Page 100 - e mushaf TR pdf
P. 100

096
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Nisa /114 –                                                                             Nisa /118- Nisa /
          Onların kendi   4-Nisa Süresi                     Yaprak 08B  Cüz 05   Süre 04  Sayfa 096  119 – O şeytana ki: “Ya
          aralarında yaptıkları      Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  Rabbî, Senin
          gizli görüşmelerin,                                                                     kullarından mutlaka bir
          fısıldaşmaların çoğunda                                                                     pay edineceğim.
          hayır yoktur.                               ِ   ِ                                           Mutlaka onları
                                           ﴾٤﴿        ءاسنلا ةروس          ﴾٤﴿            96        saptıracağım, onları
                                                          ن و
             Bu görüşmelerde                             َ     َ و                                 birtakım temennilerle
          hayır olması için                                                                       oyalayacağım. Onlara
          onların muhtaçlara                                                  ف                  davarlarının kulaklarını
          yardımı, güzel bir               ل        ة ح ي                                    ة          yarmalarını
                                        ة
          davranışı yahut dargın   ةق  د  ــ ۛ ص ــ ة ــ  ة   ب  ر  ةما  ــ  ةم    ــ  فن  ل ا   م  ةن ـــ فج ـ ينو ـ  ه ـ ف     فن م      ك ــ يث ـ  ري  ة  ةخ ــ في ــ يف ر ـ  ي  ل  emredeceğim de
          insanların arasını                                                                        Allah’ın yarattığını
          bulmayı gözetmeleri                                                                      değiştirecekler” dedi.
          gerekir.                                                                               Her kim Allah’ın yerine
                      Kim Allah’ın   ة  ف                                                          şeytanı dost edinirse,
                                                                           ي ل
                                                        ة
                                                                                                   şüphesiz besbelli bir
          rızasını arzulayarak   ـ ك  لنذ    ل  ةي    ـ فف ــ ةع ـ     ةو ةم  ـــ فن  ساحن لا ن  ــ في ـ ة ـ  ةب  حل ـــ ة  ف ص ا فوا   ف و ر  ــ فع ــ  ةم  فوا ل  ziyana girmiştir. [5,103;


          bunu yaparsa, Biz de                       ۜ                                                   7,30; 16,63]
          ona çok büyük mükâfat
          veririz.
                                                    ل
                                     ى
                                                                                         ا
                                              ى
                     Nisa /115 – Her   فنةمةو ﴾١١٤﴿ امي ي ظ ــ ةع ار ـــ فجا   ه  ـــ يت فؤ ــ ي ـ   ن   ۛ ف فو  ن      ح لا   ةف ــ ۛس ـ    تاۛضرةم ءاةغ ت فبا ـ  ب  ح ز
                                                                                    ف ة
          kim de, hidâyet yolu
          kendisine iyice belli
          olduktan sonra,
          Resûlullaha muhalefet
          eder ve müminlerin   ةغ  فع  ة         ف ن     ة ة               ة
          yolundan başka bir yola ة  ــ في ـ ر  ــ حت ـ ـ ب ـ  ةي ةو ىد  لا  ه ـ  ه ـ  ــ  ةم د  ةب ــ فع ــ   ـ ةت ا ــ ةب ــ حي ـ ل ةن   فن م  ـ  لو   سةرلا  ق اۛشــق   ي ـــ  ﴾٤﴿
                                                                                 ح

          tâbi olursa, Biz onu
          döndüğü yolda
          bırakırız. Fakat âhirette
          kendisini cehenneme           ة                  ح ن       ح                ف
                               ة ۛ
          koyarız. Orası ne fena   ف ت ءااسةو  ةم  ــ ةه ـ حن ـ  ةج  ه  ـ ف ص ـ  ل ــ ي   نةو  ىل ةو  ـــ  لةو ـــ ةم يه ـ ةت ا ــ  لا ـ  م ـ  م فؤ ــ ين ـــ ي ـ  ن ةن  لييبۛس

                                      ۜ
          bir varış yeridir! [68,44;
          61,5; 6,110; 37,22;                                                                    Burada Cahiliye araplarının
          18,53]                                                                                      bazı uygulamaları
                            ة
                                                  ة
                                                           ف ل
                                                                                                    kınanmaktadır. Putlar
                                                                                      ى
                           نو  دا        ــ فغ ــ  ف ـ ةم ر ـ  ةيةو ه ـــ ي   ب  كر  ـــ فش ــ   ي  نا  ر  ـــ فغ ــ  ف ـــ  ةي ل   ن ة  نا   ة ح لا  ة ح ي ﴾١١٥﴿ ۟اريصةم  namına kesilmek üzere
             Bu âyet, İmam                         ة                                       ي
          Şafî’nin dediği gibi, icmâ                                                               adak edilen hayvanların
          delilinin dayanağıdır.                                                                    kulaklarını yararlardı.
                                                                                                    Çocukların başlarında
                                                                                                   putlar namına bir mikdar
             Durumu 109. âyetin   ى   ة ح                ف                               ة          saç bırakır, cildi mavi
                                                    ن ةف ـــ ةق ــ ف


          açıklanmasında geçen   ل ل ـــ ة  ۛض  ل ــ ۛض  د       ح لا ب   ك ر   ي  ن ـــ ف ـــ فش ــ  ةمةو  ءاا  ةي ن   ل ـ ةم ــ ف ــ ۛش   لنذ ــ ك  renkle boyar, fıtratı
          Tu’me, suçu sabit olunca                                        ۜ                       değiştirir, bazı mahlûklara
          hakka teslim olacak yerde,                                                                     tapınırlardı.
          maalesef kaçmış, dinden
          dönüp Mekke müşrik                                                                       Fakat şuna dikkat etmek
          kampına iltihak etmiş,   ة               ا ة              ة                                 gerekir ki, Kur’ân
                                                                                     ى
                                       ف ي
                                                 ي ح ي
                                                                              ف ي
                                                               ن و ـــ ي
          orada da hırsızlık    ع د ـــ ف ــ نو  ةي  نا ةو   ۛا ى  ـ ث ا ـ  ةنا لا  اه   د  ن ــ ف   م  نو   ع د ـــ ف ــ  ةي نا﴾١١٦﴿ يــاد  ةب ــ ي ع ــ  dünyadaki varlıklar
          alışkanlığı sebebiyle birkaç                                                            üzerinde, münasip biçimde
          kere kovulup sonunda, bir                                                                  yapılan değişiklikleri
          tüccar kafilesinden mal                                                                  reddetmez. Aksi takdirde
          çaldığından dolayı ölünceye                                                            medeniyetin tümü, şeytanın
          kadar dövülmüştür.   ة ح ة  ة ة ة ة                 ة                   ة         ة      saptırması olurdu. Oysa
                                                                     ى
                                                                                            ح ي
                                                                     اد
                           ن  ذ     ـــــ  خ ــــ  حت  ل   لا  ةقةو ــــ      ۢ  ن  ل ـــ ةع ـ ةن ــ  ه       ح لا   ﴾١١٧﴿ ير ــــ  ى  ــ ةم  ا  ن اط  ـــ في ــــ  ۛش لا  medeniyet, Allah tarafından
                                                                        ـ ۙ
                                                                         ي
                                                                                                   yaratılan şeylerin düzgün
             Nisa /116 – Şu                                                                       bir şekilde kullanılışından
          kesin ki: Allah                                                                           başka bir şey değildir.
          Kendisine şirk                                                                              Kur’ân’ın şeytânî
                                                                                                      değiştirmeler diye
          koşulmasını affetmez,   ة ح ة    ة      ى               ى            ة                    reddettiği husus, insan


                                                                       ي
          ama dilediği kimse       ـــ ل ــ حن ـــ  ه ـــ فم  ض لةو ﴾١١٨﴿ ۙاض  ور ـــــــ  ــــ فف  ةم   اب ـــ يص ــــــــ ةن   ك  د اةب ـــ  ع ن   م ـــــ ف  fıtratının ve eşyanın (yani
          hakkında bunun                                                                         varlıkların) Allah’ın verdiği
          altındaki diğer                                                                         tâbiî fonksiyonların aksine
          günahları affeder. Her                                                                    kullanılması olayıdır.
          kim Allah’a şirk       ة ف ة        م         ة               ن ة
                                          ن ة
                                                                    ة
          koşarsa, haktan çok   م اةعفن لا  ن اةذا  حن ك  ـــ ل ـــ  ي ـــ ةب ـــ  حت  ةف   م  ـــ  ه ــ ف  ة حن ر ـــ  م ل ةو    م  ة  ةم ــ ح ن ــ ةي ــ حن ــ  ه ـ ف  ُ  ةو ُ ل  Nisa /120 – Şeytan
          uzağa sapmış olur.                                                                     onlara sadece vaadlerde
          [4,48]                                                                                     bulunur, birtakım
                                                                                                    kuruntularla oyalar.
             Nisa /117 –    ة ة    ة        ة        ن     ف     ة ح       ة       ة               Şeytan aslında onlara
                                                                                                   kuru bir aldatmadan

                                                                                     ة
          Allah’tan başka onlar   ن اط  لا ذ  ــ حت ـ  خ ـ   ـ حش ـ في ـ  ةي فنةمةو  ۜ  ح لا    ــ ل ــ   ةق  ةخ  ن ر  ةف  م  ـــ  ه ــ ف ــ ل ــ  ي ــ ةغ ـ  حي ــ  حن ر   م ـــ ٰ ُ ل ةو  başka ne vaad eder ki!
          sadece bir kısım                                                                          [14,22; 4,123; 99,7-8]
          kadınlara tapıyorlar ve
          onlar, aslında Allah’ın                                                                  Şeytanın aldatma yolları
          lanet ettiği o inatçı                                                          ى       sayılamayacak kadar çeşitli
                                                                           ن
                                             ى
                                 ى
          şeytandan başkasına   ﴾١١٩﴿ ــ ۜان  ـــــ يب ـــــ ي   م   ا ــ ن ا ر  ــ ف س ــ   خ ر    ة  ـ س ــ  ةخ   د   لا    ح     ةف ـــ ةق ــ ف     نو  د ن ــ ف  ح   لةو ــ ي ـ  م  ا  olup, nefislere de caziptir.
                                                 ة
                                                                                                  İnsanı en zayıf tarafından
          yalvarmıyorlar. [53,19;                                                                     aldatmaya çalışır.
          43,19; 37,158-159;
          34,41]                                                                                      Nisa /121 – İşte
                                      ة
                                      ح ي   ة
                                                                                       ه ــ ف
          Hiç kimse “şeytana   ى ار  ور ــ  غ لا ن اط  ــ في ـ  ة حشلا   م   ه  د  ـ ةي ا ــ  ع ــ   ــ  ةمةو   م  ـــ ةم ــ حين ـ ي ـ ه ـ ف   ي ةو  م  د  ةي ــ  ع ـ  öylelerinin varacakları
          tapıyorum” demez, fakat                                     ۜ                             yer cehennemdir ve
          “işi gücü şeytanlık olan”,                                                               oradan kurtuluş için
          hep şeytanı sevindirecek                                                                hiçbir çare bulamazlar.
          işler yapan kimse, ona
          ibadet ediyor demektir.                                            ف       ا
                                                           ة
                                                                                   ة ن
                                ى
                           ﴾١٢١﴿اصي    ـ ي ح ـ  ةم اةه    ةع ـ فن ــ  ة    ن و  ــ  ج ـ  د  ةي لةو   م ة  ةج م  ي و أ     ةم ـــ ن ـ  ه ـ ف ـ حنةه ـ  ك ئللوا ﴾١٢٠﴿
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          096
   95   96   97   98   99   100   101   102   103   104   105