةع ة ح لا لا ۛ ش ةي م لةو ــــ ف ـــــ فخ ــ
Tövbe /17 –
Müşrikler, kendilerinin ف
kâfirliğine bizzat
ف
ن
ا ف
kendileri şahit iken, ةما ن ك ةم ـ ف ـ ةن مارةح ف لا ـ د ج ف سملا ة ةةةراةم عةو ح جاةحلا ةة ـ ةياةقس م ف ةجا ـ تلةع ـ ف ل ﴾١٨﴿
ة
Allah’ın mescidlerini
mâmur etmeleri kabil
değildir.
Çünkü onların ة ن ة ن ف ف ن
ن
bütün yaptıkları boşa ـ فن ــ ةد ع ن و ـــ ف س ـ ةت ــ ۜ ح لا ةيل ۛس ـ يب ـ لي ـ ا ةه ــ يف ةد ـ ي ةجةو ر خ ـــ لا م فو ــ ةي ـــ لاةو ح لا ب
gitmiştir ve onlar ateşte
daimi kalacaklardır.
Mâmur etmek: ة ة
ن
ن ة
ح ل
ن
Bina etmek, bir de ـ اور ةجاةهةو او ـ ن ـ ةما ةنيذ ﴾١٩﴿ يـ ةن ح ـ اظ ل ـ ي م ـ لا ةمفو ف لا ـ ةق ـ يد ل ةي ـ فه ــ ح لا ةو ۜ ح لا
لا ـ ي
oralarda ibadete devam ۢ
ederek şenlendirmek
şeklinde olur. Bu âyette
mesacid, tekil mânada
ن
ل
Mescid-i Haram diye ة ـــ ظ ــــ م فعا م ـــ فنا ةو م لا ةو ة ح لا لييبۛس ييف او دةهاةجةو
ل ف ـــ س ـــ ه ـــ ف
tefsir edilir. Zira orası ۙ ـــــ ه ـ ف ب ــ ا فم ـــ
bütün mescitlerin
kıblesidir, imamıdır.
Ayrıca oranın her tarafı
mesciddir; halbuki ة ا ف ة ا ن ن
diğer mescitlerde bu ﴾٢٠﴿ ن و زــــــ ئ اةفــــلا مـــــــــ ه كـ ئـــــل لواةو ۜ ح لا ةدـــفنــــ ع ىةـــــــةج ةر ةد
özellik yoktur.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
188

