Page 357 - e mushaf TR pdf
P. 357

353
          Nur /32 – İçinizden   Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  Nur /35 – Allah
          evli olmayanları, köle                                                                     göklerin ve yerin
          ve cariyelerinizden   24-Nur Süresi       /        Yaprak 07A  Cüz 18  Süre 24  Sayfa 353   nûrudur. O’nun
          evlenmeye müsait           Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  nûrunun misali, tıpkı
          olanları evlendirin.                                                                     içinde lamba bulunan
          Eğer fakir iseler, Allah                                                                 bir kandillik gibidir.
          lütfu ile onların   353         ﴾٢٤﴿         ِرونلا ةروس         ﴾٢٤﴿                   Lamba bir sırça (cam)
                                                         ح و
          ihtiyaçlarını giderir.                              َ و                                 içinde, o sırça da sanki
          Çünkü Allah’ın lütfu                                                                     parlayan incimsi bir
          geniştir. Her şeyi                                                                               yıldız!
          hakkıyla bilir                                             م
          (ihtiyaçları ve lütfa                                                  ة ف                   Bu lamba, ne
                                                                                            ل
                                                              ة
                                    ا ي
                            ف ي  كـ فم
                                                                                                   yalnız doğuya, ne de
          lâyık olanları da bilir).   نا  ۜ  ـ  ئاةماةو م ـ ف   ك داةب ع   فن م  ةني ي ح ل ا ح صلاةو فم ك  فـن م ىنماةيلا او ح كفـناةو  yalnız batıya mensup
             Âyetteki emir kipinin                                                                  olmayan kutlu, pek
          farziyet ifade etmediğine                                                                 bereketli bir zeytin
          karineler vardır. Kesin olan,                                                           ağacından tutuşturulur.
          evlenmenin şahsî bir
                                                   ن


          tasarruf olduğudur. Ancak   ﴾٣٢﴿ يــــ  م  ــــــ يل ــ  ةع  ع ــ ساةو    ح لا ةو  يه لض  ةف ن   م  ــــ ف ــــ ف  ن      ح لا  مه نفغي ءاارـةق فاونو كةـي  Bu öyle bereketli bir
          burada emir, akrabalar,                       ۜ                       ة ة               ağaç ki, nerdeyse ateş
          yakını olmayanlar için                                                                   değmeden de yağ ışık
          düşünülür ise yöneticilerin                                                             verir. Işığı pırıl pırıldır.
          evlendirme konusunda                                                                    Allah dilediği kimseyi
          yardımcı olmasının mendup                                        ة                       nûruna iletir. Gerçeği
                                                                           ح
                                                           ة
                                                                     ة
                            ن
                                                   ى
          olduğunu gösterir.     ح لا  هـــ  م  ـــ فغ ــ  ن ـ ةي ــ   ي ى  ن  ــ حت ـ  ةح احاةك ـ  ن نود  ــ  ج ــ    ةي ل ةني ي ذلا ف  ف لةو ــ ةي ـ ف س ـ ةت ـ فع ــ  ف ــ    anlamaları için
          Nur /33 – Evlenme                                                                           insanlara böyle
          imkânı bulamayanlar                                                                     temsiller getirir. Allah
          ise, Allah lütfu ile           م                                                          her şeyi bilir. [4,174;
          onların ihtiyaçlarını                  ل        ة ة         ة ف        ة ح              39,22; 57,28; 6,122; 57,19]
          giderinceye kadar iffetli فم هو ب تاةكةـف   فم ك   نامفيا   ة ــ  ف تةكلةم امم   ح    ۛ باةت كلا   نو غةتفبةي   ةنيذلاةو   ي  يه لضةف   ف  فن م  {KM, II Samuel 22, 29; I
                                                                                                    Yuhanna 1,5; Yuhanna

          kalmaya çalışsınlar.                                                      ۜ                       8,12}
          Eliniz altındaki köle ve
          cariyelerinizden        م                                                                 Nur: “Görmeye vesile
                                                                                                     olan ışık” veya “Işık
          mükâtebe yapmak    ة               ة   ن ح ي                                           kaynağı” anlamına gelir. Bu
                                                                   ن ى
                                                                                            ف ي
                                ف
          isteyenler olursa ve siz  لةو كم  ن    نتا ـ ـي  ي ي  لا ذ     ح لا     لاةم ن ـ ف  ـ  هو ـ  م فم   تاةو ۗار  ةخ مه يف م  ـ  ل ـ فم ـ  ت ـ ي ف ـ ف ـ في ـ  ةع نا  anlamı ile nur yaratılmış

          de onlarda liyakat    ۜ                                                                   olduğundan, âyetin ilk
          görürseniz mükâtebe                                                                     cümlesi: “Allah, güneş vb.
          yapınız. Allah’ın size                                                                     ışık saçan cisimleri
          ihsan ettiği maldan siz                                      م                 ذ        yaratmak sûretiyle gökleri
                                                      ي ل ف
                                              ة
                                                                                                   ve yeri aydınlatan” veya
          de onlara veriniz.   او غةتفب ةت ل ـ ان    ى  ــ ةح ــ ح ص ـ  ةت نفدةر      ا ن ا  ءاةغ    لا ـ  ب ـ  ة ف ا  ـ ىل  ةع فم ك ــ  ت اةي  ـ ةت ــ  ةف او ـــ  هر ك  ـت  “Göklerde ve yerde olanları

          Mecburî hizmet                                                                             sapıklıktan kurtaran,
          bedellerini ödemelerine                                                                 hidâyete erdiren, aydınlığa
          yardım ediniz.                                                                          çıkaran” diye tefsir edilir.
          Dünya hayatının geçici                      ة                                            Başka geniş tefsirler de

                                                          ة
                                                      ح ن
                                                                                                   vardır. Hülasa nûr ismi,
                                       د
                                        ـ
          metâını elde etmek için,  ة  ـ ه ـ حن   هار  ا   فع  ةب ن   م  ــ ف ـــ    ة ح لا ن اةف حن هفه رك ـي   ف    ةمةو ـ فن  فندلا   ح ـ اةي  ف    لا ـ ةح ـ  ةوني  ۛ ضرةع  Allah Teâla hakkında bazı
                                  ة
                                      ي كك ـ
                                                                                           ة
          sakın cariyelerinizi                                           ۜ                            alimlerce mecazî,
          -hele iffetli olmak                                                                        bazılarınca da hakikî
          isterlerse- fuhşa                                                                         mânada değerlendirilir.
          zorlamayın. Her kim                                                                     Birçok çağdaş müfessir, bu
                                ة
                                ح
                                                                 ا ف ل
                                                               ة ي
          onları fuhşa zorlarsa,   ةنيذلا     م ـ ةن  ـ ىلةث  ةمةو    تاةن يةب م    تاةيا ن  فم كـيلا اةنـلزفنا  ة لةو ـ فدةق ﴾٣٣﴿ مي ي حةر  رو فةغ  âyetin devamında, başka
                                                 ح
          bilinmelidir ki          ي                              ف  ة                            bazı gerçekler arasında, bir
                                                                                                  de elektrik ampülüne işaret
          zorlanmalarından sonra,                                                                 edildiği kanaatindedirler.
          Allah kendileri
          hakkında gafurdur,                                                                         Nur /36- Nur /37
          rahîmdir (çok         ة ف        ة       ن ل               ة ف ة                 ة         – O nûra, Allah’ın
                                                               ح

          affedicidir, merhamet   ضفرلاةو      تاةو ن مسلا   ح     ن ـ  رو    ح لا﴾٣٤﴿ ةني ي قت م    ل ل ـ  ـ ىةظ   عفوةمةو م ك    ةق ـ  لفب ـ ف    فن م افولةخ  yükseltilmesine ve
                                                           ۟
          ve ihsanı boldur). [9, 60;   ۜ                                                          içlerinde kutlu isminin
          4,25]                                                                                     zikredilmesine izin
          Köle veya cariye efendisine                                             ف                   verdiği evlerde
          başvurup hürriyetini satın   ل                   ل ف                                         (mescidlerde)
                                                            ۜ
                                  ح
          almak istediğini söylerse,    ةةجاةج زلا  ةةجاةج ز ييف  حاةب ف صمل   ا  حاةبص     م ـ ف  اةهييف   ةونكفشم    ك       ةثةم ـ ل  ن  ـ يهرو  kavuşulur. Oralarda,
          efendisi ona ödemesi       ۜ                                                              sabah akşam O’nun
          gereken meblağı bildirip                                                               şanını yücelterek tenzih
          bunu ödemesi halinde hür
          olacağına dair onunla bir    ف                                             ف ف         eden öyle yiğitler vardır
          akit imzalar. Bu akde,                                                                 ki, ne ticaretler, ne alım

                                  ــــ  ة
                                                 ة
          “mükâtebe” denilir. Bu   ةنوت  فيةز ــــ ــ ة    ك ةراةب ـــ  م  ةر  ۛش  ـــ ةج ــــ  ـــ و ةق ــــ   د  م ــ فن   ي  ح يحر د ب  ك ــ فو ك ــــ    ة ة  ةك ـ ا   حن ــ  اةه  ve satımlar onları

          durumda çalışıp para                                                                     Allah’ı zikretmekten,
          kazanma imkânı bulması                                                                    namazı hakkıyla ifa
          için efendisi ona vakit
          imkânı da verir. Zekât                                                                      etmekten, zekâtı
          fonunun sarfedileceği sekiz                                                             vermekten alıkoymaz.
                                                                                ة
          bölümden biri de “rikab”   ةن ــ  را سـ  ه  ـ لفو ـ ةت فم ـ فم ـ ۛس ـ ف  ة ة  لةو ءياض ـ  ي اةه  ـ  ت ـ  فيةز  دا  ة  ــ  بر ــ حي ــ ةي  ة ـ ةك ـ  ةغلةو  ة  ة  ـ  قر ــ حي ــ  ۛشل ة  Onlar kalplerin ve
          adı ile bu bölüm   ۜ                        ي               ۙ    ف            ف           gözlerin dehşetten
          olduğundan mükâtibler bu                                                                 halden hale döneceği,
          yardımdan da yararlanırlar.                                                                alt üst olacağı bir
             Öte yandan bu âyet,                                                                  günden endişe ederler.
                                                                    ن
                            ن
          Cahiliye dönemine ait     ح لا   بر    ةي ـــــ ف ض ـــ  ةو ءا ا  ةي ن ــــ ف ــــ ۛش ـ  ةم  هرو    ح لا  يد  ــ ةي رو ـ  ن ىل ن  ـــ ةع  رو   ن ــ  [39,47; 73,40; 18,14,42;
          fuhuş evleri işletmesini de          ۜ                  ل  ـــ  ن ــ ي      فه ــ    ۜ  76,10; 62,9; 63, 9; 72,18]
          kesinlikle ilga etmiştir.                                                                    Âyetteki “evler”
          Nur /34 – Muhakkak ki                                                                     mescitler olarak tefsir
          size dinin hükümlerini                                                                    edilmekle beraber aynı
          açıklayan âyetler, aynen  ن  ة ل                     ح    ن  ك ب ـ ل  ة   ة      ة ف      zamanda “müminlerin

          sizden önce gelip     ح لا  نذا        تو ي ب   ييف ﴾٣٥﴿ ييل  م ـ ۙ    ةع ـ   ءيش   ف ۛ         ح لا  ةو ساحن  ـــــ ةث ـ لا  ل  ــ ل ــــــ  فم لا  evleri” diye de tefsir edilir.
          geçenlerin hallerinden                                          ۜ                        Hatta bazı müfessirler bu
                                                                                                   ikinci izahın ağır bastığı
          misaller ve Allah’a                                                                          kanaatini taşırlar
          karşı gelmekten                                                                          (Tefhimu’l-Kur’ân). Zira
          sakınacaklar için                                                                       İslâmda ibadet mâbedlerle
                                     ن ف
                                                                                 ف
                                                                                            ف ل
                                                            ح ل ـ  ه يف ـ ي ـ اةه  ب ـ لا ـ  غ ــ
                                                                              ة ي
          birtakım öğütler   ﴾٣٦﴿   لاۛصلاةو    حود  ف        ة     ح بس  ۙ  ف سا ــ  م ــ  ي  ه ـــ ۛ  اةهيف  رةكذ يةو ةعةف ر ت نا  ve ruhban sınıfı ile sınırlı
                                                                                         ف
                                ۙ
          indirdik.                                                                                       değildir.
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          353
   352   353   354   355   356   357   358   359   360   361   362