Page 544 - e mushaf TR pdf
P. 544

540
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
          Hadid /25 – Şu                                                                            Hadid /27 – Sonra
          kesindir ki Biz   57-Hadid Süresi         /             Yaprak 10B  Cüz 27  Süre 57  Sayfa 540  bunların ardından peş
          resullerimizi açık         Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  peşe peygamberlerimizi
          delillerle gönderdik                                                                     gönderdik. Özellikle
          ve insanların adaleti                                                                   Meryem’in oğlu Îsâ’yı
                                                      ِ ي
          gerçekleştirmeleri için,        ﴾٥٧﴿       ديدحعلا ةروس          ﴾٥٧﴿           540    arkalarından gönderdik,
          resullerle beraber kitap                        َ   و  َ و                              kendisine İncîl’i verdik
          ve adalet terazisi                                                                         ve ona uyanların
          indirdik.                                                                              kalplerine bir şefkat, bir
                                                                                                  merhamet yerleştirdik.
          Mahiyetinde büyük bir                                                                                 Uydurdukları
                                                                                       ل
          kuvvet ve insanlara bir   ۛ باةت  ــ  ك ـــ  ف لا  م  ــ ةع ــ  ه ــ  ةم اةن  ف  ة  ل    ا   فن ـــ ز ل ــ  ةو     تاةن  ف   ب اةن ـ ا   ل ـ ةب ــ  حي ـــ  ة   س ر ـ ل ـــ  ف  ـ ل ــ اةن  ۛسفرا د  ة ل ــ ةق ــ ف  ruhbanlığı ise Biz
          çok fayda bulunan                                                                           kendilerine farz
          demiri de, kullanmaları                                                                kılmadık, lâkin Allah’ın
          ve Allah’ı görmedikleri                                                                 rızasına nail olmak için
          halde O’nun dinini ve                                                                    kendileri icad ettiler.
                                     ف
                                                  ف
                                                         ل ف
                                                                                    ة
                                                                          ة
          peygamberlerini,    دي ي دۛش    سأةب   هييف ةدي ي دةحلااةنلز ـ فناةو ط  ف   ب ـ لا ـ ف س ق ساحنلا ةمو ق  ــ ةي ـ   ل نازيم ف  Kaldı ki ona gereği gibi

          kimlerin bu kuvvet ile                      ة    ۛ  ـ                        ة   لاةو ـ ي  de riâyet etmediler. Biz
          destekleyeceğini bilip                                                                     de onlardan iman
          ortaya çıkarmak için,                                                                   edenlere mükâfatlarını
          büyük bir nimet olarak                                                                 verdik, onların çoğu ise
          indirdik.         ة ح ي     ف     ة                   ن    ة            ة                  büsbütün yoldan
                           نا ب              ـ ل ــ   ه  ب ـ لا ـــ ةغ ــ في ـ   س رةو   هرصفن ـ    ةي فنةم    ح لا ــلــ ةم     لةو ــ ةي ـــ فع  ساحن ـ ل ل  ع     ةمةو ـ اةن  ف ـ  çıkmışlardır.



          Unutmayın ki Allah çok  ۜ                                                                 Hz. Peygamber (a.s.m)
                                                                                                     “İslâm’da ruhbanlık
          kuvvetlidir, mutlak                                                                      yoktur” der. (Ruhbanlık)
          galiptir (kimsenin                                                                      meşrû dünya zevklerini de
          desteğine ihtiyacı     ف                        ف         ة                             terkedip, aile kurmaksızın
                                               ي ى
                                                               ل

                                                                                            ن ةق  ــــ

          yoktur). [11, 17; 30,30;   ييف اةنلةعةجةو    ةميهر ـ ي ن  فباةو احو     ـ ل ـ اةن  ن ـ  ۛسفرا د  لةو ـ ةق ـ ف  ﴾٢٥﴿ ي زـز  ي    ــ ةع  ح يو  ة ح لا  bütün ömrünü manastırda
                                                                            ۟
          55,7; 6,115; 7,43]                                                                         geçirmektir. Bu âyet,
                                                                                                  aslında Hz. Îsâ’nın dininde
                                                                                                   de bunun şart olmadığını
             Medeniyetin ve             ف                                                         bildirmektedir. Fakat bunu
          sanayinin en temel                                            ف         ة       ة       haram saymamakla birlikte
          madeni demirdir. Barış  م  ــ فن ــ  ه ـ ف   م ري    ك ــ يث ـ  ةو د  ــ فه ـــ ةت ــ    ــ  م ـ فن ـــ  ه ـ  م فم  ةف   ۛ باةت  لاةو ــ نك ــ  ـ  ب ـــ ةةحو  حنلاام         ذ   حر   حي ـ  ت ـــ ه ـ ة  İslâm’ın evrensel idealinin,

                                            ۛ
          ve savaş durumunda                                                                       Allah’ın insanın fıtratına
                                                                                                    yerleştirdiği maddî ve
          kuvvetin esası ve                                                                             manevî bütün
          sembolüdür. Hem buna,                                                                        kabiliyetlerinin
          hem de hakikati yayıp          ة                       ا        ة           ة             geliştirilmesi olduğunu
                                                             ف  ب ـــ
                                                       ل ـ اةن

          onu savunmanın maddî   ىس        ةقةو ــ حف ـ في ـ  ب اةن ـ ي ع ـ ي ـ ۛ  ــ   سر  ـ  م   هرا    ةثا ـ  ن ن  ـ ىل  ةع اةن  ــ  ة حف ــ في ـ   ث ـ ةق حم ﴾٢٦﴿نو قساةف  vurgular.
                                                                                                             Hıristiyanlık zuhur
          kuvveti gerektirdiğine                                                                 ettiğinde dünya hırsı, şehvet
          dikkat çekilmektedir.                                                                      ve kötü ahlâk yaygın
          Allah Teâla beyyinatı                                                                    olduğundan Hıristiyanlık
          (hak dinin delillerini),       ة                                                         aşırı bir tepki göstererek,

                                                                        ف
                                                                 ة
                                                                                ن
          kitap ve mizanı (hakla   ـ ةب ــ  ع ـ  هو  ة حتا ةنيذ ــ ي  ح لا بول ــ  ق يف اةن ف  ـ ةع ـ ل ـ ي  ةجةو ليج ـ ي  فن لا ــ  هاةن  ـ في ةتاةو ةم  ف  ـ ةير ــ  ةم ن فبا ـ  özellikle 3. asra girerken

          batıl arasındaki ölçüyü,                                                                bekâr kalmayı, yoksulluğu
                                                                                                    ve zühdü ideal haline
          adalet terazisini)                                                                      getirdi. Dini yayarken, bu
          göndererek insanları                  ف                                                  dönem hıristiyanları bazı
          mutlu kılmak istemiştir.                                                                şirk motiflerinin sızmasına
                                                            ة
          Allah’ın hak dini üstün   ة  ــ ل ــ في ـ ه ــــ فم  ةع اةهاةن  ك ــ ةت ــ فب ــــ  اةم اةهو   ع دت ــ ة ـ  فبا  ىة  ة   ن ــــ حي ـــ اةب ـ فهةرةو   ــ ةم ـ  ىة  فحةرةو  ف  ةر   أ   ةف ـــ  ىة  sebep oldular. Ölçüler
          kılmak için, elbette                                                ۜ                   kaybolunca, helaller haram
          insanların kudretlerine                                                                    hale getirilince, fıtrat
          ihtiyacı yoktur. Fakat                                                                    onlardan intikam aldı,
                                                                                                 maddeye, şehvet ve ihtirasa
          müminler, dünya ve                                                                     en fazla gömülenler, onların
          âhiret mutluluğunun    ن  ةف اةه      ة  ـــ ح          ةف ــ ةم ـ  ن    ا        ة ح ي  soyundan gelenler oldular.
                                                                                 ة

          vesilesi olan İslâm’ı   ـ ا   ةت ــ في ــ اةن  ۛ  ـ ةيا ـ ـ ـ  ت ــــ  ةعر ق  ةح  اةهفو ـ ةعةر ا   لا  ناةو ـ   ح  ف ضر  ءاةغ  ـــ  ت ــــ  فبا لا  Hadid /28 – Ey önceki
          anlatmak için çalışıp                                                                   resullere iman edenler!
          emek sarf etmezlerse,                                                                  Allah’a karşı gelmekten
          mükâfatı nasıl hak                                 ف                                    sakının ve Allah’ın bu
          edeceklerdir? Onları   ا ل    ة                               ل             ن     ة ح   Resulüne de iman edin
                                اةي ا   حي ـ اةه

          münafıklardan           ﴾٢٧﴿نو ق  ـ ساةف م ه    فنم     ك ـ ييث ـ ر   ـ ف  ۛ  ة  ـ  هر ـ ةو فم  فجا م  ةما ن  لا ـ ي ي ذ ـ ة ـ  ن ـ  او  م ـ فن ـ  ه ـ ف  ki rahmet hazinesinden
          ayırdetmek nasıl                                                                        size iki hisse versin ve
          mümkün olacaktır?                                                                           size, sayesinde
          Oysa biraz rahatlayan,                                                                     karanlığı dağıtıp
          veya fırsat kollayıp   ة      م                                                   ة ح  yürümenizi sağlayan bir
                                                                      ن
                                                                                     ن
                                                         ة
          tehlike zamanları ortada  نك ـ فف ـ ل ـــ في ـ ن   فم ك    وسر   ب  ــ    ل ــ  يه  ي  ـــ  ت فؤ ــ  ن  ةو   ا    م ـ او ن  ة ح لا  او ق  ة حتا  ــــ  او ن ـــ ةما ن  لا ـ ي ي ذ ــ ة  nûr versin ve sizi
          görünmez olan veya                                                                       affetsin. Çünkü Allah
          malını Allah rızasında                                                                  gafûr ve rahîmdir (affı,
          harcamaktan geri duran                                                                    merhamet ve ihsanı
          münafıkların elenmeleri  م                            م                                  boldur). [65,2; 8,29;
                                              ة
                                                        ى
                                  ف   ل
          neticesinde, sahâbe   فم ك ة  رففغةيةو  ه ــ ي   ب نو  ـ فم ـ  ش ـ  ةت  ارو ـ  ن  فم ك  ف ة  ةيةو ــ فج ـ ةع ـ ل ل ــ  ــ ةم ـ  ت ــ يه  فحةر   ن   م ــ ف  2,282]
          orduları samimi ve   ۜ                                                                 Hadid /29 – Ehl-i kitap
          birbirleriyle                                                                              şunu bilsinler ki:
          kenetlenmiş bir kuvvet                                                                    Allah’ın lütfundan
          teşkil ederek, İslâm’ı                                                                  mâlik oldukları hiçbir
                                                              ة
                                                 ل
                              ل ح
          Hindistan’dan      ة    ل ا  باةت  ــــ  ك ـــ  ف    ــــــ فها ةم  ة  ـــــ فع ـــ ل ــــ  ةي ل   ل ـــ ةئ ـــ ح  ﴾٢٨﴿ ــيـ ۙ م      ح لاةو  şey, hiçbir kısım
                                         لا ل
                                                                                          ن ةغ ــ  ف ــ
          İspanya’ya kadar                                                    ي حةر رو            mevcut değildir. Bütün
          yaymışlardı.                                                                            lütuf ve inayet Allah’ın
                                                                                                       elindedir, onu
          Hadid /26 – Biz Nuh’u,                ة                                                 dilediğine verir. Allah
                                             ف ح
                                     ة
                                                                                    ة
                                                     ن ل
          İbrâhim’i peygamber    ـــ ةي ـــــــ  د   ب  ل  ـــ ةف ــــ ف ض ـ  لا ناةو    ح لا  ةف ن ـــــ ف ـــ ف ض ـــ  ل   م  ءي ىل ن  ــ ةع  نو رد  büyük lütuf sahibidir.
                                                                           ۛش ـ ف
          olarak gönderdiğimiz                                                               ةي ـ فق ـــ    Müfessirlerin çoğuna göre,
                                                                                                   burada hitap Ehl-i kitaba
          gibi, zürriyetlerine de                                                                 olup: “Üç kısım insan için
          kitap ve nübüvvet                                                                         iki kat ecir verilecektir.
          verdik. Onlardan kimisi                                                                   Birincisi: Önce kendi
          doğru yolu bulsa da,         ف       ف ة   ن                                      ن       peygamberlerine, daha

                                                          ۜ
          çoğu büsbütün yoldan   ﴾٢٩﴿ مي ي ظةعلا   لضف ـ ف  لاو ذ    ح لا  ةو  ءا اش ـ ۛ    ـــــــــ ةي  ن ـــــ ف  ي ـ ةم   ه  ــــــــ يت فؤ ــــــــــــ  ي     ح لا  sonra da Hz. Muhammed’e

          çıkmışlardır.                                                                           iman eden Ehl-i kitap’dan
                                                                                                      bazı insanlardır...”
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          540
   539   540   541   542   543   544   545   546   547   548   549