Page 209 - e mushaf TR pdf
P. 209

205
             Tövbe /118 –   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Tövbe /120 – Ne
          Allah, savaştan geri                                                                    Medine halkının, ne de
          kalan ve haklarındaki   9-Tevbe Süresi            Yaprak 03A  Cüz 11   Süre 09  Sayfa 205  etrafındaki bedevîlerin,
          hüküm ertelenen o üç       Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04
          kişinin de tövbelerini                                                                          Allahın
          kabul buyurdu.                                                                              Resulünden geri
                                                       ِ
                            205            ﴾٩﴿        ةبوتلا ةروس          ﴾٩﴿                       kalmaları ve ona
             Çünkü onlar                                َ ع  ة  و  َ و                            ihtimam göstermeyip
          öylesine bunaldılar ki
          dünya bütün genişliğine                                                                     kendi canlarının
          rağmen başlarına dar                                                                       derdine düşmeleri
          geldi. Vicdanları da                       ا                    ة                         olacak şey değildir.
                                                                                        ة
          kendilerini sıktıkça   ة  ــــ ل ـ في ــ  مه  ةع  ت  ـ ا   ةق ــ ف  ۛض  اةذا ى ن ي  ــ حت ـ  ةح  او ف  ح   خ ـــ  ل ـــ  ـ ي ي ذ ـ ةن  ح لا   ة  ة ن  ــ حث ـ ل ـــ ةث ـ  لا ىل ـــ ةع ةو  (Bunu yapacak bir tek
          sıktı.                                           ۜ                                        kişi bile çıkmasın)
             Nihayet, Allah’ın                                                                      Bu böyledir, çünkü
          cezasından, yine                                                                        onların Allah yolunda
          Allah’ın kapısından   ة ف ل  ا  ة          ل     ة                               ة ف     uğrayacakları hiçbir
          başka sığınacak hiçbir   ل نا   او  ــ حن ــ  ظةو  م  فنا م     ةع ت  ـ ةقا ـ ف ـ ل ـ في ـ ه ـ ف ــ  ف ـ  س ـ  ه ـ ف  ۛضةو ف تةب    ةر    ح ـ     ب ـ اةم      ض  فرلا  susuzluk, yorgunluk,
          yer olmadığnı anladılar                                                                          açlık,
          da, bundan sonra,                                                                               kâfirleri
          önceki iyi hallerine                                                                     öfkelendirecek tarzda
          dönsünler diye, Allah   ة                ة                    ا ة         ة     ف       bir yere ayak basıp ele
                                                               ة
                                                                            ن
                                                                     لا لا
          onları tövbeye    ن    ة ح لا  ح ي        ـــ ل ــ في ــ ه ـ  فم  ل ــ ةي ــ  ت ـ  بو ـــ  او   نا  ةع با ــ ۛ  ةت  حم  ــ في ـ  ث  ه ـ  ة ي ح ي   ح لا  ةم ـــــ ل ــــ ةج ــ  م أ ـــ  ةن  geçirmeleri ve düşmana
          muvaffak kıldı.          ۜ                              ۜ                                     karşı başarı
             Çünkü Allah                                                                          kazanmaları yoktur ki,
          tevvabdır, rahîmdir                                                                        mutlaka o sebeple
                                              ن
                            ن
          (tövbeleri çok kabul   ة ح لا  او ق ــــــ ة حتا او  ــــ  ن ـ  ةما  ن  ــ ي ي ذ ـ ة  ة ح لا اةه  ا ل    ةي ـ ا ا حي ــــــ  ﴾١١٨﴿ ـــيـ  م  ـ ي حةر لا    باحو  ة ة   ه ـ ةو لا  ـ حت ـــ  kendilerine güzel bir iş
          eder, tövbe edenleri                                        ۟      ح                       ve sevap yazılmış
          sever ve pek                                                                            olmasın. Çünkü Allah
                                                                                                     iyi davrananların
          merhametlidir).                                                                  م        mükâfatlarını zayi
             Bu üç halis                                                                              etmez. [18,30]
                                                      ة
                                                  ة
                                                                            ة
          müslüman Kâ’b b.       فنةم  ةو   ة  ـــ ةم ـ ي ي د ـ ةن ــ  ف لا ل ـــ فه   ل    نا ـك ـ   اةم ﴾١١٩﴿ ي ةن ـ    يق ـ   د اص  ـــــ ةع   لا ـ ح  ةم او    ةو ك ـ  نو ـ
          Malik, Hilal b.                                                                              Tövbe /121 –
          Ümeyye, ve Mürâre                                                                      Onlar Allah yolunda, az
          (r.anhüm) adlı                                                                          olsun çok olsun, hiçbir
          sahabîlerdi. Güçlü bir                  ة                                                harcama yapmazlar,
                                                               ل ف
                                                                          ة ف
          şair olan Kâ’b’ın bu   ن      ل     ح لا  و س ةر  ن ــ ف  ةع  او ف  ح  ــــــ ل ــ  ـــــ ةت ــــ ةخ  ا   ةي ن ب ار ـــ فعلا ن ـــ ة   م  م  ة  ةح ــ ل فو ـــ  ه ــ ف  hak yolda katettikleri
                                                                     ة
          kıssayı uzunca anlatımı                                                                 hiçbir vaadi olmaz ki,
          okunmaya değer. Hz.                                                                        Allah, işledikleri
          Kâ’b’ın bu anlatımı,                                                                     bu iyilikleri en güzel
          başta Buharî’nin                                                                         tarzda ödüllendirmek
                                                                                            ة
                                         ة
          Sahîh’i olmak üzere    ة ة  ــــ حن ا ــــ  ه ــــ فم   ب  ك ـ  ل نذ   ه  ــــ فف ــ س  ةن  ن  ةع ـــ ف  ة  ــ فن ا ــ  ف ــ س ـ ه ــ فم   ب  او     ةي ــ ر ةغ ــ  ب ــ  لةو  için, onların hesaplarına
          birçok kaynakta                      ۜ  ـــــ ي                               ف           yazılmış olmasın!
          bulunmaktadır. Bu üç
          zat gerçek mümin                                                                             Tövbe /122 –
          olduklarından Hz.                                                                          Bununla beraber
          Peygamber bunları   ن                          ة            ة      ة               ة     müminlerin hepsinin
          dışladı. Müslümanları      ـ يب ـ ي ـ ل     ح لا  ۛس ي  ــ فخ ـ ةم ـ ۛ ص ـ يف   ة ـ  ةم لةو ب  ةن ــــ ۛ ص ـ    لةو  ام ظ  م  ي  ل  ي  ـ ص ــ  بي ــ  ه ــ ف ـ ة  topyekün sefere
          onlarla konuşmaktan                                                                         çıkmaları uygun
          menetti. Elli gün süren,                                                                        değildir.
          kendilerine ise ellibin
          sene gibi gelen, büyük       ة    ة     ة          ف        ى         ة    ة     ة            Öyleyse her
                                                                                  ن
          bir imtihan geçirdiler.   ــــ فن   م  نو  ـــ ةن ـ ا   ل ـ  ةي لةو  ةر     ك ـــ احف  ـــــــ    لا  ةي ـــــ ي غ ـ ي ــ ظ  ـــ ائ   ط فو ــ ةم  ن  ؤ  ةي   ـــ ط ـــ  ل ةو  topluluktan büyük
          Sadakatlerini                                                                           kısmı savaşa çıkarken,
          ispatladıklarından Allah                                                                    bir takım da din
          da onların tövbelerini                                          م                       hususunda sağlam bilgi
                                                                                                     sahibi olmak, dinî
          kabul etti.       ن  ة ح ي                               ة          ة  ي ح               hükümleri öğrenmek

             Tövbe /119 – Ey   ة ح لا  نا  ۜ  ح        ل ــــــــ  اۛص ل  ـــــ ةم ــــ  ةع ه   ب ــــــ ي  ـــــ  ه ــ فم  ل ب  ك ـــ  ت ــ ۛ     ل ا ىل  ـــ في ـ  ةن  حو د  ةع ـــ    için çalışmalı ve savaşa
          iman edenler! Allah’ın                                                                        çıkanlar geri
          emirlerine karşı                                                                             döndüklerinde
          gelmekten sakının ve                                                                         kötülüklerden
          dürüst insanlarla                  ة         ة                    ف     ل          ة    sakınmaları ümidiyle,
                                                                              ة
                                                               ۙ
          beraber olun.      ة   ـ ي غ ـ ىةري  ۛص  ىة  ـ ةف ـ ةق ـ  ةن  نو ق  ــ فن ـ  ف ـ   ي لةو ﴾١٢٠﴿ يينـ ةن     ـ  م ـ فح ـ س ـ  لا ر ــ فجا  ع  ي  ــ ض ـ ي ـ   ي ل  onları uyarmalıdır.
                                                                                                      Bu âyet, dini iyi
                                                       م                                ف          öğretmenin ne derece
                                                                                                      öğrenmenin ve
                                                                               ة
                                                                    ة
                            ن                   ة ل ب     ك ـ  ت ــ ۛ ــ  ه ــ  ل فم ـ ةي ـ فج ـ ةيز ـ  ه ــ  م     ح لا  ة    ل ي ى ح  ـ ا ا ي  داةو نو ع ة  ـ فق ـ ط ـ  ةيلةو ىةر  لةو   ك ــ يب ـ ي ــ  ة  gerekli olduğunu ortaya
                                                                                   ة
                                                                                                     koymaktadır. Zira
                                                                                                      dünya ve âhiret
                                                                                                    mutluluğu, Allah’ın
                                                        ف                        ف                 hidâyetinin, kurtarıcı
                             ة ا
                                          ة
                                                                    ة
                                                                                 ـ فع ـ
                           ۜ ىةحفاةك اور ففنةي ل  نو ن مفؤ م  لا ــ  ة ف    ك ـ  نا  اةم  ةو ﴾١٢١﴿نولةم  ةي اونا ك ـ  اةم ن  فحا ـ ۛس ـ ة  ل  prensip ve ölçülerinin,

                                                                                                      rûhu ve lafzı ile,
                                                                                                      İslâm’ın doğru
                                                                            م                      bilinmesine bağlıdır.
                                                                                                        [9,41 - 121]
                                                      ا
                                          ة
                                                      ة
                           نيح     ي دلا ي ف  او هقف     ئ ـ ةف ـ  ل   ة ـ ةتةي ـ ح ة  اط  م   م ـ فن ـ  ه ـ ف  ف  ـــ ر   ةق ـــ  ة  ح    ك ـ  ف ل  ة  ـ ةف ـ  م ر ـ  فن  ةن لفو ة ة  ةف ــ ل ـ

                                     ة
                                 ة
                                                                       ي
                                                          لا او ع
                           ﴾١٢٢﴿  ۟نو رذ  ةي  م ه ة  ة ح  ل  م     ــ في ـ ه ـ ف ـ ةع ــ ل ـ ف ـ فح ـ  ة ي  ا  ــ ةجةر اةذا م  ــ ةم فو ـ  ه ـ ف  ةق  او رذ   ل ةو ــ  ي ـ فن ـ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          205
   204   205   206   207   208   209   210   211   212   213   214