Page 217 - e mushaf TR pdf
P. 217

213
                         Cüz  01  02  03  04  05  06  07  08  09  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30
             Yunus /43 –                                                                              Yunus /49 – De
          Onların arasında sana   10-Yunus Süresi           Yaprak 07A  Cüz 11   Süre 10  Sayfa 213  ki: “Ben kendi kendime
          bakanlar da var.           Bu Cüz Yaprağa git  01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 Hizb 01 02 03 04  bile, Allah’ın
                                                                                                  dilediğinden başka ne
                                                                                                  bir zararı savma, ne de
             Fakat gözleri
                                                                                                     bir fayda sağlama
                                                         و
          görmeyenlere sen nasıl   213     ﴾١٠﴿       سنوي ةروس            ﴾١٠﴿                  imkânına sahip değilim.
                                                             و
          doğru yolu                                    َ و َ و
          gösterebilirsin, hele
          basiretleri de yoksa!                                                                        Her ümmetin
          [25,41-42]            ف                                                                  belirlenmiş bir ömür
                                                                                                       süresi vardır.
                                              ف
                                                                          في ــ ۜ ك
                           او نا   ــ  فو ك ـ  ة لةو يم  ـ  ع ــ ة ف  لا يد  ةت ت  ةفا ـ فن ا ـ ۛ ـ فه ــ    ل ة  ـ ة ة  لا ر    ي  ةي ن  ةم م   م ةو ــ فن ـ  ه ــ ف ــ ف ـ فن ــ ظ ــ
             Baş gözü ile
                                                                                                     Artık o vaadeleri
          beraber kalb gözü de                                                                    gelince, onu ne bir saat
          görmezse, böyle bir                                                                     ileri, ne de bir saat geri
          âmaya birşey anlatmak
          mümkün olmaz.        ة    ة    ن ى           ة       ف      ن ة  ة     ة           ة    alamazlar.” [7,34.188;
                                                                         ح ي ﴾٤٣﴿ ور ن
          Görmekten gaye, ibret  ساحن ــ لا حن ك  ـ في ــ ـ ـ لةو ا  ۛش  ۛ ساحن ـ لا  م ل  ـــ ظ ـــ  ةيل  ة ح لا  نا        يل ـ فب ــ ص ـ  63,11]
                            ۛ
                                      ن
          almaktır. Dolayısıyla,
          asıl önemli olan                                                                            Yunus /50 – De
          basirettir. Bundan ötürü                  ف                                             ki: “Ne dersiniz, şayet
          kalb gözü açıksa âma,    ة ح ي  ف ا  ة ف ة                       ة     ف           ل       O’nun azabı size

          birşeyler sezer. Hatta   ـ ةعا ـ ىة  ۛسلا او ث  ــ ةي فم ـ ل ـ ةب ـ  ل نا    ك ـ  فم هر شفحةي ةمفو ةيةو ـ ﴾٤٤﴿ نو م ل  ــ ظ ـ  ةي فم هس ف فنا ـ ۛ  yatarken veya
          böyle olan bir âma,                                                                      gündüzün gelirse ne
          ahmak olan göz                                                                                yaparsınız?
          sahibinin                          ف
          anlayamadığını anlar.   ا       ة ح      ة ح                  ة                                Mücrimler
                            ن
                                                                                       ة
                            لا      ـــ  ل ــ ةق ا  ء ح    ك ــ  بذ ـ  ب او  ةنيذلا     ة ي  ةخ د  ةب ـ في ـ  هةن ـ ةق فم ـ ف ـ س ـ ر  ـ نو  فةر اةع ةتي راةهحن    لا ـ  ةن م  bunlardan hangisini
                                                                                  ة ـ

          Yunus /44 – Allah                                     ۜ                                  acele ile istiyorlar?”
          insanlara asla
          zulmetmez. Lâkin
          insanlar kendi                           ة                                                 Yunus /51 – Olan
                                 ة
                                                   ح
                             ة ة
                                                             ة ة
                                                                    ة ي
          kendilerine      كحنةيـحفةوةتةن  ل    فوا  فم ه دعةن      يذلا    ي  ۛ ضفعةب كحنةير ن  احماةو ﴾٤٥﴿ ةني ي دةتفه م او ناةك اةمةو  olduktan sonra mı ona
          zulmederler.                                                                              iman edeceksiniz?
          Yunus /45 – Kıyamet                                                                        Ya şimdi ha! Hani
          günü Allah hepsini   ح             ة          ن                                  ة         siz bunu çarçabuk
          biraraya toplayacak.    ةو    ل ــ  ك ـ ل  ﴾٤٦﴿ لـنو    ةم ـ ةيا ـــ فف ـــ ةع ــ  ىل ـــ ةع  د  ي      ح لا   ۛش ــــ يه ــ  ة ن  حم ث م ـ ف   ه عجر ـ   ف  ةم اةنفي  ةف ـ ل ا ـ  istiyordunuz? [32,12;
              Dünyada, gündüzün                                                                          40,84-85]
          ancak bir saati kadar
          zaman yaşamış gibi                                                                        Yunus /52 – Sonra
          gelecek kendilerine. O                                                                    o zalimlere: “Ebedî
                                                                                 ۛ
          şekilde ki sadece   فم هةو ط  ـ  ق ـ ف س ـ    ف ل ا ب م  ةب ي     ـ ل و ـ  ه ـ  ق فم ـ ض ـ ة ـ في ـ ةن ـ  ه ـ ف   سةر ءا ا ةج ـ اةذ  ا ــ ةف لو ـــ   سةر  ة  ة   حما ـــ  azabı tadın bakalım! Siz
                                                                      ة
          tanışacak ve birbirlerini                                                                dünya hayatında neyi
          görünce tanıyacakları                                                                    hak ettiyseniz, sadece
          kadar yaşadıklarını                                                                         onun karşılığını
          sanacaklar.                      م                                                       göreceksiniz.” denir.
                                                      ف ة
                                                                                  ة
                                             ف ي
               Allah’a kavuşmayı   ـ ةن ييق  داۛص م  نا د  ـ فع ةو ـ    لا اذ ـ نه ىنت ـ ةم نو   ة  ةيةو ـ لو ق ـ  ﴾٤٧﴿ ـنو  ة ف   يل ــ لظ ـ  م  ة  [32,14]
          yalan sayıp da doğru                 ك ـ فن ـ  ت ـ ف
          yolu tutmamış olanlar,
          en büyük kayba                                                                            Yunus /53 – “Sahi
          uğramışlardır. [79,46;                                                                    doğru mu bu?” diye
                                                                                  ا
          20,104; 70,11-15; 23,101;   ن  ة  ي ح     ة ح ى                       ل ة ف             senden haber sorarlar.
                               ة ۛ
                           ۜ                                    ي
          77-15]             ح لا  ءااش اةم ل       ةن ـــ فف ــــ اع ا ا  لةو ار ــ ۛض يسف  ـــــ ةن ـــ ف   ل ك    فم ـــــ  ل ـ  ا ل ل   ق ـــ ﴾٤٨﴿
                                                                                                       De ki: “Evet!
             Yunus /46 –                                                                          Rabbime yemin ederim
          Onlara vaad ettiğimiz                                                            م     ki o elbette gerçektir ve
          şeylerin bir kısmını   ة      ة       ف                  ل    ا    ي    ل  ة   ح           siz bundan yakayı

                                                                     ة

          sana göstersek, yahut   ل ةو ىة ــ ةع اۛس نور ـــ  ةف م  ــ ل ــ  ه ــ ف ــ ةي ة ل ـ ف س ــ ةت ـ  خأ  ةجا ءا ـ ةج اةذا ةجا  ةـ ۜل  ـ حما ل   ل ـ ك ـ  kurtaramazsınız.”
          seni vefat ettirsek, nasıl                                                                [6,134; 36,82; 34,3;
          olsa sonunda onlar bize                                                                          64,7]
          döneceklerdir.                               م
                                                                                 ة
                                                               ف ي ل
                                                                         ف ل
                                       ل ى
                                                                     ل
                                ى
          Elbette Allah,   اةذاةم اراةهةنفوا اتاةيةب   باذ ـ  ه    ة  ــ ةع فم ك    ا   نت ـ ـي  نا فم تفياةرا   ل ق﴾٤٩﴿نو م  د  ف سةي ـ ةت ـ فق ـ
          kendilerinin ne
          yapacaklarına şahittir.
          Yunus /47 – Her           ف ن ا      ن              ل ة ي  ة        ف

          ümmetin bir        ةقةو ننـ        ـ فن ـ  ت ـ  ب فم ـ لا يه ـ ة ـ فد  ةما ةع ـ ةقةو اةم اةذا  ا  حم ث ﴾٥٠﴿نو مرفج ملا  هفن م ل جفعةت ف سةي
          Peygamberi vardır.          ۜ
          Peygamberleri
          kendilerine gelince,                                                              م
          aralarında adaletle                        ة
                               ة
                                                                    ة
                                             ة ة
          hükmedilir, hiç birine   ۛ باذةع او قو ذ او ملظ  ةني ي ذل ل   ة ح  ة حم ث   ييق ـ ل  ﴾٥١﴿ نول  ـــ ةت يه ـ ف س ـ ةت ــ فع ــ  ج ـ  ك ــ فن ـ  ت ـ  ب فم
          zulmedilmez. [39,69]
          Yunus /48 – Onlar:                           ذ        م
          “Eğer dediğiniz doğru   ة             ة                      ة ح ي ة      ف    ف ف

                                ن
                                                                             ة
          ise, peki bu vaadin ne   كةن  ؤـ بفن  ةيةو ـ ف س ـ ةت ـ  ﴾٥٢﴿ نو ب س ـ     ك ةـت فمتفن ك  ـ اةم  ب لا نفوز  ـ فج ــ   ت لةه د ـ    ل خلا
                                                                                       ۛ
          zaman gerçekleşeceğini
          söyleyin!” derler.
          [42,18]

                                                                                ف
                                                                     ا ة ي
                                                   ا اةم ةو  قةح
                           ﴾٥٣﴿ ةنيز                 فن ــ  ت ـ  ب فم ـ  م ـ فع ـ  ج ــ  ل ا     ة  ييبةر   ح   حنا ــ ل  ه ـ ح  ةو  ييا ل ــ  ق  ةو ــ  ه  ق  ةحا ـ ح  ل
                                    ي
                                 ۟
                                                                                    ۜ
                         Önceki Sayfa   Önceki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Cüz Yaprak Sayfa  Sonraki Sayfa
                   Sayfa Başı                                                                   index Alfabetik
          213
   212   213   214   215   216   217   218   219   220   221   222