Page 588 - e mushaf TR pdf
P. 588
584
Cüz 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
80-ABESE SÜRESİ Abese /7 –
80-Abese Süresi / Yaprak 02B Cüz 30 Süre 80 Sayfa 584 Halbuki kendisi
Mekke’de nâzil olan bu Bu Cüz Yaprağa git 01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04 arınmak istemiyorsa
sûre 42 ayettir. Adını ilk onun arınmamasından
ayetinde geçen kelimeden sana ne!
almıştır. Sûrenin baş tarafı, ﴾٨٠﴿ ﴾٨٠﴿ 584 Abese /8- Abese /10 –
و
Allah’ın dininin tebliğinde سبع ةروس Fakat Allaha saygı
bütün insanların eşit َ َ َ َ و
konumda olduğunu ve duyarak sana şevkle
tebliğin bazı prensiplerini koşa koşa gelenle sen
vurgular. İkinci kısmı ise ilgilenmiyorsun.
Allah Teâlanın üstün kudret Abese /11 – Hayır!
ve hikmetinin bazı eserleri Öyle yapma. Çünkü o
üzerinde insanları ayetler öğüttür, uyarıdır.
düşünmeye dâvet eder. ۛ سةبةع ةةرو س
Bismillâhirrahmânirrahîm
Abese /12 – Artık
Abese /1- Abese /2 – isteyen ders alır.
Bu ayetler, insanları hakka
Yanına görmeyen (âma) dâvet edenlerle ilgili önemli
biri geldi diye yüzünü irşadlar ihtiva etmektedir.
ekşitti ve sırtını döndü. Maksat, kim olursa olsun
faydalanmasını sağlamaktır.
ِ ن
Hz. Aişe’den (r.a) şöyle İştiyakla gelene değer verip
dediği nakledilmiştir: مي ي حةرلا ن ن مفحةرلا ح لا مـــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــــسِب anlatmalı. Fakat usulüne
“Abese diye başlayan ۛ ح ح uygun hikmet ve güzel
ayetler, âma olan İbn Ümmi ع öğütle yapılan dâvetlere
Mektum hakkında indi. O rağmen kaskatı durup
Resûlullah’a (a.s.m) gelip: hidâyetten ısrarla uzak
“Beni irşad et” deyip duranların peşinde koşmaya
duruyordu. Hz. ن ة ح ة ة ة ف ح ن gerek yoktur.
ـ ح
ةج نا
ح
ي
ة
Peygamberin yanında ise ىكةز ةي هلةع ـ ل كيرد ةمةو ـ ي ا ـ ف ﴾٢﴿ى ن م ــ فعلا هءا ـ ا ف ل ﴾١﴿ لةوـى ــ ةتةو س ةع ـ ةب ــ ۛ
müşriklerin ileri ۙ ۜ ۙ
gelenlerinden birisi vardı. O Abese /13 – Abese /16
böyle derken Resulullah – O ayetler şerefli yüce
âmadan yüzünü çevirip ve tertemiz sahifelerde,
ح
ة ل ت ة ةف ـ فنا ــ ۛ ـ ه ﴾٥﴿ىننفغ ف سا ـ ةت ــ ل ة ا حم ـ ا ةم ـ ن ﴾٤﴿ ىرفك ذلا هةعةف ـ فنةت ـ ةف رحكذةي فوا﴾٣﴿ değerli kâtiplerin
ة ح
ل
diğerine döndü ve: ة iyilik timsali çok
ن
“Ne dersin, sana ۙ ۜ elleriyle yazılıdır.
söylediğim sözlerde, sence Abese /17 – Kahrolası
mahzurlu bir taraf var mı? kâfir insan, ne
deyince o da: “Hayır, ة nankördür O!
ن
ن
ح ل ة ة
ة ل
ة ا
(böyle bir şey yok)” dedi. ةو هةو ﴾٨﴿ىنع ف س ةي ـ كءاةج ةم ـ فن احما ةو ﴾٧﴿ىحكةز ـ ةي لا كفيلةع اةمةو﴾٦﴿ىحد ۛ صةت Abese /18- Abese /22 –
İşte bu sûre, bu vesile ile ۙ ة ح Yaratan onu neden
indirildi.” ۜ ۜ
yarattı?
Bu rivayeti kitabına ف Bir meni damlasından
yarattı.
alan Tirmizî, senedi ف ا ة ن ة ة
حنال ﴾١٠﴿ىحهلت هفنةع ۛ ت
ۛ ـ ءا
ةف ـ ف ة
ة
yönünden bu hadisin ة اش نم ﴾١١﴿ كـ ۛ ةر ـ ذ ةت اةه ة ي ك ـ ح ـــ ة ةف ـ فنا ـ ﴾٩﴿ى ن شفخةي Yarattı ve güzel bir
“garîb” olduğunu söyler. ۛ ۙ biçim verdi.
Ayrıca Hz.Âişe’den Sonra da hayat yolunu
olmaksızın başka bir kolaylaştırdı.
rivayete de yer verir.
Kütüb-i Sitte’den Tirmizî ة ة En sonunda da onu
ح
ة
ة
ۢ ة
ف
dışında bu rivayeti ةرفۛ ة س يد فيا ب ـ ي ة ﴾١٤﴿ ةرحهط م ةةعو فرةم ﴾١٣﴿ ةةمةر ـ ةك م ف حص يف ـ ي ﴾١٢﴿ ةك ةذـ هر öldürür ve kabre koyar.
nakleden muhaddis yoktur. ۙ ۙ ۙ
Fakat müfessirler, bu Daha sonra da, istediği
rivayete dayanarak, bu zaman onu diriltir.
âyetlerin nüzul sebebinin, ذ
bu hadise olduğunu Abese /23 – Hayır!
ۜ ة
ة
ة
yazarlar. Abese sûresinin ءي ــ ف ۛش يا ل ح م ـ فن ﴾١٧﴿ ةفــ هر ك ـ ل ا اةم ا ـ ۛس ـ نا فن لا ة ف ق ـ ت ـ ل ﴾١٦﴿ ةةرر ــ ةب مار ك ـــ ﴾١٥﴿ İnsan, Allah’ın
baş tarafındaki âyetler ۜ buyruğunu lâyıkıyla
başka türlü tefsire de
müsaittir. Fakat nüzul yerine getirmedi.
sebebi bu hadise olsa ve
âyetler buna göre tefsir ة ة ة ة ة ة ف ة Abese /24- Abese /31 –
Hz.Peygamber (a.s.)’a itab ۙ ة ةي ــ ح س ــ هر ـ يب ـ لي ح سلا ث ــــ حم ﴾١٩﴿ هةر حد ـ ل ـ ةق ــ ه ةف ــ ةق ـــ ةخ ة ـ ط ـ ةف ـ ن فن م﴾١٨﴿ ةقــ ه ةخ ـ ل ـ Hele, insan,
edilse dahi, burada
ۜ
ۙ
ۜ
yiyeceklerinin
edildiğini söylemek doğru kaynağına bir baksın:
olmaz. Zira Hz.Peygamber
görevi olan tebliğ işini ف Biz yağmuru gökten
yapmaktadır. Gelen kişi, ة ة şırıl şırıl döktük.
ل
ي ة
ل ة
ۛ ـ
sözün arasına girmekle ة ل ل ك ـ ح ـــ احم ﴾٢٢﴿ ــــ هر ـــ ۛش فنا ءا اش اةذا حم ــــــــ ث﴾٢١﴿ ةبـ هر ة ــ فق ا ـ ةف هةت اةما حم ث ــ ﴾٢٠﴿
ة
ۙ ة
âdaba aykırı davranmıştır. ۜ ة Sonra nebat bitsin diye,
Peygamberimizin işine toprağı iyice sürdük,
müdahele ederek, görgü
kuralına aykırılığın ötesinde
ma’siyet bile işlediği Orada hububatlar,
ف
ف
ة
ة ل
ا ف
ن ي
ل ا
ه
ر
ي
ـ
ۛ
söylenebilir. ءاةملا اةنفبةبص احنا ﴾٢٤﴿ ه ماةعط ىلا ناۛسفن لا رظفنةيلةف ﴾٢٣﴿ ةما اةم ض فقةي ـ taneler, üzümler ve
Hz.Peygamber, onu ة ۙ ۜ ة yoncalar, zeytinler ve
azarlamamış, sadece hurmalar, ağaçları gür
cansıkıcı bir iş yaptığını ve sık bahçeler,
yüz ifadesiyle belirtip onu meyveler ve çayırlar
eğitmiştir. Bu eğitme de ى ى ى
ة ف
ة
onun hem hakkı, hem ى عةو ــ ةن ـ اب ﴾٢٧﴿ۙح ابةح اةهيف اةن ة ةف ـ فنا ـ فتةب ـ ي ﴾٢٦﴿ۙح اقۛش ۛ ضفرلا اةنقق ـ ف ة ۛش حم ث ـ ﴾٢٥﴿ۙح ابۛص bitirdik.
görevi idi. Dolayısıyla
burada itap için hiçbir Abese /32 – Bütün
sebep yoktur. bunları sizin ve
davarlarınızın
Abese /3- Abese /4 – faydalanması için
ا
ى
ى
نك ــ ةه ـ ىة
Ne bilirsin, belki de اةف ةو ﴾٣٠﴿ ل ۙاب ـ ـ ف ى غ ق ئ اد ــ ة ــ ة ـ ةحةو ﴾٢٩﴿ ــ ىل ـ فخ ةنةو انوت ــ فيةزةو ﴾٢٨﴿ ف ضـ ۙاب ةقةو ـــ yaptık.
ۙ
alacağı öğütle Abese /33 – Ama vakti
arınacaktı. Yahut gelip de o kulakları
nasihatı dinleyip ondan patlatan kıyamet
yararlanacaktı. م gürültüsü geldiği zaman
ى
ة
اباةو
Abese /5- Abese /6 – ﴾٣٣﴿ ة ة ا ـ ح لا تءا ـ ا ةج اةذ ا ةف ــ ﴾٣٢﴿ فم ك ماةعفن لةو فم ك ة ى ةم ــ ﴾٣١﴿ ۙح ل
ـ ة
ل اعاةت
حخاص
Ama irşada ihtiyaç ة ۜ
duymayana ise, ona
dönüp itibar ediyorsun.
Önceki Sayfa Önceki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Cüz Yaprak Sayfa Sonraki Sayfa
Sayfa Başı index Alfabetik
584

