Page 210 - e mushaf TR pdf
P. 210

206
             Tövbe /123 – Ey   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Kur’ân’dan
          müminler! Size mekân                                                                   indirilen yeni bölümleri
          bakımından yakın olan   9-Tevbe Süresi            Yaprak 03B  Cüz 11   Süre 09  Sayfa 206  Hz. Peygamber (a.s.)
          kâfirlerle savaşın, onlar   Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bir hutbe tarzında
          sizde bir ciddiyet ve                                                                     müminleri toplayıp
          üstün gayret görsünler.                                                                  okurdu. Münafıklar,
                                                       ِ
                                           ﴾٩﴿        ةبوتلا ةروس          ﴾٩﴿            206     zevahiri kurtarmak için
             İyi bilin ki Allah,                        َ ع  ة  و  َ و                                   toplantıda
          fenalıklardan sakınan                                                                     bulunduklarından,
          müttakilerle beraberdir.                                                                  sıkılarak otururlar,
          [5,54; 48,29; 9,73;                                                                           geldiklerini
          66,9]                     م                 ة                           ة                 ispatladıktan sonra
                                                                                  ح

             Tövbe /124 – Yeni ن ــــ ة   م  فم ك ـــــ ةن ول  ةي ــ ــــ ةن  ــ ي ي ذ  ح    ـــــــ  ـ  ت ا ةق او  ـــــــ  ن ـ    ةم ن  يذ ــــ ي ـ ا ةن  لا اةه ــــــ    ا ل  ةي ــ ا   حي ا  sıvışıp gitme yolları
                                                      لا اول
          bir sûre indirildiğinde                                                                        ararlardı.
          onlardan bazıları: “Bu                                                                    Önlerine konan bu
          inen kısım hanginizin                              م                           م        devletin, bu muazzam
          imanını artırdı acaba?”   ة  ل ح ن  ة ا     ف ة                       ف     ة     ف        feyiz kaynağının
                                                 ۜ

          diyerek vahyi    ة ح لا     ن ا او م  ــــــ ل ــــ  فع اةو ظـ ىة  ـــ ل ـــ   غ فم ك  ـــ ـي  يف  اود  ــــــ ةي ـ  ج ـــ    ل ةو را  لا ـــ ك ـــ حف ـ  kıymetini
          küçümserler.                                                                           bilmediklerinden, Allah
             Ama bu, iman                                                                         da onları bu hidâyetten
          edenlerin imanını,   م                                                                     mahrum bıraktı.
                                                                        ي ا   ة
                                      ل
                                                                                  ـ
                                                                               ن
                                                                                  ي
          yakinini artırır ve onlar   فم ك    ا   ـحي  لو قةي  ةم م هفن   ةةرو س  ف تل    فنا ـ  ز    اةم اةذاةو ﴾١٢٣﴿ ق  ـ حت م ــ ي ة  ف ة  لا ةع  ةم ـ
          sevinip birbirlerini                         ةف ـ  م ـ ف ـ فن
          müjdelerler.                                                                                  ب  ح ز
             Münafıkları
          nifakta sabit tutmak,   ى                        ن     ة    ة ة ح
                                                                         ى ةف ـ ا   حم ـ ا   لا ـ
                                                  ة
          zayıf müminlere ise   ــ فم   هةو ا نام  ييا م  ـــ  ه ــ ف ـــ ة ـ  فتةداز ــ ةف او ن  ةما ــ ةني ي ذ     ۛانام    يا اهذ ـــ ي   ي ــ ة  ــ نه  ه  فت ةداةز
          şüphe verip imandan
          çıkarmak gayesiyle                                                                           ﴾٢﴿
          böyle derler.
                                                                                ة
                                                                       ة ل
                                                                                ن
             Tövbe /125 –      ــ  ه ــ فم  فت ةداز ـــ ةف    ضر  ةم م     ة ح    لا ـ ي ي ذ ـــ  ةن يف ـ ي    ق ــ  بول ــ ه ــ ف ــ  احماةو ﴾١٢٤﴿ ورش  ةي ـ ف س ـ ةت ـ فب ـ
          Fakat o sûreler,          ة       ة
          kalplerinde küfür ve
          nifak hastalığı                                                                           Tövbe /128 – Size
          bulunanların inkârlarına                    ف                                          kendi aranızdan öyle bir
          inkâr kattı ve onlar   ة  ة ل      ة                                       ى ن ي          Peygamber geldi ki



                               ة
          kâfir olarak öldüler.   ن فور ــــ ةيلةوا ﴾١٢٥﴿ ن ور    ك ــ  فا ـــ    فم ه  ةو  او     ت ـ  اةمةو  م       ـ س ـ ه ـ ف  فجر ىلا   اس ـــ فجر  zahmete uğramanız ona
          [17, 82; 41;44]                                                                                ağır gelir.
             Tövbe /126 –                                              م                              Kalbi üstünüze
          Onlar, görmüyorlar mı                                                                   titrer, müminlere karşı
                                                                              ة
                                                      ل
                                      ة ة
          ki her yıl, bir veya iki   ة  ــ  ت ـ و    ب ــ نو  ةيل حم ــ  ث  ن  ح  ــ ةت ةر ـ في ـ  ةم فوا ةر  ىة  ح  ــــ ةم  ما     ح    ك ــ ل ةع ـ  ـ ي  يف  نو ن   ي  م  ة ل حنا ــ  ه ــ ف ـ فف ـ ةت ــ  pek şefkatli ve
          kere imtihan ediliyor,                                                                      merhametlidir.
                                                                                                  [2,129.151; 3,164; 26,
             çeşitli belalara                                                                            215-217]
          çarpılıyorlar da yine
          nifaklarından dönüş            ة               ة        ي ا    ة     ة ح ة        ة          Tövbe /129 –
          yapmıyor, onlar bundan فم    ة    ةن  ـــ ظ ـ ةب  ر ـ فع ـ   ض ــ  ه ــ     ةةرو س   ف تلزفنا      اةم اةذاةو﴾١٢٦﴿ نور ــــ حك ذ  ةي م ـــ ف ـــ   ه لةو  Buna rağmen aldırmaz,


          ibret de almıyorlar.                                                                      yüz çevirirlerse, ey
                                                                                                     Resulüm! de ki:
             Tövbe /127 –
          Aleyhlerinde bir sûre                                      م                               “Allah bana yeter.
                            ن
                                                    ة
                                                                               ف
                                                                                            ن ي
                                                                                         ة
                                                                            ن
          indirilince göz kırpıp     ح لا   ۛ فر ـــ ۛص  او ــ  ف رص ــ ۛ  فنا حم   ث ـــ ـ  د  ل    ةحا  ـ فن   م فم ك ـــ ي رةي ل ـ ةه  ضفعب   ىلا  O’ndan başka tanrı
                                             ة
                                  ة

          alay ederek birbirlerine      ۜ                                            ۜ                    yoktur.
          bakar,
                                                                                                     Ben yalnız O’na
             sonra “Acaba bizi        م                                                            dayanırım. Çünkü O,
                                                    ل ــ ف ة
          gören biri var mı?” diye                  ة      ة          ة          ة ة             büyük Arş’ın, muazzam
          endişe ile bakınır, gören لو ـ   س ةر  فم ك  ة  ـ  ءا ا ةج دق ﴾١٢٧﴿ن و ه  ـ فف ـ ةق ـ  ةي ل   مفو ــ   ق ــ ةبول ــ  ه ـ  ب فم ـ حن ا ـ  ه ـ ةق فم  hükümranlığın
          biri yoksa hemen sıvışır                                                                       sahibidir.”
          giderler.
             Anlamaz bir     م                                                 م
                                  ة
                                                                                        ل
          topluluk olduklarından,   فم ك  فـيلةع    صي ر  ةح ـــ     ـــ  ن ــ فمحت  ةع اةم   هفي  ة  ـــ ل ـــ  ةع  زي   ي ز ةع  فم ك س ف  فنا ن   م ــ ف ـــ


                                           ي
             onlar nasıl iman ve
          Kur’ân meclisinden
          uzaklaşıp gidiyorlarsa,                ة
                                                       ف
                                          ف
                            ن
             Allah da onları      لا  ي ب  ــ ف س ـ ة ح  ةح ل  ـ  ق ـ  ةف افو  ح  ـــ ل ةو ــ  ةت ن ا  ةف ــ ﴾١٢٨﴿ حةرـ  مي    ي      فن ؤةر  ن  ف   ب ـ ا   ل ـ  م ـ  م فؤ ــ يين ـ ة
          imandan uzaklaştırır.
          [74, 49 - 51; 70, 36-37;
          61, 5]
                                                                                      ة
                                                                                             ا
                                                                                      ح ي ن ي ة
                                                       ف
                           ﴾١٢٩﴿ ي ي ظــم  ف    لا ــ ةع ـ  شر  لا ــ ةع ـ    ح بةر   ــ ةو   ه ةو ت  ة ف  ة  ــ  ةو ةع ـــ فيل ــ ةت  ه ــ حكةو ــ ل ـــ     ه لا ةهلا ل
                                              ف
                                                                                 ۜ
                                                       ف  م     م م  ف م
                          ﷌                                 سنوي  ةروس                   ﷍
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          206
   205   206   207   208   209   210   211   212   213   214   215